Ercüment Erdem Av. Melisa Sevinç Atılganer

Şirketin Kendi Paylarını Edinmesinde Çeşitli Pay Sahipliği Hakları

Haziran 2020

Giriş

Şirketlerin kendi paylarını edinmesi 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) uyarınca birtakım sınırlamalara tabi tutulur. Söz konusu sınırlamalara ek olarak, TTK madde 389 şirketin devraldığı kendi paylarının, bedelsiz payları iktisabı hariç olmak kaydıyla, hiçbir pay sahipliği hakkı vermediğini hükme bağlar. Buna göre; “Şirketin iktisap ettiği kendi payları ile yavru şirket tarafından iktisap edilen ana şirketin payları, ana şirketin genel kurulunun toplantı nisabının hesaplanmasında dikkate alınmaz. Bedelsiz payların iktisabı hariç, şirketin devraldığı kendi payları hiçbir pay sahipliği hakkı vermez. Yavru şirketin iktisap ettiği ana şirket paylarına ait oy hakları ile buna bağlı haklar donar.

Şirketin kendi paylarını edinmesinde pay sahipliği haklarının akıbeti, payların kanuni sınırlamalar içerisinde veya bunlara uygun şekilde edinilip edinilmediğinden bağımsızdır[1]. Madde gerekçesinde de şirketin kanuna uygun veya aykırı bir şekilde iktisap ettiği payların şirkete hiçbir pay sahipliği hakkı vermediği; şirketin sadece, söz konusu paylardan kaynaklanan bedelsiz payları iktisap edebileceği; anılan bedelsiz payların da şirkete pay sahipliği hakları sağlamayacağı açıklanmıştır[2].

Çalışma kapsamında öncelikle düzenlemenin kapsam ve amacı incelenecek olup daha sonra çeşitli pay sahipliği haklarına ilişkin durumlara değinilecektir.

Şirketin Edindiği Kendi Payları ve Pay Sahipliği Haklarının Akıbeti

Yukarıda değinildiği üzere, TTK madde 389, şirket tarafından edinilen kendi paylarına ilişkin herhangi bir sınırlamaya gitmemiştir. Buna ek olarak madde gerekçesinde, şirketin edindiği payların kanuna uygun veya aykırı şekilde edinilmesinin pay sahipliği haklarının akıbeti bakımından önem arz etmediği açıkça ifade edilir. Bu kapsamda, şirketin, TTK madde 382’de belirtilen istisnalara dayanarak kendi paylarını iktisap etmesi durumunda, her ne kadar madde 379’da belirtilen şartlardan muafiyet söz konusuysa da bu payların iktisap edilmesi dolayısıyla madde 389 kapsamında ortaya çıkacak sonuçlardan (iktisap dolayısıyla payların bürüneceği hukuki durumdan) muafiyet söz konusu olamayacaktır[3].

Bu kapsamda söz konusu düzenleme esas itibariyle şirketin kendi paylarını hukuka aykırı biçimde edinmesinin yaptırımı mahiyetinde değildir. Öğretide düzenlemenin amacı farklı şekillerde değerlendirilir.

Düzenlemenin amacının şirket yöneticilerinin, hukuka uygun şekilde iktisap ettiği paylar üzerindeki hakların kötüye kullanılması sonucunda yönetim kurulu ile genel kurul arasındaki güç dengesinin haksız bir şekilde yönetim kurulu lehine bozulmasının önlenmesi olduğunu değerlendiren bir görüş bulunur[4].

Diğer bir görüş ise, şirketin devraldığı paylardan doğan, bedelsiz payların iktisabı hariç, pay sahipliği haklarının donmasının anonim şirketin kendisine ortak olamamasına dayandırır. Buna göre, anonim ortaklığa karşı pay sahipliği sıfatının kazanılabilmesi için anonim ortaklığa ve payı iktisap edecek üçüncü bir kişiye ihtiyaç vardır; şirketin kendi paylarını edinmesi halinde, aynen üçüncü bir kişi gibi, pay sahipliği haklarını kazandığının kabul edilmesi, pay sahipliği sıfatının niteliği gereği olanaklı değildir[5].

Şirketin iktisap ettiği kendi paylarının, bedelsiz payları iktisap dışında hiçbir hak vermeyeceğini, giderek bu payların toplantı nisabının hesaplanmasında dikkate alınmayacağını açıkça hükme bağladığı gibi, yavru şirket tarafından iktisap edilen ana şirket paylarına ait oy hakları ile buna bağlı diğer hakların donacağını da maddede açıkça vurgulamıştır[6]. TTK madde 389’da düzenlenen yavru şirket tarafından ana şirketin paylarının edinilmesi halinde söz konusu paylara ilişkin hakların donacağı düzenlenmişken, şirketin kendi paylarını edinmesi halinde söz konusu hakların akıbetine, diğer bir deyişle bunların donacağı veya ortadan kalkacağına,  ilişkin bir düzenlemeye gidilmemiştir. Bu anlamda, maddede söz konusu haklar bakımından bilinçli susma olduğu değerlendirilebilir. Buna paralel olarak madde gerekçesinde de bu konunun öğreti ve yargı kararlarına bırakıldığına işaret edilir. Yine madde gerekçesinde bu kapsamda ortaya çıkabilecek konular, (i) söz konusu payların tutarınca toplantı nisabının azalıp azalmadığı; (ii) tahakkuk eden temettünün kanunî yedek akçelere alınıp şirketin malvarlığı haline mi geldiği, yoksa özel bir hesaba konulup payın devri ile birlikte devralana mı verileceği; (iii) rüçhan hakkının kullanılmasının bedelsiz paylara kıyaslanıp kıyaslanamayacağı şeklinde örneklendirilir. Yine madde gerekçesinde, yabancı öğretide pay sahipliği haklarına ilişkin durumun geçici olduğu ve payların devri ile bu hakların tekrar canlanacağı görüşünün savunulduğu açıklanır[7].

Genel Kurul Toplantı Nisabı

TTK madde 389 açık bir biçimde genel kurulunun toplantı nisabının hesaplanmasında şirketin iktisap ettiği kendi paylarının dikkate alınmayacağını açıkça düzenler. Buna ek olarak madde gerekçesinde, şirketin iktisap ettiği paylara ilişkin hamiline hisse senetlerinin inancı bir işlem ile devredilse dahi genel kurulda temsil ettiremeyeceği de açıklanır.

Öğretide, şirketin edindiği kendi paylarına ilişkin oy haklarının akıbeti, TTK madde 198’de yer alan “donma” kavramı ile ilişkilendirilerek, ilgili paylara ait oy haklarının donacağının öngörüldüğü kabul edilir. Hakları donan payların toplantı nisabına katılmamasının, bu payların, esas sermayeyi oluşturan toplam pay sayısından düşüleceği ve toplantı nisabının, kalan paylar dikkate alınarak hesaplanmasını ifade ettiği; hakları donan payların sanki hiç yokmuş gibi değerlendirileceği ve toplam pay havuzunun küçüleceği açıklanır[8].

Karar nisabı bakımından ise, oy hakları donan payların, karar nisabında da dikkate alınmayacağı ve aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmuyorsa, genel kural uyarınca karar nisabının, toplantıda kullanılabilen oyların çoğunluğu ile oluşacağı açıklanmaktadır[9].

Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı

Pay sahibine tanınan haklardan bir diğeri olan pay sahibinin bilgi alma ve inceleme hakkı TTK madde 437’de düzenlenir. Bu kapsamda şirket pay sahiplerine genel kuruldan belirli bir süre önce birtakım belgelerin incelenmesi ve genel kurul hakkında sırasında bilgi alma hakkı tanınır. TTK madde 389 kapsamında şirketin kendi paylarını elinde tutması halinde, pay sahiplerine tanınan inceleme ve bilgi alma hakkı da şirket tarafından kullanılamayacaktır. Bu, söz konusu hakkın amacına da uygun düşer.

Bilgi alma ve inceleme hakkı şirket ve yönetimi ile pay sahipleri arasında menfaatler çatışmasının yaşandığı alanlardan biridir. Dolayısıyla şirket kendi paylarına malik olsa da TTK madde 437’yi kullanan bir pay sahibi konumunda değildir. Bu durumda pay sahibinin bilgi alma ve inceleme hakkı da kullanılamayacaktır[10].

Sonuç

TTK madde 389, şirketin kendi paylarını edinmesi halinde, bunların hukuka uygun veya aykırı şekilde edinilmiş olmasından bağımsız olarak şirketin pay sahipliği haklarından faydalanamayacağını öngörülür. Bununla birlikte madde söz konusu pay sahipliği haklarının akıbetine ilişkin bir belirlemede bulunmaz. Maddenin gerekçesinde de bu hususun yargı kararları ve öğretiye bırakıldığı açıklanır.

[1] Çapa, Mehmet Sadık: Anonim ve Limited Şirketlerin Kendi Paylarını İktisap Etmesi, İstanbul: On İki Levha Yayıncılık, Kasım 2013.

[2] TTK madde 389 gerekçesi.

[3] Çapa, s. 108.

[4] Çapa, s. 107.

[5] Yıldırım, Ali Haydar: “Anonim Ortaklık Genel Kurul Kararları Aleyhine Toplantıda Hazır Bulunan Pay Sahibinin İptal Davası Açmasının Şartları ve Özellikle Muhalefet Şerhi.” İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 7. cilt, S. 2, 2016, ss. 383-430. DergiPark, http://dergipark.gov.tr/inuhfd/issue/22944/291308

[6] Kendigelen, Abuzer: Yeni Türk Ticaret Kanunu: Değişiklikler, Yenilikler ve İlk Tespitler. İstanbul: On İki Levha Yayıncılık, Mayıs 2016.

[7] TTK madde 389 gerekçesi.

[8] Yanlı, Veliye: Prof. Dr. Hamdi Yasaman'a Armağan. İstanbul: On İki Levha Yayıncılık, Ocak 2017, s. 779. Ayrıca bu yönde bkz. Nilsson, Gül Okutan: Türk Ticaret Kanunu Tasarısı'na Göre Şirketler Topluluğu Hukuku. İstanbul: On İki Levha Yayıncılık, Ağustos 2009 ve Pulaşlı, Hasan. “Anonim Şirketlerde Esas Sözleşme ile Oy Hakkının Sınırlandırılması, Buna İlişkin Yöntemler ve Oyun Donduğu Haller.” Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, 33. cilt, S. 3, 2017, ss. 34-36.

[9] Yanlı, s. 780.

[10] Dolu, Ali Murat: Anonim Ortaklıkta Pay Sahibinin Bilgi Alma ve İnceleme Hakkı. İstanbul: On İki Levha Yayıncılık, Ekim 2017.