Ercüment Erdem Av. Elif Mungan

Tüpraş Kararı ve İndirim Sistemleri

Eylül 2016

Giriş

Rekabet Kurulu (“Kurul”), 16.03.2016 tarih ve 16-10/159-70 sayılı kararında[1] (“Karar”), Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş.’nin (“Tüpraş”), ciro primi indirim sistemi ile 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“Rekabet Kanunu”) 6. maddesi kapsamında hakim durumunu kötüye kullandığı iddiasını değerlendirmiştir.

İlgili Teşebbüs, İlgili Ürün ve Coğrafi Pazar

Türkiye’deki en büyük petrol rafinerisi olan Tüpraş, ham petrol ve petrol ürünlerini temin, ihraç, ithal etmek ve depolamak, ham petrol veya yarı mamul petrol işlemek, bunlardan her çeşit petrol ürünü, ara ürün ve yan ürünleri elde etmek, ham petrolün işlenmesiyle elde edilen ürünleri depolamak, paçallamak, ihraç etmek, piyasaya arz etmek alanlarında faaliyet göstermektedir. Tüpraş, Kurul’un 21.10.2005 tarih ve 05-71/981-270 sayılı kararı ile özelleştirilmiştir[2].

Kurul, Kararda ilgili ürün pazarını “motorin toptan satışı” ve ilgili coğrafi pazarı “Türkiye” olarak belirlemiştir. Kararda, Tüpraş’ın ilgili ürün pazarında hakim durumda olduğuna ilişkin bir değerlendirme yapılmamış ancak Kurul’un geçmiş kararlarında yapmış olduğu Tüpraş’ın hakim durumda olduğuna ilişkin değerlendirmelerine atıf yapılmıştır[3]. Bu kapsamda, Kararda da Tüpraş hakim durumda kabul edilerek ilerlenmiştir.

Karara Konu İndirim Sistemi

Karar kapsamında Kurul, Tüpraş’ın akaryakıt dağıtım şirketlerine göndermiş olduğu “2016 Yılı Akaryakıt Satış Uygulamalarını” (“Satış Uygulamaları”) incelemiştir. Satış Uygulamaları, Tüpraş’tan toptan akaryakıt ürünleri alacak akaryakıt dağıtım şirketlerinin ürün ve teslimat noktasına göre taleplerinin bildirilmesi, revizyonu, programa uyum, vade, ödeme, teminat ve faiz konularını düzenlemektedir. İlaveten, diğer akaryakıt ürünlerine dair ticaret koşulları içermektedir.

Karara konu şikayet temel olarak motorin çeşitlerine yönelik olarak uygulanan ve Satış Uygulamaları’nda düzenlenen “ciro primi” sistemidir. Şikayet kapsamında söz konusu kademeli prim sisteminin, kâr marjlarının oldukça düşük olduğu dağıtım piyasasında, en büyük dört-beş dağıtıcının mevcut konumlarını daha da güçlendireceği iddia edilmiştir. İlaveten, geniş aralıklarla belirlenen kademeli prim sisteminin dağıtıcılar arasında ayrımcılığa yol açacağı, dolayısıyla orta ve alt kademede yer alan dağıtıcıların piyasadan dışlanmasına yol açabileceği ifade edilmiştir[4].

Kurul ciro primi sisteminin bir indirim sistemi olarak değerlendirilebileceğini belirtmiş ve Rekabet Kanunu’nun 6. maddesi kapsamında bir ihlale yol açtığının değerlendirilebilmesi için rekabet karşıtı dışlamaya veya ayrımcılığa yol açtığının ortaya koyulması gerektiğini belirtmiştir. Bu kapsamda öncelikle Tüpraş tarafından uygulanan ciro primi sisteminin mevcut bir dışlama etkisinden bahsedilemeyeceği değerlendirilmiştir. Zira Karar uyarınca, pazardaki motorin talebinin halihazırda hemen hemen yarısı ithalat yoluyla karşılanmaktadır ve Tüpraş yurtiçi üretimin tek kaynağıdır.

Bu doğrultuda söz konusu uygulamanın alt pazarda faaliyet gösteren dağıtıcılar arasında ayrımcılığa yol açıp açmayacağı bakımından değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Kurul’un değerlendirmesi uyarınca ciro prim sisteminin geriye dönük ve artan oranlı olmasına rağmen müşterilerin dönem başında planlanan alım miktarını aşmaları halinde bir üst dilimden faydalanmalarına veya eksik alım yapmaları halinde bir alt dilime geçmelerine imkân vermesi nedeniyle müşterilere önemli ölçüde esneklik tanıdığı kanaatine varılmıştır. İlaveten, ciro primi sisteminin kişiselleştirilmiş değil, standart hedefli, şeffaf ve tüm müşterilere eşit koşullarda ve objektif miktarlar için verilen miktar indirimlerinden oluştuğu ifade edilmiştir. Kararda söz konusu ciro prim sisteminin esas itibarıyla Tüpraş tarafından gerçekleştirilen yatırımlar sonucunda artan motorin üretim kapasitesinin değerlendirilmesi amacıyla yapıldığı, söz konusu kapasite artışı sonrasında da talebin oldukça önemli bir kısmının ithalat yoluyla karşılanacağı ve dağıtıcılar tarafından ithalatın imkânının sınırlanmasına yönelik herhangi bir durumun söz konusu olmadığı hususları belirtilmektedir. İlaveten, ilgili ciro prim sisteminin oldukça makul düzeyde düşük bir tonajdan başlatıldığı ve prim sisteminin marjinal getirisinin giderek azalmasına bağlı olarak, daha ziyade küçük ve orta ölçekli dağıtıcılar lehine sonuç doğurmasının muhtemel görüldüğü ifade edilmektedir. Ayrıca Tüpraş tarafından gerçekleştirilen toplam motorin satışlarının yaklaşık %99’unun prim sistemi kapsamında olduğuna dikkat çekilmektedir. Kurul motorin dağıtım pazarı bakımından rekabet şartlarının yapısal faktörler ve alıcıların alım politikaları tarafından belirlenmediği ve pazarın fazla sayıda oyuncu barındırdığını dikkate alarak, inceleme konusu prim sisteminin dağıtım pazarında rekabet karşıtı etkilerinden söz etmenin oldukça güç olduğunu değerlendirmektedir.

Son olarak Kurul dağıtıcıların ilgili ciro primi sistemine yönelik görüşlerini değerlendirmektedir. Bu kapsamda dağıtıcılardan almış olduğu cevabi yazıların prim sisteminin dağıtım pazarında rekabet karşıtı ayrımcılığa yol açmadığına karar vermektedir. Nitekim ilgili yazıların ciro primi sisteminin pek çok sayıda dağıtıcıyı kapsadığı, ithalat yapabilen ve yapamayan dağıtıcılar arasındaki maliyet asimetrisinde iyileşmeye yol açacağı ve farklı ölçekteki teşebbüslerin alım koşulları arasındaki farkı azalttığı sonuçlarına işaret ettiği belirtilmektedir. Bu kapsamda uygulanan ciro primi sisteminin, indirim sistemleri yoluyla hâkim durumun kötüye kullanılması olarak kabul edilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.

Kurul’un İlgili İçtihatları

İkincil mevzuat ve Kurul’un geçmiş tarihli kararları[5] uyarınca “geriye dönük/tüm birim indirimleri” (retroactive/all unit) sadakat arttırıcı etki yaratmaktadır. Nitekim geriye dönük indirimlerde[6] rakip teşebbüslerin müşteriyi kendilerinden alım yapmaya ikna edebilmeleri için görece kısıtlı bir satış hacminde, söz konusu birimler için hâkim durumdaki teşebbüsün indirimini karşılayacak ve aynı zamanda müşterinin hâkim durumdaki teşebbüs yerine kendilerinden alım yapması nedeniyle kaybedeceği indirim miktarını telafi edecek bir fiyat sunmaları gerekmektedir. Dolayısıyla, rakip teşebbüslerin geriye dönük indirime muhatap olan bir müşteriye satış yapabilmeleri için hâkim durumdaki teşebbüsün indirimli fiyatının yeterince altında bir fiyat sunmaları şarttır. İlaveten, kişileştirilmiş indirim sistemleri[7] rakip teşebbüslerin pazardan dışlanması ve pazara girişin zorlaşması gibi rekabet hukuku endişelerine sebep olabilmektedir.[8] Kurul’un geçmiş tarihli kararları uyarınca bir indirim sisteminin kişiselleştirilmiş ve geriye dönük indirimler içermesi söz konusu sistemin sadakat artırıcı niteliğini doğrudan belirlemektedir. İlaveten, artan oranlı indirim sistemleri[9]sabit oranlı indirimlerle karşılaştırıldığında, pazarın çok önemli bir kısmına hitap edebilecek niteliktedir[10].

Öte yandan Kurul, Tüpraş’ın indirim sistemini geriye dönük ve artan oranlı olarak tanımlamasına rağmen sistemin müşterilere önemli ölçüde esneklik tanıyan bir sitem olduğu gerekçesinden hareket ederek rekabet hukuku endişelerine yol açmadığına karar vermiştir. Yukarıda açıklandığı üzere Kurul, “esnekliği” müşterilerin indirim sistemi içerisinde belirlenmiş yerlerinin planlanan alım miktarını aşmaları veya eksik alım yapmaları halinde değişebilmesi olarak açıklamıştır. Ayrıca Kurul indirim sistemini değerlendirirken pazar koşullarını ve indirim sisteminin etki ve yararlarını da dikkate almıştır.

Sonuç

Karar, hakim durumdaki teşebbüslerin ciro primi indirim sistemleri uygulamalarının rekabet hukuku sonuçlarına ilişkin yol göstermesi açısından önemli bir karardır. İlaveten, Karar Kurul’un hakim durumdaki teşebbüslerin ciro primi indirim sistemlerini değerlendirirken ilgili ürün pazarının özelliklerini ve pazar koşullarını dikkate aldığını göstermesi açısından önemlidir. Bu kapsamda Kurul’un indirim sistemlerine ilişkin şekilci bir yaklaşım yerine etki analizi yaklaşımıyla hareket etmiş olduğu sonucuna varılabilmektedir. Nitekim Kurul Kararda indirim sisteminin sadece geriye dönük ve artan oranlı bir sistem olmasına odaklanmayarak bütün özelliklerini dikkate almıştır.

[2]   Kurul kararına ulaşmak için, bkz.
[3]  Rekabet Kurulu’nun 21.10.2005 tarih ve 05-71/981-270 sayılı kararı ; 20.06.2008 tarih ve 08-40/537-202 sayılı kararı; 04.11.2009 tarih ve 09-52/1246-315 sayılı kararı.
[4] Ciro prim sisteminde farklı alım aralıkları düzenlenmektedir. Bu kapsamda en düşük prim oranı 10.000-100.000 ton arası alımlara ve en yüksek prim oranı 1.500.000 ve üzeri alımlara denk gelmektedir.
[5] Rekabet Kurulu’nun 30.03.2011 tarih ve 11-18/341-103 numaralı kararı; 17.03.2011 tarih ve 11-16/287-92 numaralı kararı.
[6]  Müşterinin indirim hedefini yakalaması halinde ilgili dönemde indirim sunan teşebbüsten yaptığı tüm alımlar için indirim kazanabildiği indirim sistemleri “geriye dönük indirimler” olarak tanımlanmaktadır.
[7]  İndirim sisteminin her bir alıcının belirli bir dönem içerisinde öngörülen talebine göre belirlenmiş bir miktar, ciro yahut harcama payı hedefi içermesi durumunda “kişiselleştirilmiş (individualised) (miktar/ciro/pazar payı) indirimler” olarak tanımlanmaktadır. Tüm müşteriler için geçerli bir satın alma hedefi, belirli müşteriler bakımından kişiselleştirilmiş bir satın alma hedefi ile aynı işleve sahipse bu müşteriler bakımından söz konusu hedefin kişiselleştirilmiş olduğu kabul edilir.
[8] Rekabet Kurulu’nun 30.03.2011 tarih ve 11-18/341-103 sayılı kararı; 17.03.2011 tarih ve 11-16/287-92 sayılı kararı.
[9] Artan oranlı indirim sistemleri tek bir referans dönem için farklı hedefler, farklı referans dönemler için farklı hedefler ve farklı pek çok referans dönemin her biri için farklı hedefler içerecek şekilde tasarlanabilmektedir.
[10] Arıtürk, Remzi Özge, İndirim Sistemleri: AB ve ABD Uygulamaları Işığında Test Önerileri ve AB Uygulamasındaki Son Gelişmeler, Competition Journal, 2011, 12(1): 6.