Yeni Türk Ticaret Kanunu’nda Oy Hakkına İlişkin Yenilikler

Ağustos 2011

Anonim şirketlerde oy hakkı, pay sahibinin yönetime katılmasını sağlaması bakımından büyük önem taşır. Pay sahibi, oy hakkını kullanarak organlara üye seçmek, bu üyeleri denetlemek, azlık haklarını kullanmak gibi olanaklardan faydalanarak, şirket faaliyetlerinde söz sahibi olur. Bilgi alma hakkı, genel kurulu toplantıya çağırma ve kararların iptalini isteme gibi imkânların tümü, temelde oy hakkının daha etkin bir şekilde kullanılmasını amaçlar. Yeni Türk Ticaret Kanunu (“Yeni TTK”) oy hakkına ilişkin konularda Türk Ticaret Kanunu’ndan (“TTK”) farklı ilkeler benimser. Söz konusu düzenlemelerde, İsviçre Borçlar Kanunu esas alındı. Oy hakkının doğumu, kullanılması ve oy hakkına ilişkin genel hususlarda, pay sahibi demokrasisini sağlayacak yeni düzenlemeler kabul edildi. Bu düzenlemelerle birlikte oy hakkına ilişkin hükümler, kurumsal yönetim ilkeleri ile uyumlu hale getirildi.

Oy hakkının Genel Kurul’da kullanılması ve pay sahibine bağlanması

Yeni TTK m. 434 uyarınca pay sahipleri, oy haklarını Genel Kurul’da (“GK”) kullanır. Bu madde, aynı ilkeyi içeren TTK m. 360 ile örtüşür. Ancak Yeni TTK m. 434/1’in son cümlesi, elektronik ortamda yapılacak GK toplantılarını saklı tutar. Yeni TTK m. 1527 uyarınca, GK toplantılarına elektronik ortamda katılmak mümkün olduğundan, oy hakkı da elektronik ortamda kullanılabilir. Söz konusu madde, 1527 nci maddenin beşinci fıkrası hükmü saklıdır.” ifadesiyle, bu düzenlemeye atıf yapar. Elektronik ortamda oy verme, GK’ya fiziki olarak katılıp oy vermeyle aynı sonuçları doğurur. Bu hükmün uygulanabilmesi için, şirketin esas sözleşmesinde GK’nın elektronik ortamda yapılabileceğine dair bir hüküm bulunması gerekir. Oy hakkının elektronik ortamda kullanılabilmesi, Yeni TTK’nın teknolojik gelişmelere ayak uydurma çabasına bir örnektir. Böylece, pay sahipleri fiziki olarak aynı ortamda bulunmayan şirketler, GK toplantılarını daha etkin bir şekilde düzenleyebilir.

Yeni TTK, oyun pay sahibine bağlanması şeklinde bir tercih yaparak, TTK’daki ilkeden ayrılır. Oy hakkı konusunda TTK’nın kabul ettiği ilke, oy hakkının pay sahibine değil, paya bağlanmasıdır. TTK m. 373/1, her hisse senedinin en az bir oy hakkı verdiğini düzenler. Ayrıca, söz konusu hükümde yer alan “…hisse senetlerinin maliklerine vereceği rey hakkının sayısı esas mukavele ile tayin olunur” şeklindeki ifade de, oy hakkının paya bağlandığı yönündedir. TTK’nın aksine Yeni TTK, oy hakkının paya değil, pay sahibine bağlanması yönünde bir düzenleme getirir. Yeni TTK m. 434/2, Her pay sahibi sadece bir paya sahip olsa da en az bir oy hakkını haizdir” ifadesini içerir. Bu düzenleme ile oy hakkına ilişkin düzenlemelerin temeline pay sahibi konulur. Bu yeni kural payın anonim şirketlerdeki hakların temel taşını oluşturması kuralına önemli bir istisnadır.

Oy hakkının payın itibari değeri ile orantılı olarak kullanılması

TTK m. 373/1, “Her hisse senedi en az bir rey hakkı verir” hükmünü içerir. Bu hüküm, payların itibari değeri ne olursa olsun, eşit sayıdaki payın sahiplerine eşit oy hakkı verdiğinin savunulmasına yol açar. Ancak, payların farklı itibari değerlere sahip olması söz konusu olabileceğinden, öğretide oy hakkının payların itibari değeriyle orantılı olması gerektiği savunulur.

Yeni TTK m. 434 ile pay sahiplerinin oy haklarını paylarının toplam itibarî değeriyle orantılı olarak kullanacakları düzenlenir. Bu hükümle TTK’ya hâkim olan pay sisteminden, pay sahibinin sahip olduğu payların toplam itibari değeri sistemine geçilir. Böylece, sermaye şirketi olan anonim şirketlerde, sermaye ile orantılı olarak yönetime katılma ilkesi pekiştirilir.

Pay sahibine tanınacak oy hakkı ile ilgili ilkeler

Yeni TTK m. 432/1 uyarınca, bir pay birden fazla kişinin ortak mülkiyetindeyse, oy hakları ancak ortak bir temsilci tarafından kullanılabilir. Bu hüküm TTK’ya paralel bir düzenleme öngörür. Yeni TTK m. 432/2 uyarınca, pay üzerinde intifa hakkı bulunuyorsa, aksi kararlaştırılmamışsa, oy hakkı intifa hakkı sahibi tarafından kullanılır. Ancak, intifa hakkı sahibi, pay sahibinin menfaatlerini hakkaniyete uygun bir şekilde göz önünde tutarak hareket etmelidir. Aksi halde pay sahibine karşı sorumlu olur. Bu hüküm de TTK m. 360/5 ile aynı doğrultudadır. Yeni TTK, TTK’dan farklı olarak, taraflar arasında yapılacak bir sözleşme ile oy hakkının malik tarafından kullanılmasına izin verir.

Yeni TTK m. 434/2 ile her pay sahibinin sadece bir paya sahip olsa da en az bir oy hakkını haiz olduğu düzenlenir. Bu madde ile “oysuz pay sahibi olmaz” ilkesi, TTK’ya paralel olarak korunur. Ancak, Sermaye Piyasası Kanunu (“SPK”) m. 14/A’da düzenlenen oy hakkından yoksun paylar, bu kuralın istisnasını oluşturur. SPK uyarınca, anonim şirketler esas sözleşmelerinde hüküm bulunmak şartıyla, kâr payı imtiyazı sağlayarak, oy hakkından yoksun paylar ihraç edebilir ve bunları temsil eden hisse senetlerini halka arz edebilirler.

Yeni TTK m. 434/2’nin ikinci cümlesi uyarınca birden fazla paya sahip olanlara tanınacak oy sayısı esas sözleşme ile sınırlandırılabilir. Böylece, TTK döneminde tartışmalı olan oy hakkının pay sahibi temelinde sınırlandırılıp sınırlandırılamayacağı konusu açıklığa kavuşturuldu. Bu düzenleme doğrultusunda, payların çoğunluğuna sahip olmak oyların çoğunluğuna sahip olmak anlamına gelmez; esas sözleşme ile bu duruma istisna getirilebilir.

Oy hakkının doğumu

Yeni TTK m. 435 uyarınca oy hakkı, payın kanunen veya esas sözleşmeyle belirlenmiş bulunan en az miktarının ödenmesiyle doğar. Bu hüküm TTK’da bulunmayan yeni bir düzenlemedir. Bu düzenlemeye göre pay sahibi, Yeni TTK m. 344/1 doğrultusunda, nakden taahhüt edilen payların yüzde yirmi beşini veya esas sözleşmede daha yüksek bir oran kararlaştırılmışsa bu bedeli ödeyerek oy hakkını kazanır. Esas sözleşmede daha yüksek bir bedelin kararlaştırılmamış olması durumunda, yüzde yirmi beş oranındaki ödeme oy hakkının doğması için yeterli olur.

Oyda imtiyazlı paylara ilişkin düzenlemeler

Yeni TTK’nın imtiyazlı payları düzenleyen m. 478/2 hükmünde oyda imtiyaz da pay sahiplerine tanınabilecek imtiyazlar arasında sayılır. Oyda imtiyazlı paylar, ayrıca m. 479’da özel olarak düzenlenir. Bu düzenlemeye göre oyda imtiyaz, eşit itibarî değerdeki paylara farklı sayıda oy hakkı verilerek tanınabilir. Böylece Yeni TTK döneminde, farklı itibari değerdeki paylara eşit oy hakkı verilerek imtiyaz tanınmasına izin verilmez.

Yeni TTK ile oyda imtiyazlı paylara ilişkin getirilen bir diğer yenilik, bir paya tanınabilecek oy hakkının sınırlandırılmasıdır. TTK, bu konuda herhangi bir sınırlama öngörmez. Yeni TTK m. 479/2 uyarınca, bir paya en çok on beş oy hakkı tanınabilir.

Öte yandan Yeni TTK, bir paya tanınabilecek azami oy hakkına ilişkin kuralın uygulanmayacağı bazı durumlar öngörür. Yeni TTK uyarınca söz konusu üst sınır, kurumlaşmanın gerektirmesi veya haklı bir sebebin ispatlanması durumunda uygulanmaz. Oyda imtiyaz bakımından öngörülen üst sınırın uygulanmamasına ilişkin talep, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi tarafından incelenip karar bağlanır. Mahkemenin bu yönde karar vermesi
durumunda, bir paya tanınabilecek oy hakkına ilişkin üst sınır uygulanmaz. Yeni TTK uyarınca, kurumlaşmanın gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması veya haklı sebebin ortadan kalkması durumunda, sınırlamanın uygulanmaması yönündeki karar, mahkeme tarafından geri alınabilir.

Yeni TTK m. 479/3 oyda imtiyazın etkili olmadığı kararları sayar. Esas sözleşme değişikliği, işlem denetçilerinin seçimi ve ibra ve sorumluluk davası açılması yönündeki kararlarda oyda imtiyaz etkisizdir. Söz konusu kararlar, içerikleri itibariyle şirket bakımından önem arz eden kararlardır. Ayrıca bu kararlar, şirketlerde hâkimiyet kurulması amacını elde etmeye yönelik olarak kullanılabilir. Yeni TTK’daki söz konusu düzenleme, oyda imtiyazların şirketlerde hâkimiyet kurulmasına yol açabilecek şekilde kullanılmasını engelleme amacını taşır.

Sonuç

Yeni TTK ile oy hakkına ilişkin köklü değişiklikler öngörülür. Oy hakkının GK’da kullanılması ilkesi pekiştirilerek, elektronik ortamda yapılan GK da bu kapsama alındı. Oy hakkı pay sahibine bağlandı ve her pay sahibine en az bir oy hakkı verilmesi zorunluluğu düzenlendi. Oy hakkının payın itibari değeri ile orantılı olarak kullanılacağı kuralı benimsendi. Oy hakkının doğumu, TTK’dan daha farklı kurallara bağlandı. Oyda imtiyazlı paylara ilişkin düzenlemeler, kurumsal yönetim ilkelerini hayata geçirecek şekilde yeniden düzenlendi.