Güncel Kararlar Işığında Rekabet Kurumu Yerinde İncelemeleri Sırasında Veri Silinmesinin Değerlendirilmesi
Giriş
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“4054 sayılı Kanun”) 15. maddesi uyarınca Rekabet Kurulu (“Kurul”), görevlerini yerine getirebilmesi için gerekli gördüğü hâllerde teşebbüslerin işyerlerinde yerinde inceleme yapmaya yetkilidir. Bu kapsamda Kurul, teşebbüslerin fiziki ve elektronik ortamda muhafaza ettikleri her türlü bilgi ve belgeyi, bilgi sistemleri dâhil olmak üzere inceleyebilir.
Kurul’un bu yetkilerinin dijital cihazlardaki kullanımına ilişkin detaylar “Yerinde İncelemelerde Dijital Verilerin İncelenmesine İlişkin Kılavuz” (“Kılavuz”) ile belirlenmektedir. Kılavuz kapsamında yerinde incelemelerde çalışanların bilgisayar ve mobil cihazları üzerinde inceleme gerçekleştirilebilmektedir. Bu bağlamda ilgili incelemeler hem teşebbüsler hem de çalışanlar açısından ciddi endişelere yol açmaktadır. Bu endişeler, özellikle çalışanlara şirket tarafından tahsis edilmiş cihazların bulunmadığı veya kişisel cihazların iş amaçlı iletişim için kullanıldığı durumlarda daha da belirgin hâle gelmektedir; zira bu tür cihazlar da yerinde inceleme kapsamına girebilmektedir.
Yerinde incelemeye ilişkin bu kaygı, çalışanların panikleyerek belge veya özellikle özel yazışmaları silmelerine neden olabilmektedir. Ancak Kurul’un yerleşik karar pratiğine göre, yerinde inceleme sırasında veri silinmesi, silinen verinin niteliği veya içeriği, silme işleminin amacı ya da verinin sonradan geri getirilip getirilmediğinden bağımsız olarak, incelemeyi engelleyen veya zorlaştıran bir davranış olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle, teşebbüsler yalnızca veri silinmesi 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesi uyarınca yıllık cirolarının %0,5’i oranında idari para cezası ile karşı karşıya kalabilmektedir.
Bununla birlikte, Kurul son dönemde, yerleşik katı uygulamalarına kıyasla nispeten daha detaylı analizler içeren bir yaklaşım sergilediği gözlemlenen birkaç önemli karar vermiştir. Bu bağlamda, bu makale öncelikle Kurul’un yerinde incelemeler sırasındaki veri silme davranışına ilişkin yerleşik yaklaşımını ortaya koymakta ve ardından son dönemdeki bazı kararlarındaki önemli nüansları incelemektedir.
Kurul’un Yerinde İncelemelere İlişkin Yerleşik Yaklaşımına Örnekler
Kurul, tarihsel olarak yerinde incelemelerin etkin şekilde yürütülmesini engelleyebilecek veya uzmanlar açısından zorluk yaratabilecek her türlü davranışa karşı son derece katı bir yaptırım yaklaşımı benimsemektedir. Kurul, bu tür vakaları büyük bir hassasiyetle ele almakta ve çoğu durumda yaptırım uygulamaktadır. Bu kapsamda, Kurul’un belirli fiilleri ihlal olarak nitelendirdiği bazı kararlar aşağıda örnekleyici nitelikte sunulmaktadır.
Kurul’un Balparmak Kararı[1], teşebbüs çalışanlarının yerinde inceleme başladıktan sonra bazı e-postaları sildiği tespitine ilişkindir. Silinen verilerin bir kısmı sonradan geri getirilerek incelenmiş olsa da Kurul, bu durumun söz konusu davranışın incelemeyi engelleyici veya zorlaştırıcı niteliğini ortadan kaldırmadığını değerlendirmiştir. Kurul, aksi yöndeki bir yaklaşımın, silme işleminin tespit edilemediği durumlarda teşebbüslerin ödüllendirilmesi sonucunu doğuracağını belirtmiştir.
Benzer şekilde, Tahsildaroğlu Kararı[2] kapsamında, çalışanların yerinde incelemenin başlamasının ardından veri sildiği belirlenmiştir. Silinen verilerin bir kısmı geri getirilmiş olmasına rağmen Kurul, bu silme işlemini delil gizleme niyetiyle gerçekleştirildiğini değerlendirmiş ve verilerin geri getirilebilmiş olmasının incelemenin engellenmesi veya zorlaştırılması sonucunu ortadan kaldırmadığına hükmetmiştir.
Birbirine benzer nitelikteki bu iki kararda da Kurul, ilgili teşebbüsler hakkında idari para cezası uygulamıştır. Anılan kararlar, Kurul’un yerinde incelemeler sırasında veri silinmesine ilişkin genel yaklaşımını ve yerleşik uygulamasını açık biçimde ortaya koymaktadır.
Samsung ve Balsu Kararları
Kurul’un yerleşik uygulamasının aksine, Balsu Kararı[3] ve Samsung Kararı[4] kararlarında farklı bir yaklaşım benimsediği görülmektedir. Yukarıda belirtildiği üzere, Kurul’un geleneksel yaklaşımı, veri silinmesini, niyet veya içerikten bağımsız olarak, başlı başına engelleyici bir davranış olarak kabul etmektedir. Ancak bu iki karar, söz konusu yaklaşım çizgisinden ayrılmaktadır.
Balsu Kararı’nda, yerinde incelemenin başlamasından sonra yaklaşık 1.500 e-posta teşebbüs çalışanları tarafından silinmiştir. Uzmanlar silinen verileri tespit ederek geri getirmiş, e-postaları incelemiş ve herhangi bir ihlal bulgusuna rastlamamıştır.
Kurul, silinen e-postaların geri getirilebilmesi suretiyle veri bütünlüğünün korunduğunu ve yerinde incelemenin herhangi bir veri kaybı olmaksızın tamamlandığını vurgulamıştır. Ayrıca, geri getirilen verilerde ihlale ilişkin herhangi bir bulguya rastlanmamış olmasının, silme işleminin incelemeyi engelleyici veya zorlaştırıcı olarak değerlendirilmemesi gerektiği belirtilmiştir. Bu gerekçelerle, Balsu hakkında herhangi bir idari para cezası uygulanmamıştır.
Benzer bir gerekçelendirme Samsung Kararı’nda da benimsenmiştir. Bu kararda, yerinde inceleme başladıktan sonra çalışanlar tarafından kullanılan “Knox Teams” adlı şirket içi mesajlaşma uygulamasındaki bazı mesajların silindiği tespit edilmiştir. Teşebbüs, mesajların sohbet gruplarından çıkılması hâlinde otomatik olarak silindiğini ve gruptan çıkan çalışanların yerinde incelemeden haberdar olmadığını ileri sürmüştür. Önemli olarak, silinen mesajların diğer çalışanların cihazları üzerinden erişilebilir olduğu ve raportörler tarafından incelendiği anlaşılmıştır.
Kurul, sohbet gruplarından çıkılması sonucunda gerçekleşen otomatik silme işleminin veri silme kastını ortaya koymadığını değerlendirmiştir. Ayrıca, mesajlara erişimin ve incelemenin mümkün olması ile içerikte herhangi bir ihlal bulgusunun bulunmaması birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu davranışın yerinde incelemeyi engelleyici veya zorlaştırıcı olarak nitelendirilemeyeceği sonucuna varmıştır. Bu doğrultuda ve Balsu Kararı ile uyumlu şekilde, idari para cezası uygulanmamıştır.
Bu yönüyle Balsu ve Samsung kararları, Kurul’un belirli ve istisnai durumlarda, veri silinmesinin her hâlükârda ihlal teşkil ettiği yönündeki katı yaklaşımından ayrılabildiğini; veri bütünlüğünün korunması, veriye erişilebilirlik ve silinen içeriklerde ihlale ilişkin bulgu bulunmaması gibi unsurları dikkate alabildiğini göstermektedir. Bu bağlamda, Kurul’un söz konusu kararlarında daha analiz temelli bir yaklaşım benimsediği söylenebilir.
Coca-Cola Kararı
Kurul’un güncel tarihli Coca-Cola Kararı[5], yerinde incelemenin başlamasından sonra çalışanlar tarafından WhatsApp mesajlarının silindiğini tespit etmiştir. Ayrıca bir çalışanın, “P.G.” olarak kayıtlı bir kişiyle yaptığı WhatsApp yazışmasında gönderdiği bir mesajı sildiği ve hemen ardından karşı tarafa, “Bu mesajı sildiğin görünüyor mu?” şeklinde soru yönelttiği; karşı tarafın ise “Evet, görünüyor” yanıtını vererek silme işlemini teyit ettiği belirlenmiştir.
Coca-Cola, silinen WhatsApp gruplarının aile üyeleri arasındaki özel yazışmalardan oluştuğunu ileri sürmüş ve inceleme sırasında bazı gruplara ait örnek mesajlar sunmuştur. Ancak ne çalışanlar ne de teşebbüs, silinen verileri veri bütünlüğünü koruyacak şekilde silinen verilerin tümünün geri getirilmesini sağlayamamıştır.
Yerinde incelemenin ardından Coca-Cola, Kurum’a sunduğu yazılı savunmasında, WhatsApp ve benzeri mesajlaşma uygulamalarının bilgi güvenliği politikaları kapsamında iş amaçlı kullanımının yasak olduğunu ve yapılan iç denetimlerde çoğu cihazda işle ilgili WhatsApp yazışmasına rastlanmadığını ileri sürmüştür. Silinen mesajların tamamen kişisel nitelikte olduğunu, grup isimlerinin de bu durumu yansıttığını ve “P.G.”nin Coca-Cola çalışanı olmadığını savunmuştur. Ayrıca, dört WhatsApp grubuna ve P.G. ile yapılan yazışmaya ilişkin olarak, diğer katılımcıların cihazlarından “sohbeti dışa aktar” fonksiyonu aracılığıyla elde edildiği iddia edilen kayıtların, arşivden geri getirilmesi yoluyla Kurul’a sunmuştur.
Kurul, sunulan yazışmaların özel hayata ilişkin olduğu izlenimi verdiğini kabul etmekle birlikte, bu materyallerin silinen sohbetlerin tamamını veri bütünlüğünü koruyacak şekilde ortaya koymadığını vurgulamıştır. Yerinde inceleme sırasında, Coca-Cola’nın sonradan sunduğu belgelerde yer almayan ek WhatsApp gruplarının tespit edildiği belirtilmiştir.
Bu nedenle Kurul, teşebbüsün silinen verilerin tamamını eksiksiz şekilde sunamadığı, yalnızca belirli gruplara ilişkin kısmi örnekler ibraz ettiği sonucuna varmıştır. Ayrıca, inceleme sırasında ve sonrasında, silinen verilerin yalnızca grup sohbetlerinden mi yoksa bireysel yazışmalardan mı oluştuğunun tespit edilemediğini belirtmiştir. Dolayısıyla, silinen verilerin münhasıran özel yazışmalardan ibaret olduğu kesin olarak ortaya konulamamıştır.
Bu gerekçelerle Kurul, veri silme işleminin yerinde incelemeyi engellediği veya zorlaştırdığına hükmetmiş ve Coca-Cola hakkında idari para cezası uygulamıştır.
Sonuç
Kurul’un yerinde incelemeler sırasında veri silinmesine ilişkin karar pratiği, gelişmekle birlikte temkinli bir yaklaşımı yansıtmaktadır. Önceki içtihatlarda, incelemenin başlamasından sonra gerçekleştirilen her türlü veri silme işlemi, niyet, içerik veya geri getirilebilirlikten bağımsız olarak, başlı başına engelleyici bir davranış olarak kabul edilmiştir. Buna karşılık, Balsu ve Samsung kararları, veri bütünlüğünün korunması, veriye erişilebilirlik ve ihlale ilişkin bulgu bulunmaması gibi unsurların sınırlı ölçüde dikkate alınabildiğini göstermiş olsa da Coca-Cola Kararı, bu değerlendirmelerin oldukça dar bir çerçevede kaldığını teyit etmektedir.
Silinen verilerin veri bütünlüğünü koruyacak şekilde tam olarak geri getirilemediği veya silme işleminin münhasıran özel yazışmalara ilişkin olduğunun kesin biçimde ortaya konulamadığı durumlarda, Kurul katı yaklaşımını sürdürmekte ve yüksek tutarlı idari para cezaları uygulamaya devam etmektedir. Bu kararlar birlikte değerlendirildiğinde, Kurul’un yalnızca istisnai ve açıkça doğrulanabilir hâllerde esneklik gösterdiği; teşebbüsler ve çalışanların ise yerinde inceleme sırasında gerçekleştirilen her türlü veri silme işleminin yüksek bir risk taşıdığının farkında hareket etmeleri gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
- Kurul’un 02.03.2023 tarihli ve 23-12/180-56 sayılı kararı.
- Kurul’un 30.04.2025 tarihli ve 25-17/409-190 sayılı kararı.
- Kurul’un 17.08.2023 tarihli ve 23-39/727-250 sayılı kararı.
- Kurul’un 10.04.2025 tarihli ve 25-14/330-157 sayılı kararı.
- Kurul’un 20.11.2025 tarihli ve 25-43/1058-605 sayılı kararı.
Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın bu makale kullanılamaz, çoğaltılamaz, kopyalanamaz, yayımlanamaz, dağıtılamaz veya başka bir suretle yayılamaz. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın oluşturulan içerikler takip edilmekte olup, hak ihlalinin tespiti halinde yasal yollara başvurulacaktır.
Diğer İçerikler
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 15. maddesi uyarınca Rekabet Kuruluna (Kurul) tanınan yerinde inceleme yetkisinin Anayasa’ya uygunluğu, bir kez daha Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) önüne taşındı. AYM, 17 Şubat 2026…
Birleşme ve devralma işlemleri, rekabet otoritelerinin yoğun şekilde denetlediği işlem türleri arasında yer alır. Kural olarak, rekabet otoriteleri yalnızca belirli ciro eşiklerini aşan ve kontrol değişikliği doğuran işlemleri birleşme kontrolüne tabi tutmakta; bu eşiklerin…
ABD Columbia Bölge Mahkemesi (“Mahkeme”), Federal Ticaret Komisyonu (“FTC”) ile Meta Platforms Inc. (“Meta”) arasındaki tekelleşme davasında (“Dava”) 18 Kasım 2025 kısa gerekçeli kararını (Memorandum Opinion) yayımladı. Davacı FTC, Meta’nın Instagram ve WhatsApp devralmaları yoluyla…
Son yıllarda rekabet hukukunun küresel çapta en gözde terimlerinin başında gelen çalışan ayartmama anlaşmaları, Rekabet Terimleri Sözlüğü’nde “bir teşebbüsün bir başka teşebbüsün çalışanlarına iş teklif etmemesine veya bu çalışanları işe almamasına ilişkin olarak doğrudan veya dolaylı şekilde yapılan...
Rekabet Kurulu (“Kurul”), teşebbüslerden bilgi talep etme konusunda geniş yetkilere sahiptir. Bu yetkinin hukuki dayanağını 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“4054 sayılı Kanun”) 14. maddesi oluşturur. Anılan hüküm uyarınca Kurul, kanunla kendisine verilen görevleri yerine getirirken gerekli...
Dünyadaki rekabet otoriteleri, son yıllarda işgücü piyasasındaki rekabet ihlallerine giderek daha fazla odaklanmakta; bu kapsamda yeni düzenlemeler ve rehberler yayımlamaktadır. Buna örnek olarak, ABD Adalet Bakanlığı ile Federal Ticaret Komisyonu’nun ortak rehberi, Japonya Adil Ticaret Komisyonu’nun...
Genel Veri Koruma Tüzüğü’nün (General Data Protection Regulation, “GDPR”) 8. bölümü, ilgili kişilerin GDPR kapsamındaki haklarının ihlal edilmesi durumunda başvurabilecekleri hukuki yolları düzenler. Bu kapsamda öncelikle her ilgili kişi; yerleşik oldukları, çalıştıkları veya ihlalin gerçekleştiği iddia edilen...
Birleşme ve devralma işlemleri, pazardaki rekabet yapısının şekillenmesinde kritik bir rol oynar. Bu tür işlemler, ürün ve hizmetlerin daha düşük fiyatlarla sunulabilmesi, yeni ürün ve teknolojilerin geliştirilmesi ve kalite artışı gibi olumlu sonuçlar doğurabilse de pazarın yoğunlaşmasına yol açarak etkin rekabetin...
Teknolojik gelişmeler ve beraberinde getirdiği teknolojik imkânlar, piyasa aktörlerinin rekabet edebilirliğine katkı sunmada şüphesiz önemli rol oynuyor. Bu anlamda teşebbüsler tarafından kamuya açık fiyatlarının takip edilmesi ve teşebbüsün kendi fiyatlandırmalarına optimize edilmesini sağlayan fiyatlandırma...
15 Şubat 2009 tarihli ve 27142 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik (“Eski Ceza Yönetmeliği”) yürürlükten kaldırıldı. Rekabet Kurulu’nun...
Rekabet Kurulu (“Kurul”), son yıllarda perakende sektöründeki teşebbüslerin faaliyetlerini dikkatle takip ediyor. Perakende sektöründeki yatay ihlaller, Kurul’un rekor idari para cezaları ile birlikte kamuoyunda oldukça ses getirdi. Yeniden satış fiyatının belirlenmesi (“YSFB”) ile bölge ve müşteri kısıtlamaları gibi dikey...
Yakın dönem itibarıyla birçok otomobil üreticisi, karbon emisyonlarını azaltma hedeflerini duyurmuş, pek çok marka, üretim süreçlerinden araçların kullanım ömrüne kadar sıfır karbon hedefleri belirlemiştir. Elektrikli araçların, fosil yakıtlı otomobillere kıyasla üretim aşamasında çok daha fazla karbon ayak izi ortaya...
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“4054 sayılı Kanun”) 15. maddesi uyarınca Rekabet Kurulu (“Kurul”), kendisine verilen görevleri yerine getirirken gerekli gördüğü hallerde, teşebbüslerde yerinde inceleme gerçekleştirebilir. Yerinde inceleme esnasında Kurul, teşebbüslerin fiziki ve elektronik...
İşgücü piyasalarındaki teşebbüsler arası anlaşma ve bilgi değişimleri son dönemde Rekabet Kurumu (“Kurum”) tarafından açılan çeşitli önaraştırma ve soruşturmalarda incelenmekteydi. Bazı teşebbüslerin idari para cezalarına muhatap olduğu bu soruşturmalar sonrasında ise, konuya ilişkin bir Kılavuz...
Ekol Lojistik A.Ş.’nin (Ekol) kara yolu ile uluslararası taşımacılık faaliyetlerini kapsayan iş kolunun, DFDS A/S (DFDS) tarafından devralınması işlemine Rekabet Kurulu (Kurul) tarafından izin verilen karar, rekabet hukuku gündeminde son dönemde en çok dikkat çeken işlemlerden biri olarak öne çıkmıştır...
Rekabet Kurulu (“Kurul”), teşebbüslerden bilgi talep etmek konusunda geniş yetkilere sahiptir. Kurul’un bilgi isteme yetkisinin dayanağı 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“4054 sayılı Kanun”) 14. maddesidir. İlgili hüküm uyarınca Kurul, 4054 sayılı Kanun’un kendisine verdiği görevleri yerine...
Doğuş Otomotiv Servis ve Ticaret A.Ş.’nin (Doğuş) yetkili satıcı ve bayilerine, satış ve satış sonrası hizmetlerde istihdam edilen personele uygulanmak üzere baz ücret tavsiye edilmesi uygulamasına muafiyet verilmesi için Rekabet Kurumu’na başvuruda bulunulmuştu...
Instagram’a, 02.08.2024 tarihinden itibaren Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından re’sen erişim engeli getirildi. 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Yasası’nın 8. Maddesi uyarınca BTK’nın re’sen erişimin...
Bilindiği üzere, işveren teşebbüsler arasında çalışanlarına yönelik olarak yapılan ücret belirleme ve çalışan ayartmama anlaşmaları ile rekabete duyarlı bilgi paylaşımları, Rekabet Kurumu da ("Rekabet Kurumu") dâhil olmak üzere, tüm dünyada rekabet otoritelerinin incelemesi altındadır...
Otomotiv sektörü, dünyanın en büyük yatırımlarının yapıldığı sektörler arasında yer alır. Rekabet Kurulu’nun da (“Kurul”) yıllar içerisinde otomotiv sektörü ile yakından ilgilendiği, bu alanda çeşitli incelemeler ve çalışmalar yürüttüğü gözlenir...
Dijital platformların veri toplama ve işleme faaliyetleri kaynaklı rekabet endişelerine yönelik rekabet otoriteleri tarafından yürütülen incelemeler ve sonucunda uygulanan ağır yaptırımlar yoluna hız kesmeden devam ediyor...
Türkiye'deki startup ekosistemi son yıllarda önemli bir büyüme göstermektedir. 2023'ün son çeyreğinde 81 girişim, toplamda yaklaşık 60 milyon dolar yatırım aldı. 2022-2023 üçüncü çeyrek dönemleri karşılaştırıldığında ise yatırım sayıları benzer seviyelerde kalsa da yatırım miktarları düşüş gösterdi...
Topla-dağıt (hub and spoke) karteli, 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun (“4054 sayılı Kanun”) kapsamında açıkça tanımlanmayan ve düzenlenmeyen bir ihlal türüdür. Topla-dağıt kartelinin unsurları bakımından yabancı rekabet otoritelerinin, özellikle Birleşik Krallık Rekabet ve Piyasalar...
Rekabet Kurulu (“Kurul”), Sunny Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (“Sunny”) hakkında verdiği kararla yeniden satış fiyatının tespitine yönelik kararlar dizisine bir yenisini daha ekledi. Kurul kararda Sunny’nin sağlayıcısı olduğu tüketici elektroniği ve küçük ev aletlerine yönelik yeniden satıcıların satış fiyatlarına müdahale...
Rekabet Kurumu’nun (“Kurum”) son dönemlerde hızlı tüketim malları, işgücü ve emek piyasası, ilaç ve çimento gibi son derece çeşitli sektörleri mercek altına aldığı görülmektedir. Rekabet Kurulu’nun (“Kurul”) Ekim ayında yayınlanan gerekçeli kararları incelendiğinde ise kozmetik sektöründe de yeniden satış...
Jules Verne, “Yeryüzünde her şeyin ömrü sınırlıdır, ilelebet var olacak bir şey insan elinden çıkamaz” der. Belki de değişim hepimizin hayatında değişmeyen tek kavram. İnsanlık iki büyük dünya savaşına ve sayısız kriz dönemine rağmen son yüzyılda büyük bir değişim ve dönüşüm içinde. Artık daha hızlı arabalar ve...
Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği’nin (“FIFA”) 16 Aralık 2022 tarihinde gerçekleştirilen toplantısında, FIFA Konseyi tarafından FIFA Futbol Menajerliği Talimatı (“Talimat”) onaylanmıştır. Bu Talimat’ta futbol menajerlerinin hak kazandıkları ücrete üst sınır getirilmesi, lisans koşullarına sınav zorunluluğunun...
Yeniden satış fiyatının belirlenmesi ihlali, son zamanlarda revize edilen AB Dikey Grup Muafiyet Yönetmeliği (VBER) kapsamında hala açık ve ağır (hardcore) bir kısıtlama olarak kabul edilmekte olup, bu da söz konusu ihlal türünün diğer bazı dikey anlaşma türlerinin aksine TFEU (Avrupa Birliği’nin İşleyişi Hakkında Anlaşma)...
Rekabet hukukunda, özellikle birleşme ve devralma işlemleri bakımından teşebbüs kavramının doğru şekilde belirlenmesi son derece önemlidir. Ekonomik bütünlük kavramı, teşebbüslerin hangi ekonomik birimleri kapsadığını ortaya koyma amacı taşır. Ekonomik bütünlük ve aile bağları arasındaki ilişki ise özellikle...
Rekabet Kurulu’nun (“Kurul”) yerinde incelemenin engellenmesi nedeniyle sıklıkla idari para cezası verdiği, yerinde incelemelere ilişkin hem Rekabet Kurumu’nun (“Kurum”) hem de teşebbüslerin hukuki ve teknik tedbirler aldığı bugünlerde çarpıcı bir gelişme yaşandı. Anayasa Mahkemesi...
Bilişim teknolojilerinin günümüzde hızla gelişmesi ve internet kullanımının giderek artması sonucu ürün ve hizmetlerin tanıtımı ve tüketiciyle buluşmasında çevrimiçi reklamcılık önemli bir kaynak haline gelmiştir. Kullanıcı geçmişi, beğenileri gibi kullanıcıların internet üzerinde bıraktığı dijital ayak izleri aracılığıyla...
Seçici dağıtım sistemleri, sağlayıcıların anlaşma konusu malları veya hizmetleri sadece belirlenmiş kriterlere dayanarak seçtiği dağıtıcılara doğrudan veya dolaylı olarak satmayı taahhüt ettiği, bu dağıtıcıların da söz konusu malları veya hizmetleri yetkilendirilmemiş dağıtıcılara satmamayı...
Hiç şüphesiz COVID 19 pandemisinden beri Rekabet Kurumu’nun en yoğun çalıştığı sektörlerin başında hızlı tüketim malları geliyor. Bu dönemin en önemli gelişmelerinden biri perakendeciler hakkında başlayan soruşturmaların habercisi olan Hızlı Tüketim Malları Perakendeciliği (“HTM”) konusunda başlayan...
Anayasa Mahkemesi’nin (“AYM” veya “Mahkeme”) 2020/67 E. 2022/139 K. sayılı 09.11.2022 tarihli kararında (“Karar”) ile 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (“7246 sayılı Kanun”) bazı maddelerinin iptal edilmesi talep edilmiştir. Bu maddeler, 4054 sayılı...
Türk rekabet hukukunda, belirli birleşme ve devralma işlemlerinin hukuki geçerlilik kazanabilmesi için Rekabet Kurulu’ndan (“Kurul”) izin alınması zorunludur. 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“4054 sayılı Kanun”) 7. maddesi uyarınca Kurul, izne tabi birleşme ve devralma işlemlerini belirleme...
Rekabet Kurulu (Kurul) geçtiğimiz yıllarda banka ve finansal kuruluşlar hakkında yürüttüğü bir önaraştırma kapsamında, kendilerinden talep edilen bilgileri zamanında veya hiç sağlamadıkları gerekçesiyle bazı bankalar hakkında idari para cezası uygulanmasına karar vermişti. Kurul tarafından idari para cezasına...
Dünyaca ünlü bir ticaret şirketi olan Amazon, dünyanın en büyük çevrimiçi alışveriş platformunu işletir. Amazon, arka planda ticari kararları çoğunlukla ilgili pazar verilerinden beslenen otomatik sistemler tarafından yönlendirilen veri odaklı bir şirkettir. Bununla birlikte, Amazon’un bir platform olarak ikili bir rolü...
Rekabet Kurulu’nun (“Kurul”) yerinde inceleme yetkisi, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“4054 sayılı Kanun”) ihlal edilip edilmediğinin ortaya çıkarılmasında kullanılan en önemli araçların başında gelir. Bu yetkinin etkin bir şekilde kullanılması, incelemelerden verimli sonuçlar elde edilebilmesi...
Harese, ilginç bir Arapça kelime. Develerin çölde çok sevdiği bir diken vardır. Deve dikeni büyük bir hırsla yer. Öyle ki yedikçe ağzı kanar, ama yemeyi bırakmaz. Dikenin tadına, kendi kanının tuzlu tadı karışır. Bu karışık tat onu adeta çılgına çevirir. Kanadıkça yer. Sonunda kan kaybından...
Türkiye’nin önde gelen televizyon içerik sağlayıcısı Krea İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon A.Ş. (“Digiturk”), sıklıkla Rekabet Kurumuna (“Kurum”) yapılan şikayetlere konu olur ve incelendiğinde Rekabet Kurulunun (“Kurul”) neredeyse her yıl Digiturk hakkında karar aldığı görülür. Söz konusu kararlara...
Fransız Rekabet Otoritesi (Autorité de la Concurrence), çevrimiçi reklamcılık sektörüne ilişkin olarak Criteo SA’nın (“Criteo”) şikayeti üzerine başlatılan rekabet hukuku incelemesi çerçevesinde, Fransa pazarındaki rekabetçi endişeleri ortadan kaldırmak amacıyla Meta Platforms Inc., Meta Platforms Ireland Ltd...
Yerinde İncelemelerde Dijital Verilerin İncelenmesine İlişkin Kılavuz (“Kılavuz”) ile Rekabet Kurulu’na (“Kurul”) tanınan teşebbüse ait dijital ortamlarda inceleme yetkisinin kapsamı genişletilirken, günümüzde teşebbüs çalışanları tarafından dijital verilerin silinmesi gerekçesiyle teşebbüse...
Türk rekabet hukuku bakımından görece yeni bir ihlal türü olan hub and spoke karteli, bir pazarda yatay düzeydeki faaliyetleri ile tedarikçi veya perakendeci seviyesinde rakip olan iki bağımsız teşebbüsün, üretim veya dağıtım zincirinin farklı bir seviyesinde faaliyet gösteren bir başka teşebbüs aracılığıyla...
Uzlaşma mekanizması, Türk rekabet hukuku uygulamasına henüz yeni girmiştir. İlgili mekanizma 16.06.2020 tarihinde 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’da (“Kanun”) yapılan değişiklikle yürürlüğe konmuş olup, yalnızca iki yıldan az bir süredir uygulamadadır...
E-pazaryeri platformları, ekonomiden aldıkları pay ve büyüme hızlarındaki artış nedeniyle dünya üzerindeki birçok rekabet otoritesinin olduğu gibi Rekabet Kurumu’nun (“Kurum”) da merceği altındadır. Kurum’un e-pazaryeri platformları hakkındaki inceleme sürecinin ilk adımı...
4 Mart 2022 tarihli ve 31768 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ’de Değişiklik Yapılması Hakkında Tebliğ (“Değişiklik Tebliği”) ile Rekabet Kurulu’ndan (“Kurul”) izin alınması gereken işlemlere ilişkin...
Rekabet Kurulu’nun (“Kurul”) BSH Ev Aletleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. (“BSH”) tarafından yetkili bayilerinin çevrimiçi pazaryerleri üzerinden satış yapmasının yasaklanması uygulamasına menfi tespit veya muafiyet tanınması talebini değerlendirdiği gerekçeli kararı yayınlandı...
Bir Mezopotamya efsanesi olan Şahmaran’ın Tarsus’ta geçtiği varsayılır. Efsaneye göre yılanların şahı, ölümsüz ve bilge “Şahmaran”dır. Şahmaran, yılanları ile birlikte mağarasında yaşayan güzel bir kadın olarak anlatılır. Yerin yedi kat altında yaşar, gövdesi yılan, başı...
COVID-19 salgını sürecinde, perakende gıda ve temizlik ürünleri ticareti ile iştigal eden zincir marketler ile üretici ve toptancı seviyesindeki tedarikçi teşebbüslerin fiyatlama davranışlarındaki rekabetçi endişeler nedeniyle Rekabet Kurumu...
Rekabet Kurulu’nun (“Kurul”) son dönemde yayınlanan kararlarına bakıldığında, yerinde incelemenin engellenmesi veya zorlaştırılmasına ilişkin verilen kararların sayısında geçmişe kıyasla önemli bir artış olduğu gözlemlenir. Bu durum, Kurul kararlarına da yansıdığı üzere...
Avrupa Komisyonu, 2019 yılından bu yana Credit Suisse, UBS, Barclays, RBS ve HSBC’nin döviz spot ticaret (spot trading - Forex) piyasasındaki danışıklı davranışlarını soruşturuyordu. Komisyon, 02.12.2021 tarihli son basın açıklaması ile soruşturmanın sonuçlandığını duyurdu...
Son yıllarda rekabet hukuku alanındaki değişim tam anlamıyla baş döndürücü. Özellikle dijitalleşme rekabet hukuku kurallarının adeta yeniden yazılmasını gerektiriyor. Rekabet hukuku e-ticaret ve dijital platformlar konusundaki tüm arayışların merkezinde...
Rekabet Hukukunda İhtiyati Tedbir: Türk Rekabet Kurulu’nun Perakendeciler, WhatsApp ve Trendyol Kararları