ICC Seri Yargılama Hükümlerine İlişkin Rapor

31.03.2026 Melissa Balıkçı Sezen

Giriş

29 Ocak 2026 tarihinde, Milletlerarası Ticaret Odası (“ICC”), seri yargılama hükümlerine ilişkin bir rapor (“Rapor”) yayımlamıştır.[1]

Rapor, ICC Tahkim ve ADR Komisyonu bünyesinde kurulan bir Çalışma Grubu tarafından hazırlanmıştır. Rapor, seri tahkime ilişkin rehberlik sağlamak amacıyla yaklaşık 800 seri yargılama sürecinden elde edilen verileri ve deneyimi derlemektedir.

Rapor; 2017 ile 2024 yılları arasında yürütülen davalara ilişkin istatistiksel bir genel bakışı da içeren bir not, bir araç seti ve bir sayfalık özet nottan oluşmaktadır.

ICC Seri Yargılama Hükümlerine İlişkin Rapor
% 0

Temel Bulgular

Seri Yargılama Hükümleri (“SYH”), 1 Mart 2017 tarihinde yürürlüğe girmiştir. ICC Tahkim Kuralları’nın 30. maddesine göre, SYH; (a) uyuşmazlık miktarının, Ek VI’nın 1(3) maddesinde belirtilen bildirim tarihinde Ek VI’nın 1(2) maddesinde öngörülen sınırı aşmaması veya (b) tarafların bu yönde anlaşması hâlinde uygulanır.

SYH’nin yürürlüğe girdiği tarihte, tahkim anlaşmasının 1 Mart 2017 tarihinde veya sonrasında imzalanmış olması kaydıyla, uyuşmazlık miktarı 2 milyon ABD dolarını aşmayan tüm uyuşmazlıklara kural olarak uygulanmıştır. 2021 yılında yapılan değişiklik ile bu eşik 3 milyon ABD dolarına yükseltilmiş ve tahkim anlaşmasının 1 Ocak 2021 tarihinde veya sonrasında imzalanmış olduğu hâllerde uygulanmaya başlanmıştır.

SYH’nin yürürlüğe girmesinden 2024 yılına kadar geçen sürede toplam 865 dava bu hükümler kapsamında yürütülmüş olup bunlardan 461’i nihai hakem kararı ile sonuçlanmıştır. Söz konusu davaların 127’si tarafların katılım (opt-in) iradesine dayanmaktadır. Bu durum, kullanıcıların SYH’nin etkinliğine duyduğu güvenin giderek arttığını gösterir niteliktedir.

Nihai hakem kararı ile sonuçlanan davaların yalnızca 96’sında belge ibrazı aşaması bulunurken, kalan 365 davada bu aşama yer almamıştır. Uzman raporları ise yalnızca 26 davada sunulmuştur. Duruşma yapılan 251 davanın 159’unda duruşmalar uzaktan veya hibrit olarak gerçekleştirilmiş ve süreleri bir ila dört gün arasında değişmiştir. Söz konusu 251 davanın yalnızca 139’unda duruşma sonrası beyanlar sunulmuştur.[2] Ayrıca, önemle belirtmek gerekir ki hakem kararları öngörülen süre içinde verilmiştir. 

Rapor ayrıca, SYH’nin kapsamı ve uygulanabilirliği, SYH kapsamında atanan hakem kurulu, usuli özellikler, hakem kararları, masraf ve ücretler ile geçici hukuki koruma tedbirleri konularını ayrı bölümler hâlinde ele almaktadır. Bülten, anılan konulara ilişkin kısa bir özet sunmaktadır: 

Kapsam ve Uygulanabilirlik

SYH’nin ICC Kuralları uyarınca uygulanabilirliğini düzenleyen çerçeve yukarıda belirtilmiştir.

SYH’nin yürürlüğe girmesinden bu yana, tüm seri yargılama usullerinin %16’sı tarafların katılım (opt-in) iradesine dayanmaktadır; buna karşılık, taraflar 2017 ile 2024 yılları arasında yalnızca 31 davada bu usulden çıkmayı (opt-out) tercih etmiştir.[3] SYH’nin uygulanmaya devam edip etmeyeceğine karar verilmesi amacıyla ICC Divanı’na taşınan 26 davanın 17’sinde (%65) SYH’nin uygulanmamasına, dokuzunda (%35) ise uygulanmaya devam edilmesine karar verilmiştir.[4] SYH kapsamında öngörülen güvence mekanizması ve ICC Divanı’na tanınan takdir yetkisi dikkate alındığında, Rapor, tarafların seri yargılama hükümlerinin uygulanmasını konusunu ciddi şekilde değerlendirmelerini önermekte; seri tahkimin uygulanmasını engelleyici nedenler bulunmadıkça bu hükümlerin uygulanmasında anlaşılması tavsiye etmektedir.[5] 

Hakem Kurulu

SYH’nin yürürlüğe girdiği dönemde sıklıkla gündeme gelen konulardan biri, tahkim anlaşmasında üç hakemli bir kurul öngörülmüş olması hâlinde ICC Divanı’nın tek hakem atama yetkisine sahip olup olmadığına ilişkindi. Bununla birlikte, ICC Kuralları’nda, tahkim anlaşmasında aksi öngörülmüş olsa dahi ICC Divanı’nın tek hakem atayabileceğini açıkça düzenleyen bir hüküm bulunmaktadır.[6]

Rapora göre, tahkim anlaşmasında üç hakemli bir kurul öngörülmesine rağmen ICC Divanı 61 davada tek hakem atamış; buna karşılık yalnızca 37 seri yargılama sürecinde üç hakemli kurul oluşturulmuştur.[7] Rapor, tahkim talebinin sunulması ile dosyanın atanan hakem kuruluna iletilmesi arasındaki sürenin üç aya kadar uzayabildiğini belirtmektedir.[8] Nihai hakem kararlarının verilmesi için öngörülen altı aylık süre dikkate alındığında bu sürenin uzun olduğu ifade edilmekte ve söz konusu sürenin kısaltılmasına yönelik önerilere yer verilmektedir.[9]

Son olarak, hakemlere yönelik itirazların oldukça sınırlı sayıda kaldığı ve yalnızca 12 davada (%1,4) ortaya çıktığı belirtilmektedir.[10]

Usuli Özellikler

ICC Kuralları Ek VI’nın 3. maddesi, hakem kuruluna, taraflarla istişare içinde seri yargılama kapsamında uygun usuli tedbirleri belirleme konusunda geniş bir takdir yetkisi tanımakta ve seri yargılama süreçlerine özgü belirli usuli konuları düzenlemektedir.[11]

Seri yargılama süreçleri, seri olmayan yargılamalara kıyasla daha proaktif bir yaklaşım ve yargılama üzerinde daha fazla kontrol imkânı sağlamakta olup bu durum genellikle taraflar ve vekilleri tarafından da kabul görmektedir.[12] Başlıca özellikler arasında şunlar yer almaktadır: Görev Belgesi düzenlenmemesi;[13] yeni taleplerin ileri sürülmesine izin verilmesi bakımından seri olmayan yargılamalara kıyasla daha yüksek bir eşik öngörülmesi;[14] dosyanın hakem kuruluna iletilmesini takiben 15 gün içinde zorunlu bir dava yönetim toplantısının (CMC) yapılması ve bu toplantının altı aylık süreyi başlatması;[15] belge ibrazı aşamasının sınırlı kullanımı, zira bu aşama davaların %79’unda yer almamıştır[16] ve duruşmaların 461 davanın 251’inde (%54,4) gerçekleştirilmesi, kalan 210 davanın (%46) ise yalnızca belgeler üzerinden karara bağlanması.[17]

Hakem Kararları

ICC Kuralları Ek VI’nın 4. maddesi uyarınca, SYH kapsamında görev yapan hakem kurulu, hakem kararını CMC’den itibaren en geç altı ay içinde vermekle yükümlüdür. ICC Divanı tarafından onaylanan 461 nihai hakem kararının %63’ü öngörülen süre içinde veya bu süreye yakın bir tarihte verilmiştir. ICC Divanı incelemesi ise ortalama 15 gün içinde tamamlanmıştır.[18] Bununla birlikte, hakem kararının verilmesindeki gecikmenin hakem ücretlerinde indirime yol açtığı haller yalnızca 461 davanın 33’ünde ortaya çıkmıştır. Bu durum, SYH’nin süre bakımından genel etkinliğini bir kez daha ortaya koymaktadır.[19]

Masraflar ve Ücretler

SYH kapsamında masraflar, önemli bir istisna dışında seri olmayan yargılamalar ile aynı çerçevede düzenlenmektedir: hakem kurulu ücretleri %20 oranında daha düşüktür.[20] 2022 yılında verilen hakem kararlarına ilişkin inceleme, SYH kapsamındaki davaların %87’sinde hakem kurulunun, masraflara ilişkin kararlarında başlangıç noktası olarak “masrafların davayı kaybeden tarafa yükletilmesi” yaklaşımını benimsediğini; buna karşılık davaların %54’ünde masrafların iadesine hükmedilmediğini ortaya koymaktadır.[21] Masrafların dağılımına ilişkin yeknesak bir yaklaşım bulunmaması karşısında, Rapor, tarafların ve hakem kurullarının masraf paylaşımına ilişkin beklentilerini yargılamanın erken aşamalarında, örneğin CMC sırasında, ele almalarını önermektedir.[22]

Geçici Tedbirler

ICC Kuralları’nın 28. maddesi, hakem kurullarına seri yargılama dâhil olmak üzere geçici tedbir verme yetkisi tanımaktadır; ancak bu yetkinin SYH kapsamındaki kullanımı bugüne kadar sınırlı kalmıştır. 2022 yılında SYH kapsamında idare edilip nihai hakem kararı ile sonuçlanan 74 davanın yalnızca ikisinde geçici tedbire başvurulmuştur. Bununla birlikte, söz konusu davalarda tarafların ulusal mahkemeler nezdinde geçici tedbir talebinde bulunup bulunmadığı bilinmemektedir.[23]

Rapor, geçici tedbirlerin seri yargılama kapsamında da mevcut olmaya devam etmesi gerektiğini vurgulamakta; bu tedbirlerin sınırlandırılmasının tarafları ulusal mahkemelere yönlendirebileceğini, bunun ise arzu edilir olmadığını ve SYH’nin süreci basitleştirme amacına aykırı düşeceğini belirtmektedir. Ayrıca, Rapor, SYH kapsamında görev yapan bir hakem kurulunun, altı aylık süreyle bağlantılı uygun tedbirleri belirleme bakımından daha elverişli bir konumda olabileceğine de işaret etmektedir.

Sonuç

SYH’nin yüksek etkinliği ve kullanıcı memnuniyetinin ileri seviyede olduğunu ortaya koyan bulgular ışığında Rapor, uyuşmazlığın değerinden bağımsız olarak tarafların SYH’ye katılım (opt-in) imkânını ciddi şekilde değerlendirmelerini önermektedir.

Kaynakça
  • Erişim için: Expedited Procedure Provisions – Eight Years On
  • ICC Raporu, sayfa 9-10.
  • ICC Raporu, 36 ve 40. paragraf
  • ICC Raporu, 37. paragraf
  • ICC Raporu, 40. paragraf
  • ICC Kuralları Ek VI’nın 2(1) maddesi.
  • ICC Raporu, 55. paragraf
  • ICC Raporu, 57. paragraf
  • ICC Raporu, 57 ve 58. paragraf
  • ICC Raporu, 59. paragraf
  • ICC Raporu, 63. paragraf
  • ICC Raporu, 64. paragraf
  • ICC Raporu, 68. paragraf
  • ICC Raporu, 76. paragraf
  • ICC Raporu, 78. paragraf
  • ICC Raporu, 84. paragraf
  • ICC Raporu, 94. paragraf
  • ICC Raporu, 106. paragraf
  • ICC Raporu, 22. paragraf
  • ICC Raporu, 120. paragraf
  • ICC Raporu, 126. paragraf
  • ICC Raporu, 129. paragraf
  • ICC Raporu, 132. paragraf

Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın bu makale kullanılamaz, çoğaltılamaz, kopyalanamaz, yayımlanamaz, dağıtılamaz veya başka bir suretle yayılamaz. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın oluşturulan içerikler takip edilmekte olup, hak ihlalinin tespiti halinde yasal yollara başvurulacaktır.

Diğer İçerikler

Yaratıcı hukuk çözümleri için iletişime geçin.