Rekabet Hukuku Bülteni - 2026 1. Çeyrek

18.05.2026

Yazarlar: Av. Ecem Süsoy Uygun, Av. Anıl Acar, Av. Yiğit Alp Aslan, Av. Elvan Galatalı, Stj. Av. Pelin Mutlu

Rekabet Hukuku Bülteni - 2026 1. Çeyrek
% 0

Rekabet Kurulu’nun Yayımladığı Dikkat Çeken Gerekçeli Kararlar

Ankara’daki Bazı Hazır Beton Üreticilerinin İş Gücü Pazarında Rekabete Hassas Bilgi Değişiminde Bulunduğu Tespit Edildi

Rekabet Kurulu’nun (“Kurul”) 2023 yılında başlattığı soruşturma kapsamında, Ankara ilinde faaliyet gösteren bazı hazır beton üreticilerinin; mikser, pompa, santral ve kepçe operatörleri gibi operasyon personeline ödenen ücretlere ilişkin rakipler arasında bilgi değişiminde bulundukları iddiası incelendi.

Gerçekleştirilen yerinde incelemelerde elde edilen belgelerde; rakip firmaların operasyon personelinin maaş, prim ve zam oranlarının yer aldığı Excel tablolarının teşebbüsler arasında e-posta yoluyla paylaşıldığı ve WhatsApp yazışmalarında bir teşebbüs yetkilisinin rakip teşebbüs çalışanına santral operatörlerinin maaş bilgisini ilettiği tespit edildi.

Kurul, söz konusu verilerin güncel, toplulaştırılmamış ve kamuya açık olmayan nitelikte olduğunu vurgulayarak, çalışanların ücretleri, çalışma süreleri, yan hakları, tazminatları gibi her türden çalışma koşullarına ilişkin bilgi değişiminin iş gücü piyasasındaki stratejik belirsizliği azalttığını ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“4054 sayılı Kanun”) 4. maddesi kapsamında ihlal teşkil edebileceğini ortaya koydu. Ayrıca tek taraflı gerçekleşen bilgi paylaşımında, bilgiyi alan tarafın bunu açıkça reddedecek bir tutum sergilememesi hâlinde bilgi değişimine katılmış sayılacağı ilkesi de kararda teyit edilmiştir.

Tüm bu değerlendirmeler sonucunda Kurul; Güven, Kandemir, SY Ankara ve Yiğit’in çalışan ücretlerine ilişkin rekabete hassas bilgi değişiminde bulunmak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiğine ve söz konusu eylemlerin bireysel muafiyetten yararlanamayacağına karar verdi. İhlal tespiti yapılan her teşebbüs bakımından ihlalin süresinin bir yıldan az olduğu tespit edilmiş ve Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek İdari Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik (“Ceza Yönetmeliği”) kapsamında %80 oranında indirim uygulanarak 2023 yılı gayrisafi gelirleri üzerinden idari para cezası verilmiştir. Haklarında soruşturma yürütülen diğer teşebbüsler bakımından ise ihlal tespiti yapılmamıştır.

Gerekçeli kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Amazon’un Otomatik Fiyatlandırma Mekanizması Aracılığıyla 4054 sayılı Kanun’u İhlal Edip Etmediği Değerlendirildi

Kurul, Amazon’un çok kategorili e-pazaryeri pazarında kullanıma sunduğu otomatik fiyatlandırma mekanizması aracılığıyla 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmediğine yönelik iddiaları inceledi.

Otomatik fiyatlandırma mekanizması, e-pazaryerlerinde satıcıların “buybox” olarak adlandırılan satın alma kutusunda yer alma yarışını otomatikleştirmek amacıyla kurgulanmıştır. Bu mekanizma, satıcıların ürünlerine ilişkin fiyatlandırma kuralları tanımlamasına ve bu kurallar doğrultusunda fiyatların insan müdahalesi olmadan otomatik olarak güncellenmesine imkân tanımaktadır. Amazon, söz konusu mekanizmayı Türkiye’de pazaryeri satıcılarının kullanımına sunan ilk platform olup 2020 yılının Nisan ayında uygulamaya koymuştur. Mekanizma kapsamında satıcılara “Rekabetçi Satın Alma Kutusu”, “Rekabetçi En Düşük Fiyat”, “Harici Rakibin Fiyatı” ve “Satılan Birimlere Dayalı” olmak üzere dört farklı kural türü sunulmaktadır.

Yapılan incelemede Kurul, Amazon tarafından sunulan otomatik fiyatlandırma mekanizması çerçevesinde satıcılar arasında rekabetçi parametrelere ilişkin doğrudan veya dolaylı bir temas bulunmadığını tespit etti. Ayrıca, satıcıların fiyatların belirlenmesinde esas alınan Rekabetçi Öne Çıkan Teklif Fiyatının platformun iç işleyişi kapsamında tüm satıcılara eşit şekilde uygulanan çeşitli parametreler doğrultusunda belirlendiği ortaya konuldu. 

Kurul mekanizmanın zorunlu tutulmadığını, satıcılar arasında irade uyuşması olarak nitelendirilebilecek herhangi bir anlaşma veya uyumlu eylem tespit edilemediğini, kural setinin her bir satıcı tarafından farklılaştırılabilecek şekilde tasarlandığını ve söz konusu algoritmanın öğrenme tabanlı değil kural tabanlı bir yapıya sahip olduğunu belirlemiştir. Bunun yanı sıra Kurul, otomatik fiyatlandırma mekanizmasının kullanım oranlarının oldukça düşük düzeyde kaldığını, satın alma kutusu fiyatına eşitleme fonksiyonunun satıcılar tarafından fiyat katılığı yaratacak ölçüde yaygın biçimde kullanılmadığını ve satıcıların ağırlıklı olarak kendi iş ihtiyaçlarına göre özelleştirdikleri kural setlerini tercih ettiğini tespit ederek mekanizmanın işlevi ve mahiyeti itibarıyla rekabeti sınırlayıcı nitelikte olmadığı değerlendirmesine ulaşmıştır.

Tüm bu değerlendirmeler sonucunda Kurul, Amazon’un 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal etmediğine ve söz konusu teşebbüs hakkında idari para cezası verilmesine gerek olmadığına oybirliğiyle karar verdi.

Gerekçeli kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Beyaz Et Sektöründe Faaliyet Gösteren Bazı Teşebbüslerin 4054 sayılı Kanun’u İhlal Ettiği Tespit Edildi

Kurul, beyaz et (piliç eti) sektöründe faaliyet gösteren teşebbüsler arasında rekabete hassas bilgi değişimi yoluyla 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edilip edilmediğini inceledi.

Kurul, 2023 yılında başlattığı önaraştırma sürecinde gerçekleştirilen yerinde incelemelerde elde edilen bulgular doğrultusunda Lezita, Aspiliç, Banvit, Beypiliç, Cp, Erpiliç, Gedik, Hastavuk, Keskinoğlu ve Şenpiliç hakkında soruşturma açmış; akabinde Akpiliç, Bakpiliç ve Bupiliç’i de dosyaya dahil ederek soruşturmaları birleştirmiştir.

Soruşturma sürecinde Keskinoğlu, Şenpiliç, Lezita ve Beypiliç uzlaşma yolunu tercih etmiş; bu teşebbüsler bakımından soruşturma uzlaşma kararıyla sonlandırılmıştır. Kurul, ilgili ürün pazarını “piliç eti pazarı”, ilgili coğrafi pazarı ise “Türkiye” olarak tanımlamıştır.

Kurul, yerinde incelemelerde elde edilen belgeler ve yazışmalar üzerinden yaptığı değerlendirmede rakipler arasında stok, fiyat ve maliyet gibi stratejik bilgilerin paylaşıldığını, özellikle henüz yürürlüğe girmemiş ileri tarihli fiyat listelerinin yaygın biçimde temin edilerek kullanıldığını tespit etmiş ve bu uygulamaların piyasa şeffaflığını yapay olarak artırdığı ve fiyat rekabetini kısıtladığı sonucuna varmıştır. Kurul, ihlal tespiti yapılan Akpiliç, Aspiliç, Bakpiliç, Banvit, Bupiliç, Erpiliç, Gedik ve Hastavuk hakkında 2024 yılı gayrisafi gelirleri üzerinden idari para cezası uygulanmasına karar vermiştir. CP hakkında ise ihlale yönelik bulguya ulaşılamadığından idari para cezası uygulanmasına yer olmadığına hükmedilmiştir.

Gerekçeli kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Spotify Hakkında Yerinde İncelemeyi Engellediği Gerekçesiyle İdari Para Cezası Uygulandı

Kurul, Spotify Dijital Yayıncılık Hizmetleri AŞ, Spotify Yönetim Destek Hizmetleri AŞ ve Spotify AB’den oluşan ekonomik bütünlüğün (“Spotify”) yerinde incelemeyi engelleyip engellemediğini inceledi.

Soruşturmanın arka planını, Spotify’ın Türkiye’de çevrim içi müzik akış hizmetleri pazarında rakip teşebbüslerin faaliyetlerini zorlaştıran rekabet karşıtı stratejiler uyguladığı ve platformda yer alan sanatçılar ile içerik üreticileri arasında özellikle görünürlük bakımından ayrımcılık yaptığına ilişkin iddialar oluşturmaktadır. Bu iddialar çerçevesinde Spotify’ın İstanbul adresinde yerinde inceleme gerçekleştirildi.

Yerinde inceleme sırasında inceleme heyeti, Spotify’ın Türkiye pazarındaki faaliyetlerine ilişkin belge ve bilgilere erişilebilmesi için Türkiye operasyonlarıyla doğrudan ilişkili olduğu değerlendirilen beş çalışanın toplantıya dahil edilmesini ve e-posta hesaplarında inceleme yapılmasını talep etti. Ancak söz konusu talep, inceleme süresince gerçekleştirilen dört ayrı video konferans görüşmesinde tekrar edilmesine rağmen, Spotify yetkilileri tarafından yaklaşık sekiz saat sonra, ilgili kişilerin “kapsam dışında” olduğu gerekçesiyle açıkça reddedildi. Öte yandan Spotify’ın Türkiye faaliyetlerini Türkiye’de mukim bir yapı üzerinden değil, yurt dışındaki birimleri aracılığıyla yürüttüğü ve Türkiye’de sicile kayıtlı şirketin operasyonel anlamda aktif olmadığı hususu hem inceleme esnasında elde edilen belgelerden hem de Spotify tarafından Kurul’a sunulan yazıdan anlaşıldığı belirtildi.

Kurul, 4054 sayılı Kanun’un 15. maddesi kapsamında Spotify’ın Türkiye pazarındaki faaliyetlerin yürütülmesinde rol alan çalışanlara ilişkin inceleme talebini reddetmesini yerinde incelemenin engellenmesi olarak değerlendirdi. Bu doğrultuda Kurul, Spotify’a 2024 yılı gayrisafi gelirinin binde beşi oranında sabit idari para cezası ve ihlalin devam ettiği her bir gün için 2024 yılı gayrisafi gelirinin on binde beşi oranında günlük idari para cezası uygulanmasına karar verdi. Günlük idari para cezası, yerinde incelemenin gerçekleştirilmesine kadar işletilerek toplam 27.630.373,57 TL olarak hesaplandı.

Gerekçeli kararların tam metnine buradan ve buradan ulaşabilirsiniz.

Yemek Sepeti’nin Kendi Kurye Hizmetini Zorunlu Tutmak ve Üye İşletmelerin Faaliyetlerini Zorlaştırmak Suretiyle 4054 sayılı Kanun’u İhlal Edip Etmediği Değerlendirildi

Kurul, Yemek Sepeti’nin çevrim içi yemek siparişi platform hizmeti kapsamında kendi kurye hizmetini (Yemek Sepeti Express) üye işletmelere zorunlu kılıp kılmadığını ve bu suretle 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal edip etmediğini inceledi. Şikâyetlerde özetle; yeni üye işletmelerin Yemek Sepeti’nin kurye hizmetiyle çalışmaya zorlandığı, bu zorunluluğun kabul edilmemesi hâlinde üyelik başvurularının reddedildiği veya mevcut üyeliklerin sonlandırılabileceğinin bildirildiği ileri sürülmüştür. Ayrıca, kurye hizmetine ilişkin ilave komisyonlar nedeniyle toplam komisyon oranlarının önemli ölçüde arttığı, teslimat mesafesine getirilen sınırlamalar sonucunda işletmelerin satış alanlarının daraldığı ve eski üyeler ile yeni üyeler arasında farklı koşullar uygulanmasının haksız rekabete yol açtığı iddia edilmiştir.

Kurul tarafından Yemek Sepeti’nin hem restoranların kendi kuryeleriyle teslimat yaptığı “pazaryeri modeli”ni hem de teslimatın platforma ait kurye ağı aracılığıyla gerçekleştirildiği “Yemek Sepeti Express modeli”ni birlikte yürüttüğü belirlendi. Dosya kapsamındaki değerlendirmede; yeni üyeliklerde Express hizmetinin zorunlu tutulduğu izlenimini yaratan uygulamaların bulunduğu, ancak bunların tüm durumlarda yeknesak biçimde uygulanmadığı ve ayrıca mevcut üyelere Express modele geçiş sürecinde çeşitli teşvikler sunulduğu da tespit edildi.

Tüm bu değerlendirmeler sonucunda Kurul, Yemek Sepeti’nin çevrim içi yemek siparişi platform hizmetleri pazarında hâkim durumda olmadığı sonucuna ulaştı. Kurul bu değerlendirmesinde, önceki kararlarında tespit edilen hâkim durumun artık mevcut olmadığını ve pazarın önemli ölçüde dinamikleştiğini dikkate aldı. Bu kapsamda Kurul; pazara güçlü yeni oyuncuların giriş yaptığını ve bu oyuncuların bazı parametreler bakımından Yemek Sepeti’ni geride bıraktığını, restoranların büyük çoğunluğunun birden fazla platformla eş zamanlı olarak çalışabildiğini ve bu durumun ağ etkilerinin kilitleyici etkisini sınırlandırdığını, ayrıca restoranların Yemek Sepeti üzerinde anlamlı bir alıcı gücüne sahip olduğunu tespit etti. Bu doğrultuda, Yemek Sepeti’nin kendi kurye hizmetini zorunlu kılmak ve üye işletmelerin faaliyetlerini zorlaştırmak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. ve 6. maddelerini ihlal etmediğine ve hakkında idari para cezası uygulanmasına gerek olmadığına karar verildi.

Gerekçeli kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Coca-Cola Satış ve Dağıtım A.Ş. Hakkında Yerinde İncelemeyi Engellediği Gerekçesiyle İdari Para Cezası Uygulandı

Kurul Coca-Cola Satış ve Dağıtım A.Ş. (“CCSD”) hakkında yürütülen soruşturmada yerinde inceleme sırasında veri silme eyleminin meydana gelip gelmediğini ve bu eylemin yerinde incelemenin engellenmesi veya zorlaştırılması niteliği taşıyıp taşımadığını değerlendirdi.

Yerinde inceleme esnasında, bir CCSD çalışanının WhatsApp hesabında inceleme başlangıcından kısa süre sonra tüm grup sohbetlerinin eş zamanlı olarak silindiği tespit edildi. CCSD tarafından şirketin bilgi güvenliği politikası uyarınca WhatsApp ve benzeri kişisel mesajlaşma uygulamalarının iş amaçlı kullanımının yasak olduğu, silme eyleminin özel yazışmalara ilişkin olduğu ileri sürüldü. Kurul ise CCSD’nin politikasına rağmen bazı çalışanların iş ile ilgili iletişimlerini WhatsApp üzerinden gerçekleştirdiğini tespit etti. Bunun yanı sıra silinen verilerin kapsayıcı biçimde geri getirilememesi nedeniyle veri bütünlüğünün bozulduğu ve silinen mesajların yalnızca özel yazışmalardan ibaret olduğunun kesin olarak ortaya konulamadığı değerlendirildi.

Bu tespitler doğrultusunda Kurul, söz konusu eylemin yerinde incelemeyi engellediği/zorlaştırdığı sonucuna vararak CCSD’ye idari para cezası uygulanmasına karar verdi.

Gerekçeli kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Rekabet Kurulunun Yayımladığı Önemli Duyurular

2025 Yılı Birleşme ve Devralma Görünüm Raporu Yayımlandı

Rekabet Kurumu (“Kurum”), 2025 yılında Rekabet Kurulu tarafından karara bağlanan birleşme, devralma ve özelleştirme işlemlerine ait veriler çerçevesinde hazırlanan 2025 Yılı Birleşme ve Devralma Görünüm Raporu’nu yayımladı.

Rapora göre 2025 yılında toplam 416 adet birleşme, devralma ve özelleştirme işlemi incelenmiştir. Özelleştirmeler hariç olmak üzere bu işlemlerin 162’sinde hedef şirket Türkiye kökenli olup bildirilen toplam işlem bedeli yaklaşık 466 milyar 113 milyon TL (11,81 milyar dolar) olarak gerçekleşmiştir. Söz konusu işlem hacmi hem Türk lirası hem de ABD doları bazında, Birleşme ve Devralma Görünüm Raporlarının hazırlanmaya başlandığı 2013 yılından bu yana kaydedilen en yüksek değer olma özelliğini taşımaktadır.

Türkiye kökenli hedef şirketlere ilişkin birleşme ve devralmalar bakımından en fazla işlem sayısı “bilgisayar programlama, danışmanlık ve ilgili faaliyetler” alanında kaydedilirken, en yüksek işlem değeri “parasal aracı kuruluşların faaliyetleri” alanında gerçekleşmiştir. Öte yandan, 2025 yılında incelenen 19 özelleştirme işleminin önemli bir kısmı enerji sektöründe gerçekleşmiştir. 

Yabancı yatırımcılar tarafından Türkiye kökenli şirketlere yönelik 55 işlem gerçekleştirilmiş ve toplam yatırım tutarı yaklaşık 277 milyar 462 milyon TL (7,03 milyar dolar) olarak hesaplanmıştır. Bu işlemlerde Almanya ve Fransa kökenli yatırımcılar öne çıkmaktadır. Ayrıca, 2025 yılında birleşme ve devralma işlemleri ortalama olarak son bildirim tarihinden itibaren 10 gün içerisinde karara bağlanmıştır. Öte yandan yıl içerisinde nihai incelemeye alınan iki işlemden birine taahhütler kapsamında izin verilmiş olup diğerine ilişkin inceleme süreci devam etmektedir.

Rapor’un tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

El Terminalleri ve Benzer Cihazlar Hakkında Yapılan Uygulamalara Yönelik Sektör İncelemesi Raporu Yayımlandı

Kurum, hızlı tüketim malları sektöründe üretici/tedarikçi teşebbüsler ile dağıtım kanalı paydaşları tarafından yaygın biçimde kullanılan el terminallerine ilişkin yürüttüğü sektör incelemesinin sonuçlarını yayımladı. 

Raporda el terminallerinin; depo yönetimi, saha satış operasyonları, tanzim-teşhir, iade ve ürün izlenebilirliği gibi tedarik zincirinin farklı aşamalarında kritik bir araç haline geldiği vurgulandı. Öte yandan el terminallerinin dijital altyapısının tedarikçi teşebbüsün kontrolünde olduğu durumlarda, söz konusu sistemlerin rekabet karşıtı amaçlarla kullanılabileceği değerlendirildi.

Bu çerçevede raporda özellikle üç rekabetçi endişe alanı ele alınmıştır. Bunlar el terminali sistemi aracılığıyla yeniden satış fiyatlarının dolaylı olarak belirlenmesi, bayilerin belirli müşterilere veya bölgelere erişiminin kısıtlanması ve elde edilen verilerin hâkim durumdaki tedarikçi tarafından rakip ürünleri dışlayıcı uygulamalarda kullanılmasıdır.

Kurum, söz konusu risklerin azaltılmasına yönelik veri maskeleme ve anonimleştirme, erişim yetkilendirme mekanizmaları, rekabet hukuku uyum süreçlerinin güçlendirilmesi gibi çeşitli önerilerde bulunmuştur. Ayrıca, el terminallerine yönelik rekabet hukuku uygulamasında belirginlik sağlanması adına Dikey Kılavuz ile Hâkim Durum Kılavuzu’na açık hükümler eklenmesinin yerinde olacağını değerlendirilmiştir.

Rapor’un tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Sahibinden’in Otobid Hizmetine İlişkin Soruşturma, Taahhütlerin Kabulü ile Sonlandırıldı

Kurul, Sahibinden hakkında 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında yürütülen soruşturmayı sunulan taahhütlerin kabulüyle sonlandırdı. 

Soruşturma kapsamında; Sahibinden’in çevrim içi vasıta satış platformu hizmetlerinden elde ettiği kullanıcı verilerini ikinci el araç alım-satım hizmeti olan Otobid kapsamında kullanarak ve yoğun reklam faaliyetleri ile sahip olduğu pazar gücünü bu hizmete aktararak rekabete aykırı eylemlerde bulunup bulunmadığı incelendi. Ayrıca, platform hizmetlerinden elde edilen verilerin diğer hizmetlerle birleştirilmesine yönelik uygulamalar da değerlendirme konusu yapıldı ve süreçte telafisi güç zararların önlenmesi amacıyla geçici tedbir uygulanmasına karar verildi.

Sahibinden tarafından sunulan taahhütler kapsamında, (i) Otobid hizmetinin platformda öne çıkarılmaması ve kullanıcıların bu hizmete yönlendirilmemesi, (ii) ilan faaliyetleri kapsamında elde edilen kamuya açık olmayan verilerin Otobid hizmeti için kullanılmaması ve (iii) belirli bir eşik sonrasında hizmetten elde edilen gelirlerin maliyet ve reklam harcamalarını karşılayacak seviyede tutulması öngörülmüştür. 

Kurul, söz konusu taahhütlerin rekabetçi endişeleri gidermeye elverişli, orantılı ve uygulanabilir nitelikte olduğunu değerlendirerek soruşturmayı sonlandırmıştır. 

Duyurunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Google’ın Android Ekosistemine İlişkin Uygulamaları Hakkında Soruşturma Açıldı

Rekabet Kurulu, Google’ın cihaz üreticileriyle imzaladığı sözleşmeler ve Android Geliştirici Doğrulama Programı kapsamında 4054 sayılı Kanun’u ihlal edip etmediğinin tespitine yönelik soruşturma başlattı.

Soruşturmanın arka planında iki temel kaynak yer almaktadır. İlki, Kurulun 2018 yılında verdiği Google Android kararı olup anılan kararda Google’ın mobil cihaz üreticileri ile imzaladığı bazı sözleşmeler aracılığıyla 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettiği tespit edilmiş ve çeşitli yükümlülükler getirilmiştir. İkincisi ise Kurul tarafından yürütülen Mobil Ekosistemler Sektör İncelemesi’dir. Her iki kaynak çerçevesinde elde edilen bulgular, Google Android kararı sonrasında şekillenen mevcut sözleşme yapısının rekabet hukuku bakımından yeni endişeler doğurduğuna işaret etmektedir.

Kurulun ön tespitlerine göre, “Google Arama” parçacığının ana ekrana yerleştirilmesine ilişkin yükümlülüklerin sözleşmesel olarak isteğe bağlı hale getirilmesine rağmen, uygulamada tüm cihaz üreticilerinin bu sözleşmelere taraf olduğu ve alternatif arama hizmetlerine fiilen yer verilmediği belirlendi. Benzer şekilde, Google Arama’nın varsayılan arama motoru olarak belirlenmesine yönelik düzenlemelerin farklı sözleşmeler aracılığıyla sürdürüldüğü ve Google’ın diğer hizmetleri üzerinden arama hizmetine ek avantajlar sağlandığı değerlendirildi.Ayrıca, “Google Chrome” tarayıcısının cihazlara ön yüklü olarak kurulması ve varsayılan tarayıcı olarak atanmasına yönelik yükümlülüklerin de sözleşmeler kapsamında devam ettiği tespit edildi.

Bu bulgular doğrultusunda Kurul, Google’ın söz konusu uygulamaları aracılığıyla 4054 sayılı Kanun’u ihlal edip etmediğinin belirlenmesi amacıyla soruşturma açılmasına karar vermiştir.

Duyurunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ’de Önemli Değişiklikler Yapıldı 

Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ’de (“Tebliğ No: 2010/4”) 11 Şubat 2026 tarihinde önemli değişiklikler yapıldı. 

Söz konusu düzenleme kapsamında, işlem taraflarının Türkiye cirolarına ve küresel cirolarına dayalı bildirim eşikleri artırıldı. Bu çerçevede, işlem taraflarının Türkiye ciroları toplamına ilişkin eşik 750 milyon TL’den 3 milyar TL’ye, işlem taraflarından en az ikisinin ayrı ayrı Türkiye cirolarına ilişkin eşik 250 milyon TL’den 1 milyar TL’ye; devralma işlemlerinde devre konu varlık ya da faaliyetin birleşme işlemlerinde ise işlem taraflarından en az birinin Türkiye cirosuna ilişkin eşik 250 milyon TL’den 1 milyar TL’ye ve diğer işlem taraflarından en az birinin dünya cirosuna ilişkin eşik 3 milyar TL’den 9 milyar TL’ye yükseltildi.

Ayrıca dijital platformlar ile yazılım ve oyun yazılımı, finansal teknolojiler, biyoteknoloji, farmakoloji, tarım kimyasalları ve sağlık teknolojileri alanlarında faaliyet gösteren teşebbüsleri ifade eden teknoloji teşebbüslerine yönelik düzenleme kapsamında, önceki tebliğde bu tür teşebbüslerinin devralınmasına ilişkin işlemlerde herhangi bir ciro eşiği aranmaksızın tüm işlemler bildirime tabi tutulurken, yeni düzenlemede Türkiye’de yerleşik teknoloji teşebbüslerinin devralınmasına yönelik 250 milyon TL’lik bir ciro eşiği öngörüldü.

Son olarak, eşik değerlerde veya diğer koşullarda yapılan değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla devam eden incelemelere etkisine ilişkin esaslar belirlendi ve bu kapsamda, yeni düzenlemeler sonucunda eşiklerin altında kalan veya şartları karşılamayan işlemlere ilişkin inceleme süreçlerinin Kurul kararıyla sonlandırılabileceği öngörüldü.

Tebliğin tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

İş Gücü Piyasasına Yönelik Rekabet İhlallerine Taraf Olduğu Şüphesi Bulunan Teşebbüslere Soruşturma Açıldı

Kurul, bankacılık, sigortacılık ve bilişim teknolojileri sektörlerinde faaliyet gösteren bazı teşebbüslerin çalışan ayartmama anlaşmalarına ve/veya iş gücü piyasasına yönelik rekabete hassas bilgi değişimine taraf olup olmadıklarının tespitine yönelik soruşturma başlattı.

Önaraştırma sürecinde elde edilen bilgi ve belgeler ile yapılan incelemeler sonucunda rekabetin kısıtlandığına yönelik şüpheler ciddi ve yeterli bulunarak bankacılık/katılım bankacılığı alanında faaliyet gösteren Akbank, Albaraka Türk Katılım Bankası, Denizbank, HSBC Bank, ING Bank, Kuveyt Türk Katılım Bankası, Odea Bank, Şekerbank, Türk Ekonomi Bankası, Türkiye Garanti Bankası, Türkiye İş Bankası, Yapı ve Kredi Bankası ve QNB Bank; sigortacılık alanında faaliyet gösteren Agesa Hayat ve Emeklilik, Aksigorta, Bupa Acıbadem Sigorta ve Katılım Emeklilik ve Hayat; bilişim teknolojileri alanında faaliyet gösteren Albaraka Teknoloji, Architecht, Bilin Yazılım, Ibtech, OBSS Teknoloji, Paycore, Softtech, Verisoft ve Vizyoneks hakkında 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edilip edilmediğinin tespiti amacıyla soruşturma açılmasına karar verildi.

Duyurunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Özel Okullar Hakkında Soruşturma Açıldı

Kurul, özel okul işletmeciliği alanında faaliyet gösteren bazı teşebbüslerin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal edip etmediklerinin tespitine yönelik soruşturma başlattı.

Soruşturma, son yıllarda özel okulların eğitim ücretleri ile yemek, kitap/kırtasiye, okul kıyafeti ve benzeri yan hizmetlere ilişkin fiyat artışlarına yönelik artan şikâyetler üzerine yürütülen önaraştırma kapsamında başlatıldı. Bu çerçevede, eğitim ücretlerinde yüksek oranlı artışlar yapılması, okul kıyafeti ve benzeri yan hizmet kalemlerinde aşırı fiyat uygulanması ve bazı hizmetlerin eğitim hizmetine fiilen bağlanarak belirli tedarik kanallarına yönlendirme yapılması yönündeki iddialar incelendi.

Önaraştırma neticesinde elde edilen deliller doğrultusunda; Arı İnovasyon ve Bilim Eğitim Hizmetleri, Ata Bilge Eğitim Kurumları, Aydın Yayıncılık ve Eğitim Hizmetleri, Bahçeşehir Okulları, Bikafen Eğitim ve Danışmanlık, Bil Eğitim Kurumları, Bilnet Eğitim Kurumları, Dersmatik Eğitim Danışmanlık Yayıncılık, Doruk Kamp İşletmecilik, Final Eğitim Danışmanlık, İstanbul Kavram Eğitim Kurumları, İstanbul Kule Eğitim Kurumları, Maya-Gen Eğitim Yayıncılık, Okyanus Eğitim Kurumları, Sınav Basın Yayın Dağıtım, TED Ankara Koleji Vakfı Okulları İktisadi İşletmesi, Tek Çözüm Eğitim Öğretim, Uğur Okulları ve Yüzyüze Özel Eğitim Kurumları olmak üzere toplam 19 teşebbüs hakkında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesini ihlal edip etmediklerinin tespiti amacıyla soruşturma açılmasına karar verildi.

Duyurunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Kurul, Çimento Sektörüne Yönelik Kapsamlı Sektör İncelemesi Başlattı

Kurul, çimento sektöründe pazar yapısının ve firma davranışlarının bütüncül bir şekilde incelenmesi amacıyla kapsamlı bir sektör incelemesi başlatılmasına karar verdi. Kurul, inşaat sektöründeki büyümeyle orantılı olarak çimento sektöründe yüksek bir büyüme gözlendiği ve Türkiye’nin dünya çimento üretiminde beşinci sırada yer aldığı vurgulamıştır.

Yoğunlaşma düzeyinin yüksekliği ve ürünlerin homojen niteliği nedeniyle rekabetçi sorunlara elverişli bir yapı sergileyen çimento sektörü, Kurumun faaliyete geçtiği ilk yıllardan bu yana öncelikli inceleme alanlarından biri olmaya devam etmektedir.

İnceleme kapsamında firma ve müşteri düzeyindeki mikro verilere dayanarak sektörün uzun dönemli ve kapsamlı bir perspektifle rekabet analizi, sektöre özgü sorun alanlarına ilişkin tespitler ve bölgesel rekabet dinamiklerinin analitik çerçevede incelenmesi planlanmaktadır. Sektör incelemesinde elde edilecek bulguların ilerleyen dönemlerde politika geliştirme süreçlerine ve sektöre yönelik yapıcı adımların atılmasına zemin hazırlaması amaçlandığı ifade edildi.

Duyurunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Bağımsız Denetim ve Mali Müşavirlik Sektöründe Faaliyet Gösteren Teşebbüsler ile Meslek Kuruluşları Hakkında Soruşturma Açıldı

Kurul, bağımsız denetim ve mali müşavirlik faaliyetleri yürüten teşebbüsler ile bu teşebbüslerin dâhil olduğu meslek kuruluşları hakkında soruşturma açılmasına karar verdi. Soruşturma; hizmet (çıktı) piyasalarında fiyat tespiti ve müşteri paylaşımı, iş gücü (girdi) piyasalarında çalışan ayartmama ve ücret tespiti anlaşmaları yapılması, bilgi değişiminde bulunulması ve rekabeti kısıtlayıcı nitelikte teşebbüs birliği kararları alınması suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edilip edilmediğinin tespitine yöneliktir.

Soruşturma kapsamında hakkında inceleme yürütülen teşebbüsler arasında Anıl YMM ve Bağımsız Denetim, ANY Partners Bağımsız Denetim, BDO Denet ve bağlı şirketleri, Consulta Bağımsız Denetim, Datassist Bilgi Teknolojileri, Denge ve bağlı şirketleri, Deloitte bünyesindeki DRT ve bağlı şirketleri, Ernst & Young bünyesindeki Güney ve Kuzey ile bağlı şirketleri, Güreli YMM ve Bağımsız Denetim, HSY ve bağlı şirketleri, KPMG ve bağlı şirketleri, PKF ve bağlı şirketleri, PwC ve bağlı şirketleri, Reanda Aren Bağımsız Denetim, RSM Turkey ve bağlı şirketleri ile meslek kuruluşları olarak İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası ve Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği yer almaktadır.

Duyurunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Dünyada Yaşanan Önemli Gelişmeler

Avrupa Komisyonu, Meta’nın WhatsApp’ta Üçüncü Taraf Yapay Zekâ Asistanlarını Engelleyen Uygulamalarına İlişkin İtiraz Bildirimi Gönderdi

Komisyon, Meta’nın üçüncü taraf yapay zekâ asistanlarının WhatsApp üzerinden kullanıcılara erişimini engelleyerek rekabet kurallarını ihlal ettiğine ilişkin ön değerlendirmesini içeren bir “İtiraz Bildirimi” gönderdi. Komisyon, Meta’nın bu uygulama ile özellikle tüketici iletişim uygulamaları pazarındaki hâkim konumunu kötüye kullanmış olabileceğini değerlendirdi.

Meta, WhatsApp koşullarında yaptığı değişiklikle üçüncü taraf yapay zekâ asistanlarını platformdan fiilen çıkararak, 2026 itibarıyla yalnızca kendi aracı Meta AI’ın kullanımına izin vermişti. Komisyonun tespitlerine göre, WhatsApp’ın yapay zekâ asistanları için önemli bir erişim noktası teşkil ettiği ve üçüncü taraf hizmetlerin platformdan dışlanmasının rekabet üzerinde ciddi ve telafi edilemez etkiler doğurabileceği belirtildi. Bu kapsamda, söz konusu uygulamaların ciddi ve telafi edilemez rekabet zararları doğurma riski taşıdığı ifade edilerek gerekli görülmesi halinde geçici tedbir uygulanabileceği vurgulandı.

İtiraz Bildirimi, İtalya Rekabet Otoritesi’nin (“AGCM”) aynı konuda aldığı tedbir kararı nedeniyle İtalya hariç olmak üzere Avrupa Ekonomik Alanı’nı kapsamaktadır. Süreç devam etmekte olup, Meta’nın Komisyonun tespitlerine yanıt verme hakkı bulunmaktadır.

Basın açıklamasının tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Avrupa Birliği ile Birleşik Krallık Rekabet İşbirliği Anlaşması’nı İmzaladı

Avrupa Birliği (“AB”) ile Birleşik Krallık (“BK”), rekabet hukuku alanında iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan AB-BK Rekabet İşbirliği Anlaşmasını imzaladı. Söz konusu anlaşma, 2021 yılında yürürlüğe giren AB-BK Ticaret ve İşbirliği Anlaşması’ndan bu yana imzalanan ilk tamamlayıcı anlaşma olmasının yanı sıra Brexit sonrasında yalnızca rekabet hukuku alanındaki iş birliğine odaklanan ilk AB-BK anlaşması olma özelliğini taşımaktadır. 

Anlaşma kapsamında Avrupa Komisyonu, AB üye devletlerinin rekabet otoriteleri ve Birleşik Krallık Rekabet ve Piyasalar Otoritesi (“CMA”) arasında özellikle rekabet ihlalleri ve birleşme/devralma incelemelerinde bilgi paylaşımının artırılması ve uygulama faaliyetlerinin koordine edilmesi öngörülmektedir. 

Anlaşmada ayrıca, paylaşılan bilgilerin gizliliğinin korunmasına ilişkin güvencelere yer verilmiş olup gizli bilgilerin paylaşımı ilgili teşebbüslerin açık rızasına bağlanmıştır. Anlaşmanın yürürlüğe girmesi için AB tarafında Konsey kararı ve Avrupa Parlamentosunun onayı beklenmektedir.

Basın açıklamasının tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Birleşik Krallık Rekabet Otoritesi, Otel Zincirleri Hakkında Bilgi Değişimi Soruşturması Başlattı

CMA, rakip otel zincirleri Hilton, IHG Hotels ve Marriott arasında CoStar’a ait otel veri analiz aracı STR aracılığıyla rekabete duyarlı bilgilerin paylaşıldığı şüphesiyle soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında söz konusu üç otel zinciriyle birlikte veri analiz sağlayıcısı CoStar da inceleme altına alındı.

CMA, üçüncü taraf bir veri analiz sağlayıcısı aracılığıyla dahi olsa rakip şirketler arasında rekabete duyarlı bilgi değişiminin, şirketlerin birbirlerinin davranışlarını öngörmesini kolaylaştırarak piyasa davranışlarının koordine edilmesine ve rekabetin zayıflamasına yol açabileceğini değerlendirmektedir. 

Basın açıklamasının tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

İtalya Rekabet Otoritesi, İş Gücü Piyasasında Olası Kartel İçin İlk Soruşturmasını Başlattı

İtalya Rekabet Otoritesi (“AGCM”), ihbar platformuna yapılan bir şikâyet üzerine Akkodis Italy, Coesia, G.D., I.E.M.A., I.M.A., S.I.A. ve SPAIQ şirketleri hakkında otomatik paketleme makinesi validasyon uzmanlarının istihdamına ilişkin pazarda olası rekabet karşıtı anlaşma iddiaları kapsamında soruşturma başlattı. AGCM, daha önce soruşturma yürütülen teşebbüslerden birinde çalışmış olan uzmanların istihdam edilmemesi yönünde koordinasyon içinde hareket etmiş olunduğu şüphesi taşımaktadır. İş gücü piyasasında rekabeti kısıtlayıcı anlaşmalara ilişkin başlatılan bu soruşturma, AGCM’nin bu alandaki ilk soruşturması olması bakımından önem taşımaktadır.

Basın açıklamasının tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Almanya Rekabet Otoritesi, Amazon’un Fiyat Kontrol Mekanizmalarını Yasakladı ve Kazanç İadesine Hükmetti

Almanya Federal Rekabet Otoritesi (“Bundeskartellamt”), Amazon’un Almanya’daki Amazon Marketplace platformunda üçüncü taraf satıcıların fiyatlarını etkilemesine imkân tanıyan bazı fiyat kontrol mekanizmalarını rekabet hukuku ihlali olarak değerlendirerek yasakladı. Söz konusu karar, yukarıda ele alınan Kurulun Amazon kararına benzer şekilde platformların algoritmik mekanizmalar aracılığıyla satıcı fiyatları üzerinde oluşturduğu etkilerin rekabet hukuku perspektifinden değerlendirilmesi bakımından dikkat çekmektedir.

Bundeskartellamt, Amazon’un çeşitli algoritmik mekanizmalar aracılığıyla satıcı fiyatlarını izlediğini ve fiyatların belirli seviyelerin üzerinde olması hâlinde ilgili tekliflerin görünürlüğünü sınırlayabildiğini veya tamamen kaldırabildiğini tespit etti. Söz konusu kontrol mekanizmalarının şeffaf olmayan kurallara dayandığı ve satıcıların hangi koşullarda tekliflerinin görünmez hale geleceğini öngöremedikleri değerlendirildi. Otoriteye göre bu uygulama, satıcıların fiyatlarını bağımsız biçimde belirleme özgürlüğünü sınırlayarak rekabeti olumsuz etkileyebilmektedir.

Bundeskartellamt ayrıca, 2023 yılında Alman Rekabet Kanunu’nda yapılan ve rekabet otoritesine ihlalden elde edilen ekonomik kazancın iadesini talep etme yetkisi tanıyan reform sonrasında bu yetkiyi ilk kez kullanarak Amazon’un rekabete aykırı davranışı sonucunda elde ettiği ekonomik kazancın yaklaşık 59 milyon Euro tutarındaki kısmının geri alınmasına hükmetti.

Basın açıklamasının tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Avrupa Komisyonu, Mars’ın Kellanova’yı Devralma İşlemini Koşulsuz Olarak Onayladı

Avrupa Komisyonu, Mars Incorporated’ın yaklaşık 36 milyar dolar değerindeki Kellanova devralma işlemini nihai incelemenin ardından 8 Aralık 2025 tarihinde koşulsuz olarak onayladı.

Komisyon, birleşme sonrasında Mars’ın genişleyen ürün portföyü aracılığıyla perakendeciler karşısında daha güçlü bir pazarlık konumuna geleceği ve bunun fiyatlara yansıyacağı iddiasını inceledi. Tüketici anketleri ve NielsenIQ panel verilerine dayanan analizde, Mars ve Kellanova ürünlerinin raflardan kaldırıldığı durumlarda tüketicilerin büyük çoğunluğunun market değiştirmediği; alternatif ürünlere yöneldiği veya satın almaktan vazgeçtiği görüldü. Bu tespitler doğrultusunda Komisyon, birleşmenin tarafların pazarlık gücünü anlamlı ölçüde artırmayacağı ve etkin rekabeti önemli ölçüde engellemeyeceği sonucuna vardı.

Karar, portföy etkilerine dayalı zarar teorilerinin değerlendirilmesinde ampirik verilerin ve somut piyasa gözlemlerinin belirleyici rol oynadığını ortaya koymasıyla sektördeki benzer işlemler açısından önemli bir referans niteliği taşımaktadır.

Karara ilişkin Avrupa Komisyonu’nun açıklamalarına buradan ulaşabilirsiniz.

Fransa Rekabet Otoritesi, 2025 Yılı Rekabet Hukuku Uygulamalarını Özetledi

Fransa Rekabet Otoritesi (“AdlC”), 2025 yılına ilişkin rekabet hukuku uygulamalarının özetini kamuoyuyla paylaştı. AdlC, yıl içinde verdiği dokuz rekabet ihlali kararında toplam 379 milyon avro tutarında idari para cezası uyguladı. 

Öne çıkan kararlar arasında iOS terminalleri üzerindeki mobil uygulama reklamcılığı sektöründe hâkim durumun kötüye kullanılması (150 milyon Euro), iş gücü devrini engelleyen anlaşmalar (29,5 milyon Euro) ve Korsika’daki akaryakıt dağıtım sektöründe rekabete aykırı anlaşma (187,4 milyon Euro) yer aldı. Birleşme ve devralma izinleri bakımından AdlC, 2024 yılına kıyasla %11 artışla 328 işlem hakkında karar verdi ve bu işlemlerin toplam değeri 31 milyar avroyu aştı.

AdlC ayrıca yıl boyunca yayımladığı görüşler kapsamında çeşitli sektörlerdeki rekabet koşullarını değerlendirmiş; tüketici ürün ve hizmet derecelendirme sistemleri ile yapay zekânın enerji ve çevresel etkilerini rekabet hukuku bakımından analiz etmiştir.

Basın açıklamasının tam metnine buradan ulaşabilirsiniz. 

İrlanda Rekabet Otoritesi, 2025 Yılı Birleşme ve Devralma Raporu’nu Yayımladı

İrlanda Rekabet ve Tüketiciyi Koruma Komisyonu (“CCPC”), 2025 yılına ilişkin Birleşme ve Devralma Raporu’nu yayımladı. Anılan rapora göre, 2025 yılında 90 işlem bildirilmiş olup bu sayı 2023 yılına kıyasla yaklaşık %32 artış göstermiştir. İncelenen işlemlerin yaklaşık üçte ikisi basitleştirilmiş bildirim prosedürü kapsamında sonuçlandırılmış ve bu kapsamda verilen kararların ortalama süresi yaklaşık 12,5 iş günü olarak gerçekleşmiştir.

Raporda; telekomünikasyon, perakende akaryakıt, konaklama, atık yönetimi ve toptan gıda tedariki gibi sektörlerde rekabet endişelerini gidermek amacıyla bazı işlemler bakımından yapısal ve davranışsal taahhütler alındığı ifade edildi. CCPC ayrıca 2025 yılında işlem incelemelerine odaklanan ayrı bir Birleşme ve Devralmalar Birimi kurduğunu da duyurdu.

Raporun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Hollanda Rekabet Otoritesi, Sabit Geniş Bant Hizmetlerinde Şeffaflık Sorunlarını Tespit Etti

Hollanda Tüketici ve Piyasalar Otoritesi (“ACM”), sabit geniş bant internet hizmetlerine ilişkin yürüttüğü sektör incelemesinde pasif sözleşme yenilemelerinden kaynaklanan fiyat artışlarını ve yetersiz bilgilendirme uygulamalarını tespit etti. ACM, özellikle süresi dolmasına rağmen otomatik olarak yenilenen sözleşmeler kapsamında tüketicilerin daha yüksek ücretlerle karşılaşabildiğini ve bu durumun tüketicilerin sözleşme koşulları hakkında yeterince bilgilendirilmemesinden kaynaklandığını değerlendirdi.

ACM, sağlayıcıların tüketicilere sözleşme bitiş tarihleri, yenileme seçenekleri ve fiyat değişiklikleri konusunda daha açık ve şeffaf bilgi sunmaları gerektiğini vurgulayarak bu kapsamda sağlayıcılara yönelik rehberin yaz aylarına kadar yayımlanacağını duyurdu.

Duyurunun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Bülteni pdf formatında indirmek için tıklayınız.

Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın bu makale kullanılamaz, çoğaltılamaz, kopyalanamaz, yayımlanamaz, dağıtılamaz veya başka bir suretle yayılamaz. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın oluşturulan içerikler takip edilmekte olup, hak ihlalinin tespiti halinde yasal yollara başvurulacaktır.

Diğer İçerikler

Rekabet Hukuku Bülteni - 2025 4. Çeyrek
Yayınlar
Rekabet Hukuku Bülteni - 2025 4. Çeyrek

Yazarlar: Av. Ecem Süsoy Uygun, Av. Anıl Acar, Av. Yiğit Alp Aslan, Av. Elvan Galatalı, Stj. Av. Yağmur Bayiz

Rekabet Hukuku 23.02.2026
Rekabet Hukuku Bülteni - 2025 3. Çeyrek
Yayınlar
Rekabet Hukuku Bülteni - 2025 3. Çeyrek

Yazarlar: Av. Ecem Süsoy Uygun, Av. Anıl Acar, Av. Elvan Galatalı, Stj. Av. Ömer Karakaya, Stj. Av. Fuat Sarı

Rekabet Hukuku 10.11.2025
Rekabet Hukuku Bülteni - 2025 2. Çeyrek
Yayınlar
Rekabet Hukuku Bülteni - 2025 2. Çeyrek

Yazarlar: Av. Anıl Acar, Av. Aslı Su Çoruk, Av. Nil Zeren Özdemir, Av. Elvan Galatalı, Stj. Av. Beril Cimitoğlu, Stj. Av. Melis Ünlü

Rekabet Hukuku 09.07.2025
Rekabet Hukuku Bülteni - 2025 1. Çeyrek
Yayınlar
Rekabet Hukuku Bülteni - 2025 1. Çeyrek

Yazarlar: Av. Ecem Süsoy Uygun, Av. Merve Bakırcı, Av. Aslı Su Çoruk, Av. Elvan Galatalı, Av. Nil Zeren Özdemir, Stj. Av. Orhan Emin Erdem, Stj. Av. Mert Kaan Gümüş

Rekabet Hukuku 07.04.2025
Rekabet Hukuku Bülteni 2024 Yılı Temmuz-Aralık Dönemi
Yayınlar
Rekabet Hukuku Bülteni 2024 Yılı Temmuz-Aralık Dönemi

Yazarlar: Av. Mert Karamustafaoğlu, Av. Merve Bakırcı, Av. Aslı Su Çoruk, Av. Elvan Galatalı, Stj. Av. Zeynep Beyza Bulgurcu

Rekabet Hukuku 03.02.2025
İş Gücü Piyasalarına İlişkin Kılavuz İçin Kontrol Listesi
Yayınlar
İş Gücü Piyasalarına İlişkin Kılavuz İçin Kontrol Listesi

Rekabet ve Uyum ekibimiz, Rekabet Kurumu'nun geçtiğimiz günlerde yayımladığı İş Gücü Piyasalarına İlişkin Kılavuz kapsamında bir kontrol listesi hazırladı. İlgili kontrol listesi, şirketlerin; çalışan ayartmama anlaşmaları, ücret tespiti düzenlemeleri, bilgi değişimi uygulamaları ve rekabet yasağı hükümlerini Kılavuz doğrultusunda gözden geçirmelerine yardımcı olmayı amaçlamaktadır...

Rekabet Hukuku 07.01.2025
Rekabet Hukuku Bülteni 2024 Yılı Ocak-Haziran Dönemi
Yayınlar
Rekabet Hukuku Bülteni 2024 Yılı Ocak-Haziran Dönemi

Yazarlar: Av. Mert Karamustafaoğlu, Av. Merve Bakırcı, Av. Aslı Su Çoruk, Av. Nil Zeren Özdemir, Stj. Av. Elvan Galatalı

Rekabet Hukuku 06.08.2024
2023 Yılı İlaç Sektörü Raporu
Yayınlar
2023 Yılı İlaç Sektörü Raporu

Yazarlar: Av. Merve Bakırcı, Stj. Av. Elvan Galatalı

Rekabet Hukuku 10.05.2024
2023 Yılı Rekabet Hukuku Raporu
Yayınlar
2023 Yılı Rekabet Hukuku Raporu

Yazarlar: Av. Mert Karamustafaoğlu, Av. Merve Bakırcı, Av. Can Yıldız, Av. Aslı Su Çoruk, Stj. Av. İlayda Salkım

Rekabet Hukuku 01.02.2024
2022 Yılı Rekabet Hukuku Raporu
Yayınlar
2022 Yılı Rekabet Hukuku Raporu

Yazarlar: Av. Mert Karamustafaoğlu, Av. Merve Bakırcı, Av. Can Yıldız, Av. Aslı Su Çoruk

Rekabet Hukuku 24.01.2023
2021 Yılı Rekabet Hukuku Raporu
Yayınlar
2021 Yılı Rekabet Hukuku Raporu

Yazarlar: Av. Mert Karamustafaoğlu, Av. Ecem Süsoy Uygun, Av. Aslı Su Çoruk

Rekabet Hukuku 27.01.2022
Rekabet Kurulu Kararları Işığında Bankacılık Sektöründe Bilgi Değişimi
Yayınlar
Rekabet Kurulu Kararları Işığında Bankacılık Sektöründe Bilgi Değişimi

Yazarlar: Av. Mert Karamustafaoğlu, Av. Merve Bakırcı

Rekabet Hukuku 2021

Yaratıcı hukuk çözümleri için iletişime geçin.