ÇSY Bülteni 2026 3. Çeyrek
Yazarlar: Av. Ecem Süsoy Uygun, Av. Yiğit Alp Aslan, Av. Orhan Emin Erdem, Stj. Av. Yağmur Bayiz, Stj. Av. Emre Gürdal
Türkiye’deki Önemli Gelişmeler ve Düzenlemeler
Ulusal Yeşil Finans Stratejisi ve Eylem Planı Yayımlandı
Hazine ve Maliye Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan Ulusal Yeşil Finans Stratejisi ve Eylem Planı (2026-2029) (“Strateji ve Eylem Planı”) 04.07.2026 tarihinde kamuoyuyla paylaşıldı[1]. Strateji ve Eylem Planı ile Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda yeşil finansman ekosisteminin güçlendirilmesi, uluslararası finansman kaynaklarına erişimin kolaylaştırılması ve finansal kaynakların sürdürülebilir ekonomik faaliyetlere yönlendirilmesi amaçlanır.
Strateji ve Eylem Planı, 7552 sayılı İklim Kanunu’nun (“İklim Kanunu”) finansman mekanizmalarına uyumlu olarak; (i) şeffaf ve ölçülebilir bir yeşil finans ekosistemi için gerekli altyapının oluşturulması, (ii) yeşil finans alanında kurumsal kapasite ile insan kaynağının güçlendirilmesi ve (iii) yeşil finansın gelişimine yönelik piyasa mekanizmalarının oluşturulması olmak üzere üç temel amaç altında 11 hedef ve 45 eylem içerir.
Öne çıkan eylemler arasında Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği’nin (“Taksonomi Yönetmeliği”) yayımlanması, sigorta şirketlerinin yeşil varlıklara yatırım yapmasını teşvik edecek mevzuat düzenlemelerinin gerçekleştirilmesi, Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları’nın (“TSRS”) kullanımının yaygınlaştırılması ve güvence denetimi standartlarına ilişkin sistemin güçlendirilmesi yer alır. Ayrıca Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi’nin (“TR ETS”) uygulamaya alınması, yeşil, sürdürülebilir ve sosyal sermaye piyasası araçlarına ilişkin rehberlerin hazırlanması ve yeşile boyamayı (greenwashing) önlemeye yönelik sektörel rehberlerin geliştirilmesi öngörülür. Strateji ve Eylem Planı kapsamında belirlenen eylemler için hedef yıllar, sorumlu kurumlar ve performans göstergeleri tanımlanarak 2026-2029 döneminde yeşil finans ekosisteminin gelişiminin izlenmesine yönelik bir çerçeve oluşturulur.
Yerel İklim Değişikliği Eylem Planları ile İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulları Hakkında Yönetmelik Yürürlüğe Girdi
04.08.2026 tarihli ve 33330 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yerel İklim Değişikliği Eylem Planları ile İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulları Hakkında Yönetmelik (“Yönetmelik”), il ölçeğinde hazırlanacak yerel iklim değişikliği eylem planlarına (“YİDEP”) ve il iklim değişikliği koordinasyon kurullarına (“İl İDKK”) ilişkin usul ve esasları düzenler[2].
Yönetmelik uyarınca her ilde, sera gazı emisyonlarının azaltılması ve iklim değişikliğine uyum sağlanması amacıyla YİDEP hazırlanır. Planlar; iklim risk değerlendirmelerini, sera gazı envanterlerini, azaltım ve uyum hedeflerini ve bu hedeflere yönelik eylemleri içerir. Valinin koordinasyonunda ilgili yerel yönetimlerce hazırlanan YİDEP’ler, İl İDKK tarafından karara bağlanır. YİDEP’lerin uygulanması yıllık olarak izlenir.
İl İDKK’ların 31.12.2026 tarihine kadar kurulması, 2028–2032 dönemini kapsayan ilk YİDEP’lerin ise 31.12.2027 tarihine kadar karara bağlanması gerekir. Gerekli görülmesi hâlinde YİDEP’lerin karara bağlanması Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından bir yıla kadar uzatılabilir.
Sermaye Piyasası Kurulu, Yeşil, Sürdürülebilir ve Sosyal Sermaye Piyasası Araçlarına İlişkin Yeni Rehberleri Kabul Etti
Sermaye Piyasası Kurulu (“SPK”), 13.08.2026 tarihli ve i-SPK 128.29 (49/1500) sayılı İlke Kararı (“İlke Kararı”) ile Yeşil, Sürdürülebilir ve Sosyal Sermaye Piyasası Araçları Rehberi (“Yeşil ve Sosyal Araçlar Rehberi”) ve Sürdürülebilirlik Bağlantılı Sermaye Piyasası Araçları Rehberi’ni (“Sürdürülebilirlik Bağlantılı Araçlar Rehberi”) kabul etti[3]. Rehberler, SPK’nın 24.02.2022 tarihli ve i-SPK 128.18 sayılı İlke Kararı ile kabul edilen Yeşil Borçlanma Aracı, Sürdürülebilir Borçlanma Aracı, Yeşil Kira Sertifikası, Sürdürülebilir Kira Sertifikası Rehberi’nin kapsamını genişleterek hazırlandı[4] .
Yeşil ve Sosyal Araçlar Rehberi ile yeşil ve sürdürülebilir borçlanma araçları ve kira sertifikalarının yanı sıra sosyal fayda sağlamayı amaçlayan projelerin finansmanı da kapsama alınarak sosyal sermaye piyasası araçlarının ihracına imkân tanındı. Sürdürülebilirlik Bağlantılı Araçlar Rehberi ile ise sürdürülebilirlik bağlantılı sermaye piyasası araçlarının ihracına ilişkin esaslar belirlendi. Bu kapsamda ölçülebilir sürdürülebilirlik hedefleri ve performans göstergeleri belirlenmesi ile dış değerlendirme yapılması teşvik edilirken, hedeflere ulaşılmasına bağlı olarak araçların kupon ödemelerinde veya diğer finansal ve yapısal özelliklerinde değişiklik yapılabilmesine imkân tanındı.
İlke Kararı ile rehberler kapsamındaki sermaye piyasası araçlarının ihracında alınacak SPK ücretlerinde %50 oranında indirim uygulanmasına karar verildi. Kira sertifikaları bakımından söz konusu indirim, 24.06.2016 tarihli ve 20/710 sayılı İlke Kararı ile sağlanan mevcut indirime ek olarak uygulanır.
TR ETS Yönetmeliği Yürürlüğe Girdi
TR ETS Yönetmeliği, 27.08.2026 tarihli ve 33353 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi[5]. TR ETS Yönetmeliği ile TR ETS’nin kapsamı, sera gazı emisyonlarının izlenmesi, raporlanması ve doğrulanması, tahsisatların dağıtımı ve piyasanın işleyişine ilişkin esaslar belirlendi. Ayrıca TR ETS’nin işleyişine yönelik temel kararların alınmasından sorumlu Karbon Piyasası Kurulu’nun (“KPK”) görev ve yetkileri düzenlendi[6].
TR ETS, TR ETS Yönetmeliği’nde belirtilen faaliyetleri yürüten, kurulu kapasiteleri esas alınarak hesaplanan yıllık sera gazı emisyonları 50.000 ton karbondioksit eşdeğerini aşan Kategori B ve C tesisleri kapsar. Bu işletmelerin beş yıl geçerli sera gazı emisyon izni almaları, önceki yıla ilişkin doğrulanmış emisyon raporlarını her yıl 30 Nisan’a kadar sunmaları ve emisyonlarına karşılık gelen tahsisatları yükümlülük yılının Kasım ayının son iş gününe kadar teslim etmeleri gerekir.
TR ETS Yönetmeliği, tahsisatların ücretsiz dağıtılmasına veya ihale yoluyla satışına ve ikincil piyasalarda alım satımına imkân tanır. TR ETS kapsamındaki işletmelerin 09.07.2025 tarihinden itibaren üç yıl içerisinde emisyon izni almaları öngörülürken, pilot uygulama kapsamındaki işletmelerin ilk İzleme Metodolojisi Planlarını, süre uzatılmadığı takdirde 27.10.2026 tarihine kadar sunmaları gerekir. TR ETS Yönetmeliği’ne aykırılık halinde İklim Kanunu’ndaki idari yaptırımlar uygulanır.
Taksonomi Yönetmeliği Yürürlüğe Girdi
Taksonomi Yönetmeliği, 24.09.2026 tarihli ve 33380 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi[7]. Taksonomi Yönetmeliği, sürdürülebilir ekonomik faaliyetlerin desteklenmesi, sürdürülebilir yatırımların teşvik edilmesi ve yeşile boyamanın önlenmesi amacıyla Türkiye Yeşil Taksonomisi’ne ilişkin esasları belirler.
Taksonomi Yönetmeliği’nin ekinde sayılan faaliyetler “uygun ekonomik faaliyet” olarak sınıflandırılır. Bunların “uyumlu ekonomik faaliyet” sayılabilmesi için (i) altı çevresel hedeften[8] en az birine önemli ölçüde katkı sağlaması, (ii) diğer hedeflere önemli zarar vermemesi ve (iii) asgari sosyal koruma önlemlerine uyması gerekir. Bu şartlar, İklim Değişikliği Başkanlığı (“Başkanlık”) tarafından belirlenen teknik tarama kriterlerine göre değerlendirilir.
Taksonomi Yönetmeliği kapsamında ekonomik faaliyet yürüten kurum ve işletmeler gönüllü raporlama yapabilirken; bankalar, aracı kurumlar, yatırım ortaklıkları, portföy yönetim şirketleri ile sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri için raporlama yükümlülüğü öngörülür. Ancak finansal kuruluşlar 01.01.2029 tarihine kadar bu yükümlülükten muaftır. Raporlamada hasılat, yatırım harcamaları ve işletme giderlerine ilişkin performans göstergeleri esas alınır; yükümlülüklere aykırılık halinde İklim Kanunu’ndaki idari yaptırımlar uygulanır.
Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu, TSRS 2’de Sera Gazı Emisyonlarının Açıklanmasına İlişkin Değişiklik Yaptı
Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu, 22.07.2026 tarihli ve 75935942-050.01.04-[01/44275] sayılı Kurul Kararı ile TSRS 2 kapsamında sera gazı emisyonlarının açıklanmasına ilişkin değişiklikleri kabul etti[9]. 28.07.2026 tarihli ve 33323 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişikliklerle, sera gazı emisyonlarının ölçümü ve raporlanmasında belirli esneklikler sağlandı.
Varlık yönetimi, ticari bankacılık ve sigortacılık faaliyetlerinde bulunan işletmelerin, Kapsam 3 emisyonları kapsamındaki finanse edilen emisyonların hesaplanmasında türev araçlarla ilişkili emisyonları hariç tutmalarına imkân tanındı. Ayrıca yetkili makam veya ilgili borsanın zorunlu kılması halinde farklı emisyon ölçüm yöntemleri ve küresel ısınma potansiyeli değerlerinin kullanılmasına izin verildi. Ticari bankacılık ve sigortacılık faaliyetlerinde sektörel sınıflandırma sistemlerinin seçiminde de esneklik sağlandı. Değişiklikler, 01.01.2027 tarihinde veya sonrasında başlayan raporlama dönemlerinde uygulanacak olup erken uygulama mümkündür.
KPK, TR ETS Pilot Uygulama Dönemine İlişkin İlk Kararlarını Açıkladı
Başkanlık, 03.09.2026 tarihinde KPK’nın TR ETS’nin pilot uygulama dönemine ilişkin KPK/2026/1 sayılı kararlarını duyurdu[10]. Kararlar uyarınca pilot uygulama dönemi, 2026 ve 2027 yıllarına ait emisyonları kapsayacak şekilde belirlendi ve elektrik üretimi, çimento, demir-çelik, alüminyum ve gübre sektörlerindeki Kategori B ve C tesisleri uygulama kapsamına alındı. Ana faaliyeti bu sektörlerde bulunmayan belirli elektrik üretim tesisleri ile doğal gaz ve ham petrol boru hatlarına ilişkin belirli üniteler kapsam dışında bırakıldı.
Pilot uygulama kapsamında işletmeler 2026 yılında yalnızca raporlama yükümlülüğüne tabidir. Fiyat mekanizmasının ise 2027 yılı itibarıyla başlatılmasına karar verildi. Ayrıca pilot dönem için tüm sektörlerde kıyas yöntemine göre ücretsiz tahsisat oranı %100 olarak belirlendi. Kıyas değerinin elektrik üretimi dışındaki sektörlerde tesislerin ağırlıklı genel ortalamasına, elektrik üretiminde ise santrallerin geçmiş beş yıllık ağırlıklı ortalama emisyon yoğunluğuna göre hesaplanması kararlaştırıldı.
AB’deki Önemli Gelişmeler ve Düzenlemeler
Avrupa Komisyonu, Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartlarını Sadeleştirdi ve Gönüllü Raporlama Standardını Kabul Etti
Avrupa Komisyonu (“Komisyon”), 03.07.2026 tarihinde, Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları’nı (European Sustainability Reporting Standards – “ESRS”) sadeleştiren ve zorunlu sürdürülebilirlik raporlaması kapsamı dışında kalan işletmeler için gönüllü raporlama standardı oluşturan iki ayrı yetki devrine dayanan tüzüğü kabul etti[11]. Omnibus I sadeleştirme paketi kapsamında kabul edilen düzenlemeler, sürdürülebilirlik açıklamalarının niteliğini korurken işletmelerin raporlama yükümlülüklerinden kaynaklanan idari ve mali yüklerini azaltmayı amaçlar.
ESRS’yi değiştiren düzenlemeyle zorunlu veri noktalarının sayısı %60’ın, toplam veri noktalarının sayısı ise %70’in üzerinde azaltıldı. Ayrıca önemlilik değerlendirmesinin sadeleştirilmesi, açıklama yükümlülüklerinde esneklik sağlanması ve uluslararası raporlama standartlarıyla uyumun artırılması öngörüldü. Revize edilen ESRS, 01.01.2027 tarihinde veya sonrasında başlayan hesap dönemlerinde uygulanacak olup işletmelerin 2026 hesap döneminde de yeni standartları tercih etmesine imkân tanınır.
Mevcut düzenlemeyi tamamlayan diğer düzenlemeyle, zorunlu sürdürülebilirlik raporlaması kapsamında bulunmayan ve önceki hesap döneminde ortalama çalışan sayısı 1.000’i aşmayan işletmelerin kullanımına yönelik gönüllü bir raporlama standardı kabul edildi. Standart, çevresel, sosyal ve yönetişim (“ÇSY”) konularına ilişkin açıklamaları içeren Temel Modül ile bankalar, yatırımcılar ve kurumsal müşterilerin ilave bilgi ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlayan Kapsamlı Modülden oluşur. Bu çerçevede işletmelerin sürdürülebilirlik performanslarını daha ölçülü ve standartlaştırılmış bir yöntemle raporlamaları, finansmana erişimlerinin kolaylaştırılması ve değer zincirindeki bilgi taleplerinin sınırlandırılması amaçlanır.
Her iki düzenleme de Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi’nin incelemesine sunulacak olup inceleme süresi iki ay, gerektiğinde ise dört aya kadar uzayabilecektir.
Komisyon, Avrupa Birliği Emisyon Ticaret Sisteminin Revizyonuna İlişkin Direktif Teklifini Yayımladı
Komisyon, 17.07.2026 tarihinde, Avrupa Birliği Emisyon Ticaret Sistemi’nin (“AB ETS”) 2031–2040 dönemine ilişkin kurallarını yeniden düzenlemeyi amaçlayan direktif teklifini (“Teklif”) yayımladı[12]. Teklif, AB’nin 2040 yılına kadar sera gazı emisyonlarını 1990 miktarına kıyasla net %90 azaltma hedefi doğrultusunda, emisyon azaltım yükümlülükleri ile sanayinin rekabet gücü arasında denge kurulmasını amaçlar.
Teklif kapsamında, emisyon üst sınırının yıllık azaltım oranının 2031–2035 döneminde %3,7’ye, 2036–2040 döneminde ise belirli koşullara bağlı olarak %1,7’ye veya %2,7’ye düşürülmesi öngörülür. Ayrıca uluslararası karbon kredileri ve kalıcı karbon giderimlerinin sisteme dâhil edilmesi, havacılık ve deniz taşımacılığında kapsamın genişletilmesi ve belediye atıklarının yakılmasından kaynaklanan emisyonların aşamalı olarak AB ETS kapsamına alınması önerilir.
Teklif, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (“SKDM”) kapsamındaki sektörlerde ücretsiz emisyon tahsisatlarının kaldırılmasına ilişkin sürenin 2034’ten 2038’e uzatılmasını da içerir. Bunun yanında, ücretsiz tahsisatlardan yararlanan belirli tesisler için karbonsuzlaştırma yatırım planları hazırlanması ve sanayinin dönüşümünü desteklemek üzere yeni finansman mekanizmaları oluşturulması öngörülür.
Komisyon, SKDM Kesin Uygulama Dönemine İlişkin Rehberler Yayımladı
Komisyon, 14.08.2026 tarihinde SKDM’nin 01.01.2026 tarihinde başlayan kesin uygulama dönemine ilişkin 10 adet rehber yayımladı[13]. Rehberler, SKDM mevzuatındaki yükümlülüklerin uygulanmasını açıklığa kavuşturmayı ve özellikle AB dışındaki tesis işletmecilerine yol göstermeyi amaçlar.
Rehberlerde geçiş döneminden kesin uygulama dönemine geçişle birlikte değişen kurallar, ilgili tarafların yükümlülükleri, gömülü emisyonların hesaplanması ve raporlanması ile teslim edilecek SKDM sertifikası sayısının belirlenmesinde dikkate alınacak ücretsiz tahsis düzeltmesi ele alınır. Ayrıca yıllık toplam ithalat miktarı 50 tonu aşmayan ithalatçılara tanınan muafiyetin elektrik ve hidrojen ithalatına uygulanmadığı açıklanır.
AB dışındaki tesis işletmecileri bakımından emisyon izleme planlarının hazırlanması, emisyon verilerinin akredite doğrulayıcılar tarafından doğrulanması ve izleme kayıtlarının en az altı yıl saklanması gibi gereklilikler açıklığa kavuşturulur. Rehberler, emisyonların belirlenmesinde kullanılacak verilerin toplanması, üretim süreçlerinin sınırlarının belirlenmesi ile doğrudan ve dolaylı emisyonların hesaplanması gibi teknik konulara da açıklık getirir. Bunun yanında çimento, gübre, demir-çelik, alüminyum, hidrojen ve elektrik sektörlerine özgü rehberlerde, ilgili üretim süreçleri ile emisyon izleme ve raporlama yöntemleri uygulamalı örneklerle açıklanır.
Rehberler, özellikle SKDM kapsamındaki ürünleri AB pazarına ihraç eden üçüncü ülke üreticilerinin emisyon verilerini doğru şekilde hazırlamaları ve AB'deki ithalatçıların raporlama yükümlülüklerini yerine getirmelerine destek olmaları bakımından önem taşır.
Komisyon, SKDM Kapsamında Doğrulama ve Akreditasyona İlişkin Rehber Yayımladı
Komisyon, 14.08.2026 tarihinde yayımladığı SKDM rehberlerini takiben, 24.08.2026 tarihinde kesin uygulama dönemi kapsamında doğrulama ve akreditasyon süreçlerine ilişkin ayrı bir rehber yayımladı[14]. Rehber, özellikle AB’ye ithal edilen SKDM kapsamındaki malları üreten AB dışındaki tesislerin emisyon verilerinin doğrulanması sürecini detaylandırır. Bu kapsamda, emisyon raporlarını doğrulayacak kuruluşlar ile bunların akreditasyonundan ve gözetiminden sorumlu ulusal akreditasyon kuruluşlarının yükümlülüklerini açıklığa kavuşturur.
Komisyon, doğrulama ve akreditasyon rehberinden ayrı olarak, doğrulayıcıların 01.09.2026 tarihinden itibaren SKDM Sicili’ne erişimine yönelik başvuru ve kayıt süreçlerini açıklayan uygulama dokümanlarını da yayımladı[15]. Buna göre doğrulayıcıların öncelikle ilgili ulusal akreditasyon kuruluşundan akreditasyon alması, ardından SKDM Sicili’ne erişim için başvuruda bulunması gerekir. Erişim yetkisi, akreditasyon durumunun kontrol edilmesinin ardından ilgili ulusal yetkili makam tarafından verilir.
Doğrulayıcıların, akreditasyonlarını takip eden iki ay içerisinde ve her hâlükârda 01.09.2026 tarihinden önce olmamak üzere SKDM Sicili’ne kayıt yaptırması gerekir. Ocak 2027’den itibaren doğrulama raporları SKDM Sicili üzerinden düzenlenecek ve böylece ithalatçılar, SKDM beyanlarında doğrulanmış fiilî emisyon verilerini kullanabilecek.
ÇSY Derecelendirme Faaliyetlerinin Şeffaflığı ve Bütünlüğüne İlişkin Tüzük Uygulanmaya Başladı ve İkincil Düzenlemeler Yayımlandı
ÇSY Derecelendirme Faaliyetlerinin Şeffaflığı ve Bütünlüğüne İlişkin (AB) 2024/3005 sayılı Tüzük (“Tüzük”), 02.07.2026 tarihinde uygulanmaya başladı[16]. ÇSY derecelendirmelerinin güvenilirliğini, şeffaflığını ve karşılaştırılabilirliğini artırmayı amaçlayan Tüzük, AB’de faaliyet gösteren ÇSY derecelendirme sağlayıcılarının Avrupa Menkul Kıymetler ve Piyasalar Otoritesi (The European Securities and Markets Authority – “ESMA”) tarafından yetkilendirilmesini ve denetlenmesini öngörür. AB dışında yerleşik sağlayıcıların ise eşdeğerlik, onaylama veya tanınma mekanizmaları aracılığıyla AB pazarında faaliyet göstermesine imkân tanır.
Tüzük kapsamında derecelendirme sağlayıcılarının kullandıkları metodolojileri, temel varsayımları, bilgi kaynaklarını ve derecelendirmelerde dikkate alınan ÇSY faktörlerinin ağırlıklarını açıklamaları gerekir. Ayrıca derecelendirme faaliyetlerinin bağımsızlığının korunması, çıkar çatışmalarının önlenmesi ve derecelendirme sonuçlarının güvenilirliğinin sağlanması amacıyla organizasyonel ve yönetsel gereklilikler öngörülür. Böylece yatırımcıların ve diğer piyasa katılımcılarının ÇSY derecelendirmelerinin dayandığı yöntemleri daha iyi değerlendirebilmesi amaçlanır.
Temmuz-Eylül 2026 döneminde yayımlanan ikincil düzenlemelerle bu yükümlülüklerin uygulanmasına ilişkin ayrıntılar belirlendi[17]. Düzenlemeler; derecelendirme faaliyetlerinin diğer faaliyetlerden ayrıştırılmasına yönelik tedbirleri, kamuya ve derecelendirme kullanıcılarına yapılacak açıklamaların kapsamını, ESMA tarafından tahsil edilecek ücretleri ve idari para cezalarına ilişkin usulleri belirler. Ayrıca 01.09.2026 tarihinde yayımlanan (AB) 2026/1119 sayılı Yetki Devrine Dayanan Tüzük ile yetkilendirme ve tanınma başvurularında sunulması gereken bilgiler detaylandırılır.
Diğer Ülkelerdeki Önemli Gelişmeler ve Düzenlemeler
Birleşik Krallık Finansal Davranış Otoritesi, Borsaya Kote Şirketler İçin Birleşik Krallık Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları ile Uyumlu Nihai Kurallarını Yayımladı
Birleşik Krallık Finansal Davranış Otoritesi (Financial Conduct Authority), Eylül 2026’da yayımladığı PS26/19 sayılı politika belgesiyle, borsaya kote şirketlerin sürdürülebilirlik açıklamalarını Birleşik Krallık Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (“UK SRS”) ile uyumlu hâle getiren nihai kuralları açıkladı[18]. Yeni düzenleme, İklimle Bağlantılı Finansal Açıklamalar Görev Gücü (Task Force on Climate-related Financial Disclosures) tavsiyelerine dayanan mevcut raporlama yükümlülüklerinin yerini alacak.
Kurallar kapsamında, iklimle bağlantılı açıklamaları düzenleyen UK SRS S2 ile diğer sürdürülebilirlik konularına ilişkin UK SRS S1 için “uygula veya açıkla” yaklaşımı benimsendi. Ayrıca şirketlerin iklim geçiş planlarının bulunup bulunmadığını açıklaması ve sürdürülebilirlik açıklamalarının bağımsız güvence denetimine tabi tutulup tutulmadığına ilişkin bilgi vermesi öngörüldü. Düzenleme, payları başka bir borsada da işlem görmek üzere kote edilen şirketlerin belirli kategorilerini de kapsar.
Yeni kurallar, 01.01.2027 tarihinde veya sonrasında başlayan hesap dönemlerine uygulanacak ve ilk raporlamalar 2028 yılında gerçekleştirilecek. Şirketlere Kapsam 3 emisyon açıklamaları için bir yıllık, UK SRS S1 kapsamındaki iklim dışı açıklamalar için ise iki yıllık geçiş kolaylığı tanınır.
Kredi Piyasası Birliği, Sürdürülebilirlik Bağlantılı Kredilere İlişkin İlkelerin Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelere Uygulanmasına Yönelik Rehber Yayımladı
Kredi Piyasası Birliği (Loan Market Association), 22.09.2026 tarihinde Sürdürülebilirlik Bağlantılı Kredi İlkeleri’nin (Sustainability-Linked Loan Principles – “SLLP”) küçük ve orta büyüklükteki işletmelere (“KOBİ”) uygulanmasına yönelik bir uygulama rehberi yayımladı[19]. Rehber, KOBİ’lerin sürdürülebilirlik verilerine erişim, raporlama kapasitesi ve finansman maliyetleri bakımından karşılaştıkları güçlükleri dikkate alarak SLLP’nin mevcut gerekliliklerinin orantılı biçimde uygulanmasını amaçlar.
Rehber kapsamında, sürdürülebilirlik performans göstergelerinin belirlenmesi, performans hedeflerinin oluşturulması, kredi koşullarının yapılandırılması, raporlama ve bağımsız doğrulama süreçlerine ilişkin açıklamalara yer verilir. Özellikle yeterli geçmiş verisi bulunmayan KOBİ’ler bakımından aşamalı performans göstergelerinin kademeli olarak geliştirilmesi, mevcut raporlama sistemlerinden yararlanılması ve doğrulama süreçlerinde güvenilir üçüncü taraf verilerinin dikkate alınması gibi uygulamalar ele alınır. Ayrıca rehber, sürdürülebilirlik performansının ölçülmesi ve raporlanması için sınırlı kaynaklara sahip işletmeler açısından mevcut SLLP gerekliliklerinin işletmenin ölçeğine uygun biçimde uygulanmasına yönelik bir çerçeve sunar.
2026 Yılının Üçüncü Çeyreğinde Açılan veya Sonuçlanan Davalardan Örnekler
Avustralya’da Fiducian Investment Management Services’a Yeşile Boyama Nedeniyle 7,3 Milyon Avustralya Doları Para Cezası Verildi
Avustralya Menkul Kıymetler ve Yatırımlar Komisyonu (Australian Securities and Investments Commission – “ASIC”) tarafından Fiducian Investment Management Services Limited (“Fiducian”) aleyhine açılan dava sonucunda, Yeni Güney Galler Yüksek Mahkemesi, 11.08.2026 tarihinde Fiducian’ın 7,3 milyon Avustralya doları tutarında para cezası ödemesine karar verdi[20]. Karar, Fiducian’ın yöneticisi olduğu Diversified Social Aspirations Fund (“Fon”) kapsamında ÇSY kriterlerine ilişkin yanıltıcı açıklamalar yapması ve fon yönetimindeki özen yükümlülüğünü ihlal etmesi nedeniyle verildi.
Uyuşmazlık kapsamında Fon’un yatırımcılara sunulan bilgilendirme belgelerinde, topluma ve çevreye olumlu katkı sağlamayı amaçlayan şirketlere yatırım yapılacağı, zararlı faaliyetlerden kaçınılacağı ve yatırımların bu hedeflere uygunluğunun düzenli olarak izleneceği belirtiliyordu. Bununla birlikte Fon’un yatırım yaptığı alt fonların, Ekim 2019–Mayıs 2024 döneminde fosil yakıtlardan gelir elde eden şirketler de dâhil olmak üzere açıklanan yatırım ilkeleriyle bağdaşmayan şirketlerde yatırımlarının bulunduğu tespit edildi.
Mahkeme, Fiducian’ın ÇSY açıklamalarını destekleyecek makul gerekçelere sahip olmadığını ve alt fonların yatırımlarını yeterince denetlemediğini belirledi. Ayrıca Fiducian’ın alt fonların yatırım stratejilerini gözden geçirmediği, yatırımlarını değiştirmediği veya Fon’un açıklanan yatırım hedeflerini fiilî yatırımlarıyla uyumlu hâle getirmediği değerlendirildi. Yatırımcıların Fon’un portföyüne ilişkin endişelerini daha önce dile getirmiş olmalarına rağmen Fiducian’ın gerekli önlemleri almadığı da kararda dikkate alındı.
Karar, ASIC’in son 24 ayda yeşile boyamaya (greenwashing) ilişkin açtığı davalarda elde ettiği dördüncü başarılı sonuç olmasının yanı sıra, bir yatırım fonu yöneticisinin ÇSY beyanlarına ilişkin gözetim ve kurumsal yönetim eksiklikleri nedeniyle özen yükümlülüğünü ihlal ettiğinin tespit edildiği bir örnek olması bakımından önem taşır.
AB Genel Mahkemesi, Global Legal Action Network ve CAN-Europe Tarafından Komisyon’a Karşı Açılan Davada Karar Verdi
AB Genel Mahkemesi, 02.09.2026 tarihli ve T-120/24 sayılı kararıyla, çevre ve iklim alanında faaliyet gösteren Global Legal Action Network (“GLAN”) ve Climate Action Network Europe (“CAN-Europe”) tarafından Komisyon’a karşı açılan davayı reddetti[21]. Uyuşmazlık, üye devletlerin 2023–2030 dönemindeki yıllık sera gazı emisyon tahsislerini belirleyen (AB) 2023/1319 sayılı Komisyon Uygulama Kararı’nın yeniden incelenmesi talebinin reddedilmesinden kaynaklandı.
GLAN ve CAN-Europe, Aarhus Sözleşmesi’nin AB kurumları bakımından uygulanmasını düzenleyen (AT) 1367/2006 sayılı Tüzük kapsamında Komisyon’a yeniden inceleme başvurusunda bulundu. Başvuruda, ilgili emisyon tahsislerinin dayandığı 2030 yılı emisyon azaltım hedeflerinin Paris Anlaşması ve AB hukukundan kaynaklanan yükümlülükler karşısında yetersiz olduğu ileri sürüldü. Ayrıca söz konusu hedeflerin belirlenmesi sürecindeki etki değerlendirmesinin çeşitli eksiklikler içerdiği savunuldu. Komisyon’un başvuruyu reddetmesi üzerine kuruluşlar, ret kararının iptali talebiyle Genel Mahkeme nezdinde dava açtı.
Genel Mahkeme, Komisyon’un yeniden inceleme talebini reddederken ileri sürdüğü bazı gerekçelerin hukuki hata içerdiğini tespit etti. Bununla birlikte Mahkeme, Komisyon’un uygulama yetkisi kapsamında kabul ettiği bir kararın yeniden incelenmesi yoluyla AB yasama organı tarafından belirlenen emisyon azaltım hedeflerinin hukuka uygunluğunun sorgulanamayacağına hükmetti. Mahkeme ayrıca, yasama sürecinde hazırlanan etki değerlendirmesine yönelik itirazların da söz konusu uygulama kararının yeniden incelenmesini gerektirmediğini değerlendirdi.
Bu doğrultuda Genel Mahkeme, tespit edilen hukuki hataların Komisyon’un ret kararının iptalini gerektirmediği sonucuna ulaşarak davayı reddetti. Karar, çevre örgütlerinin AB kurumlarının işlemlerine karşı başvurabileceği idari yeniden inceleme mekanizmasının kapsamı ile Komisyon’un uygulama yetkilerinin sınırları bakımından önem taşır.
Bülteni pdf formatında indirmek için tıklayınız.
- Strateji ve Eylem Planı’na buradan ulaşabilirsiniz.
- İlgili yönetmeliğe buradan ulaşabilirsiniz.
- İlgili karara ve rehberlere buradan ulaşabilirsiniz.
- İlgili düzenlemelere ilişkin hukuk postası makalemize buradan ulaşabilirsiniz.
- İlgili yönetmeliğe buradan ulaşabilirsiniz.
- İlgili düzenlemeye dair hukuk postası makalemize buradan ulaşabilirsiniz.
- İlgili yönetmeliğe buradan ulaşabilirsiniz.
- Söz konusu altı çevresel hedef; sera gazı emisyonlarının azaltımı, iklim değişikliğine uyum, su ve deniz kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı ve korunması, döngüsel ekonomiye geçiş, kirliliğin önlenmesi ve kontrolü ile biyoçeşitliliğin ve ekosistemlerin korunması ve restorasyonundan oluşur.
- İlgili karara buradan ulaşabilirsiniz.
- İlgili duyuruya buradan ulaşabilirsiniz.
- İlgili tüzüklere buradan ulaşabilirsiniz.
- İlgili teklife buradan ulaşabilirsiniz.
- İlgili rehberlere buradan ulaşabilirsiniz.
- İlgili rehbere buradan ulaşabilirsiniz.
- İlgili dokümanlara buradan ulaşabilirsiniz.
- İlgili tüzüğe buradan ulaşabilirsiniz.
- İlgili ikincil düzenlemelere buradan ulaşabilirsiniz.
- İlgili gelişmelere buradan ulaşabilirsiniz.
- İlgili rehbere buradan ulaşabilirsiniz.
- İlgili mahkeme kararına buradan ulaşabilirsiniz.
- İlgili mahkeme kararına buradan ulaşabilirsiniz.
Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın bu makale kullanılamaz, çoğaltılamaz, kopyalanamaz, yayımlanamaz, dağıtılamaz veya başka bir suretle yayılamaz. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın oluşturulan içerikler takip edilmekte olup, hak ihlalinin tespiti halinde yasal yollara başvurulacaktır.