Halka Açık Şirketlerde Pay Devirleri ve Özel Durum Açıklamalarına İlişkin Yeni SPK İlke Kararları
Giriş
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK veya Kurul), 2026’nın Ağustos ve Eylül aylarında halka açık şirketlerin pay piyasasındaki şeffaflığını ve denetimini güçlendirmeyi amaçlayan üç önemli ilke kararı[1] yayımlamıştır. Söz konusu kararlarla (i) belirli büyük ve imtiyazlı pay sahiplerinin borsa dışında gerçekleştirecekleri pay satışları SPK onayına tabi tutulmuş, (ii) pay sahipliğine ilişkin kamuyu aydınlatma eşikleri düşürülmüş ve (iii) fiili dolaşımdaki pay (FDP) kavramı yeniden ve daha kapsamlı şekilde düzenlenmiştir.
Bu yazıda, söz konusu düzenlemelerin getirdiği başlıca yenilikler ele alınmaktadır.
Belirli Pay Devirlerinde Yeni SPK Onay Mekanizması
Borsada İşlem Gören Ortaklıkların Pay Devirlerine İlişkin Mevcut Çerçeve: Pay Tebliği Madde 27
VII-128.1 sayılı Pay Tebliği’nin (Pay Tebliği) 27. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, halka açık şirketlerde (i) sermayenin %20 veya daha fazlasına tek başına veya birlikte hareket ettikleri kişilerle beraber doğrudan sahip olan pay sahipleri ile (ii) en az bir yönetim kurulu üyesini seçme veya genel kurulda aday gösterme hakkı tanıyan imtiyazlı payların sahipleri, herhangi bir on iki aylık dönemde borsada gerçekleştirecekleri ve belirli eşikleri aşan pay satışları için pay satış bilgi formu düzenlemekle yükümlüdür. Pay Tebliği’nde %10 olarak belirlenen bu eşik, SPK’nın 14.02.2023 tarihli İlke Kararı tarihi itibarıyla ikinci bir duyuruya kadar %3 olarak uygulanmaktadır.
Pay Tebliği, belirli kişi ve kurumlar[2] ile çeşitli işlemleri[3] bu yükümlülükten istisna tutmaktadır. Ayrıca, 27. maddenin on birinci fıkrası, düzenlemenin dolanılması amacıyla rehin, virman veya benzeri yöntemlere başvurulması halinde Kurula inceleme yapma ve gerekli işlemleri tesis etme yetkisi tanımaktadır.
Borsa Dışı Pay Devirleri İçin Getirilen Eşikler
SPK’nın 28.08.2026 tarihli bülteninde yayımlanan i-SPK.128.31 sayılı (28.08.2026 tarihli ve 52/1589 sayılı Karar) İlke Kararı (Pay Devri İlke Kararı) ile borsada gerçekleştirilen satışlara ilişkin mevcut düzenlemeye ek olarak, belirli büyük ve imtiyazlı pay sahiplerinin borsa dışındaki pay satışları için de SPK onayı zorunluluğu getirilmiştir.
Yeni düzenleme kapsamında, herhangi bir on iki aylık dönemde borsa dışında gerçekleştirilecek pay satışları bakımından, ilgili ortaklığın fiili dolaşımdaki pay oranına göre farklı eşikler öngörülmüştür. Buna göre, ilgili pay sahipleri SPK onayı olmaksızın:
- fiili dolaşımdaki pay oranı %50’nin üzerinde olan ortaklıklarda, sermayeyi temsil eden payların veya oy haklarının %2’sinden fazlasını; ve
- fiili dolaşımdaki pay oranı %50 veya altında olan ortaklıklarda, sermayeyi temsil eden payların veya oy haklarının %4’ünden fazlasını
borsa dışında satamayacaktır.
Bu çerçevede, SPK’nın fiili dolaşımdaki pay oranı daha yüksek olan ortaklıklar bakımından daha düşük bir eşik belirleyerek daha sıkı bir denetim öngördüğü görülmektedir.
Düzenleme yalnızca geleneksel borsa dışı pay satışlarını değil, özel emir, Borsa Toptan Satışlar Pazarı (TSP) işlemleri ile virman veya devir yoluyla gerçekleştirilen satışları da kapsamaktadır. Bu işlemlerin açıkça kapsama alınmasının, Pay Tebliği’nin 27. maddesinin on birinci fıkrası kapsamında rehin, virman ve benzeri yöntemlerle yapılan dolanma girişimlerinin engellenmesine ilişkin olduğu değerlendirilmektedir.
Bununla birlikte, rehin işlemlerinin yeni düzenleme kapsamında açıkça sayılmaması, rehnin paraya çevrilmesi sonucunda gerçekleştirilen pay devirlerinin bu sınırlamalara tabi olup olmadığı sorusunu gündeme getirmektedir. Düzenlemenin lafzından hareketle söz konusu işlemlerin doğrudan kapsamda olmadığı ileri sürülebilecekse de düzenlemenin amacı dikkate alındığında, özellikle onay yükümlülüğünün dolanılması sonucunu doğuran işlemlerin kapsam dahilinde olduğu sonucuna varılabilecektir.
Eşiklerin belirlenmesinde, satış tarihinde geçerli olan fiili dolaşımdaki pay oranı esas alınacaktır.
Yeni onay mekanizmasının borsa dışı satışları %2 ve %4 gibi düşük eşiklerde denetime tabi tutması, aşağıda incelenecek olan pay sahipliğine ilişkin kamuyu aydınlatma eşiğinin %5’ten %3’e düşürülmesiyle de benzer bir düzenleyici yaklaşımı yansıtmaktadır.
Onay Süreci, Sorumluluk ve Geçiş Hükümleri
Belirlenen eşikleri aşan pay satışlarının gerçekleştirilebilmesi için satış öncesinde pay satış bilgi formu hazırlanarak SPK onayına sunulması gerekmektedir. SPK onayı alınmadıkça, söz konusu paylar Borsada özel emir veya TSP işlemlerine konu edilemeyecek; devir veya virman yoluyla da satılamayacaktır.
Pay Devri İlke Kararı’nda, Pay Tebliği’nin SPK’ya başvuru ve başvuru sonucunun Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) açıklanmasına ilişkin 27. maddesinin beşinci fıkrası ile payların borsada işlem görebilir niteliğe dönüştürülmesine ilişkin 15. maddesindeki şartların uygulanmayacağı belirtilmiştir.
Özellikle 27. maddenin beşinci fıkrasının uygulanmayacak olması, yeni onay mekanizması kapsamında başvuruların hangi süre ve kriterler çerçevesinde değerlendirileceği konusunda belirsizlik yaratmaktadır. Onay sürecinin öngörülebilir olmaması, özellikle hızlandırılmış talep toplama (accelerated bookbuilding – ABB) gibi zamanlamanın önem taşıdığı işlemler bakımından uygulamada güçlükler doğurabilecektir.
Düzenleme kapsamındaki yükümlülüklerin yerine getirilmesinden paylarını devreden ortak ile devre aracılık eden yatırım kuruluşu sorumludur. Eşikler, herhangi bir on iki aylık dönem esas alınarak hesaplanacak olmakla birlikte, 29.08.2026 tarihinden önce gerçekleştirilen borsa dışı satışlar bu hesaplamaya dahil edilmeyecektir.
Öte yandan, SPK’nın i-SPK.128.31.a sayılı İlke Kararı (31.08.2026 tarihli ve 53/1590 sayılı Karar) ile yeni onay mekanizmasına belirli istisnalar getirilmiştir. Buna göre, BIST 30 Endeksi’nde yer alan ortaklıklar ile yönetim hakimiyeti doğrudan veya dolaylı olarak T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığına, Türkiye Varlık Fonu Yönetimi A.Ş.’ye veya kamu kurumlarına ait olan ortaklıklar, söz konusu sınırlama ve yükümlülüklerden muaf tutulmuştur.
Uygulamada Öne Çıkan Belirsizlikler
Pay Devri İlke Kararı’nın yürürlüğe girmesinin ardından bazı hususların açıklığa kavuşturulması ihtiyacı gündeme gelmiştir. Bu kapsamda, pay satış bilgi formunun SPK tarafından hangi süre ve kriterler çerçevesinde değerlendirileceği önem taşımaktadır. Özellikle zamana duyarlı işlemler bakımından onay sürecinin işleyişi ve başvuruların sonuçlandırılma süresine ilişkin belirsizlikler öne çıkmaktadır.
Diğer yandan, düzenlemenin kapsamı ve mevcut mevzuatla ilişkisi bakımından da netleştirilmesi gereken hususlar bulunmaktadır. Pay Tebliği’nin 27. maddesindeki diğer hükümlerin yeni onay mekanizmasına ne ölçüde uygulanacağı açık değildir.
Ek olarak düzenlemede paylarını devreden ortaklarla birlikte yatırım kuruluşlarına da sorumluluk yüklenmesi, bu sorumluluğun kapsamı ve sınırlarına ilişkin soruları beraberinde getirmektedir. Bunun yanında; grup içi pay devirleri, rekabet iznine tabi stratejik ortaklık değişiklikleri ve yurt dışı kurumsal yatırımcılara yönelik satışlar gibi belirli işlem türleri bakımından ilave istisnaların getirilmesi ihtiyacı uygulamada dile getirilmektedir.
Pay Sahipliği Açıklama Eşiklerinin Düşürülmesi
SPK’nın 08.09.2026 tarihli ve 2026/57 sayılı bülteninde yayımlanan 03.09.2026 tarihli ve i-SPK.15.2 sayılı İlke Kararı (Açıklama İlke Kararı) ile payları borsada işlem gören ihraççılardaki pay sahipliğine ilişkin kamuyu aydınlatma eşikleri yeniden belirlenmiştir. Yeni düzenleme 11.09.2026 tarihinden itibaren geçerlidir. Açıklama İlke Kararı, yukarıda ele alınan Pay Devri İlke Kararı ile aynı dönemde ve paralel bir düzenleyici kaygıyla yayımlanmış olup, her iki düzenleme de büyük pay hareketlerinin piyasa tarafından daha düşük eşiklerde ve daha erken aşamada görünür kılınmasını amaçlamaktadır.
II-15.1 sayılı Özel Durumlar Tebliği’nin (Özel Durumlar Tebliği) 12. maddesi uyarınca, payları borsada işlem gören bir ihraççının sermayesindeki paylar veya toplam oy haklarının %5, %10, %15, %20, %25, %33, %50, %67 veya %95 oranlarına ulaşması veya bu oranların altına düşülmesi halinde kamuya açıklama yapılması gerekmekteydi; doğrudan pay sahipliğine ilişkin açıklamalar Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından yapılmaktaydı.
Açıklama İlke Kararı ile açıklama yükümlülüğünün başlangıç eşiği %3’ten başlatılmıştır. Buna göre, 11.09.2026 gün sonundan itibaren, payları borsada işlem gören bir ihraççının sermayesindeki payların veya oy haklarının %3 oranına ulaşması veya bu oranın altına düşülmesi de açıklama yükümlülüğü kapsamına alınmıştır.
Ayrıca, Özel Durumlar Tebliği’nin 16. maddesi kapsamında MKK tarafından yayımlanan pay sahipliği bilgilerinin kapsamı genişletilmiştir. Buna göre aşağıdaki tablolar, değişiklik olması halinde MKK tarafından derhal güncellenecektir:
- payları borsada işlem gören ihraççıların sermayesinde doğrudan %3 veya daha fazla paya veya oy hakkına sahip gerçek ve tüzel kişileri gösteren tablo; ve
- serbest fonlar (serbest özel fonlar dâhil) ve payları borsada işlem gören diğer halka açık şirketler vasıtasıyla dolaylı olarak sahip olunan paylar da dikkate alınmak suretiyle, ihraççı sermayesinde %10 veya daha fazla paya sahip gerçek ve tüzel kişileri gösteren tablo.
Fiili Dolaşımdaki Pay Kavramının Yeniden Düzenlenmesi
SPK’nın 03.09.2026 tarihli ve i-SPK.81.1 sayılı İlke Kararı (FDP İlke Kararı), 08.09.2026 tarihli ve 2026/57 sayılı SPK Bülteni’nde yayımlanarak fiili dolaşımdaki pay (FDP) kavramı ve hesaplanmasına ilişkin esasları yeniden düzenlemiştir. Bu kapsamda, 2010 yılından itibaren çeşitli Kurul kararlarıyla oluşturulan önceki düzenlemeler (23.07.2010 tarihli ve 21/655 sayılı, 19.08.2010 tarihli ve 24/729 sayılı, 17.02.2011 tarihli ve 5/157 sayılı, 30.10.2014 tarihli ve 31/1059 sayılı ve 04.06.2026 tarihli ve 34/1044 sayılı kararlar) yürürlükten kaldırılmıştır. Karar 08.09.2026 tarihinde yürürlüğe girmiş; yeni kriterlere göre FDP verilerinin 11.09.2026 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde MKK tarafından hesaplanması ve kamuya açıklanması öngörülmüştür.
Fiili dolaşımdaki pay oranı, bir şirketin ihraç edilmiş paylarının hangi ölçüde piyasada fiilen işlem gördüğünü ve serbestçe tasarruf edilebilir kabul edildiğini ortaya koyan bir sermaye piyasası göstergesidir. FDP İlke Kararı uyarınca FDP, payları Borsa İstanbul A.Ş. Pay Piyasası’nda işlem gören şirketlerin halka açıklık oranını ifade eder; FDP oranı, MKK tarafından izlenebilen paylar üzerinden hesaplanan FDP adedinin, MKK’nın izleyebildiği toplam pay adedine bölünmesi suretiyle hesaplanır. FDP hesabında payların kimlerin mülkiyetinde bulunduğu, belirli pay sahipliği eşikleri ve payların devrini veya alım satımını etkileyen kısıtlamalar da dikkate alınmaktadır.
Fiili Dolaşım Dışında Tutulacak Paylar
FDP İlke Kararı, yürürlükten kaldırılan önceki esasları tek bir düzenleme altında konsolide ederken, kapsam dışı tutulan payların kapsamını genişletmiştir. Buna göre aşağıda sayılan paylar fiili dolaşım dışındadır (Kapsam Dışı Paylar):
- kamu tüzel kişilerinin mülkiyetindeki paylar;
- şirketin, şirket kurucularının ve konsolidasyona tabi şirketlerinin (ilişkili kuruluşların) sahip olduğu paylar;
- II-22.1 sayılı Geri Alınan Paylar Tebliği ve pay geri alımlarına ilişkin SPK ilke kararları uyarınca geri alınan paylar;
- şirket sermayesinin %10 veya daha fazlasına sahip ortakların payları;
- şirket yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri ile genel müdür, genel müdüre denk veya daha üst düzey yöneticiler ve genel müdür yardımcıları gibi genel müdüre veya denk yöneticilere doğrudan bağlı olarak çalışan üst düzey yöneticilerin sahip olduğu paylar;
- şirketlerin sandık ve vakıflarının mülkiyetindeki paylar;
- sermaye piyasası mevzuatı kapsamında özkaynak olarak verilenler, kredili işlemle alınarak teminata konu edilenler veya İstanbul Takas ve Saklama Bankası A.Ş. piyasaları için teminata konu edilenler hariç olmak üzere, teminat olarak verilen paylar;
- hukuken kısıtlı olan ve alım satıma konu edilemeyen paylar;
- yasaklı veya hacizli paylar; ve
- yurt dışı piyasalarda işlem gören paylar.
Önceki düzenlemelerde fiili dolaşım dışında tutulan pay kategorilerinin önemli bir bölümü korunmuştur. Özellikle şirket sermayesinin %10 veya daha fazlasına sahip ortakların paylarının kapsam dışında tutulmasına ilişkin eşik yeni bir unsur olmayıp önceki düzenlemede de yer almaktadır. Buna karşılık, şirketin kendi sahip olduğu paylar ve ilgili mevzuat kapsamında geri alınan paylar yeni kararda açıkça belirtilmiştir. Böylece hesaplamada dikkate alınmayacak pay kategorileri tek bir çerçevede toplanmıştır.
Kapsam Dışı Paylara İlişkin Dolaylı Sahiplik Esasları
04.06.2026 tarihli i-SPK.67.1 sayılı İlke Kararı ile Kapsam Dışı Paylar’ın sahiplerinin serbest fonlardaki (serbest özel fonlar dâhil) katılma payları nedeniyle dolaylı olarak sahip oldukları ihraççı paylarının, ilgili fondaki sahiplik oranına isabet ettiği ölçüde FDP dışında tutulması öngörülmüştü. FDP İlke Kararı bu yaklaşımı genişletmiş; Kapsam Dışı Paylar’ın sahiplerinin, borsada işlem gören diğer halka açık şirketlerdeki payları nedeniyle dolaylı olarak sahip oldukları ihraççı paylarının da şirketteki sahiplik oranlarına isabet ettiği ölçüde FDP dışında tutulmasını öngörmüştür. Böylece yalnızca doğrudan kaydedilen pay sahipliği değil, belirli fon ve halka açık şirket yapıları üzerinden oluşan dolaylı sahiplik de FDP hesabını etkileyebilecektir.
Ayrıca, şirket sermayesinin %10 veya daha fazlasına sahip ortakların belirlenmesinde de bu kişilerin, serbest fonlar (serbest özel fonlar dâhil) ile borsada işlem gören diğer halka açık şirketler üzerinden dolaylı olarak sahip oldukları paylar dikkate alınacaktır.
MKK’nın Kamuya Açıklama ve Şirketlerin Bildirim Yükümlülükleri
Yeni kriterler doğrultusunda FDP adedi ve oranı, 11.09.2026 tarihinden itibaren MKK tarafından günlük olarak hesaplanacak ve kamuya duyurulacaktır. Ayrıca payları borsada işlem gören tüm şirketler, FDP kriterleri kapsamına giren gerçek ve tüzel kişilerin kimlik ve unvan bilgilerini her ayın ilk iş günü MKK’ya bildirmekle yükümlüdür. MKK tarafından yapılan duyuruya göre, yeni hesaplama metoduyla belirlenen şirketlerin 11.09.2026 ve sonrası için fiili dolaşımdaki pay adedi ve oranları, 14.09.2026 gününden itibaren MKK’nın VAP Veri Analiz Platformu (vap.org.tr) ve Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP - kap.org.tr) üzerinden takip edilebilecektir.
Kararın Uygulamaya Etkileri
Yeni hesaplama esaslarının etkisi, her ortaklığın pay sahipliği yapısına ve dolaşım dışı sayılacak payların büyüklüğüne göre farklılaşabilecektir. Özellikle serbest fonlar veya borsada işlem gören diğer şirketler üzerinden dolaylı sahiplik bulunan yapılarda, önceden fiili dolaşım kapsamında değerlendirilen payların bir kısmının hesaplama dışında kalması ve buna bağlı olarak FDP oranının düşmesi söz konusu olabilecektir. Nitekim, 14.09.2026 tarihinde yayımlanan MKK verilerinden yapılan hesaplamalara göre, bir günde 247 şirketin fiili dolaşım oranı geriledi[4].
FDP oranındaki değişiklik, Pay Devri İlke Kararı uyarınca %50 sınırına bağlı olarak belirlenen %2 veya %4 oranındaki borsa dışı satış eşiklerinden hangisinin uygulanacağını da etkileyebilecektir. Bunun yanında, FDP İlke Kararı’nın şirketlerin BIST endeks ağırlıklandırılması ile pazar sınıflandırmalarına da etki etmesi beklenmektedir.
Sonuç
Ağustos ve Eylül 2026’da yayımlanan üç ilke kararı birlikte değerlendirildiğinde, SPK’nın halka açık şirketlerde pay sahipliği hareketlerinin izlenmesi, kamunun aydınlatılması ve belirli pay satışlarının önceden denetlenmesine yönelik düzenlemeleri birlikte ele aldığı görülmektedir.
Pay Devri İlke Kararı ile belirli pay sahiplerinin borsa dışı satışları SPK onayına tabi tutulmuş ve özel emir, TSP ile virman veya devir yoluyla gerçekleştirilen satışlar da bu kapsama dahil edilmiştir. Düzenleme ile pay devirleri üzerindeki denetimin artırılması amaçlanmakla birlikte, uygulamaya ilişkin belirsizliklerin, yatırımcıların pay devirlerine bir süre daha ihtiyatlı yaklaşmasına neden olabileceği değerlendirilmektedir.
Pay sahipliğine ilişkin kamuyu aydınlatma eşiklerinin düşürülmesi ve FDP hesaplama esaslarının yeniden düzenlenmesi, ortaklık yapılarının daha ayrıntılı şekilde izlenmesine yönelik diğer değişikliklerdir. Yeni FDP hesabında doğrudan sahipliğin yanı sıra belirli dolaylı sahiplik ilişkilerinin de dikkate alınması, bazı şirketlerin fiili dolaşım oranlarını ve bu oranlara bağlı işlem eşiklerini etkileyebilecektir. Bu nedenle düzenlemelerin etkisinin ilgili şirketin pay sahipliği yapısı ve somut işlemin niteliği çerçevesinde birlikte değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
- i-SPK.128.31 sayılı (28.08.2026 tarihli ve 52/1589 sayılı Kararı) İlke Kararı 03.09.2026 tarihli ve i-SPK.15.2 sayılı İlke Kararı (i-SPK.15.2 Sayılı İlke Kararı) ile 03.09.2026 tarihli ve i-SPK.81.1 sayılı İlke Kararı (i-SPK.81.1 Sayılı İlke Kararı)
- Pay Tebliği, Madde 27(9): Türkiye Varlık Fonu Yönetimi A.Ş. ile Türkiye Varlık Fonu Yönetimi A.Ş. alt fonları ve Türkiye Varlık Fonu Yönetimi A.Ş. tarafından kurulan diğer şirketler, Özelleştirme İdaresi Başkanlığının sahip olduğu paylar kapsam dışı bırakılmaktadır.
- Pay Tebliği, Madde 27(8) kapsamında, Borsanın ilgili pazarında ya da piyasasında yapılan toptan satışlar, özel emir yolu ile yapılan satışlar veya likidite sağlayıcılık/piyasa yapıcılık işlemleri kapsamında yapılan satışlar ve halka açık ortaklık paylarının ikincil halka arzı madde 27’de yer alan yükümlülük kapsamında değerlendirilmez.
- Bloomberg, SPK düzenlemesi sonrası 247 şirketin halka açıklığı geriledi, https://www.bloomberght.com/spk-duzenlemesi-sonrasi-247-sirketin-halka-acikligi-geriledi-3788156 (Erişim Tarihi: 15.10.2026)
Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın bu makale kullanılamaz, çoğaltılamaz, kopyalanamaz, yayımlanamaz, dağıtılamaz veya başka bir suretle yayılamaz. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın oluşturulan içerikler takip edilmekte olup, hak ihlalinin tespiti halinde yasal yollara başvurulacaktır.