Anayasa Mahkemesinden Rekabet Kuruluna Yeşil Işık: Ford Otosan Tartışmalarının Sonu mu Geldi?
Giriş
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 15. maddesi uyarınca Rekabet Kuruluna (Kurul) tanınan yerinde inceleme yetkisinin Anayasa’ya uygunluğu, bir kez daha Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) önüne taşındı. AYM, 17 Şubat 2026 tarihli ve 33171 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan kararı[1] (Karar) ile konuya ilişkin önceki değerlendirmesinden farklı bir sonuca ulaştı.
AYM, daha önce 23 Mart 2023 tarihli ve 2019/40991 başvuru numaralı Ford Otosan kararında, bireysel başvuru kapsamında Kurul’un yerinde inceleme yetkisini incelemiş ve ilgili düzenlemelerin başvurucunun konut dokunulmazlığı hakkını ihlal ettiği sonucuna varmıştı.
Buna karşılık, Karar uyarınca AYM, Danıştay 13. Dairesi ile Ankara 11. İdare Mahkemesi’nin (Başvurucular) anılan hükmün iptali istemiyle yaptığı itiraz başvurularında farklı bir değerlendirme benimseyerek Kurul’un yerinde inceleme yetkisini düzenleyen hükmün Anayasa’ya uygun olduğuna karar verdi.
Bu makalede; (i) Karar’a konu hüküm ile iptal isteminin gerekçeleri; (ii) uygulanacak kural sorunu bakımından yapılan değerlendirmeler; (iii) Anayasa’ya aykırılık incelemesi ve (iv) Karar’a ilişkin karşı oy gerekçeleri ele alınmaktadır.
İptali İstenen Hüküm ve İstemin Gerekçeleri
4054 sayılı Kanun’un 15. maddesi, Kurul’un yerinde inceleme yetkisini düzenler. Buna göre Kurul, 4054 sayılı Kanun’un kendisine verdiği görevleri yerine getirirken gerekli gördüğü hallerde, teşebbüs ve teşebbüs birliklerinde incelemelerde bulunabilir. Bununla birlikte, yerinde incelemenin engellenmesi veya engellenme olasılığının bulunması durumunda sulh ceza hâkimi kararı ile yerinde inceleme yapılır.
Başvurucular, Kurul tarafından uygulanan idari para cezalarının iptali istemiyle açılan davalar kapsamında, yerinde inceleme yetkisini düzenleyen hükümde yer alan (i) “gerekli görüldüğü hâllerde” ibaresinin ve (ii) “Yerinde incelemenin engellenmesi veya engellenme olasılığının bulunması durumunda sulh ceza hâkimi kararı ile yerinde inceleme yapılır” cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğu kanaatine vararak, hükmün anılan kısımlarının iptali istemiyle AYM’ye başvurmuştur.
Başvuruda özetle; itiraz konusu hükümle Kurul’un yerinde inceleme yetkisinin gecikmesinde sakınca bulunan hâllerle sınırlandırılmadığı ve bu yöndeki kararların yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulmasına ilişkin bir zorunluluk öngörülmediği belirtilir. Bu nedenle hükmün Anayasa’nın 2. (hukuk devleti ilkesi), 13. (temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması) ve 21. (konut dokunulmazlığı) maddelerine aykırı olduğu ileri sürülür.
“Uygulanacak Kural” Sorunu
AYM, incelemesine öncelikle itiraza konu kuralların “uygulanacak kural” niteliğinde olup olmadığını değerlendirerek başlamıştır.
Anayasa’nın 152. maddesi ile 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 40. maddesi uyarınca, bir davaya bakmakta olan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir kanun hükmünü Anayasa’ya aykırı görmesi veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasını ciddi bulması hâlinde, söz konusu hükmün iptali için AYM’ye başvurabilmektedir.
Ancak, AYM’nin de altını çizdiği üzere, anılan maddeler uyarınca bir mahkemenin AYM’ye başvurabilmesi için (i) mahkemenin önünde usulüne uygun olarak açılmış ve görevine giren bir davanın bulunması ve (ii) iptali talep edilen kuralın da o davada uygulanacak kural niteliğinde olması gerekir. Bu kapsamda, “uygulanacak kural”, davanın farklı aşamalarında ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümünde veya davanın sonucunu doğrudan etkileyebilecek nitelikte olan hükümleri ifade eder.
Somut olayda AYM, itiraz yoluna başvuran mahkemelerce bakılmakta olan davaların konusunun teşebbüslere verilen idari para cezalarının iptali talebine ilişkin olduğunu ve davalara konu olaylarda yerinde incelemenin engellenmesi veya engellenme olasılığının bulunması nedeniyle alınmış bir sulh ceza hâkimi kararı bulunmadığını belirtir.
Bu itibarla AYM, “Yerinde incelemenin engellenmesi veya engellenme olasılığının bulunması durumunda sulh ceza hâkimi kararı ile yerinde inceleme yapılır” kuralının davaların çözümünde veya davaları sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bir kural olmadığını değerlendirir.
Sonuç olarak AYM, anılan kuralın Başvurucular’ın bakmakta oldukları davalarda uygulanma imkânı bulunmadığı gerekçesiyle, başvurunun ilgili kısmının reddi gerektiğine karar verir.
Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
AYM, itiraz başvurusunun “gerekli görüldüğü hâllerde” ibaresine ilişkin bölümünü esas itibarıyla Anayasa’nın 2. maddesi (hukuk devleti ilkesi) ile 167. maddesi (piyasaların denetimi ve dış ticaretin düzenlenmesi) ışığında değerlendirir. Bununla birlikte AYM, itiraz konusu kuralın Anayasa’nın 13. ve 21. maddeleriyle bağlantılı olmadığını belirtir.
Bu kapsamda AYM öncelikle, hukuk devletinin temel unsurlarından birinin belirlilik ilkesi olduğunu vurgular. Bu ilkeye göre kanuni düzenlemelerin hem kişiler hem de idare bakımından herhangi bir duraksamaya veya kuşkuya mahal vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması; ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu güvenceler içermesi gerekir.
İtiraz konusu kuralda Kurul’un gerekli gördüğü hâllerde teşebbüslerde incelemelerde bulunabileceği düzenlenmiş ve yerinde inceleme yetkisinin kapsamının, 4054 sayılı Kanun’un Kurul’a verdiği görevlerin yerine getirilmesi amacıyla sınırlı olduğu belirtilir. Ayrıca yerinde incelemenin, Kurul emrinde çalışan uzmanlar tarafından ve incelemenin konusu ile amacını gösteren bir yetki belgesi ibraz edilerek gerçekleştirileceği hükme bağlanır. Bununla birlikte, yerinde incelemenin engellenmesi veya engellenme olasılığının doğması hâlinde inceleme ancak sulh ceza hâkiminin kararıyla yapılabilecek olup Kurul’un kendiliğinden zor kullanma yetkisi bulunmadığı da açıkça düzenlenmektedir.
AYM değerlendirmesinde, Kurul’un 4054 sayılı Kanun’dan kaynaklanan görevlerini yerine getirirken yerinde inceleme gereksiniminin farklı durumlarda ortaya çıkabileceğini, bu nedenle inceleme yapılmasını gerektiren tüm hâllerin kanun koyucu tarafından önceden tek tek sayılmasının zorunlu olmadığını belirtir. Bu kapsamda, yerinde incelemeyi gerekli kılan hâlin varlığı somut olayın koşulları çerçevesinde değerlendirilecektir.
Bu çerçevede AYM, yerinde inceleme yetkisinin kapsamı ile bu yetkinin hangi hâllerde kullanılabileceğinin yeterli açıklıkta düzenlendiğini, dolayısıyla kuralın belirsiz olduğunun söylenemeyeceğini belirtir.
Ayrıca AYM, itiraza konu kuralın Anayasa’nın 167. maddesi uyarınca devlete yüklenen piyasaların sağlıklı ve düzenli işlemesini sağlama ve piyasada hukuki veya fiilî şekilde oluşabilecek tekel ve kartelleşmeyi önleme yükümlülüğü kapsamında, rekabete aykırı davranış ve işlemlerin tespiti amacıyla delil elde edilmesine imkân tanımak üzere düzenlendiğini belirtir. Piyasalarda tekelleşme ve kartelleşmenin önlenmesi için başvurulacak araç ve yöntemleri belirlemede kanun koyucunun takdir yetkisine sahip olduğu ve anayasal düzeyde belirli bir yöntemin zorunlu kılınmadığı dikkate alındığında, Kurul’a gerekli gördüğü hâllerde yerinde inceleme yapma yetkisi tanıyan düzenlemenin, devletin 167. maddeden kaynaklanan pozitif yükümlülüğüyle çelişmediğini değerlendirir.
Sonuç olarak AYM, itiraza konu düzenlemenin Anayasa’nın 2. ve 167. maddelerine aykırı olmadığı gerekçesiyle itirazın reddine oy çokluğuyla karar verir.
Karşıoy Gerekçeleri
Oy çokluğuyla alınan Karar’da önemli değerlendirmeler içeren kayda değer miktarda karşıoy mevcuttur. Karşıoy yazıları temel olarak; (i) konut dokunulmazlığının ihlali (ii) temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılması ve (iii) uygulanacak kural hususlarına ilişkindir.
Karşıoy yazılarının birçoğunda, AYM’nin yerleşik içtihadında işyerlerinin herkesin girmesine açık olmayan bölümlerinin “konut” niteliğinde olduğunun kabul edildiği vurgulanır. Bu nedenle, yerinde inceleme yetkisinin kullanılmasının konut dokunulmazlığına müdahale niteliği taşıdığı ve Anayasa’nın 21. maddesinde öngörülen güvencelerle korunduğu belirtilir. Bu kapsamda, Karar’da iptali istenen hükümlerin Anayasa’nın 21. maddesi ışığında değerlendirilmemesi, hatalı bulunur.
Nitekim Anayasa’nın 21. maddesi uyarınca, kural olarak hâkim kararı bulunmadıkça kimsenin konutuna girilemez. Öte yandan, yalnızca gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emriyle bu kurala istisna tanınabilmekte, bu emrin de 24 saat içinde hâkim onayına sunulması zorunlu tutulmaktadır. Bu açık anayasal düzenlemeye rağmen, sulh ceza hâkimi kararının yalnızca engelleme ihtimaline özgülenmesi, 21. madde ile sağlanan güvencenin kapsamını daraltmakta ve Anayasa’ya aykırılık teşkil etmektedir.
Ayrıca, karşıoy yazılarında Karar’ın AYM’nin güncel tarihli Ford Otosan kararı ile çelişkisi eleştirilir. Bu kapsamda, aynı konuya ilişkin olarak oldukça yakın tarihlerde bireysel başvuru ve norm denetimi süreçlerinde makul bir gerekçelendirme getirmeksizin farklı sonuçlara ulaşılmış olmasının, hukuki istikrar ve öngörülebilirlik ilkeleri açısından ciddi sorunlar barındırdığı belirtilir.
Karşıoy gerekçelerinde öne çıkan bir diğer husus, iptali talep edilen hükmün temel hak ve özgürlüklere müdahalesinin sınırlarına ilişkindir. Bu çerçevede, anılan hükümde yer alan “gerekli gördüğü hâllerde” ibaresinin, temel haklara yönelik müdahalenin kapsam ve koşullarını belirlemek yerine bunu bütünüyle Kurulun takdirine bıraktığı ileri sürülür. Nitekim söz konusu ibarenin gecikmesinde sakınca bulunan hâlleri tanımlamadığı, herhangi bir objektif ölçüt ortaya koymadığı ve hangi durumlarda hâkim kararının aranacağının açık ve öngörülebilir biçimde belirlenmesine imkân vermediği belirtilir. Bu nedenle, iptali talep edilen hükmün Anayasa’nın 13. maddesi kapsamında güvence altına alınan kanunilik, belirlilik ve keyfiliği önleme ilkeleriyle bağdaşmadığı ifade edilir.
Bununla birlikte, teşebbüslerin yerinde incelemeyi engellemesi veya engelleme olasılığının bulunması hâlinde sulh ceza hâkimi kararı alınmasını öngören düzenlemenin, “uygulanacak kural olmadığı” gerekçesiyle inceleme dışı bırakılmasının da isabetli olmadığı ileri sürülür. Öyle ki, anılan hüküm, konut dokunulmazlığına müdahale eden hukuki rejimin ayrılmaz bir parçası olup somut olayda uygulanabilir niteliktedir. Bu nedenle, çoğunluğun söz konusu cümleyi inceleme dışında bırakmasının, AYM’nin yerleşik “uygulanacak kural” ölçütüyle de bağdaşmadığı belirtilir.
Sonuç
Karar uyarınca AYM, Ford Otosan kararında benimsediği yaklaşımdan ayrılarak Kurul’un yerinde inceleme yetkisinin Anayasa’ya uygun olduğu sonucuna ulaşır.
Bu çerçevede, 4054 sayılı Kanun’un 15. maddesinde Kurul’un yerinde inceleme yetkisini düzenleyen hükmün, hukuk devleti ilkesi ile piyasaların etkin biçimde denetlenmesi amacına uygun olduğu belirtilir.
Buna karşılık karşıoy yazılarında, söz konusu Karar’ın özellikle konut dokunulmazlığı ve temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin anayasal güvenceleri yeterli ölçüde gözetmediği belirtilir.
Her hâlükârda, Karar’ın, Ford Otosan kararıyla alevlenen ve Kurul’un yerinde inceleme yetkisine ilişkin tartışmalara şimdilik bir son verdiği söylenebilir.
- AYM’nin 06.11.2025 tarihli ve E: 2023/174, K: 2025/224 sayılı kararı.
Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın bu makale kullanılamaz, çoğaltılamaz, kopyalanamaz, yayımlanamaz, dağıtılamaz veya başka bir suretle yayılamaz. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın oluşturulan içerikler takip edilmekte olup, hak ihlalinin tespiti halinde yasal yollara başvurulacaktır.
Diğer İçerikler
Birleşme ve devralma işlemleri, rekabet otoritelerinin yoğun şekilde denetlediği işlem türleri arasında yer alır. Kural olarak, rekabet otoriteleri yalnızca belirli ciro eşiklerini aşan ve kontrol değişikliği doğuran işlemleri birleşme kontrolüne tabi tutmakta; bu eşiklerin…
ABD Columbia Bölge Mahkemesi (“Mahkeme”), Federal Ticaret Komisyonu (“FTC”) ile Meta Platforms Inc. (“Meta”) arasındaki tekelleşme davasında (“Dava”) 18 Kasım 2025 kısa gerekçeli kararını (Memorandum Opinion) yayımladı. Davacı FTC, Meta’nın Instagram ve WhatsApp devralmaları yoluyla…
Son yıllarda rekabet hukukunun küresel çapta en gözde terimlerinin başında gelen çalışan ayartmama anlaşmaları, Rekabet Terimleri Sözlüğü’nde “bir teşebbüsün bir başka teşebbüsün çalışanlarına iş teklif etmemesine veya bu çalışanları işe almamasına ilişkin olarak doğrudan veya dolaylı şekilde yapılan...
Rekabet Kurulu (“Kurul”), teşebbüslerden bilgi talep etme konusunda geniş yetkilere sahiptir. Bu yetkinin hukuki dayanağını 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“4054 sayılı Kanun”) 14. maddesi oluşturur. Anılan hüküm uyarınca Kurul, kanunla kendisine verilen görevleri yerine getirirken gerekli...
Dünyadaki rekabet otoriteleri, son yıllarda işgücü piyasasındaki rekabet ihlallerine giderek daha fazla odaklanmakta; bu kapsamda yeni düzenlemeler ve rehberler yayımlamaktadır. Buna örnek olarak, ABD Adalet Bakanlığı ile Federal Ticaret Komisyonu’nun ortak rehberi, Japonya Adil Ticaret Komisyonu’nun...
Genel Veri Koruma Tüzüğü’nün (General Data Protection Regulation, “GDPR”) 8. bölümü, ilgili kişilerin GDPR kapsamındaki haklarının ihlal edilmesi durumunda başvurabilecekleri hukuki yolları düzenler. Bu kapsamda öncelikle her ilgili kişi; yerleşik oldukları, çalıştıkları veya ihlalin gerçekleştiği iddia edilen...
Birleşme ve devralma işlemleri, pazardaki rekabet yapısının şekillenmesinde kritik bir rol oynar. Bu tür işlemler, ürün ve hizmetlerin daha düşük fiyatlarla sunulabilmesi, yeni ürün ve teknolojilerin geliştirilmesi ve kalite artışı gibi olumlu sonuçlar doğurabilse de pazarın yoğunlaşmasına yol açarak etkin rekabetin...
Teknolojik gelişmeler ve beraberinde getirdiği teknolojik imkânlar, piyasa aktörlerinin rekabet edebilirliğine katkı sunmada şüphesiz önemli rol oynuyor. Bu anlamda teşebbüsler tarafından kamuya açık fiyatlarının takip edilmesi ve teşebbüsün kendi fiyatlandırmalarına optimize edilmesini sağlayan fiyatlandırma...
15 Şubat 2009 tarihli ve 27142 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik (“Eski Ceza Yönetmeliği”) yürürlükten kaldırıldı. Rekabet Kurulu’nun...
Rekabet Kurulu (“Kurul”), son yıllarda perakende sektöründeki teşebbüslerin faaliyetlerini dikkatle takip ediyor. Perakende sektöründeki yatay ihlaller, Kurul’un rekor idari para cezaları ile birlikte kamuoyunda oldukça ses getirdi. Yeniden satış fiyatının belirlenmesi (“YSFB”) ile bölge ve müşteri kısıtlamaları gibi dikey...
Yakın dönem itibarıyla birçok otomobil üreticisi, karbon emisyonlarını azaltma hedeflerini duyurmuş, pek çok marka, üretim süreçlerinden araçların kullanım ömrüne kadar sıfır karbon hedefleri belirlemiştir. Elektrikli araçların, fosil yakıtlı otomobillere kıyasla üretim aşamasında çok daha fazla karbon ayak izi ortaya...
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“4054 sayılı Kanun”) 15. maddesi uyarınca Rekabet Kurulu (“Kurul”), kendisine verilen görevleri yerine getirirken gerekli gördüğü hallerde, teşebbüslerde yerinde inceleme gerçekleştirebilir. Yerinde inceleme esnasında Kurul, teşebbüslerin fiziki ve elektronik...
İşgücü piyasalarındaki teşebbüsler arası anlaşma ve bilgi değişimleri son dönemde Rekabet Kurumu (“Kurum”) tarafından açılan çeşitli önaraştırma ve soruşturmalarda incelenmekteydi. Bazı teşebbüslerin idari para cezalarına muhatap olduğu bu soruşturmalar sonrasında ise, konuya ilişkin bir Kılavuz...
Ekol Lojistik A.Ş.’nin (Ekol) kara yolu ile uluslararası taşımacılık faaliyetlerini kapsayan iş kolunun, DFDS A/S (DFDS) tarafından devralınması işlemine Rekabet Kurulu (Kurul) tarafından izin verilen karar, rekabet hukuku gündeminde son dönemde en çok dikkat çeken işlemlerden biri olarak öne çıkmıştır...
Rekabet Kurulu (“Kurul”), teşebbüslerden bilgi talep etmek konusunda geniş yetkilere sahiptir. Kurul’un bilgi isteme yetkisinin dayanağı 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“4054 sayılı Kanun”) 14. maddesidir. İlgili hüküm uyarınca Kurul, 4054 sayılı Kanun’un kendisine verdiği görevleri yerine...
Doğuş Otomotiv Servis ve Ticaret A.Ş.’nin (Doğuş) yetkili satıcı ve bayilerine, satış ve satış sonrası hizmetlerde istihdam edilen personele uygulanmak üzere baz ücret tavsiye edilmesi uygulamasına muafiyet verilmesi için Rekabet Kurumu’na başvuruda bulunulmuştu...
Instagram’a, 02.08.2024 tarihinden itibaren Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından re’sen erişim engeli getirildi. 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Yasası’nın 8. Maddesi uyarınca BTK’nın re’sen erişimin...
Bilindiği üzere, işveren teşebbüsler arasında çalışanlarına yönelik olarak yapılan ücret belirleme ve çalışan ayartmama anlaşmaları ile rekabete duyarlı bilgi paylaşımları, Rekabet Kurumu da ("Rekabet Kurumu") dâhil olmak üzere, tüm dünyada rekabet otoritelerinin incelemesi altındadır...
Otomotiv sektörü, dünyanın en büyük yatırımlarının yapıldığı sektörler arasında yer alır. Rekabet Kurulu’nun da (“Kurul”) yıllar içerisinde otomotiv sektörü ile yakından ilgilendiği, bu alanda çeşitli incelemeler ve çalışmalar yürüttüğü gözlenir...
Dijital platformların veri toplama ve işleme faaliyetleri kaynaklı rekabet endişelerine yönelik rekabet otoriteleri tarafından yürütülen incelemeler ve sonucunda uygulanan ağır yaptırımlar yoluna hız kesmeden devam ediyor...
Türkiye'deki startup ekosistemi son yıllarda önemli bir büyüme göstermektedir. 2023'ün son çeyreğinde 81 girişim, toplamda yaklaşık 60 milyon dolar yatırım aldı. 2022-2023 üçüncü çeyrek dönemleri karşılaştırıldığında ise yatırım sayıları benzer seviyelerde kalsa da yatırım miktarları düşüş gösterdi...
Topla-dağıt (hub and spoke) karteli, 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun (“4054 sayılı Kanun”) kapsamında açıkça tanımlanmayan ve düzenlenmeyen bir ihlal türüdür. Topla-dağıt kartelinin unsurları bakımından yabancı rekabet otoritelerinin, özellikle Birleşik Krallık Rekabet ve Piyasalar...
Rekabet Kurulu (“Kurul”), Sunny Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (“Sunny”) hakkında verdiği kararla yeniden satış fiyatının tespitine yönelik kararlar dizisine bir yenisini daha ekledi. Kurul kararda Sunny’nin sağlayıcısı olduğu tüketici elektroniği ve küçük ev aletlerine yönelik yeniden satıcıların satış fiyatlarına müdahale...
Rekabet Kurumu’nun (“Kurum”) son dönemlerde hızlı tüketim malları, işgücü ve emek piyasası, ilaç ve çimento gibi son derece çeşitli sektörleri mercek altına aldığı görülmektedir. Rekabet Kurulu’nun (“Kurul”) Ekim ayında yayınlanan gerekçeli kararları incelendiğinde ise kozmetik sektöründe de yeniden satış...
Jules Verne, “Yeryüzünde her şeyin ömrü sınırlıdır, ilelebet var olacak bir şey insan elinden çıkamaz” der. Belki de değişim hepimizin hayatında değişmeyen tek kavram. İnsanlık iki büyük dünya savaşına ve sayısız kriz dönemine rağmen son yüzyılda büyük bir değişim ve dönüşüm içinde. Artık daha hızlı arabalar ve...
Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği’nin (“FIFA”) 16 Aralık 2022 tarihinde gerçekleştirilen toplantısında, FIFA Konseyi tarafından FIFA Futbol Menajerliği Talimatı (“Talimat”) onaylanmıştır. Bu Talimat’ta futbol menajerlerinin hak kazandıkları ücrete üst sınır getirilmesi, lisans koşullarına sınav zorunluluğunun...
Yeniden satış fiyatının belirlenmesi ihlali, son zamanlarda revize edilen AB Dikey Grup Muafiyet Yönetmeliği (VBER) kapsamında hala açık ve ağır (hardcore) bir kısıtlama olarak kabul edilmekte olup, bu da söz konusu ihlal türünün diğer bazı dikey anlaşma türlerinin aksine TFEU (Avrupa Birliği’nin İşleyişi Hakkında Anlaşma)...
Rekabet hukukunda, özellikle birleşme ve devralma işlemleri bakımından teşebbüs kavramının doğru şekilde belirlenmesi son derece önemlidir. Ekonomik bütünlük kavramı, teşebbüslerin hangi ekonomik birimleri kapsadığını ortaya koyma amacı taşır. Ekonomik bütünlük ve aile bağları arasındaki ilişki ise özellikle...
Rekabet Kurulu’nun (“Kurul”) yerinde incelemenin engellenmesi nedeniyle sıklıkla idari para cezası verdiği, yerinde incelemelere ilişkin hem Rekabet Kurumu’nun (“Kurum”) hem de teşebbüslerin hukuki ve teknik tedbirler aldığı bugünlerde çarpıcı bir gelişme yaşandı. Anayasa Mahkemesi...
Bilişim teknolojilerinin günümüzde hızla gelişmesi ve internet kullanımının giderek artması sonucu ürün ve hizmetlerin tanıtımı ve tüketiciyle buluşmasında çevrimiçi reklamcılık önemli bir kaynak haline gelmiştir. Kullanıcı geçmişi, beğenileri gibi kullanıcıların internet üzerinde bıraktığı dijital ayak izleri aracılığıyla...
Seçici dağıtım sistemleri, sağlayıcıların anlaşma konusu malları veya hizmetleri sadece belirlenmiş kriterlere dayanarak seçtiği dağıtıcılara doğrudan veya dolaylı olarak satmayı taahhüt ettiği, bu dağıtıcıların da söz konusu malları veya hizmetleri yetkilendirilmemiş dağıtıcılara satmamayı...
Hiç şüphesiz COVID 19 pandemisinden beri Rekabet Kurumu’nun en yoğun çalıştığı sektörlerin başında hızlı tüketim malları geliyor. Bu dönemin en önemli gelişmelerinden biri perakendeciler hakkında başlayan soruşturmaların habercisi olan Hızlı Tüketim Malları Perakendeciliği (“HTM”) konusunda başlayan...
Anayasa Mahkemesi’nin (“AYM” veya “Mahkeme”) 2020/67 E. 2022/139 K. sayılı 09.11.2022 tarihli kararında (“Karar”) ile 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (“7246 sayılı Kanun”) bazı maddelerinin iptal edilmesi talep edilmiştir. Bu maddeler, 4054 sayılı...
Türk rekabet hukukunda, belirli birleşme ve devralma işlemlerinin hukuki geçerlilik kazanabilmesi için Rekabet Kurulu’ndan (“Kurul”) izin alınması zorunludur. 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“4054 sayılı Kanun”) 7. maddesi uyarınca Kurul, izne tabi birleşme ve devralma işlemlerini belirleme...
Rekabet Kurulu (Kurul) geçtiğimiz yıllarda banka ve finansal kuruluşlar hakkında yürüttüğü bir önaraştırma kapsamında, kendilerinden talep edilen bilgileri zamanında veya hiç sağlamadıkları gerekçesiyle bazı bankalar hakkında idari para cezası uygulanmasına karar vermişti. Kurul tarafından idari para cezasına...
Dünyaca ünlü bir ticaret şirketi olan Amazon, dünyanın en büyük çevrimiçi alışveriş platformunu işletir. Amazon, arka planda ticari kararları çoğunlukla ilgili pazar verilerinden beslenen otomatik sistemler tarafından yönlendirilen veri odaklı bir şirkettir. Bununla birlikte, Amazon’un bir platform olarak ikili bir rolü...
Rekabet Kurulu’nun (“Kurul”) yerinde inceleme yetkisi, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“4054 sayılı Kanun”) ihlal edilip edilmediğinin ortaya çıkarılmasında kullanılan en önemli araçların başında gelir. Bu yetkinin etkin bir şekilde kullanılması, incelemelerden verimli sonuçlar elde edilebilmesi...
Harese, ilginç bir Arapça kelime. Develerin çölde çok sevdiği bir diken vardır. Deve dikeni büyük bir hırsla yer. Öyle ki yedikçe ağzı kanar, ama yemeyi bırakmaz. Dikenin tadına, kendi kanının tuzlu tadı karışır. Bu karışık tat onu adeta çılgına çevirir. Kanadıkça yer. Sonunda kan kaybından...
Türkiye’nin önde gelen televizyon içerik sağlayıcısı Krea İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon A.Ş. (“Digiturk”), sıklıkla Rekabet Kurumuna (“Kurum”) yapılan şikayetlere konu olur ve incelendiğinde Rekabet Kurulunun (“Kurul”) neredeyse her yıl Digiturk hakkında karar aldığı görülür. Söz konusu kararlara...
Fransız Rekabet Otoritesi (Autorité de la Concurrence), çevrimiçi reklamcılık sektörüne ilişkin olarak Criteo SA’nın (“Criteo”) şikayeti üzerine başlatılan rekabet hukuku incelemesi çerçevesinde, Fransa pazarındaki rekabetçi endişeleri ortadan kaldırmak amacıyla Meta Platforms Inc., Meta Platforms Ireland Ltd...
Yerinde İncelemelerde Dijital Verilerin İncelenmesine İlişkin Kılavuz (“Kılavuz”) ile Rekabet Kurulu’na (“Kurul”) tanınan teşebbüse ait dijital ortamlarda inceleme yetkisinin kapsamı genişletilirken, günümüzde teşebbüs çalışanları tarafından dijital verilerin silinmesi gerekçesiyle teşebbüse...
Türk rekabet hukuku bakımından görece yeni bir ihlal türü olan hub and spoke karteli, bir pazarda yatay düzeydeki faaliyetleri ile tedarikçi veya perakendeci seviyesinde rakip olan iki bağımsız teşebbüsün, üretim veya dağıtım zincirinin farklı bir seviyesinde faaliyet gösteren bir başka teşebbüs aracılığıyla...
Uzlaşma mekanizması, Türk rekabet hukuku uygulamasına henüz yeni girmiştir. İlgili mekanizma 16.06.2020 tarihinde 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’da (“Kanun”) yapılan değişiklikle yürürlüğe konmuş olup, yalnızca iki yıldan az bir süredir uygulamadadır...
E-pazaryeri platformları, ekonomiden aldıkları pay ve büyüme hızlarındaki artış nedeniyle dünya üzerindeki birçok rekabet otoritesinin olduğu gibi Rekabet Kurumu’nun (“Kurum”) da merceği altındadır. Kurum’un e-pazaryeri platformları hakkındaki inceleme sürecinin ilk adımı...
4 Mart 2022 tarihli ve 31768 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ’de Değişiklik Yapılması Hakkında Tebliğ (“Değişiklik Tebliği”) ile Rekabet Kurulu’ndan (“Kurul”) izin alınması gereken işlemlere ilişkin...
Rekabet Kurulu’nun (“Kurul”) BSH Ev Aletleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. (“BSH”) tarafından yetkili bayilerinin çevrimiçi pazaryerleri üzerinden satış yapmasının yasaklanması uygulamasına menfi tespit veya muafiyet tanınması talebini değerlendirdiği gerekçeli kararı yayınlandı...
Bir Mezopotamya efsanesi olan Şahmaran’ın Tarsus’ta geçtiği varsayılır. Efsaneye göre yılanların şahı, ölümsüz ve bilge “Şahmaran”dır. Şahmaran, yılanları ile birlikte mağarasında yaşayan güzel bir kadın olarak anlatılır. Yerin yedi kat altında yaşar, gövdesi yılan, başı...
COVID-19 salgını sürecinde, perakende gıda ve temizlik ürünleri ticareti ile iştigal eden zincir marketler ile üretici ve toptancı seviyesindeki tedarikçi teşebbüslerin fiyatlama davranışlarındaki rekabetçi endişeler nedeniyle Rekabet Kurumu...
Rekabet Kurulu’nun (“Kurul”) son dönemde yayınlanan kararlarına bakıldığında, yerinde incelemenin engellenmesi veya zorlaştırılmasına ilişkin verilen kararların sayısında geçmişe kıyasla önemli bir artış olduğu gözlemlenir. Bu durum, Kurul kararlarına da yansıdığı üzere...
Avrupa Komisyonu, 2019 yılından bu yana Credit Suisse, UBS, Barclays, RBS ve HSBC’nin döviz spot ticaret (spot trading - Forex) piyasasındaki danışıklı davranışlarını soruşturuyordu. Komisyon, 02.12.2021 tarihli son basın açıklaması ile soruşturmanın sonuçlandığını duyurdu...
Son yıllarda rekabet hukuku alanındaki değişim tam anlamıyla baş döndürücü. Özellikle dijitalleşme rekabet hukuku kurallarının adeta yeniden yazılmasını gerektiriyor. Rekabet hukuku e-ticaret ve dijital platformlar konusundaki tüm arayışların merkezinde...
Rekabet Hukukunda İhtiyati Tedbir: Türk Rekabet Kurulu’nun Perakendeciler, WhatsApp ve Trendyol Kararları