6335 Sayılı Kanun İle Yeni Türk Ticaret Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler

Temmuz 2012 Prof. Dr. H. Ercüment Erdem
% 0

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“Yeni TTK”) 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girdi. Yeni TTK’da esaslı değişiklikler yapan 6335 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“6335 sayılı Kanun”) 26 Haziran 2012 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edildi ve 30 Haziran 2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı.Bu makalemizde, 6335 sayılı Kanun ile Yeni TTK’da yapılan önemli ve dikkat çekici değişiklikler ele alınacaktır.

Ticaret Unvanı Kullanma Zorunluluğu

Ticaret unvanı kullanma zorunluluğunu düzenleyen Yeni TTK m. 39, 6335 sayılı Kanun ile değiştirilen maddeler arasında yer alır. Maddenin değişiklikten önceki ikinci fıkrasında, tacirin işletmesiyle ilgili olarak kullandığı her türlü kâğıt ve belgede, tacirin sicil numarası, ticaret unvanı, işletmesinin merkezi, tacir sermaye şirketi ise taahhüt edilen ve ödenen sermaye, internet sitesinin adresi ve numarasının gösterileceği düzenlenirdi. Ayrıca anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde yönetim kurulu başkan ve üyelerinin, müdürlerin ve yöneticilerin adları ile soyadlarının gösterilmesi zorunluydu. 6335 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, “her türlü kağıt ve belge” kavramı, “tacirin işletmesiyle ilgili olarak düzenlediği ticari mektuplar ve ticari defterlere yapılan kayıtların dayandığı belgeler” olarak açıklığa kavuşturuldu. Ayrıca bu belgelerde gösterilmesi gereken bilgiler de sınırlandırılarak, tacirin sicil numarası, ticaret unvanı, işletmesinin merkezi ile tacir internet sitesi oluşturma yükümlülüğüne tabi ise tescil edilen internet sitesinin adresi olarak belirlendi. Böylece, değişiklikten önce öngörülen tüm bilgilerin tacirin işletmesiyle ilgili her türlü belgede yer almasının uygulamada yaratacağı sorunlar da önlendi.

İşlem Denetçisinin Kaldırılması

Yeni TTK ile getirilen yeni kurumlardan biri de, işlem denetçisi kurumuydu. İşlem denetçisi; kurul­uş, sermaye artırımı, azaltılması, birleşme, bölünme, tür değiştirme, menkul değer ihracı gibi nitelikli iş­lemleri denetleyen uzmanlara verilen addır. 6335 sayılı Kanun ile işlem denetçisi kaldırıldı ve Yeni TTK’da işlem denetçisine yapılan atıflar da bu doğrultuda kanundan çıkarıldı. İşlem denetçisi, önem gösteren bazı işlemlerin denetlenmesi ve bu yolla pay sahipleri ve şirket alacaklıları başta olmak üzere tüm ilgililerin korunması bakımından yerinde bir düzenlemeydi. İşlem denetçisi kurumunun kanundan çıkarılmasıyla, bu nitelikli işlemlerin denetim dışı kalması söz konusu oldu. Özellikle birleşme ve bölünmede değişim oranının, ayrılma akçesinin veya denkleştirme tutarının adil olup olmadığı işlem denetçisi tarafından denetlenirdi. İşlem denetçisi denetimi yerine başka herhangi bir denetim mekanizması getirilmemiş olması da, bu işlemlerin tamamen denetim dışında kalması sonucunu doğurdu. Şirkete Borçlanma Yasağı Yeni TTK m. 358, anonim şirketlerde pay sahiplerinin şirkete borçlanma yasağını düzenler. Bu maddenin 6335 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki hali uyarınca pay sahipleri, iştirak taahhüdünden doğan borç hariç, şirkete borçlanamazdı. Bu kuralın istisnası, borcun şirketle, şirketin işletme konusu ve pay sahibinin işletmesi gereği olarak yapılmış bulunan bir işlemden doğmuş olması ve emsalleriyle aynı veya benzer şartlara tabi tutulmasıdır. Bu madde uyarınca, belirtilen hal dışında pay sahiplerinin şirkete borçlanmaları mümkün değildir. Yeni TTK’nın Madde Gerekçeleri uyarınca bu madde, pay sahiplerinin çoğu iş ve işlemde şirket kasasını kullanmalarını, kişisel harcamalarını bu şekilde yapmalarını ve şirketten para çekmelerini engelleme amacı taşır. Gerçekten de, pay sahiplerinin şirketten para çekmelerinin uygulamada çok yaygınlaşmış ve olumsuz sonuçlara yol açan bir durum olduğu tartışmasızdır. Yeni TTK m. 358’de 6335 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler uyarınca pay sahipleri, sermaye taahhüdünden doğan vadesi gelmiş borçlarını ifa etmedikçe ve şirketin serbest yedek akçelerle birlikte kârı geçmiş yıl zararlarını karşılayacak düzeyde olmadıkça şirkete borçlanamaz. Görüldüğü gibi, pay sahiplerinin şirkete borçlanmaları için borcun işletme gereği doğmuş olması ve emsalleriyle benzer şartlara tabi tutulması şartları kaldırıldı. Yapılan değişiklikle pay sahiplerinin sermaye taahhüdü borçlarını ifa etmiş olması ve şirketin serbest yedek akçelerle birlikte kârının geçmiş yıl zararlarını karşılayacak düzeyde olması şartlarının sağlanması yeterli görüldü. Bu düzenlemeyle, pay sahiplerinin şirkete borçlanma yasağının yumuşatıldığı görülür. Ancak avans kar payı dağıtma olanağı ve sermayenin korunması ilkesi karşısında hiçbir sınır öngörmeksizin şirkete borçlanmanın yerindeliği tartışılabilir. Yönetim Kurulu Üyelerinin Nitelikleri Yeni TTK m. 359, anonim şirketlerde yönetim kurulu (“YK”) üyelerinin sayısı ve niteliklerini düzenler. Bu maddenin 6335 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi hali uyarınca, temsile yetkili en az bir YK üyesinin yerleşim yerinin Türkiye’de bulunması ve Türk vatandaşı olması zorunludur. Ayrıca yine aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, YK üyelerinin en az dörtte birinin yükseköğrenim görmüş olması gerekir. 6335 sayılı Kanun, temsile yetkili en az bir YK üyesinin yerleşim yerinin Türkiye’de bulunması ve Türk vatandaşı olması şartını kaldırdı. Yeni TTK’nın ruhuna ve getirdiği kolaylıklara aykırı olan Yeni TTK m. 359 hükmünün bu şekilde değiştirilmesini olumlu karşılıyorum. Bu değişikliğe paralel olarak, limited şirketlerde müdürlerden en az birinin yerleşim yerinin Türkiye’de bulunması ve bu müdürün şirketi tek başına temsile yetkili olması yönündeki Yeni TTK m. 628 hükmü de yürürlükten kaldırıldı. Denetime Tabi Anonim Şirketler Yeni TTK m. 397, anonim şirketlerde denetimi düzenler. Maddenin değişiklikten önceki hali, anonim şirketin ve şirketler topluluğunun finansal tablolarının denetçi tarafından, uluslararası denetim standartlarıyla uyumlu Türkiye Denetim Standartlarına göre denetleneceğini öngörür. 6335 sayılı Kanun ise, ilgili maddenin denetime tabi olan anonim şirketler bakımından uygulanacağını düzenledi. Denetime tabi olacak anonim şirketler ise, Yeni TTK m. 397/4 uyarınca, Bakanlar Kurulu tarafından belirlenir. Yeni TTK’da 6335 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerden sonra, tüm anonim şirketlerin denetime tabi olması söz konusu değildir. Halbuki dış denetim kurumu Yeni TTK’nın en önemli yeniliklerinden biriydi ve anonim şirketlerde artık işlevsiz hale gelen iç denetimin yerine geçiyordu. Bazı anonim şirketlerin tamamen denetim dışında kalması, sermaye şirketleri olan anonim şirketlerde sermayenin korunması, ortakların ve alacaklıların haklarının güvenceye alınması açısından sorun yaratabilir. Yeni TTK’nın 6335 sayılı Kanun ile değişen bir diğer maddesi de, denetçi olabilecekleri düzenleyen Yeni TTK m. 400’dür. Maddenin değişiklikten önceki hali uyarınca denetçi, ancak ortakları, yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir unvanını taşıyan bir bağımsız denetleme kuruluşu olabilirdi. Orta ve küçük ölçekli anonim şirketler, bir veya birden fazla yeminli mali müşaviri veya serbest muhasebeci mali müşaviri denetçi olarak seçebilirler. 6335 sayılı Kanun ile denetçinin bağımsız denetim yapmak üzere, 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununa göre ruhsat almış yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir unvanını taşıyan ve Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yetkilendirilen kişiler ve/veya ortakları bu kişilerden oluşan sermaye şirketi olabileceği düzenlendi. İmtiyazlı Paylar 6335 sayılı Kanun ile, Yeni TTK’nın imtiyazlı payları düzenleyen 478. maddesine 4. fıkra eklenerek imtiyazlara ilişkin kısıtlamalar getirildi. Yeni hüküm uyarınca sermayesinin yarısından fazlası tek başına veya birlikte Devlet, il özel idaresi, belediye ve diğer kamu tüzel kişileri, sendikalar, dernekler, vakıflar, kooperatifler ve bunların üst kuruluşlarına ait anonim şirketlerde ve bu şirketlerin aynı oranda sermaye payına sahip oldukları iştiraklerinde; bunların sahip oldukları paylara ilişkin imtiyazlar hariç olmak üzere, diğer paylara, belirli bir grup oluşturan pay sahiplerine, belirli pay gruplarına ve azlığa Yeni TTK’da düzenlenen herhangi bir imtiyaz verilemez. Böylece, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 401. maddesinde 6215 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler, Yeni TTK kapsamına da alındı. Suçlar ve Cezalar 6335 sayılı Kanun ile, Yeni TTK’nın suçlar ve cezaları düzenleyen 562. maddesinde de önemli değişiklikler yapıldı. Bağlı ve hâkim şirketlerin raporlarını düzenleyen Yeni TTK m. 199’un 1. ve 4. fıkralarına aykırılık halinde öngörülen hapis cezası kaldırıldı. Ayrıca, Yeni TTK uyarınca tutulmakla veya saklanmakla yükümlü olunan defter, kayıt ve belgeler ile bunlara ilişkin bilgileri, denetime yetkili olanlarca istenmesine rağmen vermeyenler veya eksik verenler ya da bu denetim elemanlarının görevlerini yapmalarını engelleyenler hakkında öngörülen hapis cezası da kaldırıldı. Bu maddede sayılan suçların re’sen takip olunacağını düzenleyen Yeni TTK m. 563, kanun kapsamından çıkarıldı. Böylece kamuoyunda çok eleştirilen ceza hükümleri yumuşatıldı. Limited Şirketlerin Kuruluşu Limited şirketlerin kurulma anını düzenleyen Yeni TTK m. 585’te 6335 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerle nakit sermayenin derhal ve tamamen ödenmesi şartı kaldırıldı. Limited şirketlerde de anonim şirketlerde olduğu gibi sermayenin dörtte birinin kuruluşta, geri kalan kısmının da yirmi dört ay içinde ödenmesi olanağı tanındı. Ayrıca, esas sermaye pay bedellerinin ödenmesi, ödeme yeri, ifa borcu, ifa etmemenin sonuçları, bedelleri tamamen ödenmemiş payların devri hususlarında anonim şirketlere ilişkin hükümlerin kıyasen uygulanacağı belirtildi. Bu yeni düzenlemeyi de olumlu karşılıyorum. İnternet Sitesi Yeni TTK m. 1524, internet sitesine ilişkin düzenlemeler getirir. Bu maddenin değişiklikten önceki hali uyarınca tüm sermaye şirketlerinin internet sitesi açma zorunluluğu öngörülmüşken, 6335 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler sonrasında internet sitesi açma yükümlülüğü, Yeni TTK m. 397/4 uyarınca denetime tabi olan sermaye şirketleri bakımından uygulanır. Bu şirketlerin, kuruluşlarının ticaret siciline tescili tarihinden itibaren üç ay içinde internet sitesi açmaları gerekir. Ayrıca, Yeni TTK’ya 6335 sayılı Kanun ile eklenen Geçici Madde 8 uyarınca, m. 1524’ün yürürlüğe girdiği tarihten önce kurulan denetime tabi sermaye şirketleri üç ay içinde internet sitesi açmak ve bu sitenin belli bir bölümünü anılan maddedeki içeriklerin yayımlanmasına özgülemek zorundadır. 6103 sayılı Kanun’da Yapılan Değişiklikler 6335 sayılı Kanun ile 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’da (“6103 sayılı Kanun”) da önemli değişiklikler yapıldı. Esas sözleşme değişikliklerini düzenleyen 22. madde değiştirilerek, esas sözleşme değişikliklerinin Yeni TTK’nın yürürlüğe girmesinden itibaren 12 ay içinde yapılacağı düzenlendi. Maddenin değişiklikten önceki halinde, esas sözleşme değişikliklerinin Yeni TTK’nın yayımı tarihinden itibaren 18 ay içinde yapılacağı düzenlendiğinden, daha kısa bir süre öngörülmüştü ve bu süre uygulamada ve öğretide eleştiriliyordu. 6103 sayılı Kanun’un değiştirilen 26. maddesi uyarınca, esas sözleşmede toplantı ve karar nisapları açısından 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na yapılan atıflar da, yine Yeni TTK’nın yürürlüğe girmesinden itibaren 12 ay içinde esas sözleşme değiştirilerek yeniden düzenlenir. Oy hakkı ve oyda imtiyazlı paylar ile nama yazılı payların devredilmesinin sınırlandırılmasına ilişkin 28. maddede de, ilgili Yeni TTK maddelerinin yine yürürlükten itibaren 12 ay sonra yürürlüğe gireceği belirtildi. Sonuç Yeni TTK’nın yürürlüğe girmesinden çok kısa bir süre önce, 6335 sayılı Kanun ile birçok temel değişiklik yapılmış ve Yeni TTK daha yürürlüğe girmeden değiştirilmiştir. Bu durum Yeni TTK gibi hazırlanması neredeyse on yılı bulan bir temel kanun açısından olağan değildir. Yeni TTK’nın getirdiği birçok yeni ve temel kurumun (işlem denetçisi ve dış denetim gibi) aceleyle ve yeterli tartışma yapılmadan kaldırılmasının veya değiştirilmesinin de kanun yapma tekniği açısından yerinde olduğunu söylemek güçtür. Kaldı ki, kanunda yapılması öngörülen birçok ikincil düzenleme de hala yapılmamış olduğundan, başta Ticaret Sicili nezdinde olmak üzere birçok sorun yaşanmaktadır. Bu temel değişikliklerin daha erken yapılması ve yoruma açılması uygun olurdu. Belirttiğimiz aksaklıkların en kısa zamanda düzelmesini ve Yeni TTK uyarınca yapılacak uygulamaların netlik kazanmasını umuyoruz.

Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın bu makale kullanılamaz, çoğaltılamaz, kopyalanamaz, yayımlanamaz, dağıtılamaz veya başka bir suretle yayılamaz. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın oluşturulan içerikler takip edilmekte olup, hak ihlalinin tespiti halinde yasal yollara başvurulacaktır.

Diğer İçerikler

Hukuk Postası
Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Karayolu ile Eşya Taşıması

Türkiye 7 Aralık 1993 tarihli 3939 sayılı Kanun ile Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı için Mukavele Sözleşmesi’ne (“CMR”) katılmayı uygun buldu ve CMR Türkiye’de 31 Ekim 1995 tarihinde yürürlüğe girdi. CMR’nin 1/1 maddesi uyarınca, tarafların tabiiyeti ve ikamet yerinden bağımsız olarak...

Ticaret Hukuku Ağustos 2017
Hukuk Postası
Adi Ortaklıklar

Türk hukukunda adi ortaklıklar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) 620 ve devamı maddelerinde düzenlenir. Adi ortaklık sözleşmesi, iki veya daha fazla kişinin emeklerini veya mallarını ortak bir amaca (nihai olarak kazanç elde etme amacına) ulaşmak üzere...

Ticaret Hukuku Nisan 2014
Hukuk Postası
Tüzel Kişilerin Tabiyeti
Ticaret Hukuku Ekim 2012
Hukuk Postası
Genel Kurul Kararlarının İptal Nedeni Olarak Örtülü Kazanç Aktarımı

Anonim şirketlerde örtülü kazanç aktarımı, geniş anlamda şirket malvarlığının ilişkili taraflara aktarılmasını konu alan ve birçok farklı görünümü barındıran bir kavram olarak karşımıza çıkar. Sermaye piyasaları hukukunda kanun seviyesinde ve...

Ticaret Hukuku Şubat 2022
Hukuk Postası
Türk ve Alman Hukukunda Elektronik İmza
Ticaret Hukuku Aralık 2021
Hukuk Postası
Bilgi Sistemleri Yönetimi
Ticaret Hukuku Mart 2018
Hukuk Postası
Genel Kurul Çağrı Davaları
Ticaret Hukuku Ağustos 2021
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Taşıyanın Hapis Hakkı
Ticaret Hukuku Haziran 2021
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Oy Hakkının Donması
Ticaret Hukuku Temmuz 2020
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Veto Hakkı
Ticaret Hukuku Ağustos 2020
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Gemi Rehni
Ticaret Hukuku Mayıs 2020
Hukuk Postası
Rehinli Anonim Şirket Payının Devri
Ticaret Hukuku Mart 2020
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hacizli Payların Devri
Ticaret Hukuku Temmuz 2019
Hukuk Postası
Yönetim Kurulunda Temsil Edilme İmtiyazı
Ticaret Hukuku Mayıs 2019
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Organların Eksikliği
Ticaret Hukuku Nisan 2019
Hukuk Postası
Futbol Kulüplerinin Şirketleşmesi
Ticaret Hukuku Nisan 2019
Hukuk Postası
Hukuk Postası
2016 York Anvers Kuralları
Ticaret Hukuku Mart 2019
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Teknik İflasta Yenilikler
Ticaret Hukuku Eylül 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Primli Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Ağustos 2018
Hukuk Postası
Taksitle Satış Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Temmuz 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Limited Şirketlerde Pay Rehni
Ticaret Hukuku Haziran 2018
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Gemilerin İhtiyati Haczi
Ticaret Hukuku Mayıs 2018
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Pay Rehni
Ticaret Hukuku Mayıs 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Güncellenmiş FIDIC Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Nisan 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Türkiye’deki Hisse Opsiyon Planları
Ticaret Hukuku Haziran 2017
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Oy Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Mayıs 2017
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Rüçhan Hakkı
Ticaret Hukuku Nisan 2017
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Sermayenin Kaybı
Ticaret Hukuku Eylül 2015
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Kefil Olma Ehliyeti
Ticaret Hukuku Şubat 2015
Hukuk Postası
Acentenin Rekabet Etmeme Yükümlülüğü
Ticaret Hukuku Aralık 2014
Hukuk Postası
Özel Denetim İsteme Hakkı
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
Pay Devri mi, Malvarlığı Devri mi?
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
İmtiyazlı Pay Sahipleri Özel Kurulu
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
Limited Şirketlerde Haklı Sebeple Fesih
Ticaret Hukuku Eylül 2014
Hukuk Postası
Sermaye Taahhüdü Yoluyla Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Ağustos 2014
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Şarta Bağlı Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Mart 2014
Hukuk Postası
Anonim Şirketin Haklı Sebeple Feshi
Ticaret Hukuku Şubat 2014
Hukuk Postası
Hâkimiyet Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Ocak 2014
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisi
Ticaret Hukuku Aralık 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Paysahipleri Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Kasım 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Şubeler Ve İrtibat Büroları
Ticaret Hukuku Ağustos 2013
Hukuk Postası
TTK Hükümleri Uyarınca Ön Şirket
Ticaret Hukuku Temmuz 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Limited Şirkette Çıkma Ve Çıkarılma
Ticaret Hukuku Temmuz 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticari İşletmenin Tür Değiştirmesi
Ticaret Hukuku Nisan 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticaret Sicili Yönetmeliği
Ticaret Hukuku Ocak 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Finansal Kiralama Sözleşmesi
Ticaret Hukuku Aralık 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Kar Payı Avansı
Ticaret Hukuku Eylül 2012
Hukuk Postası
Ticaret Şirketlerinin Bakanlıkça Denetimi
Ticaret Hukuku Ağustos 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Sona Erme Ve Tasfiye
Ticaret Hukuku Haziran 2012
Hukuk Postası
Yeni TTK’da Finansal Yardım Yasağı
Ticaret Hukuku Nisan 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Kurumsal Yönetim İlkeleri
Ticaret Hukuku Mart 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerin Kuruluşunda Yenilikler
Ticaret Hukuku Şubat 2011
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Temsil ve İlzam
Ticaret Hukuku Ocak 2011
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticari İşletme Rehninde Güncel Sorunlar
Ticaret Hukuku Kasım 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Faturaya Konan Vade Farkı Kaydı
Ticaret Hukuku Haziran 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlere Kayyum Atanması
Ticaret Hukuku Şubat 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Çeklerde Sil Baştan
Ticaret Hukuku Aralık 2009
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde İmtiyazlı Paylar
Ticaret Hukuku Haziran 2009
Hukuk Postası
Türk Hukuku ve FIDIC Kapsamında Ek Ücret
Ticaret Hukuku Mayıs 2009
Hukuk Postası
Türk Hukuku ve FIDIC Kapsamında Ek Süre
Ticaret Hukuku Nisan 2009
Hukuk Postası
Çek Hukukunda İki Yenilik
Ticaret Hukuku Şubat 2009
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerin Denetiminde Yeni Düzen
Ticaret Hukuku Şubat 2009

Yaratıcı hukuk çözümleri için iletişime geçin.