Şirketler Topluluğu’nda Bağlılık Raporu

Şubat 2013 Prof. Dr. H. Ercüment Erdem
% 0

Giriş

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”), şirketler arasındaki hâkimiyet ilişkisinden yola çıkarak şirketler topluluğuna ilişkin düzenlemeler getirir. Bu düzenlemeler uyarınca, bir ticaret şirketi, diğer şirketin doğrudan veya dolaylı olarak (a) oy haklarının çoğunluğuna sahip olması, (b) yönetim organında karar alabilecek çoğunluğu oluşturan sayıda üyenin seçimini sağlama hakkına sahip olması,(c) tek başına veya başka ortaklarla birlikte bir sözleşmeye dayanarak oy haklarının çoğunluğunu oluşturması halinde; ya da bir hâkimiyet sözleşmesi ile veya başka yolla diğer şirketi hâkimiyeti altında tutuyorsa hâkim konumdadır. Bu şekilde bir hâkimiyet ilişkisine taraf olan hâkim şirket ve hâkimiyet altındaki bağlı şirketler, şirketler topluluğunu oluşturur. Ticaret Sicil Yönetmeliği[1] m. 105/1 de, TTK m. 195/4 uyarınca şirketler topluluğunun varlığından bahsedebilmek için bir hakim şirket ve en az iki bağlı şirketin varlığını öngörür.

Hâkimiyet ilişkisi nedeniyle hâkim şirketin bağlı şirket üzerinde olumsuz etkilerini engellemek amacıyla TTK, hâkim ve bağlı şirketlere bazı yükümlülükler getirir. Bunların başlıcası, hâkim şirketin hâkimiyetini hukuka aykırı kullanmaması yükümlülüğüdür. Hâkim şirket, hâkimiyetini hukuka aykırı kullanırsa ve bu şekilde bağlı şirketini herhangi bir kayba uğratırsa, bağlı şirketin bu kaybını denkleştirme yoluyla gidermelidir. Böylelikle bağlı şirketin pay sahiplerinin ve alacaklılarının zarar görmesinin engellenmesi amaçlanır. Şayet denkleştirme yerine getirilmemişse, bağlı şirketin pay sahipleri zararların tazminini talep edebilir ve bağlı şirketin alacaklıları şirketin zararının yine şirkete ödenmesi için talepte bulunabilir.

Bağlılık Raporu

Yukarıda anılan sistemin işlerlik kazanabilmesi ve bağlı şirketin pay sahipleri ile alacaklarının, bağlı şirketin topluluk şirketleri ile olan ilişkisi hakkında bilgilendirilmesi amacıyla TTK m. 199, bağlı şirketin her yıl “bağlılık raporu” düzenlemesini öngörür. Bu raporda, bağlı şirketlerin diğer bağlı şirketler ve hâkim şirket ile aralarındaki ilişkiler ve bu ilişkilerden ortaya çıkan sonuçlar ele alınır.

Bağlılık raporu, içerdiği bilgiler nedeniyle, TTK’da pay sahipleri ve alacaklılar lehine öngörülen bazı hakların kullanılmasında da temel oluşturur. Şöyle ki, pay sahiplerinin bilgi alma ve inceleme haklarını kullanmaları sırasında kullanılacak bilgiler arasında bağlılık raporunda saptanan konuların önemi büyüktür. Yine, hâkim şirketin denkleştirme yapmasını gerektiren durumlarda bu denkleştirmenin yapılmaması nedeniyle açılacak tazminat davalarında da bu bilgiler incelemeye esas alınır. Bu nedenle TTK m. 199/2 bağlılık raporunun doğru ve dürüst hesap verme ilkelerine uygun olarak hazırlanacağı hükmünü amirdir.

Bağlılık Raporu Hazırlamakla Yükümlü Şirketler

Yukarıda değinildiği üzere bir hakim şirketin hakimiyeti altında bulunan bağlı şirketlerin tamamı bağlılık raporu düzenlemekle yükümlüdür. Bir hakim şirkete bağlı şirketin iştiraklerinin ve bağlı şirketlerinin bulunması, o şirketin bağlılık raporu düzenleme yükümlülüğünü kaldırmaz. Burada önemli olan konu, bağlılık raporu düzenleyecek olan şirketin herhangi bir şekilde başka bir hakim şirketin hakimiyetinde bulunmasıdır. Bağlı şirketin rapor düzenlemesi için anonim şirket olması gerekli değildir.

Bağlılık Raporu’nun İçeriği

Bağlılık raporunun hazırlanmasını öngören TTK m. 199, raporda yer alacak bilgileri belirtir. Bu madde uyarınca düzenlenecek bağlılık raporunda, genel olarak, şirketin hâkim şirket ve hâkim şirket kontrolünde bulunan diğer bağlı şirketlerle ilişkileri açıklanır. Bu ilişkiler kapsamında (i) şirketin edimleri ve karşı edimler, (ii) hakim şirketin veya diğer bağlı şirketlerin zarara uğramaması için alınan veya alınmasından kaçınılan önlemler, bu önlemlerin sebebi ve şirkete yarar ve zararları ile (iii) zararın varlığı durumunda denkleştirmenin gerçekleşip gerçekleşmediği ve denkleştirmeye ilişkin bilgiler bağlılık raporunda yer alır.

Özetle bağlılık raporunda değinilecek konular üç ana grupta toplanır: diğer şirketlerle yapılan hukuki işlemler, bu şirketler yararına alınan veya alınmasından kaçınılan önlemler ve uğranılan zarar hakkında yapılan denkleştirme işlemi.

Önlemler ve denkleştirme konularında kanun metni açıktır. Ancak raporda yer verilecek hukuki işlemlerin kapsamının dikkatle belirlenmesi gerekir. Zira maddenin ifadesi, farklı yorumlara neden olabilir.

Maddenin hukuki işlemlere yönelik metni şu şekildedir: “şirketin … hâkim şirketle, hâkim şirkete bağlı bir şirketle, hâkim şirketin yönlendirmesiyle onun ya da ona bağlı bir şirketin yararına yaptığı tüm hukuki işlemlerin”. Şöyle ki, “hakim şirketin yönlendirmesi” ifadesi ile kastedilmek istenenin ne olduğu madde metninden kesin olarak anlaşılamamaktadır. Maddenin gerekçesinde de bu konuda bir açıklık yoktur.

Kanımızca, hakim şirket ve bağlı şirketlerle yapılan tüm işlemler, başka herhangi bir şarta bağlı olmadan bağlılık raporunda yer alır. Hakim şirket veya bağlı şirketle yapılmayan, bu şirketlerin taraf olmadığı işlemlere de raporda yer verilir. Ancak bu işlemlerin rapora dahil edilebilmesi için bu işlemlerin hakim şirket veya bağlı şirketin yararına olması ve bu işlemlerin hakim şirketin yönlendirmesiyle gerçekleşmiş olması gerekir. Dolayısıyla, bağlılık raporunda üç grup hukuki işleme yer verilecektir: (i) hakim şirketle yapılan tüm işlemler, (ii) hakim şirkete bağlı şirketle yapılan tüm işlemler (iii) hakim şirketin yönlendirmesiyle ve hakim şirket veya hakim şirkete bağlı şirketler yararına üçüncü kişilerle yapılan işlemler[2].

Bağlılık raporunda yer alacak işlem türleri konusunda ise kanunda herhangi bir sınırlama yoktur. Topluluk içi şirketler arasında yapılan tüm satım, kira, hizmet vb. sözleşmeler ile şirketlerin birbirleri lehine teminat göstermesi gibi durumlar raporda yer verilmesi gereken bilgilere örnek olarak verilebilir. Ayrıca, TTK m. 202’de yer alan sorumluluk halleri, bağlılık raporunda yer alacak bilgiler açısından değerlendirilebilir.

Hakim şirket tarafından hazırlanacak bağlılık raporunda, hakim şirketin kendi bağlı ortaklıkları ile yaptıkları işlemlerin yer alıp almayacağı da değerlendirilmelidir. TTK m. 199/1-3 kapsamında incelenen bağlılık raporunda böyle bir zorunluluk öngörülmemektedir. Gerçekte buna gerek de yoktur. Zira, bağlı şirket kendisi de bir hakim şirket durumundaysa, onun bağlı şirketleri bu konulara kendi düzenleyecekleri bağlılık raporunda yer verir. Örneğin (A) AŞ hakim şirket, (B) AŞ, (C) AŞ ve (D) AŞ de bağlı şirketler ise, (B), (C), ve (D) AŞ’ler (A) AŞ ile olan ilişkileri nedeniyle bağlılık raporu düzenler. Bunlardan (B) AŞ, kendisi de (V) AŞ, (Y) AŞ ve (Z) AŞ ile olan ilişkileri açısından hakim şirket durumundaysa, (B) AŞ, düzenleyeceği bağlılık raporunda (V), (Y), ve (Z) AŞ’lerle olan ilişkilerine yer vermez. (V), (Y), ve (Z) AŞ’ler kendi düzenleyecekleri bağlılık raporlarında bu ilişkileri ele alırlar.

Hakim şirketler ise bu bağlı şirketlerle olan ilişkilerine, TTK m. 199/4 uyarınca istem üzerine hazırlayacakları hakimiyet raporunda yer vermekle yükümlüdür. Yukarıda örnek çerçevesinde (A) AŞ, (B), (C) ve (D) AŞ’lerle olan ilişkileri, (B) AŞ ise (V), (Y) ve (Z) AŞ’lerle olan ilişkileri açısından hakimiyet raporu düzenlerler.

Bağlılık Raporu ile Faaliyet Raporu Arasındaki İlişki

Bağlılık raporu ile faaliyet raporu, şirket pay sahiplerinin ve alacaklıların bilgilendirmesi amaçları bakımından paralellik gösterir. Bu paralelliğin yanında, bu iki rapor kapsam bakımından farklıdır. Bununla birlikte, TTK m. 199/3 uyarınca, bağlılık raporunda yer alan bazı bilgilere faaliyet raporunda da yer verilmesi gerekir. Bu konuda maddenin ifadesi şu şekildedir: “Yönetim kurulu raporun sonunda şirketin, hukuki işlemin yapıldığı veya önlemin alındığı veya alınmasından kaçınıldığı anda kendilerince bilinen hâl ve şartlara göre, her bir hukuki işlemde uygun bir karşı edim sağlanıp sağlanmadığını ve alınan veya alınmasından kaçınılan önlemin şirketi zarara uğratıp uğratmadığını açıklar. Şirket zarara uğramışsa, yönetim kurulu ayrıca zararın denkleştirilip denkleştirilmediğini de belirtir. Bu açıklama sadece yıllık faaliyet raporunda yer alır.”

Görüldüğü üzere madde, bağlılık raporunda bir sonuç bölümünün de yer almasını öngörür ve bu bölümde yazılacak hususları belirtir. Bununla birlikte bağlılık raporunun tümüyle pay sahiplerine açıklanmamasıyla[3] da paralel olarak faaliyet raporunda, bağlılık raporunda yer alan her işlem hakkında bilgilendirme yapılmaz, sadece bağlılık raporunun sonuç bölümü faaliyet raporuna da aktarılır.

Yapılan açıklamaların yanında, uygulamada önemli sorunlara yol açabilecek bir başka ifadeye de değinmekte yarar vardır. Madde metninde görüldüğü üzere şirket yönetim kurulu değerlendirmesini, “kendilerince bilinen hal ve şartlara göre” yapar. Dolayısıyla madde metni, “bilinmeyen ancak bilinmesi gereken hal ve şartları” dışlar görünür. Bununla birlikte maddenin gerekçesinde, “Yönetim kurulunun sorumluluğu açısından kurulca bilinmesi gereken hal ve şartların da dikkate alınıp alınmayacağı, öğreti ve içtihat faaliyeti gerektirir.” cümlesi yer alır. Dolayısıyla, yönetim kurulu bağlılık raporunu hazırlarken yapacağı değerlendirmesi sırasında, sadece bildiği değil, bilmesi gereken hal ve şartlardan da sorumlu tutulabilir. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu döneminden beri süregelen uygulama nedeniyle, madde metninde yer alan “bilinen” ifadesinin zamanla “bilinmesi gereken” şeklinde anlaşılması gerekeceğinin doktrinde ve yargı kararlarında kabul edilmesi kuvvetle olasıdır. Bu nedenle, bağlılık raporu hazırlanırken, değerlendirmenin “bilinmesi gereken hal ve şartlara” göre yapılmasında yarar vardır.

Sonuç

Sonuç olarak, TTK m. 199 uyarınca bağlı şirketler bağlılık raporu hazırlamakla yükümlüdür. Bu raporda bağlı şirket, hakim şirket ile, hakim şirketin iştirakleri olan diğer bağlı şirketler ile yapılan tüm işlemlere, hakim şirketin yönlendirmesiyle hakim şirket veya hakim şirkete bağlı şirketler yararına yapılan hukuki işlemlere, bu şirketlerin yararına olacak şekilde alınan veya alınmasından kaçınılan önlemlere ve şirketler topluluğu ilişkisi nedeniyle uğranılan zarar ve bu zararın denkleştirilmesine ilişkin bilgilere yer verir.

Bağlılık raporunun sonuç bölümünün ise faaliyet raporuna alınarak pay sahipleri ile paylaşılması gerekir.

Hakim şirketler ise bağlı şirketlerle olan ilişkileri açısından, istem üzerine, TTK m. 199/4 uyarınca hakimiyet raporu düzenlerler.

[1] RG, 27.01.2013, S. 28541.

[2] Hâkim şirket veya diğer bağlı şirketlerle yapılmayan işlemlerin bağlılık raporuna yazılabilmesi için işlemin, hakim şirket veya bağlı şirketin yararına olması ve bu işlemlerin hakim şirketin yönlendirmesiyle gerçekleşmiş olması şartının bir arada bulunmasının gerekmediği, hakim şirket veya bağlı şirket yararına tüm işlemlerin ve hakim şirketin yönlendirmesiyle gerçekleşen tüm işlemlerin bağlılık raporunda ayrı ayrı yazılması gerektiği de savunulan görüşler arasındadır.

[3] Bağlılık raporuna aleniyet verilip verilmemesi hususu TTK’nın hazırlanışı sırasında alt komisyonda tartışılmış ve raporun tamamının pay sahiplerine açıklanmasına gerek olmadığı yönünde karar verilmiştir. Bu nedenle kanun metnine, “sadece” sonuç kısmının faaliyet raporunda yer alacağı hükmü eklenmiştir.

Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın bu makale kullanılamaz, çoğaltılamaz, kopyalanamaz, yayımlanamaz, dağıtılamaz veya başka bir suretle yayılamaz. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın oluşturulan içerikler takip edilmekte olup, hak ihlalinin tespiti halinde yasal yollara başvurulacaktır.

Diğer İçerikler

Hukuk Postası
Hisse Devir Vaadi Sözleşmesi’nin Tarafları ve Sözleşmelerin Nispiliği

Kural olarak sözleşmeden doğan hak ve borçlar sadece sözleşmenin tarafı olan alacaklı ve borçlu arasında hukukî sonuç doğurur. Bu prensip hukukumuzda “sözleşmelerin nispiliği” olarak adlandırılır. Genel olarak, sözleşmenin tarafları dışındaki üçüncü kişiye bir edimin yerine getirilmesinin üstlenildiği...

Ticaret Hukuku 31.07.2022
Hukuk Postası
Değişen E-ticaret Kanunu Neler Getiriyor?

Dijitalleşen dünyada büyüyen ve gelişen e-ticaretin kuralları değişiyor. Önceleri dijital pazarın odak noktası olarak gösterilen e-ticaret, çok geçmeden dijital ekonominin itici gücü olarak ifade edilmeye başladı. Ancak e-ticaretin büyüme hızı ve kısa süre içinde geçirdiği dönüşüm dikkate alındığında...

Ticaret Hukuku 31.07.2022
Hukuk Postası
Sermaye Şirketlerinde Haklı Nedenle Fesih Davası

Bir şirketin feshi, tescil ile kazanılan tüzel kişiliğin ortadan kalkmasına yol açarak, şirketin sona erme sebeplerinden biri olarak karşımıza çıkan infisahın, özellikli bir görünümüdür. Hâkimin inşai hükmüyle bir şirketin feshine ve bunun doğal sonucu olarak sona ermesine yol açan bu özel dava türü...


Ticaret Hukuku 30.06.2022
Hukuk Postası
Aile Şirketlerinde Yol Ayrımı

Kontrol veya yönetimin bir ailenin üyelerine ait olduğu şirketler, aile şirketi olarak kabul edilir. Aile üyeleri, şirket kontrolünü sağlayan payları elinde tutabildiği gibi yönetim yetkisini de elinde bulundurur. Aile şirketleri, aile üyeleri için fırsat, güvence ve gelir demektir...

Ticaret Hukuku 30.06.2022
Hukuk Postası
Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Karayolu ile Eşya Taşıması

Türkiye 7 Aralık 1993 tarihli 3939 sayılı Kanun ile Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı için Mukavele Sözleşmesi’ne (“CMR”) katılmayı uygun buldu ve CMR Türkiye’de 31 Ekim 1995 tarihinde yürürlüğe girdi. CMR’nin 1/1 maddesi uyarınca, tarafların tabiiyeti ve ikamet yerinden bağımsız olarak...

Ticaret Hukuku Ağustos 2017
Hukuk Postası
Adi Ortaklıklar

Türk hukukunda adi ortaklıklar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) 620 ve devamı maddelerinde düzenlenir. Adi ortaklık sözleşmesi, iki veya daha fazla kişinin emeklerini veya mallarını ortak bir amaca (nihai olarak kazanç elde etme amacına) ulaşmak üzere...

Ticaret Hukuku Nisan 2014
Hukuk Postası
Tüzel Kişilerin Tabiyeti
Ticaret Hukuku Ekim 2012
Hukuk Postası
Genel Kurul Kararlarının İptal Nedeni Olarak Örtülü Kazanç Aktarımı

Anonim şirketlerde örtülü kazanç aktarımı, geniş anlamda şirket malvarlığının ilişkili taraflara aktarılmasını konu alan ve birçok farklı görünümü barındıran bir kavram olarak karşımıza çıkar. Sermaye piyasaları hukukunda kanun seviyesinde ve...

Ticaret Hukuku Şubat 2022
Hukuk Postası
Türk ve Alman Hukukunda Elektronik İmza
Ticaret Hukuku Aralık 2021
Hukuk Postası
Bilgi Sistemleri Yönetimi
Ticaret Hukuku Mart 2018
Hukuk Postası
Genel Kurul Çağrı Davaları
Ticaret Hukuku Ağustos 2021
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Taşıyanın Hapis Hakkı
Ticaret Hukuku Haziran 2021
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Oy Hakkının Donması
Ticaret Hukuku Temmuz 2020
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Veto Hakkı
Ticaret Hukuku Ağustos 2020
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Gemi Rehni
Ticaret Hukuku Mayıs 2020
Hukuk Postası
Rehinli Anonim Şirket Payının Devri
Ticaret Hukuku Mart 2020
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hacizli Payların Devri
Ticaret Hukuku Temmuz 2019
Hukuk Postası
Yönetim Kurulunda Temsil Edilme İmtiyazı
Ticaret Hukuku Mayıs 2019
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Organların Eksikliği
Ticaret Hukuku Nisan 2019
Hukuk Postası
Futbol Kulüplerinin Şirketleşmesi
Ticaret Hukuku Nisan 2019
Hukuk Postası
Hukuk Postası
2016 York Anvers Kuralları
Ticaret Hukuku Mart 2019
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Teknik İflasta Yenilikler
Ticaret Hukuku Eylül 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Primli Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Ağustos 2018
Hukuk Postası
Taksitle Satış Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Temmuz 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Limited Şirketlerde Pay Rehni
Ticaret Hukuku Haziran 2018
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Gemilerin İhtiyati Haczi
Ticaret Hukuku Mayıs 2018
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Pay Rehni
Ticaret Hukuku Mayıs 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Güncellenmiş FIDIC Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Nisan 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Türkiye’deki Hisse Opsiyon Planları
Ticaret Hukuku Haziran 2017
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Oy Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Mayıs 2017
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Rüçhan Hakkı
Ticaret Hukuku Nisan 2017
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Sermayenin Kaybı
Ticaret Hukuku Eylül 2015
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Kefil Olma Ehliyeti
Ticaret Hukuku Şubat 2015
Hukuk Postası
Acentenin Rekabet Etmeme Yükümlülüğü
Ticaret Hukuku Aralık 2014
Hukuk Postası
Özel Denetim İsteme Hakkı
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
Pay Devri mi, Malvarlığı Devri mi?
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
İmtiyazlı Pay Sahipleri Özel Kurulu
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
Limited Şirketlerde Haklı Sebeple Fesih
Ticaret Hukuku Eylül 2014
Hukuk Postası
Sermaye Taahhüdü Yoluyla Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Ağustos 2014
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Şarta Bağlı Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Mart 2014
Hukuk Postası
Anonim Şirketin Haklı Sebeple Feshi
Ticaret Hukuku Şubat 2014
Hukuk Postası
Hâkimiyet Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Ocak 2014
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisi
Ticaret Hukuku Aralık 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Paysahipleri Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Kasım 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Şubeler Ve İrtibat Büroları
Ticaret Hukuku Ağustos 2013
Hukuk Postası
TTK Hükümleri Uyarınca Ön Şirket
Ticaret Hukuku Temmuz 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Limited Şirkette Çıkma Ve Çıkarılma
Ticaret Hukuku Temmuz 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticari İşletmenin Tür Değiştirmesi
Ticaret Hukuku Nisan 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticaret Sicili Yönetmeliği
Ticaret Hukuku Ocak 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Finansal Kiralama Sözleşmesi
Ticaret Hukuku Aralık 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Kar Payı Avansı
Ticaret Hukuku Eylül 2012
Hukuk Postası
Ticaret Şirketlerinin Bakanlıkça Denetimi
Ticaret Hukuku Ağustos 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Sona Erme Ve Tasfiye
Ticaret Hukuku Haziran 2012
Hukuk Postası
Yeni TTK’da Finansal Yardım Yasağı
Ticaret Hukuku Nisan 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Kurumsal Yönetim İlkeleri
Ticaret Hukuku Mart 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerin Kuruluşunda Yenilikler
Ticaret Hukuku Şubat 2011
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Temsil ve İlzam
Ticaret Hukuku Ocak 2011
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticari İşletme Rehninde Güncel Sorunlar
Ticaret Hukuku Kasım 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Faturaya Konan Vade Farkı Kaydı
Ticaret Hukuku Haziran 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlere Kayyum Atanması
Ticaret Hukuku Şubat 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Çeklerde Sil Baştan
Ticaret Hukuku Aralık 2009
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde İmtiyazlı Paylar
Ticaret Hukuku Haziran 2009
Hukuk Postası
Türk Hukuku ve FIDIC Kapsamında Ek Ücret
Ticaret Hukuku Mayıs 2009
Hukuk Postası
Türk Hukuku ve FIDIC Kapsamında Ek Süre
Ticaret Hukuku Nisan 2009
Hukuk Postası
Çek Hukukunda İki Yenilik
Ticaret Hukuku Şubat 2009
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerin Denetiminde Yeni Düzen
Ticaret Hukuku Şubat 2009

Yaratıcı hukuk çözümleri için iletişime geçin.