Anonim Şirketlerde Oy Hakkının Kullanılma Usulü

Kasım 2020 Helin Akbulut
% 0

Giriş

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) sistematiği altında pay sahibinin oy hakkı, “Genel Kurul” başlığı altında yer alan bölümde düzenlenir. Bu bölüm içinde, genel kurulun yetkileri, toplantılara ilişkin usul ve toplantı nisaplarını düzenleyen hükümlerin ardından, pay sahibinin kişisel hakları sayılır. Pay sahibinin kişisel hakları arasında, genel kurula katılma (TTK m. 425 vd.), oy kullanma (TTK m. 434 vd.), bilgi alma ve inceleme hakkı (TTK m. 437) ve özel denetim isteme hakkı (TTK m. 438 vd.) düzenlenir.

Bu hukuk postası makalesinin konusunu, halka kapalı anonim şirketlerde oy hakkının kullanılmasına ilişkin düzenlemeler oluşturur. Öncelikle oy hakkının kullanılmasına ilişkin genel ilkelere değinilir. Ardından, pay sahiplerinin sahip olduğu birden fazla paydan doğan oylarını kullanma usulüne ilişkin tartışmalar aktarılır.

Oy Hakkını Genel Kurulda Kullanma Zorunluluğu

Pay sahibinin genel kurula katılma ve oy hakkı, birbiriyle doğrudan bağlantılı iki hak olarak karşımıza çıkar. Öyle ki, oy hakkının, genel kurula katılma hakkının ardılı olarak görülmesi de mümkündür. Zira aşağıda anılacağı üzere, oy hakkının genel kurulda kullanılması sebebiyle, ancak genel kurula katılma hakkını kullanan pay sahibi oy kullanabilir. Genel kurula katılmak, örneğin oydan yoksunluk örneğinde görüldüğü gibi, oy hakkının kullanılması için yeterli olmasa da, yukarıda açıklandığı yönüyle oy hakkının kullanılmasının öncülü niteliğindedir.

TTK m. 434/1 ilk cümlesinde, oy hakkının kullanılması bakımından genel kuralı şu şekilde düzenler: “Pay sahipleri, oy haklarını genel kurulda, paylarının toplam itibari değeriyle orantılı olarak kullanır”. Alıntılanan hüküm, oy hakkına ilişkin üç temel ilkeyi barındırır: (i) pay sahiplerince, (ii) genel kurulda ve (iii) payların toplam itibari değeriyle orantılı olarak kullanılması.

İlk olarak, oy hakkının pay sahibince kullanılması ilkesi kapsamında TTK m. 432/2 anılmalıdır. Hüküm, oy hakkının pay sahibi tarafından kullanılması ilkesine bir istisna getirerek, pay üzerinde intifa hakkı bulunması halinde, kural olarak, oy hakkının intifa hakkı sahibi tarafından kullanılacağını düzenler. Öte yandan pay sahibinin oy hakkını asaleten kullanmasının haricinde temsilci vasıtasıyla kullanması mümkün olması anılan ilkeye aykırılık teşkil etmez. Zira temsilci, intifa hakkı sahibinin aksine, kendi adına değil, pay sahibinin iradesini temsilen genel kurula katılır.

İkinci ilke olan, oy hakkının genel kurulda kullanılmasının en önemli sonucu, yönetim kurulunun aksine[1] elden dolaştırma yoluyla karar alınamamasıdır. Düzenlenen genel kurul toplantısı esnasında oy kullanılması esastır. Bu kapsamda, genel kurula katılımın fiziksel veya elektronik ortamda (TTK m. 1527); asaleten veya temsilci aracılığıyla gerçekleşmesi, payların genel kurulda kullanılması ilkesine aykırılık teşkil etmez. Zira pay sahibi, her ne kadar toplantı salonunda fiziksel olarak bulunmasa da, toplantıyı canlı takip etme ve toplantıya katılma imkanına sahiptir ve gerçek zamanlı olarak genel kurul toplantısında oy kullanır.

Son olarak, pay sahibinin sahip olduğu oy hakkı, oyda imtiyaz öngörülmediği sürece, sahip olduğu payların itibari değerinin toplam sermaye içindeki oranı kadardır.

Her Pay Sahibinin En Az Bir Oy Hakkına Sahip Olması

6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu (“eTTK”) m. 373, “her hisse senedi en az bir rey hakkı verir” hükmünü içerir. 2011 yılında kabul edilen 6102 sayılı TTK m. 434/2 ise, eTTK’dan farklı olarak, “Her pay sahibi sadece bir paya sahip olsa da en az bir oy hakkını haizdir” ifadesine yer verir. Görüldüğü üzere, asgari oy hakkı hem eTTK hem TTK’da, bir oy hakkı olarak düzenlenir. Fakat eTTK oy hakkını pay senedine bağlı olarak tanımlarken TTK, asgari oy hakkını tanımlamak için pay sahibi kavramını çıpa olarak kullanır.

TTK’nın lafzındaki bu değişiklik, doktrin tarafından ilkesel bir değişiklik olarak yorumlanmış ve anonim şirketin tam anlamıyla bir sermaye ortaklığı olduğunu ortaya koyan mülga düzenlemeden ayrılma olarak[2] ifade edilir. Öte yandan yine doktrin tarafından bu düzenlemeye ilişkin TTK Gerekçesi’nde herhangi bir hüküm bulunmamasının altı çizilir[3].

Pay Sahibinin Birden Fazla Paydan Doğan Oy Hakkını Farklı Yönde Kullanması

Yukarıda açıklandığı üzere, eTTK döneminde oy hakkı bakımından payı merkez alan anlayışın en önemli sonucu, pay sahibinin aynı anda farklı yönde oy kullanmasına ilişkin tartışmalardır. Doktrinde pay sahibinin birden fazla paydan doğan oy haklarına sahip olması halinde, bir öneri hakkında bir kısım olumsuz, geri kalan kısmı olumlu oy kullanabileceği savunulmaktaydı[4]. Bu görüş, oy vermenin, pay sahibine göre değil paya göre saptanması gerekliliğine ve her payın bağımsız devredilebilmesinden hareketle oy hakkının bağımsızlığına vurgu yapar[5]. Özellikle oy sözleşmeleri[6] kapsamında oyların bölünerek kullanılmasının mümkün olacağı değerlendirilir[7].

Aksi yöndeki görüşün ise tarihsel dayanağı ise Alman İmparatorluk Yüksek Mahkemesi’nin 1927 yılında verdiği karardır[8]. Anılan kararda, şirketin karar organı olan genel kurulda oy kullanırken çelişkiye düşer şekilde oy kullanılamayacağı belirtilerek, yeknesak oy kullanma gerekliliğine hükmedilir. Doktrinde, anılan kararla aynı yönde görüşe sahip yazarlar da, her pay bağımsız olsa dahi bir kişide birden fazla oy hakkı toplandığı durumda, hakkın şahsileştiğini ileri sürerek[9], farklı yönde oy kullanmanın tutarsız olduğunu ve hukuken korunmaya değer bir davranış olmadığını değerlendirir[10].

Pay Sahibinin Temsilci Aracılığıyla Genel Kurula Katılması

Pay sahibinin oy hakkını kullanma usulüne ilişkin bir diğer konu ise, asaleten ve vekâleten katılma olasılıkları olabilir. İlki, pay sahibinin kendisine ait paylardan doğan oy hakkını kullanmak için yetkilendirdiği bir temsilci ile aynı anda toplantıya katılması ihtimalidir. Bu durumda pay sahibinin temsilcisinin temsil yetkisini toplantı öncesinde her zaman geri alabileceğini belirtmek gerekir. Fakat bu yönde bir azil söz konusu olmadığı durumlarda, doktrinde öncelik ilkesine atıf yapılarak, genel kurul toplantısına katılım ve oy hakkı öncelikle kimin tarafından kullanılırsa diğerinin yetkisi kalmayacağı savunulur[11].

İkinci bir ihtimal olarak pay sahibinin, sahip olduğu paylardan doğan bir kısım oy hakkının kendisi tarafından, kalan oy hakkının ise temsilci tarafından kullanılmasına yetkilendirmesi düşünülebilir. Doktrinde, payların bir kısmının asaleten temsil edilmesinin, geri kalan kısmının ise temsilci aracılığıyla temsil edilmesinin mümkün olduğunu savunan yazarlar vardır[12]. Öte yandan, pay sahibinin farklı yönde oy kullanmasına ilişkin tartışma bu konuda da geçerlidir. Zira tek pay sahibinden doğan oy hakkının farklı yönde kullanılması bakımından çelişkili davranılmasına ve yeknesak bir irade oluşmamasına ilişkin çekinceler bu örnekte de ileri sürülebilir.

Son olarak, pay sahibinin birden fazla payından doğan oy hakkının birden fazla temsilci aracılığıyla kullanılması düşünülebilir. Bu konuya ilişkin olarak, Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmelik (“Yönetmelik”) m. 18/8, hüküm içerir. Yönetmelik maddesinin anılan fıkrası şu şekildedir:

“Her pay sahibinin genel kurulda sadece bir kişi tarafından temsil edilmesi esastır. Ancak birden fazla kişiye temsil yetkisinin verilmesi veya tüzel kişi pay sahiplerini temsil ve ilzama yetkili birden fazla kişinin genel kurula katılması durumlarında ise bunlardan ancak birisi tarafından oy kullanılabilir. Oy kullanmaya kimin yetkili olduğunun yetki belgesinde gösterilmesi şarttır.”

Görüleceği üzere, anılan Yönetmelik uyarınca anonim şirket genel kurullarında pay sahiplerinin oy kullanmaya yetkili birden fazla temsilci ile temsil edilmesi mümkün olmayacaktır.

Sonuç

Anonim şirket genel kurullarında, bir pay sahibine ait, birden fazla paydan doğan oyların farklı yönde kullanılmasına ilişkin TTK ve alt mevzuatta açık hüküm bulunmaz. Bu konuda doktrinde (i) payların bağımsızlığını vurgulayarak ayrı yönde oy kullanılabileceğini savunan ve (ii) çelişkili davranma yasağına atıf yaparak tek pay sahibine ait oyların aynı yönde kullanılması gerektiğini savunan olmak üzere iki görüş vardır.

Pay sahibinin bir kısım payını asaleten, bir kısım payı ise vekâleten temsil edilerek genel kurula katılmasına ilişkin açık hükme rastlanmaz. Buna karşın oy kullanma yetkisine sahip birden fazla temsilci ile genel kurula katılamayacağına ilişkin Yönetmelik m. 18/8 hükmüyle karşılaşılır.

[1] TTK m. 390/4 hükmü, yönetim kurulu kararlarının, karar önerisinin elden dolaştırılması usulüyle alınmasını mümkün kılar. Bu hüküm uyarınca yönetim kurulu üyeleri, fiziksel olarak bir araya gelmeksizin, karar taslağına salt çoğunluğun imzasıyla yönetim kurulu kararı alabilir.

[2] Teoman, Ömer“Türk Ticaret Kanunu Tasarısı'na Göre Anonim Ortaklıkta Pay Sahibinin Oy Hakkı” (“Tasarı”) Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, 25. Cilt, No. 3, 2009, s. 9.

[3] Teoman, Tasarı, s. 9; Kendigelen, Abuzer: Yeni Türk Ticaret Kanunu: Değişiklikler, Yenilikler ve İlk Tespitler, On İki Levha Yayıncılık, Mayıs 2016, s. 335.

[4] Teoman, Ömer: “Anonim Ortaklık Genel Kurulunda Birden Fazla Paya Sahip Olan Ortaklar Bir Öneri Konusunda Aynı Zamanda Olumlu ve Olumsuz Oy Kullanabilirler” (“Olumlu ve Olumsuz Oy”), Tüm Makalelerim Cilt I-II (1971-2001). On İki Levha Yayıncılık, Nisan 2012.

[5] Teoman, Olumlu ve Olumsuz Oy.

[6] Oy sözleşmelerine ilişkin bkz. http://www.erdem-erdem.av.tr/yayinlar/hukuk-postasi/turk-hukukunda-oy-sozlesmeleri/.

[7] Tekinalp (Poroy/Çamoğlu), Ortaklıklar ve Kooperatif Hukuku, 2003, N. 982.

[8] Alman İmparatorluk Yüksek Mahkemesi (Reichsgericht) Kararı, S. I 21/37, 16.09.1927.

[9] Arslanlı, Halil: Anonim Şirketler, İstanbul 1960, II-III 47, 48.

[10] Pulaşlı, Hasan: Şirketler Hukuku Şerhi, Adalet Yayınevi, Ankara 2011, s. 1325.

[11] Üçışık/Çelik: Anonim Ortaklıklar Hukuku, I. Cilt, Ankara 2013, s. 294.

[12] Tekinalp (Poroy/Çamoğlu), N. 982.

Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın bu makale kullanılamaz, çoğaltılamaz, kopyalanamaz, yayımlanamaz, dağıtılamaz veya başka bir suretle yayılamaz. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın oluşturulan içerikler takip edilmekte olup, hak ihlalinin tespiti halinde yasal yollara başvurulacaktır.

Diğer İçerikler

Hukuk Postası
Adi Ortaklıklar

Türk hukukunda adi ortaklıklar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) 620 ve devamı maddelerinde düzenlenir. Adi ortaklık sözleşmesi, iki veya daha fazla kişinin emeklerini veya mallarını ortak bir amaca (nihai olarak kazanç elde etme amacına) ulaşmak üzere...

Ticaret Hukuku Nisan 2014
Hukuk Postası
Tüzel Kişilerin Tabiyeti
Ticaret Hukuku Ekim 2012
Hukuk Postası
Genel Kurul Kararlarının İptal Nedeni Olarak Örtülü Kazanç Aktarımı

Anonim şirketlerde örtülü kazanç aktarımı, geniş anlamda şirket malvarlığının ilişkili taraflara aktarılmasını konu alan ve birçok farklı görünümü barındıran bir kavram olarak karşımıza çıkar. Sermaye piyasaları hukukunda kanun seviyesinde ve...

Ticaret Hukuku Şubat 2022
Hukuk Postası
Türk ve Alman Hukukunda Elektronik İmza
Ticaret Hukuku Aralık 2021
Hukuk Postası
Bilgi Sistemleri Yönetimi
Ticaret Hukuku Mart 2018
Hukuk Postası
Genel Kurul Çağrı Davaları
Ticaret Hukuku Ağustos 2021
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Taşıyanın Hapis Hakkı
Ticaret Hukuku Haziran 2021
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Oy Hakkının Donması
Ticaret Hukuku Temmuz 2020
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Veto Hakkı
Ticaret Hukuku Ağustos 2020
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Gemi Rehni
Ticaret Hukuku Mayıs 2020
Hukuk Postası
Rehinli Anonim Şirket Payının Devri
Ticaret Hukuku Mart 2020
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hacizli Payların Devri
Ticaret Hukuku Temmuz 2019
Hukuk Postası
Yönetim Kurulunda Temsil Edilme İmtiyazı
Ticaret Hukuku Mayıs 2019
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Organların Eksikliği
Ticaret Hukuku Nisan 2019
Hukuk Postası
Futbol Kulüplerinin Şirketleşmesi
Ticaret Hukuku Nisan 2019
Hukuk Postası
Hukuk Postası
2016 York Anvers Kuralları
Ticaret Hukuku Mart 2019
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Teknik İflasta Yenilikler
Ticaret Hukuku Eylül 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Primli Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Ağustos 2018
Hukuk Postası
Taksitle Satış Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Temmuz 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Limited Şirketlerde Pay Rehni
Ticaret Hukuku Haziran 2018
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Gemilerin İhtiyati Haczi
Ticaret Hukuku Mayıs 2018
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Pay Rehni
Ticaret Hukuku Mayıs 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Güncellenmiş FIDIC Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Nisan 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Türkiye’deki Hisse Opsiyon Planları
Ticaret Hukuku Haziran 2017
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Oy Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Mayıs 2017
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Rüçhan Hakkı
Ticaret Hukuku Nisan 2017
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Sermayenin Kaybı
Ticaret Hukuku Eylül 2015
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Kefil Olma Ehliyeti
Ticaret Hukuku Şubat 2015
Hukuk Postası
Acentenin Rekabet Etmeme Yükümlülüğü
Ticaret Hukuku Aralık 2014
Hukuk Postası
Özel Denetim İsteme Hakkı
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
Pay Devri mi, Malvarlığı Devri mi?
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
İmtiyazlı Pay Sahipleri Özel Kurulu
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
Limited Şirketlerde Haklı Sebeple Fesih
Ticaret Hukuku Eylül 2014
Hukuk Postası
Sermaye Taahhüdü Yoluyla Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Ağustos 2014
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Şarta Bağlı Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Mart 2014
Hukuk Postası
Anonim Şirketin Haklı Sebeple Feshi
Ticaret Hukuku Şubat 2014
Hukuk Postası
Hâkimiyet Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Ocak 2014
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisi
Ticaret Hukuku Aralık 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Paysahipleri Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Kasım 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Şubeler Ve İrtibat Büroları
Ticaret Hukuku Ağustos 2013
Hukuk Postası
TTK Hükümleri Uyarınca Ön Şirket
Ticaret Hukuku Temmuz 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Limited Şirkette Çıkma Ve Çıkarılma
Ticaret Hukuku Temmuz 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticari İşletmenin Tür Değiştirmesi
Ticaret Hukuku Nisan 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticaret Sicili Yönetmeliği
Ticaret Hukuku Ocak 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Finansal Kiralama Sözleşmesi
Ticaret Hukuku Aralık 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Kar Payı Avansı
Ticaret Hukuku Eylül 2012
Hukuk Postası
Ticaret Şirketlerinin Bakanlıkça Denetimi
Ticaret Hukuku Ağustos 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Sona Erme Ve Tasfiye
Ticaret Hukuku Haziran 2012
Hukuk Postası
Yeni TTK’da Finansal Yardım Yasağı
Ticaret Hukuku Nisan 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Kurumsal Yönetim İlkeleri
Ticaret Hukuku Mart 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerin Kuruluşunda Yenilikler
Ticaret Hukuku Şubat 2011
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Temsil ve İlzam
Ticaret Hukuku Ocak 2011
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticari İşletme Rehninde Güncel Sorunlar
Ticaret Hukuku Kasım 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Faturaya Konan Vade Farkı Kaydı
Ticaret Hukuku Haziran 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlere Kayyum Atanması
Ticaret Hukuku Şubat 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Çeklerde Sil Baştan
Ticaret Hukuku Aralık 2009
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde İmtiyazlı Paylar
Ticaret Hukuku Haziran 2009
Hukuk Postası
Türk Hukuku ve FIDIC Kapsamında Ek Ücret
Ticaret Hukuku Mayıs 2009
Hukuk Postası
Türk Hukuku ve FIDIC Kapsamında Ek Süre
Ticaret Hukuku Nisan 2009
Hukuk Postası
Çek Hukukunda İki Yenilik
Ticaret Hukuku Şubat 2009
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerin Denetiminde Yeni Düzen
Ticaret Hukuku Şubat 2009

Yaratıcı hukuk çözümleri için iletişime geçin.