Aile Şirketlerinde Yol Ayrımı

30.06.2022 Defne Pırıldar
% 0

Giriş

Kontrol veya yönetimin bir ailenin üyelerine ait olduğu şirketler, aile şirketi olarak kabul edilir. Aile üyeleri, şirket kontrolünü sağlayan payları elinde tutabildiği gibi yönetim yetkisini de elinde bulundurur. Aile şirketleri, aile üyeleri için fırsat, güvence ve gelir demektir. Bu nedenle pay sahipliği çevresinin korunması ve şirketi gelecek kuşaklara bırakmak üzere sürekliliğin tesis edilmesi önemlidir. Diğer yandan, aile şirketlerinde, aile ilişkileri ve ticari ilişkiler iç içe olabilir; kimi zaman da şirketler, yabancılaşma ve aile içi husumetler sebebiyle sona erme tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Bu nedenle pay devrine ilişkin izlenecek politikaların da aile değerleri ve hedefleri doğrultusunda düzenlenmesi önemlidir.

Esas sözleşme, aile anayasası ve pay sahipleri sözleşmeleri kapsamında, aile şirketlerinin ihtiyaçlarına yönelik özel mekanizmalar düzenlenir. Söz konusu hukuki belgeler ile aile değerlerinden kurumsal yönetim ilkelerine, pay devrinden uyuşmazlık çözüm yöntemlerine kadar birçok konuya yer verilir. Aile üyeleri arasındaki ticari ayrılıklara karşı, şirket içinde aile hakimiyetinin getirdiği özel yapının korunabilmesi için bu belgelerle çeşitli mekanizmalar öngörmek mümkündür. Bu noktada pay devir kısıtlamaları ve Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) kapsamında haklı sebeple fesih davası önem kazanır. Bu Hukuk Postası makalesinde ise, pay devir kısıtlamalarına dair açıklamalara yer verilecek ve haklı sebeple fesih davalarında Yargıtay’ın aile şirketlerine ilişkin yaklaşımını ortaya koyan kararı üzerinde durulacaktır.

Pay Devir Kısıtlamaları

Aile şirketleri genellikle başarılı bir girişimcinin eseridir. Zamanla diğer aile üyelerinin şirkete iştirak ettiği görülür. Bu şekilde büyüyen şirketler, aile gelenekleri ile şekillenir ve zamanla köklenen şirket artık ailenin önemli bir geliri olur. Bir şekilde aileye finansal güvence sağlayan bu şirketlerin sürekliliği oldukça önemlidir. Diğer yandan, aile fertleri arasındaki kişisel husumetler sonucu zamanla ortaklıkta ayrılıklar görülür ve aile şirketleri yabancılaşma tehlikesi ile karşı karşıya kalabilir. Bu nedenle yabancılaşmanın önüne geçebilmek ve aileye özgü yapıyı koruyabilmek adına pay devrine ilişkin düzenlemeler getirilmesi önemlidir.[1]

Pay devrine ilişkin sınırlamalara; şirket esas sözleşmesinde,[2] pay sahipleri sözleşmesinde[3] ve aile anayasasında[4] yer verilir. TTK m. 491 ile düzenlenen kanuni bağlam ile TTK m. 492 ve devamında yer verilen nama yazılı paylar bakımından esas sözleşmesel bağlam hükümleri, aile şirketleri bakımından oldukça önemlidir. Bu doğrultuda, nama yazılı payların devri şirket onayına tabi kılınır; esas sözleşmede düzenlenen önemli bir sebep ileri sürülerek pay devrine onay verilmeyebilir. Nelerin önemli sebep sayılacağı ise, TTK m. 493/2 ile tahdidi olarak sıralanır ve pay sahiplerinin çevresi önemli sebeplerden biri olarak düzenlenir. Bu kapsamda, şirketle rekabet eden kimselere pay devri, şirket onayına tabi kılınır; payların sadece kurucu ortak olan aile fertlerine devrine izin verilir.[5] Böylece şirket paylarının istenmeyen üçüncü kişilerin eline geçmesi bağlam hükümleri ile engellenir.[6]

Şirketin ailesel yapısını korumak üzere hem aile anayasasında hem de pay sahipleri sözleşmesinde yer verilen mekanizmalar da mevcuttur. Bunlar öncelik olarak, önalım, alım ve satım ve satışa katılma hakkıdır. Söz konusu düzenlemelere ise, payın istenen üçüncü kişilere devrini tesis etmek üzere başvurulduğu söylenir.

Öncelik Hakkı

Öncelik hakkı, farklı şekillerde düzenlenir: payını devretmek isteyen ortak, öncelik hakkı sahibi kimselere payını devretme niyetini bildirmek ve görüşmekle yükümlü kılabilir veya öncelik hakkı sahibine icapta öncelik tanıyabilir ve payını devretme niyetindeki ortak, bu kimselere icapta bulunmakla yükümlü kılabilir.[7]

Önalım Hakkı

Önalım hakkı, yabancılaşma tehlikesine karşı başvurulacak bir diğer mekanizmadır ve hak sahiplerine, payını devretmek isteyen ortağın paylarını satın alma imkânı tanır. Diğer bir anlatımla, hak sahiplerine üçüncü bir kişiye satılması planlanan payları alma imkânı sağlanarak, pay sahipleri çevresi korunabilmektedir. Söz konusu yenilik doğurucu hakkın kullanılması ise payların üçüncü bir kişiye satılmasına, yani sözleşmenin akdedilmesine bağlıdır.[8]

Aile şirketlerinde özellikle kuşaklar arası geçişler, şirket yönetiminin kitlenmesine sebep olabilir. Kurucu pay sahibinin vefatını takiben, şirkette pay sahibi olan ikinci kuşak ile payların iki eşit parçaya bölünmesi ve sermayenin iki kardeş arasında eşit şekilde paylaşılması bu durumlara örnektir. Bu durumda fikir ayrılıkları, şirketin karar alma mekanizmasını kolayca işlemez hale getirecektir. Şirket yönetimini çıkmaza sokabilecek bu gibi durumlara karşı; pay sahiplerine paylarını satma yükümlülüğü ve diğer tarafa payları satın alma hakkı tanınabilir. Tam tersi şekilde, pay sahiplerine paylarını satma hakkı ve diğer pay sahiplerine de bu payları satın alma yükümlülüğü öngörülebilir.[9] Bu mekanizmalar, alım hakkı ve satım hakkı[10] olarak ifade edilir. Alım ve satım haklarının kullanılması, pay sahipleri sözleşmesinde veya aile anayasasında düzenlenecek şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Bir pay sahibinin paylarını satarken, hak sahibi olan pay sahibinin paylarını aynı şartlara tabi olarak satma imkanına katılma hakkı denir. Paylarını üçüncü kişiye satan hak sahibinin, diğer pay sahiplerini aynı satış koşullarıyla paylarını satışa zorlama hakkına ise sürükleme hakkı denir. Katılma hakkı kontrolü değişen şirkette azınlık pay sahiplerinin yabancı ortaklarla yalnız kalmasını önlerken; sürükleme hakkı da şirketin devrini kolaylaştıran bir mekanizma olarak ortaya çıkar.[11]

Diğer yandan, şirketin kötü yönetimi, aile fertleri arasındaki husumetler, şirketin kâr elde edememesi ve/veya kâr dağıtmaması gibi durumlar nedeniyle pay sahipliğinin sürdürülmesi çekilmez hale gelebilir. Bu durumda, TTK m. 531 ile düzenlenen anonim şirketin haklı sebeple feshi davası gündeme gelir.

Anonim Şirketin Haklı Sebeple Feshi Davası

TTK m. 531 uyarınca, haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilir. Anılan madde, kötü yönetime karşı bir koruma mekanizması olarak işlev görür.[12] Ayrıca anılan maddeye göre mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip, davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen başkaca çözüme karar verebilir. Böylelikle hâkime geniş bir takdir yetkisi tanınır. Anonim şirketler bakımından şirketin devamlılığı esas olduğundan, hâkimin feshe son çare olarak karar verdiği[13] ve pay sahibinin şirketten çıkarılması çözüm yoluna başvurulduğu söylenir.[14]

TTK m. 531 ile haklı sebep kavramına örnek getirilmez ve kavramın anlaşılması yargı kararlarıyla öğretiye bırakılır.[15] Kişisel sebeplerin anonim şirketler için haklı sebep sayılmayacağını kabul eden görüşler mevcutsa da[16], aile şirketleri bakımından Yargıtay’ın özel bir yaklaşım benimsediği görülür. Yakın tarihli bir Yargıtay kararında, kural olarak pay sahiplerinin kişisel özelliklerinin ortaklığın işleyişinde rol oynamayacağı ifade edilmiş; ancak somut olayın ve şirket tipinin özelliklerine göre, bir sermaye ortaklığı olan anonim ortaklıkta bile kişisel sebeplerin haklı sebep sayılarak ortaklığın feshine, davacı pay sahiplerinin ortaklıktan çıkarılmasına veya duruma uygun düşen bir çözüme karar verileceği belirtilmişti.

Anılan Yargıtay kararına[17] konu olayda, davacının ortağı bulunduğu davalı şirket, bir aile şirketidir. Davacı, diğer pay sahipleri tarafından dışlandığını, kâr dağıtmama kararı alındığını, yöneticilere yüksek huzur hakkı ödenmesi suretiyle kazanç aktarımı sağlandığını, önceki dönem yönetici olan diğer ortakların ibrasına karar verilmişken kendisinin haksız yere ibraz edilmediğini, diğer bir pay sahibi ile hakaret suçuna ilişkin ceza davalarının olduğunu, aile içi ilişkilerin bozulduğunu ve çoğunluğun bu durumu kötüye kullandığını, ortaklık ilişkisinin çekilmez hale geldiğini ve son olarak uzun süredir farklı gerekçelerle kâr dağıtılmadığını ifade ederek, davalı şirketin esas sözleşmeye aykırı hareket ettiğini ve şirket kaynaklarının pay sahiplerini zarara uğratacak şekilde kullanıldığını ileri sürmüştür. Bu doğrultuda, davalı şirketin haklı sebeple feshine, feshin uygun görülmemesi halinde ise karara en yakın tarihteki gerçek değeri üzerinden paylarının satın aldırılmak sureti ile ortaklıktan çıkarılmasına veya uygun düşen bir çözüme ulaşılmasına karar verilmesini mahkemeden talep etmiştir. Birinci derece mahkemesi ise, şirketin feshinin son çare olarak dikkate alınması gerektiğini ve şirket devamlılığının esas olduğunu ifade etmiş; davacının iddiaları değerlendirildiğinde şirketin haklı nedenle feshi koşullarının oluşmadığı, dolayısıyla davacının şirketten çıkarılması şartlarının da bulunmadığı kabulüyle davanın reddine karar vermiştir. Karara karşı davacı taraf istinaf kanun yoluna başvurmuş; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Yargıtay ise, söz konusu şirketin bir aile şirketi olduğunu vurgulamış ve pay sahipleri arasındaki çekişme ve dava dışı ortaktan kaynaklanan hakaretin aile şirketleri bakımından haklı sebep oluşturacağını ifade etmiştir. Bu doğrultuda, davacı ile dava dışı pay sahibi arasındaki ceza mahkemesi nezdinde görülen karşılıklı hakaret olayını takiben pay sahipleri arasındaki gruplaşma, bütünüyle değerlendirildiğinde fesih için haklı sebep teşkil ettiğine kanaat getirilmiştir. Yerel mahkemenin haklı nedenlerin oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddi kararına karara karşı yapılan istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmesini doğru bulmamış, kararın bozularak kaldırılmasına karar vermiştir.

Sonuç

Aile şirketleri, aile için ekonomik güvence ve gelir kaynağı olabilir. Bu nedenle pay sahipliği çevresini korumak, yabancılaşmayı önlemek üzere pay devrine ilişkin olarak esas sözleşme, aile anayasası ve pay sahipleri sözleşmeleri kapsamında düzenlemeler getirmek önemlidir. Kişisel husumetlerin ve kötü yönetimin önüne geçme, gelecek kuşaklara işleyen ve sağlam bir yapı aktarabilme amaçlarına ve kurumsal yapının kurulmasına hizmet eder. Ticari ve kişisel ilişkilerin iç içe geçebildiği aile şirketleri, kimi zaman pay sahipleri bakımından çekilmez hale gelebilmektedir. Bu nedenle aile şirketleri ve ihtilaflı pay sahibi aile üyeleri için TTK m. 531 ile getirilen düzenleme önemli bir çözüm yolu olarak değerlendirilmelidir.

Kaynakça
  • Yılmaz, Gülşah: Pay Sahipleri Sözleşmesinden Doğan Birlikte Satma Hakkı ve Birlikte Satışa Zorlama Hakkı, On İki Levha Yayıncılık, 2018, s. 56.
  • Akbulut, Helin: “Aile Şirketlerinde Esas Sözleşme Düzenlemeleri”, Erdem & Erdem Hukuk Postası, Temmuz 2021 https://www.erdem-erdem.av.tr/bilgi-bankasi/aile-sirketlerinde-esas-sozlesme-duzenlemeleri#_ednref1.
  • Çetinyılmaz, Ecem,Aile Şirketlerinde Pay Sahipleri Sözleşmeleri”, Erdem & Erdem Hukuk Postası, Mayıs 2021, http://www.erdem-erdem.av.tr/yayinlar/hukuk-postasi/aile-sirketlerinde-pay-sahipleri-sozlesmeleri/.
  • Aile anayasalarında düzenlenebilecek konulara ilişkin olarak bakınız. Ünsal Özden, Sevgi;Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma ve Aile Anayasası”, Erdem & Erdem Hukuk Postası, Temmuz 2021 (https://www.erdem-erdem.av.tr/bilgi-bankasi/aile-sirketlerinde-kurumsallasma-ve-aile-anayasasi).
  • Karasu, Rauf;Türk Ticaret Kanunu Tasarısına Göre Nama Yazılı Payların Devrinin Sınırlandırılması”, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. XII, Sa.1–2, 2008, s. 135 – 136 (https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/789712).
  • Okutan Nilsson, Gül: Anonim Ortaklıklarda Paysahipleri Sözleşmeleri, İstanbul: Çağa Hukuk Vakfı, 2004, s. 240.
  • Okutan Nilsson, s. 211-212.
  • Okutan Nilsson, s. 218-219.
  • Kırca, İsmail: “Aile Şirketleri ve Aile Anayasası”, Prof. Dr. Sabih Arkan’a Armağan, 2019, s. 745. Okutan Nilsson, s. 224-225.
  • Amerikan hukukunda, call option ve put option olarak ifade edilir.
  • Çolgar, Tuna; “Anonim Şirket Payları Üzerinde Pay Sahiplerine Tanınan Opsiyon ve Benzeri Haklar”, Erdem & Erdem Hukuk Postası, Eylül 2016 https://www.erdem-erdem.av.tr/bilgi-bankasi/anonim-sirket-paylari-uzerinde-pay-sahiplerine-taninan-opsiyon-ve-benzeri-haklar.
  • Erten, Cengiz; “Anonim Şirketlerde Haklı Sebeplerle Fesih Hakkının Yargıtay İçtihatları Çerçevesinde Değerlendirilmesi”, Uyuşmazlık Mahkemesi Dergisi, S. 13, 2019, s. 189.
  • Erten, s. 199
  • Erten, s. 201.
  • TTK m. 531 gerekçesi.
  • İstisnaen az sayıda pay sahibinden oluşan anonim ortaklıklarda kişisel sebeplerin ortaklığın feshi için haklı sebep sayılacağı yönünde: Bahtiyar, Mehmet: Ortaklıklar Hukuku, 14. Bası, Beta Yayım, Şubat 2020, s. 388; Ertan Nomer, Füsun; “Anonim Ortaklığın Haklı Sebeple Feshi Davası -TTK m. 531 Üzerine Düşünceler” İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, C. 73, S. 1, 2015, s. 426; Erten, s. 205.
  • Yarg. 11. HD, E. 2019/2942 K. 2021/1647, 24.2.2021.

Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın bu makale kullanılamaz, çoğaltılamaz, kopyalanamaz, yayımlanamaz, dağıtılamaz veya başka bir suretle yayılamaz. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın oluşturulan içerikler takip edilmekte olup, hak ihlalinin tespiti halinde yasal yollara başvurulacaktır.

Diğer İçerikler

Hukuk Postası
Hisse Devir Vaadi Sözleşmesi’nin Tarafları ve Sözleşmelerin Nispiliği

Kural olarak sözleşmeden doğan hak ve borçlar sadece sözleşmenin tarafı olan alacaklı ve borçlu arasında hukukî sonuç doğurur. Bu prensip hukukumuzda “sözleşmelerin nispiliği” olarak adlandırılır. Genel olarak, sözleşmenin tarafları dışındaki üçüncü kişiye bir edimin yerine getirilmesinin üstlenildiği...

Ticaret Hukuku 31.07.2022
Hukuk Postası
Değişen E-ticaret Kanunu Neler Getiriyor?

Dijitalleşen dünyada büyüyen ve gelişen e-ticaretin kuralları değişiyor. Önceleri dijital pazarın odak noktası olarak gösterilen e-ticaret, çok geçmeden dijital ekonominin itici gücü olarak ifade edilmeye başladı. Ancak e-ticaretin büyüme hızı ve kısa süre içinde geçirdiği dönüşüm dikkate alındığında...

Ticaret Hukuku 31.07.2022
Hukuk Postası
Sermaye Şirketlerinde Haklı Nedenle Fesih Davası

Bir şirketin feshi, tescil ile kazanılan tüzel kişiliğin ortadan kalkmasına yol açarak, şirketin sona erme sebeplerinden biri olarak karşımıza çıkan infisahın, özellikli bir görünümüdür. Hâkimin inşai hükmüyle bir şirketin feshine ve bunun doğal sonucu olarak sona ermesine yol açan bu özel dava türü...


Ticaret Hukuku 30.06.2022
Hukuk Postası
Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Karayolu ile Eşya Taşıması

Türkiye 7 Aralık 1993 tarihli 3939 sayılı Kanun ile Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı için Mukavele Sözleşmesi’ne (“CMR”) katılmayı uygun buldu ve CMR Türkiye’de 31 Ekim 1995 tarihinde yürürlüğe girdi. CMR’nin 1/1 maddesi uyarınca, tarafların tabiiyeti ve ikamet yerinden bağımsız olarak...

Ticaret Hukuku Ağustos 2017
Hukuk Postası
Adi Ortaklıklar

Türk hukukunda adi ortaklıklar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) 620 ve devamı maddelerinde düzenlenir. Adi ortaklık sözleşmesi, iki veya daha fazla kişinin emeklerini veya mallarını ortak bir amaca (nihai olarak kazanç elde etme amacına) ulaşmak üzere...

Ticaret Hukuku Nisan 2014
Hukuk Postası
Tüzel Kişilerin Tabiyeti
Ticaret Hukuku Ekim 2012
Hukuk Postası
Genel Kurul Kararlarının İptal Nedeni Olarak Örtülü Kazanç Aktarımı

Anonim şirketlerde örtülü kazanç aktarımı, geniş anlamda şirket malvarlığının ilişkili taraflara aktarılmasını konu alan ve birçok farklı görünümü barındıran bir kavram olarak karşımıza çıkar. Sermaye piyasaları hukukunda kanun seviyesinde ve...

Ticaret Hukuku Şubat 2022
Hukuk Postası
Türk ve Alman Hukukunda Elektronik İmza
Ticaret Hukuku Aralık 2021
Hukuk Postası
Bilgi Sistemleri Yönetimi
Ticaret Hukuku Mart 2018
Hukuk Postası
Genel Kurul Çağrı Davaları
Ticaret Hukuku Ağustos 2021
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Taşıyanın Hapis Hakkı
Ticaret Hukuku Haziran 2021
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Oy Hakkının Donması
Ticaret Hukuku Temmuz 2020
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Veto Hakkı
Ticaret Hukuku Ağustos 2020
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Gemi Rehni
Ticaret Hukuku Mayıs 2020
Hukuk Postası
Rehinli Anonim Şirket Payının Devri
Ticaret Hukuku Mart 2020
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hacizli Payların Devri
Ticaret Hukuku Temmuz 2019
Hukuk Postası
Yönetim Kurulunda Temsil Edilme İmtiyazı
Ticaret Hukuku Mayıs 2019
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Organların Eksikliği
Ticaret Hukuku Nisan 2019
Hukuk Postası
Futbol Kulüplerinin Şirketleşmesi
Ticaret Hukuku Nisan 2019
Hukuk Postası
Hukuk Postası
2016 York Anvers Kuralları
Ticaret Hukuku Mart 2019
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Teknik İflasta Yenilikler
Ticaret Hukuku Eylül 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Primli Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Ağustos 2018
Hukuk Postası
Taksitle Satış Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Temmuz 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Limited Şirketlerde Pay Rehni
Ticaret Hukuku Haziran 2018
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Gemilerin İhtiyati Haczi
Ticaret Hukuku Mayıs 2018
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Pay Rehni
Ticaret Hukuku Mayıs 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Güncellenmiş FIDIC Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Nisan 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Türkiye’deki Hisse Opsiyon Planları
Ticaret Hukuku Haziran 2017
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Oy Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Mayıs 2017
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Rüçhan Hakkı
Ticaret Hukuku Nisan 2017
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Sermayenin Kaybı
Ticaret Hukuku Eylül 2015
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Kefil Olma Ehliyeti
Ticaret Hukuku Şubat 2015
Hukuk Postası
Acentenin Rekabet Etmeme Yükümlülüğü
Ticaret Hukuku Aralık 2014
Hukuk Postası
Özel Denetim İsteme Hakkı
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
Pay Devri mi, Malvarlığı Devri mi?
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
İmtiyazlı Pay Sahipleri Özel Kurulu
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
Limited Şirketlerde Haklı Sebeple Fesih
Ticaret Hukuku Eylül 2014
Hukuk Postası
Sermaye Taahhüdü Yoluyla Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Ağustos 2014
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Şarta Bağlı Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Mart 2014
Hukuk Postası
Anonim Şirketin Haklı Sebeple Feshi
Ticaret Hukuku Şubat 2014
Hukuk Postası
Hâkimiyet Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Ocak 2014
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisi
Ticaret Hukuku Aralık 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Paysahipleri Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Kasım 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Şubeler Ve İrtibat Büroları
Ticaret Hukuku Ağustos 2013
Hukuk Postası
TTK Hükümleri Uyarınca Ön Şirket
Ticaret Hukuku Temmuz 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Limited Şirkette Çıkma Ve Çıkarılma
Ticaret Hukuku Temmuz 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticari İşletmenin Tür Değiştirmesi
Ticaret Hukuku Nisan 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticaret Sicili Yönetmeliği
Ticaret Hukuku Ocak 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Finansal Kiralama Sözleşmesi
Ticaret Hukuku Aralık 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Kar Payı Avansı
Ticaret Hukuku Eylül 2012
Hukuk Postası
Ticaret Şirketlerinin Bakanlıkça Denetimi
Ticaret Hukuku Ağustos 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Sona Erme Ve Tasfiye
Ticaret Hukuku Haziran 2012
Hukuk Postası
Yeni TTK’da Finansal Yardım Yasağı
Ticaret Hukuku Nisan 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Kurumsal Yönetim İlkeleri
Ticaret Hukuku Mart 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerin Kuruluşunda Yenilikler
Ticaret Hukuku Şubat 2011
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Temsil ve İlzam
Ticaret Hukuku Ocak 2011
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticari İşletme Rehninde Güncel Sorunlar
Ticaret Hukuku Kasım 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Faturaya Konan Vade Farkı Kaydı
Ticaret Hukuku Haziran 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlere Kayyum Atanması
Ticaret Hukuku Şubat 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Çeklerde Sil Baştan
Ticaret Hukuku Aralık 2009
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde İmtiyazlı Paylar
Ticaret Hukuku Haziran 2009
Hukuk Postası
Türk Hukuku ve FIDIC Kapsamında Ek Ücret
Ticaret Hukuku Mayıs 2009
Hukuk Postası
Türk Hukuku ve FIDIC Kapsamında Ek Süre
Ticaret Hukuku Nisan 2009
Hukuk Postası
Çek Hukukunda İki Yenilik
Ticaret Hukuku Şubat 2009
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerin Denetiminde Yeni Düzen
Ticaret Hukuku Şubat 2009

Yaratıcı hukuk çözümleri için iletişime geçin.