Türk Hukuku ve FIDIC Kapsamında Ek Süre

Nisan 2009 Prof. Dr. H. Ercüment Erdem
% 0

Borçlar Kanunu Kapsamında Ek Süre

Giriş: İnşaat Sözleşmelerinde Süre Unsuru

Müteahhidin, eser sözleşmesi ile ifasını taahhüt ettiği asıl edim sözleşme konusu işin yapılması olmakla beraber, eserin sözleşmede belirlenen zamanda yapılması gerek müteahhit gerekse iş sahibi bakımından büyük önem taşır ve sözleşmenin her iki tarafının eserin zamanında bitirilmesinde menfaati vardır.

Ancak bazı hallerde eserin sözleşmede belirlenen zamanda bitirilmesi çeşitli nedenlerle mümkün olmaz. Bu gibi hallerde gecikilen süreden kaynaklanan yükümlülüklerin ve muhtemel zararların sözleşmenin hangi tarafının üzerinde kalacağı hususu Borçlar Kanunu’nda ve FIDIC’te çeşitli şekillerde düzenlenmiştir.    

Borçlar Kanunu Kapsamında Ek Süre

İnşaatın sözleşme süresi içinde ikmal ve teslim edilmemesi halinde, müteahhide edimini ifa için tanınan süreye “Ek Süre” denir. Bu konuda, yani müteahhide ek süre verilmesi konusunda Borçlar Kanunu’nda açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu konuda BK’da bulunan yegâne düzenleme 358. maddedir. Bu maddeye göre:

3 - AKİT DAİRESİNDE İŞE BAŞLAMA VE İCRA

MADDE 358 - Müteahhit, işe zamanında başlamaz veya mukavele şartlarına muhalif olarak işi tehir eder yahut iş sahibinin kusuru olmaksızın vaki olan teehhür bütün tahminlere nazaran müteahhidin işi muayyen zamanda bitirmesine imkan vermiyecek derecede olursa iş sahibi teslim için tayin edilen zamanı beklemeğe mecbur olmaksızın akdi feshedebilir…”

Madde metni okunduğunda görüleceği gibi, maddede müteahhidin edimini süresinde ifa etmemesi halinde iş sahibine tanınan fesih hakkından bahsedilmekle birlikte, müteahhide ek süre verilebileceğine ilişkin açık bir ifade yer almamaktadır.

Oysa sözleşme süresi boyunca, gerek iş sahibinden kaynaklanan nedenlerle gerekse tarafların iradeleri dışındaki olaylardan dolayı işin sözleşmede belirlenen sürede bitirilmesi mümkün olmayabilir. Sözleşme ile kararlaştırılan inşaat süresi sözleşme kapsamındaki iş için tespit edilmiştir. Bu nedenle, müteahhit tarafından gerek iş sahibinin talimatı ile gerekse böyle bir talimat olmaksızın ancak iş sahibinin menfaatine olarak yapılan işlerin, sözleşme süresi içinde hesaplanması adil bir çözüm olmaz. Bu işlerin niteliğine göre gerekli olacak sürelerin hesaplanarak müteahhit lehine ek süre olarak tespit edilmesi gerekir. Bu şekilde belirlenecek bir ek süre, işin devamı sırasında taraflarca kararlaştırılarak sözleşme süresine ilave edilebileceği gibi, işin sonunda muhtemel bir uyuşmazlık çerçevesinde mahkemece olaylar ve taraflarca sunulacak kanıtlara göre de tayin edilebilir.

“İlave kat yapımı nedeniyle inşaatın sözleşmede kararlaştırılan süre içinde bitirilemeyeceği kuşkusuzdur…bu iş için davalıya ne kadar süre verilmesi gerektiği saptanmalı; bu sürenin gecikme süresinden indirilmesi suretiyle bakiye ifaya eklenen cezaya hükmedilmelidir.” Yargıtay 15. HD’nin 7.4.1989 tarih ve 1988/3316 E. 1989/1827 K. sayılı kararı.1

 “Gerçekten, sözleşme ve proje dışı işler yapılmışsa, davalı bunlar için ek süre isteyebileceğinden, bu husus bilirkişi aracılığıyla incelettirilerek fazla işlerin yapılabileceği süre hesap edilmeli, bu tespit edilen gecikme süresinden düşülmek suretiyle hüküm kurulmalıdır.” Yargıtay 15. HD’nin 17.10.1988 tarih ve 1988/1124 E. 1988/3278 K. sayılı kararı.2

Ek süre verilmesi özellikle, gecikmenin iş sahibinden kaynaklandığı durumlarda söz konusu olur. Karşılıklı taahhütleri içeren inşaat sözleşmelerinde, iş sahibinin edimlerini BK m. 81’de açıklandığı üzere zamanında ifa etmesi gerekir. Aksi halde, edim borçlusu olarak, karşı taraftan edimini ifa talebinde bulunması haklı görülemez. Buna göre, iş sahibinin öncelikli edim borçlusu olduğu hallerde, edim borçlusu iş sahibi kendi edimini yerine getirene kadar müteahhit tarafından yavaşlatılan veya durdurulan bu süre, daha sonra müteahhit tarafından ek süre olarak talep edilebilir. Bu haller, iş sahibinin zorunlu bazı hazırlayıcı veya edime katkıda bulunucu eylemleri yapma yükümlülüğünün bulunduğu hallerde söz konusu olur. Örneğin planların hazırlanmaması, gerekli talimatın zamanında verilmemesi, projede değişiklik yapılması, müteahhide belli zamanlarda yapılması gereken ödemelerin yapılmaması/geç yapılması, malzemenin geç verilmesi, hazırlayıcı çalışmaların yapılmaması, iş sahibinin üzerinde inşaat yapılacak arsayı, inşaata elverişli ve ayıpsız olarak müteahhide teslim etmemesi veya teslimde gecikmesi gibi. Bu hallerde olduğu gibi, gecikmenin müteahhidin yükümlülüğüne aykırı olmadığı hallerde “haklı gecikme”den söz edilir. Müteahhit bu gibi hallerde ek süre talep edebilir. Gecikmenin müteahhitten kaynaklandığı hallerde ise ek süre talep edilemez.

              “…sözleşmenin 3. Maddesinin son fıkrasında projelerin tanzim ve tasdik ettirilmesi görevinin işveren davacıya ait olduğu yazılıdır. İnşaat ruhsatı sözleşmenin imza edilmesinden çok sonra … alınmış olup, davalı yüklenicinin bu gecikmeden dolayı ek süre istemeye ve inşaatın 1979 yılına sarkmış olması nedeniyle 1979 yılında yapılan işler için bu yıl fiyatlarını uygulamaya hakkı vardır.” Yargıtay 15. HD’nin 3.5.1985 tarih ve 984/481 E. 985/1497 K. sayılı kararı.3      

“İnşaatın hafriyatına ruhsatsız olarak başlanması üzerine, inşaatın belediyece durdurulması ve hafriyat sırasında bir işçinin ölümü gibi sebepler, yüklenicinin sorumluluğunda bulunmakla, inşaatın gecikme nedeni olarak davalı yararına kabul edilemez.” Yargıtay 15 HD’nin 2.7.1985 tarih ve 1985/984 E. 1985/2353 K. sayılı kararı.4

Bazı hallerde ise, iş sahibi ile müteahhidin birlikte kusurları işin gecikmesine neden olabilir. Bu durumda, BK m. 98/2 ve m. 44 maddelerine göre iş sahibinin müterafik kusur oranı gözetilerek ek sürenin tayini ve tanınması gerekir.

Yine, iş sahibi ve müteahhidin iradesi dışında gerçekleşebilecek olaylar nedeniyle işin gecikmesi ihtimalinde de müteahhidin ek süre hakkı doğar. Örneğin; olağanüstü doğa olaylarının ve afetlerin neden olduğu gecikmeler, müteahhidin sorumluluğunda olmasına rağmen süresinde düzenlenen plan ve projelerin onayının belediye gibi resmi kurumlardan kaynaklanan nedenlerle gecikmesi ve bunun gibi resmi kurumların çalışma koşullarından veyahut da yasal zorunluluklardan kaynaklanan gecikmeler, müteahhidin ek süre talebinde bulunmasını haklı gösteren nedenler olarak gösterilebilir.

“Her ne kadar, sözleşmede anılan ruhsatın 30.11.1982 tarihine kadar alınması öngörülmüş ise de, bu tarihin temerrüt için yeterli bir sebep olarak sayılması olanaksızdır. Çünkü inşaat ruhsatı imar mevzuatı gereğince idari işlem sonucuna bağlı olduğundan, bunun belli bir süre içinde alınması zorunluluğu müteahhide yükletilemez. Diğer bir deyimle, inşaat ruhsatının alınmasında idari formaliteler ve imar mevzuatından kaynaklanan gecikmelere uğraması mümkündür. Bundan da yüklenicinin sorumlu tutulması düşünülemez.” Yargıtay 15 HD’nin 7.3.1989 tarih, 1988/2231 E. 1989/1061 K. sayılı kararı.5

FIDIC Kapsamında Ek Süre

Giriş: FIDIC’te Süre Unsuru

Yukarıda da açıklandığı gibi, işin zamanında bitirilmesinde gerek iş sahibinin gerekse müteahhidin menfaati bulunur. Bu nedenle, işin zamanında bitirilmemesinden kaynaklanan sonuçlara sözleşme taraflarından hangisinin katlanacağının tespit edilmesi önem taşır. Bu konuda FIDIC, gerek gecikmenin sebepleri, gerekse sonuçları ve bu gecikmenin sorumluluğunun kime ait olacağı hususlarında, Borçlar Kanunu’na göre daha detaylı hükümler içerir. Buna göre, FIDIC 8.4 maddesinde müteahhidin gecikmeden sorumlu olmayacağı haller sayılmıştır. Bu maddede öngörülen hallerin gerçekleşmesi durumunda, yükleniciye ek süre verilebilebilir ve işin bitiriliş süresi hesaplanırken, verilen bu ek süre, sözleşmede belirlenmiş olan süreye ilave edilir. Ek süre verilmesi ile gerçekleşecek bu süre uzatımı, FIDIC m. 8.4’te belirtilen hallerin varlığı ve öngörülen prosedürün yerine getirilmesi durumunda söz konusu olur. Bu haller dışında kalan sebeplerden kaynaklanan gecikmelerden müteahhit sorumludur.

FIDIC Kapsamında Ek Süre

  • Yukarıda belirtildiği gibi, FIDIC 8.4 maddesinde müteahhidin gecikmeden sorumlu olmadığı, bir diğer ifadeyle, süre uzatımı talebinde bulunabileceği haller sayılmaktadır. Maddeye göre bu haller şunlardır:
  • Bir Değişiklik (Alt-Madde 13) veya Sözleşme dahilindeki bir iş kaleminin miktarında yapılacak bir başka önemli değişiklik 
  • Buna göre projede bulunmayıp, fazladan yapılan işler süre uzatımı için geçerli neden teşkil eder. Ancak işin miktarının azaltılması veya bazı işlerden vazgeçilmesi, işin niteliğinin, kalitesinin değiştirilmesi durumları prensip olarak süre uzatımı hakkı veren değişiklikler dışında kalır. Buna karşılık, bu gibi değişikliklerin işin süresinde bitirilmesini engellemesi ve bu yüzden süre uzatımının gecikmesi durumunda bu madde kapsamında süre uzatımı talep edilebilir. FIDIC çerçevesinde değişiklik yapma yetkisi Mühendise aittir.
  • FIDIC kuralları içerisinde yer alan bir Alt-Madde çerçevesinde, bir zaman uzatımı hakkı doğuracak bir gecikme nedeni
  • FIDIC altında 8.4 maddesi dışında diğer bazı maddelerde de süre uzatımı talebinde bulunulabileceği belirtilmiştir. Bunların içinde en önemli olanlar şunlardır: m. 1.9 (Çizimlerin ya da Talimatların Gecikmesi), m. 2.1 (Şantiyeye Giriş Hakkı), m. 4.7 (Yerleştirme), m. 4.12 (Öngörülmeyen Fiziksel Koşullar), m. 7.4 (Testler), m. 8.5 (Yetkililerin Neden Olduğu Gecikmeler), m. 8.9 (Askıya Almanın Sonuçları), m. 10.3 (Teslim Öncesi Bitirme Testlerine Müdahale), m. 13.7 (Mevzuat Değişikliklerine İlişkin Ayarlamalar), m. 16.1 (Yüklenicinin İşi Askıya Alma Hakkı), m. 17.4 (İşverenin Risklerinin Sonuçları), m. 19.4 (Mücbir Sebebin Sonuçları).
  • Olağanüstü kötü iklim koşulları
  • Kural olarak müteahhidin iklim koşullarında meydana gelmesi muhtemel değişikliklere hazır olması gerekir. Buna karşılık, iklim koşullarında söz konusu olacak ve işin ifasını etkileyecek beklenmedik değişiklikler süre uzatımı için haklı sebep teşkil edebilir.
  • Salgın veya hükümet eylemleri nedeniyle, personel veya mallarda yaşanan ve öngörülmeyen kıtlık
  • İşverenden, İşveren Personelinden veya İşverenin şantiyede bulunan diğer yüklenicilerinden kaynaklanan veya bunlara atfedilebilecek herhangi bir gecikme veya engel

Süre Uzatımına Hak Kazanmanın Koşulları

  • FIDIC 8.4 maddesinin son fıkrası süre uzatımına hak kazanılabilmesi bakımından müteahhit için bir takım şekli yükümlülükler öngörür. Bu nedenle, FIDIC çerçevesinde müteahhidin ek süre talebinde bulunması, m. 20’de belirtilen koşulların yerine getirilmesine bağlıdır. Bu maddeye göre müteahhit, FIDIC’in herhangi bir maddesi kapsamında ya da başka bir biçimde sözleşmeyle ilgili olarak bitirme süresinde bir uzatmaya hakkı olduğunu düşünüyorsa:
  • Mühendise bir uyarı göndererek hak iddialarına neden olan olay ya da koşulu anlatmalı,
  • Bu uyarı, müteahhidin olayı ya da koşulu fark etmesini takiben en kısa süre içerisinde ve 28 günü geçmemek kaydıyla verilmeli,
  • Müteahhit; söz konusu iddiaya yol açan olay veya koşulu fark ettiği (veya fark etmesi gereken) tarihten itibaren 42 gün içerisinde veya Yüklenicinin önerebileceği ve Mühendisin de onaylayabileceği başka bir süre içerisinde, iddianın ve süre uzatımı talebinin dayanağını oluşturan tüm destekleyici verileri içeren ayrıntılı iddiasını Mühendise göndermelidir.
  • Söz konusu iddiaya yol açan olay veya koşulun etkisinin devamlılık gösteren bir nitelikte olması durumunda:
  • Bu tam ayrıntılı iddia, bir ara iddia olarak ele alınır;
  • Müteahhit, aylık aralıklarla ara iddialar göndererek iddia edilen birikmiş gecikme ve/veya tutarı ve mühendisin makul olarak isteyebileceği diğer bilgileri belirtir;
  • Müteahhit, olay ya da koşulun etkilerinin sona ermesini takiben 28 gün içerisinde veya müteahhidin önerebileceği ve mühendisin de onaylayabileceği başka bir süre içerisinde, son bir iddia gönderir.

Bu başvuru üzerine Mühendis, Alt-Madde 3.5 (Saptamalar) uyarınca hareket eder ve Alt-Madde 8.4 (Bitirmeye Yönelik Süre Uzatımı) uyarınca Bitirme Süresi (sona ermesinden önce veya sonra) için süre uzatımı (varsa) konusunda anlaşma sağlar ve bunları saptar.

28 Günlük Bildirim Süresinin Hak Düşürücü Olup Olmadığı Tartışması

FIDIC 20.1 maddesinin 2. fıkrası hükmü, ek süre taleplerinde müteahhidin bildirim yükümlülüğüne ilişkin bugüne kadar tartışmalı olan bu konuyu getirdiği şu hüküm ile net bir şekilde çözümlemiştir:

“Yüklenicinin böyle bir iddia için uyarıyı 28 günlük süre içerisinde vermemesi halinde; Bitirme Süresi uzatılamaz; Yüklenici ek ödemeye hak kazanamaz; ve İşveren iddiayla ilişkili tüm yükümlülüklerinden kurtulmuş olur.”

FIDIC’in yeni baskısının bu açık ifadesi ile FIDIC’in 1999 değişikliğinden önceki baskılarında daha farklı bir ifade ile yer verilen 28 günlük bildirim süresinin hak düşürücü olup olmadığına ilişkin tartışma, bu sürenin hak düşürücü olduğu yönünde daha da netleşmiştir. Esasen, Yargıtay’ın bu değişiklikten önceki uygulaması da bu sürelerin hak düşürücü olduğu yönündeydi.

1 Bkz. Kostakoğlu Cengiz, İçtihatlı İnşaat Hukuku ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri, 5. Bası, Beta Yayınevi, İstanbul 2006, s. 424.

2 Kostakoğlu, age, s. 424

3 Kostakoğlu, age, s. 429-430.

4 Kostakoğlu, age, s. 429.

5 Karar için bkz: Kostakoğlu, age, s. 414-415.

Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın bu makale kullanılamaz, çoğaltılamaz, kopyalanamaz, yayımlanamaz, dağıtılamaz veya başka bir suretle yayılamaz. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın oluşturulan içerikler takip edilmekte olup, hak ihlalinin tespiti halinde yasal yollara başvurulacaktır.

Diğer İçerikler

Hukuk Postası
Hisse Devir Vaadi Sözleşmesi’nin Tarafları ve Sözleşmelerin Nispiliği

Kural olarak sözleşmeden doğan hak ve borçlar sadece sözleşmenin tarafı olan alacaklı ve borçlu arasında hukukî sonuç doğurur. Bu prensip hukukumuzda “sözleşmelerin nispiliği” olarak adlandırılır. Genel olarak, sözleşmenin tarafları dışındaki üçüncü kişiye bir edimin yerine getirilmesinin üstlenildiği...

Ticaret Hukuku 31.07.2022
Hukuk Postası
Değişen E-ticaret Kanunu Neler Getiriyor?

Dijitalleşen dünyada büyüyen ve gelişen e-ticaretin kuralları değişiyor. Önceleri dijital pazarın odak noktası olarak gösterilen e-ticaret, çok geçmeden dijital ekonominin itici gücü olarak ifade edilmeye başladı. Ancak e-ticaretin büyüme hızı ve kısa süre içinde geçirdiği dönüşüm dikkate alındığında...

Ticaret Hukuku 31.07.2022
Hukuk Postası
Sermaye Şirketlerinde Haklı Nedenle Fesih Davası

Bir şirketin feshi, tescil ile kazanılan tüzel kişiliğin ortadan kalkmasına yol açarak, şirketin sona erme sebeplerinden biri olarak karşımıza çıkan infisahın, özellikli bir görünümüdür. Hâkimin inşai hükmüyle bir şirketin feshine ve bunun doğal sonucu olarak sona ermesine yol açan bu özel dava türü...


Ticaret Hukuku 30.06.2022
Hukuk Postası
Aile Şirketlerinde Yol Ayrımı

Kontrol veya yönetimin bir ailenin üyelerine ait olduğu şirketler, aile şirketi olarak kabul edilir. Aile üyeleri, şirket kontrolünü sağlayan payları elinde tutabildiği gibi yönetim yetkisini de elinde bulundurur. Aile şirketleri, aile üyeleri için fırsat, güvence ve gelir demektir...

Ticaret Hukuku 30.06.2022
Hukuk Postası
Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Karayolu ile Eşya Taşıması

Türkiye 7 Aralık 1993 tarihli 3939 sayılı Kanun ile Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı için Mukavele Sözleşmesi’ne (“CMR”) katılmayı uygun buldu ve CMR Türkiye’de 31 Ekim 1995 tarihinde yürürlüğe girdi. CMR’nin 1/1 maddesi uyarınca, tarafların tabiiyeti ve ikamet yerinden bağımsız olarak...

Ticaret Hukuku Ağustos 2017
Hukuk Postası
Adi Ortaklıklar

Türk hukukunda adi ortaklıklar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) 620 ve devamı maddelerinde düzenlenir. Adi ortaklık sözleşmesi, iki veya daha fazla kişinin emeklerini veya mallarını ortak bir amaca (nihai olarak kazanç elde etme amacına) ulaşmak üzere...

Ticaret Hukuku Nisan 2014
Hukuk Postası
Tüzel Kişilerin Tabiyeti
Ticaret Hukuku Ekim 2012
Hukuk Postası
Genel Kurul Kararlarının İptal Nedeni Olarak Örtülü Kazanç Aktarımı

Anonim şirketlerde örtülü kazanç aktarımı, geniş anlamda şirket malvarlığının ilişkili taraflara aktarılmasını konu alan ve birçok farklı görünümü barındıran bir kavram olarak karşımıza çıkar. Sermaye piyasaları hukukunda kanun seviyesinde ve...

Ticaret Hukuku Şubat 2022
Hukuk Postası
Türk ve Alman Hukukunda Elektronik İmza
Ticaret Hukuku Aralık 2021
Hukuk Postası
Bilgi Sistemleri Yönetimi
Ticaret Hukuku Mart 2018
Hukuk Postası
Genel Kurul Çağrı Davaları
Ticaret Hukuku Ağustos 2021
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Taşıyanın Hapis Hakkı
Ticaret Hukuku Haziran 2021
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Oy Hakkının Donması
Ticaret Hukuku Temmuz 2020
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Veto Hakkı
Ticaret Hukuku Ağustos 2020
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Gemi Rehni
Ticaret Hukuku Mayıs 2020
Hukuk Postası
Rehinli Anonim Şirket Payının Devri
Ticaret Hukuku Mart 2020
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hacizli Payların Devri
Ticaret Hukuku Temmuz 2019
Hukuk Postası
Yönetim Kurulunda Temsil Edilme İmtiyazı
Ticaret Hukuku Mayıs 2019
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Organların Eksikliği
Ticaret Hukuku Nisan 2019
Hukuk Postası
Futbol Kulüplerinin Şirketleşmesi
Ticaret Hukuku Nisan 2019
Hukuk Postası
Hukuk Postası
2016 York Anvers Kuralları
Ticaret Hukuku Mart 2019
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Teknik İflasta Yenilikler
Ticaret Hukuku Eylül 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Primli Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Ağustos 2018
Hukuk Postası
Taksitle Satış Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Temmuz 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Limited Şirketlerde Pay Rehni
Ticaret Hukuku Haziran 2018
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Gemilerin İhtiyati Haczi
Ticaret Hukuku Mayıs 2018
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Pay Rehni
Ticaret Hukuku Mayıs 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Güncellenmiş FIDIC Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Nisan 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Türkiye’deki Hisse Opsiyon Planları
Ticaret Hukuku Haziran 2017
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Oy Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Mayıs 2017
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Rüçhan Hakkı
Ticaret Hukuku Nisan 2017
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Sermayenin Kaybı
Ticaret Hukuku Eylül 2015
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Kefil Olma Ehliyeti
Ticaret Hukuku Şubat 2015
Hukuk Postası
Acentenin Rekabet Etmeme Yükümlülüğü
Ticaret Hukuku Aralık 2014
Hukuk Postası
Özel Denetim İsteme Hakkı
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
Pay Devri mi, Malvarlığı Devri mi?
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
İmtiyazlı Pay Sahipleri Özel Kurulu
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
Limited Şirketlerde Haklı Sebeple Fesih
Ticaret Hukuku Eylül 2014
Hukuk Postası
Sermaye Taahhüdü Yoluyla Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Ağustos 2014
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Şarta Bağlı Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Mart 2014
Hukuk Postası
Anonim Şirketin Haklı Sebeple Feshi
Ticaret Hukuku Şubat 2014
Hukuk Postası
Hâkimiyet Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Ocak 2014
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisi
Ticaret Hukuku Aralık 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Paysahipleri Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Kasım 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Şubeler Ve İrtibat Büroları
Ticaret Hukuku Ağustos 2013
Hukuk Postası
TTK Hükümleri Uyarınca Ön Şirket
Ticaret Hukuku Temmuz 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Limited Şirkette Çıkma Ve Çıkarılma
Ticaret Hukuku Temmuz 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticari İşletmenin Tür Değiştirmesi
Ticaret Hukuku Nisan 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticaret Sicili Yönetmeliği
Ticaret Hukuku Ocak 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Finansal Kiralama Sözleşmesi
Ticaret Hukuku Aralık 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Kar Payı Avansı
Ticaret Hukuku Eylül 2012
Hukuk Postası
Ticaret Şirketlerinin Bakanlıkça Denetimi
Ticaret Hukuku Ağustos 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Sona Erme Ve Tasfiye
Ticaret Hukuku Haziran 2012
Hukuk Postası
Yeni TTK’da Finansal Yardım Yasağı
Ticaret Hukuku Nisan 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Kurumsal Yönetim İlkeleri
Ticaret Hukuku Mart 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerin Kuruluşunda Yenilikler
Ticaret Hukuku Şubat 2011
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Temsil ve İlzam
Ticaret Hukuku Ocak 2011
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticari İşletme Rehninde Güncel Sorunlar
Ticaret Hukuku Kasım 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Faturaya Konan Vade Farkı Kaydı
Ticaret Hukuku Haziran 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlere Kayyum Atanması
Ticaret Hukuku Şubat 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Çeklerde Sil Baştan
Ticaret Hukuku Aralık 2009
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde İmtiyazlı Paylar
Ticaret Hukuku Haziran 2009
Hukuk Postası
Türk Hukuku ve FIDIC Kapsamında Ek Ücret
Ticaret Hukuku Mayıs 2009
Hukuk Postası
Çek Hukukunda İki Yenilik
Ticaret Hukuku Şubat 2009
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerin Denetiminde Yeni Düzen
Ticaret Hukuku Şubat 2009

Yaratıcı hukuk çözümleri için iletişime geçin.