Anonim Şirketlerde Organların Eksikliği

Nisan 2019 Ecem Çetinyılmaz
% 0

Giriş

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun[i] (“TTK”) m. 530, uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli olan organlarından birinin mevcut olmaması veya genel kurulun toplanamaması halini düzenler ve şirketin bu durumunun kanuna uygun hale getirilemediğinde şirketin feshini öngörür. Söz konusu madde, 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu (“eTTK”) m. 435’ten esinlenerek düzenlense de, önceki maddeye göre bazı değişiklikler içerir. Bu Hukuk Postası makalesi, hangi durumlarda şirketin organlarının mevcut olmadığının kabul edilebileceği, uzun süre kavramından ne anlaşılması gerektiği, davayı açabilecek kişilerin kimler olabileceği ve mahkemenin yetkilerinin neler olduğu konusundaki tartışmaları ele alır.

Kanunen Gerekli Organların Mevcut Olmaması

Anonim şirkette gerekli organın mevcut olmaması dendiğinde ilk akla gelen şüphesiz yönetim kuruludur. Yönetim kurulunun süresi sona ermiş olmasına rağmen yeni bir yönetim kurulunun seçilmemiş olması, yönetim kurulu üyelerinin istifaları ile kurulun boşalması ve yerlerini doldurma imkanının bulunmaması, veya yönetim kurulunun mevcudiyetine rağmen hiç veya gereği gibi toplanamaması hallerinde yönetim organının mevcut olmadığı kabul edilebilir[ii]. Esasen yönetim kurulunun görev süresi sona erince, yeni üyelerin seçilmesine kadar, görevi ancak mevcut işlerin yürütülmesi amacıyla sınırlı olarak devam eder; ancak bu belirli bir süre için geçerlidir, bekleme süresi makul ölçüleri aştığında organın mevcut olmadığı kabul edilmelidir[iii].

Bağımsız denetime tabi şirketlerde denetçinin veya pay senetleri borsada işlem gören şirketlerde riskin erken saptanması komitesinin organ olup olmadığı ise değerlendirilmesi gereken bir husustur. Öğretide kanunen zorunlu organların yönetim kurulu ve genel kuruldan ibaret olduğu belirtilir[iv]. Bunlar dışındaki organlar ise, kanunen varlıkları zorunlu olmadığından ve yoklukları kurumsal yapıyı etkilemediğinden, TTK m. 530 kapsamında değillerdir[v]. Zira denetimin anonim şirkette bir işlev olduğu, denetçinin seçilmemesinin açıkça bir sona erme hali olarak düzenlenmediği, benzer şekilde riskin erken saptanması komitesinin de, bulunmaması veya toplanmamasının şirketin sona ermesine neden olacak nitelikte bir zorunlu organ olmadığı savunulur[vi].

Genel Kurulun Toplanamaması

Genel kurulun toplanamaması çağrıya yetkili ve görevli organlar tarafından genel kurulun toplantıya çağrılamaması nedeniyle olabileceği gibi, usulüne uygun olarak çağrısı yapılmış bir toplantıda kanunda veya esas sözleşmede öngörülen toplantı nisabının sağlanamadığı halleri de kapsayabilir. Sonuç olarak önemli olan, bu organın bir kurul olarak toplanamamasıdır.

Uzun Süre Kavramı

TTK m. 530’da öngörüldüğü şekilde mahkemece şirketin feshine karar verilebilmesi için şirketin kanunen gerekli organlarından birinin mevcut olmaması veya genel kurulun toplanamaması hallerinin süreklilik göstermesi gerekir. eTTK’da yer almayan uzun süre şartının TTK’ya eklenmesinin amacı, dava hakkı olanların, yeni yönetim kurulunu seçme girişiminin ilk başarısızlığında hemen mahkemeye başvurmalarını önlemektedir[vii]. Tekinalp’e göre “uzun süreden beri” ibaresi davanın dinlenebilme şartını ifade eder ve bu şart özellikle alacaklıların veya Ticaret Bakanlığı’nın hemen dava açtıkları hallerde önem kazanır; pay sahipleri sorunu çözmeye çalışırken bu kişilerin dava açması kabul edilmemelidir[viii].

Madde metninde veya gerekçesinde “uzun süreden beri” ifadesinden ne anlaşılması gerektiğine herhangi bir yönlendirme yer almaz. Gerekçeye göre, devamlılıktan ne kadar bir sürenin anlaşılması gerektiği hususunda kötüye kullanmaların önüne geçmek ve somut olayın şartlarına göre serbest hareket edebilme imkanı tanımak için takdir yetkisi hakime bırakılmıştır; zira süre konulması halinde kötü niyetli kişilerin hem sürenin varlığını hem de mahkeme sürecini hesaba katarak haksız uygulamalar içerisine girebilecekleri düşünülmüştür[ix]. Tekinalp uzun sürenin pay sahipleri için 10-12 ay, alacaklılar ve Ticaret Bakanlığı için daha uzun bir süre olması gerektiği kanaatindedir[x].

Davada Taraflar, Yetkili ve Görevli Mahkeme

Maddede öngörülen davayı ilgili şirketin pay sahipleri, alacaklıları ve Ticaret Bakanlığı açabilir. Madde gerekçesinde Ticaret Bakanlığı’nın fesih davası açma hakkının anonim şirketlere devletin müdahalesi gibi görülebileceği, ancak Bakanlığın eTTK döneminde bu yetkisini istisnaen ve büyük bir özenle kullandığının belirlendiği ve yetkinin korunmasında yarar görüldüğü belirtilir[xi]. Öğretide bir alacaklının bu davayı ikame edebilmesi için de meşru bir menfaati bulunması gerektiği ifade edilir[xii].

Dava, şirket tüzel kişiliğine karşı açılır.

Şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi görevli ve yetkili mahkemedir.

Mahkemenin Yetkileri

Mahkeme şirketin feshine karar vermeden önce mutlaka yönetim kurulunu dinlemeli ve uygun bir süre vererek şirketin durumunun kanuna uygun hale getirilmesi için olanak sağlamalıdır. Uygun süreye ilişkin düzenleme eTTK’dan alınmakla beraber, yönetim kurulunu dinleme şartı hukukumuza TTK ile girmiştir. Bu şart, fesih davasının genel kurulun toplanamaması veya yönetim kurulunun hiç veya gereği gibi toplanamaması nedeniyle açıldığı hallerde uygulama alanı bulur. Yönetim kurulunun hiç mevcut olmadığı hallerde açılan davalarda ise bu şartın yerine getirilmesinin mümkün olmadığı açıktır.

Açılan davada mahkeme, taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir. Maddede veya gerekçesinde bu önlemlerin neler olabileceği belirtilmez ve hakime geniş bir takdir yetkisi tanınır.

TTK m. 530 hükmüne dayalı olarak açılan fesih davasında davanın TTK m. 531 hükmü uyarınca karar bağlanmasının mümkün olup olmadığı ise öğretide tartışmalıdır. Bilindiği üzere TTK m. 531 uyarınca açılan fesih davasında mahkemenin resen fesih yerine davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebileceği düzenlenir. TTK m. 530’a dayalı davada m. 531 uyarınca karar verilebileceğini savunan görüş, temel olarak feshin son çare olması ilkesine dayanır ve bu çözümün hakimin hukuku resen uygulaması kuralı ile de bağdaşacağını, organsızlığın haklı neden kavramına dahil özel bir hal niteliği taşımasının da bu yorumu desteklediğini savunur[xiii]. Bu görüşe göre, davacı açısından paylarının gerçek değerini alarak şirketten ayrılması ile şirketin feshine karar verilmesi arasında bir fark yoktur ve olmamalıdır[xiv]. Karşı görüş olarak ise hakimin takdir yetkisinin ucunun açık olmadığı, bir maddedeki istisnai hükmün yorum yoluyla genişletilemeyeceği ve başka bir maddeye kıyasen uygulanamayacağı söylenebilir.

Sonuç

TTK m. 530 uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli olan organlarından biri mevcut olmadığı veya genel kurulun toplanamadığı anonim şirketlerde, pay sahiplerine, şirket alacaklılarına ve Ticaret Bakanlığı’na şirketin feshi için dava açma imkanı tanır. Şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, yönetim kurulunu da dinleyerek şirketin durumunu kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler ve bu süre içinde durum düzeltilmezse şirketin feshine karar verir. Maddede öngörülen hallerin uzun süreden beri devam ediyor olması davanın kabulü için şarttır, sürenin belirlenmesinde hakim somut olayın şartlarına göre serbestçe hareket etmelidir. Bu maddeye dayanarak açılan haklı sebeple fesih davalarında TTK m. 531 hükmünde öngörülen fesih dışındaki alternatif çözümlere karar verilip verilemeyeceği konusu ise yargı kararlarıyla şekillenecektir.

[i] TTK (RG, 14.02.2011, S. 27846) 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girdi.

[ii] TTK m. 530 Gerekçesi.

[iii] Pulaşlı, Hasan: 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanuna Göre Şirketler Hukuku Şerhi, C. II, Ankara 2011, s. 1786.

[iv] Pulaşlı, s. 1785; Karahan/Bozgeyik: Şirketler Hukuku, 1. Baskı, Konya 2012, s. 648.

[v] Tekinalp (Poroy/Çamoğlu): Ortaklıklar Hukuku II, Güncelleştirilmiş 13. Bası, İstanbul 2017, s. 337.

[vi] Karahan/Bozgeyik, s. 648.

[vii] Tekinalp (Poroy/Çamoğlu), s. 338.

[viii] Tekinalp (Poroy/Çamoğlu), s. 338.

[ix] TTK m. 530 Gerekçesi.

[x] Tekinalp (Poroy/Çamoğlu), s. 338.

[xi] TTK m. 530 Gerekçesi.

[xii] Tekinalp (Poroy/Çamoğlu), s. 338.

[xiii] Ayoğlu, Tolga“Anonim Ortaklıkların Haklı Nedenle Feshi”, Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, S. 2013/2 (Prof. Dr. Oğuz İmregün’e Saygı Sempozyumu), s. 230.

[xiv] Ayoğlu, s. 230-231.

Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın bu makale kullanılamaz, çoğaltılamaz, kopyalanamaz, yayımlanamaz, dağıtılamaz veya başka bir suretle yayılamaz. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın oluşturulan içerikler takip edilmekte olup, hak ihlalinin tespiti halinde yasal yollara başvurulacaktır.

Diğer İçerikler

Hukuk Postası
Hisse Devir Vaadi Sözleşmesi’nin Tarafları ve Sözleşmelerin Nispiliği

Kural olarak sözleşmeden doğan hak ve borçlar sadece sözleşmenin tarafı olan alacaklı ve borçlu arasında hukukî sonuç doğurur. Bu prensip hukukumuzda “sözleşmelerin nispiliği” olarak adlandırılır. Genel olarak, sözleşmenin tarafları dışındaki üçüncü kişiye bir edimin yerine getirilmesinin üstlenildiği...

Ticaret Hukuku 31.07.2022
Hukuk Postası
Değişen E-ticaret Kanunu Neler Getiriyor?

Dijitalleşen dünyada büyüyen ve gelişen e-ticaretin kuralları değişiyor. Önceleri dijital pazarın odak noktası olarak gösterilen e-ticaret, çok geçmeden dijital ekonominin itici gücü olarak ifade edilmeye başladı. Ancak e-ticaretin büyüme hızı ve kısa süre içinde geçirdiği dönüşüm dikkate alındığında...

Ticaret Hukuku 31.07.2022
Hukuk Postası
Sermaye Şirketlerinde Haklı Nedenle Fesih Davası

Bir şirketin feshi, tescil ile kazanılan tüzel kişiliğin ortadan kalkmasına yol açarak, şirketin sona erme sebeplerinden biri olarak karşımıza çıkan infisahın, özellikli bir görünümüdür. Hâkimin inşai hükmüyle bir şirketin feshine ve bunun doğal sonucu olarak sona ermesine yol açan bu özel dava türü...


Ticaret Hukuku 30.06.2022
Hukuk Postası
Aile Şirketlerinde Yol Ayrımı

Kontrol veya yönetimin bir ailenin üyelerine ait olduğu şirketler, aile şirketi olarak kabul edilir. Aile üyeleri, şirket kontrolünü sağlayan payları elinde tutabildiği gibi yönetim yetkisini de elinde bulundurur. Aile şirketleri, aile üyeleri için fırsat, güvence ve gelir demektir...

Ticaret Hukuku 30.06.2022
Hukuk Postası
Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Karayolu ile Eşya Taşıması

Türkiye 7 Aralık 1993 tarihli 3939 sayılı Kanun ile Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı için Mukavele Sözleşmesi’ne (“CMR”) katılmayı uygun buldu ve CMR Türkiye’de 31 Ekim 1995 tarihinde yürürlüğe girdi. CMR’nin 1/1 maddesi uyarınca, tarafların tabiiyeti ve ikamet yerinden bağımsız olarak...

Ticaret Hukuku Ağustos 2017
Hukuk Postası
Adi Ortaklıklar

Türk hukukunda adi ortaklıklar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) 620 ve devamı maddelerinde düzenlenir. Adi ortaklık sözleşmesi, iki veya daha fazla kişinin emeklerini veya mallarını ortak bir amaca (nihai olarak kazanç elde etme amacına) ulaşmak üzere...

Ticaret Hukuku Nisan 2014
Hukuk Postası
Tüzel Kişilerin Tabiyeti
Ticaret Hukuku Ekim 2012
Hukuk Postası
Genel Kurul Kararlarının İptal Nedeni Olarak Örtülü Kazanç Aktarımı

Anonim şirketlerde örtülü kazanç aktarımı, geniş anlamda şirket malvarlığının ilişkili taraflara aktarılmasını konu alan ve birçok farklı görünümü barındıran bir kavram olarak karşımıza çıkar. Sermaye piyasaları hukukunda kanun seviyesinde ve...

Ticaret Hukuku Şubat 2022
Hukuk Postası
Türk ve Alman Hukukunda Elektronik İmza
Ticaret Hukuku Aralık 2021
Hukuk Postası
Bilgi Sistemleri Yönetimi
Ticaret Hukuku Mart 2018
Hukuk Postası
Genel Kurul Çağrı Davaları
Ticaret Hukuku Ağustos 2021
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Taşıyanın Hapis Hakkı
Ticaret Hukuku Haziran 2021
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Oy Hakkının Donması
Ticaret Hukuku Temmuz 2020
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Veto Hakkı
Ticaret Hukuku Ağustos 2020
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Gemi Rehni
Ticaret Hukuku Mayıs 2020
Hukuk Postası
Rehinli Anonim Şirket Payının Devri
Ticaret Hukuku Mart 2020
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hacizli Payların Devri
Ticaret Hukuku Temmuz 2019
Hukuk Postası
Yönetim Kurulunda Temsil Edilme İmtiyazı
Ticaret Hukuku Mayıs 2019
Hukuk Postası
Futbol Kulüplerinin Şirketleşmesi
Ticaret Hukuku Nisan 2019
Hukuk Postası
Hukuk Postası
2016 York Anvers Kuralları
Ticaret Hukuku Mart 2019
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Teknik İflasta Yenilikler
Ticaret Hukuku Eylül 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Primli Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Ağustos 2018
Hukuk Postası
Taksitle Satış Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Temmuz 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Limited Şirketlerde Pay Rehni
Ticaret Hukuku Haziran 2018
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Gemilerin İhtiyati Haczi
Ticaret Hukuku Mayıs 2018
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Pay Rehni
Ticaret Hukuku Mayıs 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Güncellenmiş FIDIC Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Nisan 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Türkiye’deki Hisse Opsiyon Planları
Ticaret Hukuku Haziran 2017
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Oy Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Mayıs 2017
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Rüçhan Hakkı
Ticaret Hukuku Nisan 2017
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Sermayenin Kaybı
Ticaret Hukuku Eylül 2015
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Kefil Olma Ehliyeti
Ticaret Hukuku Şubat 2015
Hukuk Postası
Acentenin Rekabet Etmeme Yükümlülüğü
Ticaret Hukuku Aralık 2014
Hukuk Postası
Özel Denetim İsteme Hakkı
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
Pay Devri mi, Malvarlığı Devri mi?
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
İmtiyazlı Pay Sahipleri Özel Kurulu
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
Limited Şirketlerde Haklı Sebeple Fesih
Ticaret Hukuku Eylül 2014
Hukuk Postası
Sermaye Taahhüdü Yoluyla Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Ağustos 2014
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Şarta Bağlı Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Mart 2014
Hukuk Postası
Anonim Şirketin Haklı Sebeple Feshi
Ticaret Hukuku Şubat 2014
Hukuk Postası
Hâkimiyet Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Ocak 2014
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisi
Ticaret Hukuku Aralık 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Paysahipleri Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Kasım 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Şubeler Ve İrtibat Büroları
Ticaret Hukuku Ağustos 2013
Hukuk Postası
TTK Hükümleri Uyarınca Ön Şirket
Ticaret Hukuku Temmuz 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Limited Şirkette Çıkma Ve Çıkarılma
Ticaret Hukuku Temmuz 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticari İşletmenin Tür Değiştirmesi
Ticaret Hukuku Nisan 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticaret Sicili Yönetmeliği
Ticaret Hukuku Ocak 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Finansal Kiralama Sözleşmesi
Ticaret Hukuku Aralık 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Kar Payı Avansı
Ticaret Hukuku Eylül 2012
Hukuk Postası
Ticaret Şirketlerinin Bakanlıkça Denetimi
Ticaret Hukuku Ağustos 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Sona Erme Ve Tasfiye
Ticaret Hukuku Haziran 2012
Hukuk Postası
Yeni TTK’da Finansal Yardım Yasağı
Ticaret Hukuku Nisan 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Kurumsal Yönetim İlkeleri
Ticaret Hukuku Mart 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerin Kuruluşunda Yenilikler
Ticaret Hukuku Şubat 2011
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Temsil ve İlzam
Ticaret Hukuku Ocak 2011
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticari İşletme Rehninde Güncel Sorunlar
Ticaret Hukuku Kasım 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Faturaya Konan Vade Farkı Kaydı
Ticaret Hukuku Haziran 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlere Kayyum Atanması
Ticaret Hukuku Şubat 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Çeklerde Sil Baştan
Ticaret Hukuku Aralık 2009
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde İmtiyazlı Paylar
Ticaret Hukuku Haziran 2009
Hukuk Postası
Türk Hukuku ve FIDIC Kapsamında Ek Ücret
Ticaret Hukuku Mayıs 2009
Hukuk Postası
Türk Hukuku ve FIDIC Kapsamında Ek Süre
Ticaret Hukuku Nisan 2009
Hukuk Postası
Çek Hukukunda İki Yenilik
Ticaret Hukuku Şubat 2009
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerin Denetiminde Yeni Düzen
Ticaret Hukuku Şubat 2009

Yaratıcı hukuk çözümleri için iletişime geçin.