Hacizli Payların Devri

Temmuz 2019 Tuna Çolgar
% 0

Giriş

Payların hacze konu olup olmayacağı, haczedilmesi halinde pay üzerinde tasarruf yetkilerinin ne şekilde kullanılabileceği ve paylar üzerindeki haczin neticeleri gerek doktrinde gerekse Yargıtay kararlarında sıklıkla ele alınmış bir konudur. Konunun irdelenmesinde Türk Ticaret Kanununu (“TTK”), İcra İflas Kanunu (“İİK”) ve Türk Medeni Kanununu (“TMK”) gibi farklı hukuk disiplinleri bir arada değerlendirilmelidir.

TTK’nun 133’ncü maddesinin 2’nci fıkrasında, alacaklıların, borçlularının sermaye şirketlerindeki payları senede bağlanmış olsun veya olmasın, İİK’nin taşınırlara ilişkin hükümleri uyarınca haczedilmesini ve paraya çevrilmesini isteyebileceğini ve haczin istek üzerine pay defterine işleneceğini düzenlemektedir. Burada bahsi geçen sermaye şirketleri TTK m. 124 uyarınca kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerdir. Bu bağlamda haciz işleminin gerçekleşmesi için gerekli aşamaların yürütülebilmesi için önemli ayrımlar göz önünde bulundurulmalı ve işlemlerin doğru prosedürler yürütülerek gerçekleştirilmesi gereklidir. Öncelikle payları hacze konu olacak sermaye şirketinin türü tespit edilmeli ve ardından payların senede bağlanıp bağlanmadığı tespit edilmelidir.

Konuyu anonim şirketler özelinde ele alacak olursak, tespit edilecek en önemli ayrım, hacze konu payların senede bağlanmış olup olmadığıdır. Senede bağlanmış pay menkul hükmünde iken, senede bağlanmamış çıplak pay alacak hakkı niteliğindedir[1]. Bu sebeple TTK m. 133/2 uyarınca İİK’nin taşınırlara ilişkin hükümlere istinaden haczedilebilecek paylar, senede bağlandığında İİK’nin 85 ve 88’nci maddeleri uyarınca haczedilebilirken, senede bağlanmamış çıplak paylar yine İİK’nin 94’ncü maddesi uyarınca haczedilebilmektedir.

Öncelikle pay senedi veya ilmühabere bağlanmamış çıplak payın haczini ele alalım. İİK’nin 94’ncü maddesi konuyu açıkça düzenlemektedir. İlgili maddeye göre: “Anonim şirketlerde paylar için pay senedi veya pay ilmühaberi çıkarılmamışsa, borçlunun şirketteki payı icra dairesi tarafından şirkete tebliğ olunarak haczedilir. Bu haczin şirket pay defterine işlenmesi zorunludur; ancak haciz, şirket pay defterine işlenmemiş olsa bile şirkete tebliğ tarihinde yapılmış sayılır. Haciz, icra dairesi tarafından tescil edilmek üzere Ticaret Siciline bildirilir. Bu durumda haczedilen payların devri, alacaklının haklarını ihlâl ettiği oranda batıldır. Haczedilen payların satışı, taşınır malların satışı usulüne tâbidir. Diğer taşınırlarda icra dairesi başkasına devre mâni tedbirleri alır.”

Madde metninden de anlaşılacağı üzere, şirketin senede veya ilmühabere bağlanmamış çıplak payları üzerinde haciz kurabilmek için icra dairesinin şirkete tebliği gereklidir. Bu durumda, çıplak payın haczine karar veren icra müdürü, bu hacizle ilgili muhafaza tedbiri almak için mahalline, yani anonim şirket merkezine, gitmek zorunda değildir[2]. İcra müdürü, İİK madde 94 hükmüne göre anonim şirkete bir ihbarname (bildiri) göndermekle de yetinebilir[3]. Bu ihbarnamede borçlunun anonim şirketteki ilgili pay adedinin haczedildiğini, bu haczin pay defterine işlenmesi, ileride pay senedi veya ilmühaber çıkarılması halinde borçlunun payına düşen pay senetlerinin veya ilmühaberlerin borçluya teslim edilmeyip, icra dairesine teslim edilmesi, borçluya payı ile ilgili bütün tebligatların bundan böyle icra dairesine yapılması ve borçlunun muvafakatinin alınması gereken bütün ortak tasarruflar ve kararlar için bundan sonra borçlu ortak yerine icra dairesinin muvafakatinin alınması ve ayrıca borçlu ortağa ödenmesi söz konusu olan faiz, kar payı veya tasfiye payının da icra dairesine ödenmesi gerektiği şirkete bildirilir[4]. Böylece, borçlunun haczedilen çıplak payı üzerindeki tasarruf yetkisinin kısıtlanmış olduğu şirkete bildirilmiş ve gerekli muhafaza tedbirleri alınmış olur.

İcra dairesinin hacze ilişkin bildirisini alan şirket, borçluya ait çıplak payın haczedildiğini şirket pay defterine işlemek zorundadır. Ancak İİK m. 94’te de açıkça düzenlendiği üzere, çıplak pay haczi, şirket pay defterine işlenmemiş olsa bile, icra müdürlüğü tarafından yapılan haciz bildirisinin şirkete tebliğ edildiği tarihte yapılmış sayılır. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, çıplak pay haczinin pay defterine işlenmesi, haciz için geçerlilik şartı değil; muhafaza tedbiridir[5].

Yine aynı maddenin düzenlemesine göre çıplak pay haczi, icra müdürlüğü tarafından tescil edilmek üzere şirket merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline de bildirilir. Ticaret siciline yapılan bu bildiri ve tescil de çıplak pay haczi için geçerlilik şartı olmayıp bir muhafaza tedbiridir[6]. Çıplak pay haczi, yalnız ticaret siciline bildirilmiş ve tecil edilmiş olsa bile, ayrıca şirkete bildirilmediği için, çıplak pay haczedilmiş sayılmayacaktır[7].

İİK’nin 94’ncü maddesi ayrıca, “Bu durumda haczedilen payların devri, alacaklının haklarını ihlâl ettiği oranda batıldır.” düzenlemesi getirmektedir. Bu düzenlemeden de her ne kadar borçlunun çıplak paylar üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlanmış olsa da, alacaklılar zarara uğratılmaksızın devredilmesinin mümkün olduğu anlaşılmaktadır.

Bunların yanında TTK’nın 489 ve 490’ncı maddeleri uyarınca anonim şirketin payları için hâmiline veya nama yazılı pay senetleri çıkarılabilir. Her iki pay senedi türü de kıymetli evrak niteliğinde olup, ciro edilebilir senetlerdir.

Kıymetli evrak niteliğindeki pay senetlerinde somutlaşan paylar, pay senetlerinden ayrı olarak haczedilemez[8]. Ancak pay senetlerinin haczi ile payların haczedilmesi mümkündür. Pay senetleri taşınır mal niteliğinde olduğundan, İİK m. 88/1 uyarınca taşınırların haczi ve paraya çevrilmesi hükümlerine tabi olurlar.

Borçlunun elindeki anonim şirket pay senetlerinin haczedilebilmesi için, icra müdürlüğünün haciz kararı almış olması yeterli olmayıp, ayrıca bu pay senetlerinin icra müdürlüğünce fiilen el konularak muhafaza altına alınıp, borçlunun tasarruf alanının dışına çıkartılması böylelikle ciro edilmelerinin önlenmiş olması gerekir.

Alacaklının takip talebi üzerine borçlunun mal ve haklarının haczedilmesi, borçlunun bu mal ve haklar üzerinde sahip olduğu mülkiyet hakkına halel getirmez iken; tasarruf yetkisinde değişikliklere neden olur (İİK m. 86 ve m. 91, TMK m. 1010/I, m. b.2 ve m. 1010/II)[9].

İİK’nin 86’ncı maddesinin 1’nci fıkrasında yer alan “Borçlu, alacaklının muvafakati ve icra memurunun müsaadesi alınmaksızın mahcuz taşınır mallarda tasarruf edemez. Haczi koyan memur hilafına hareketin cezai mesuliyeti müstelzim olduğunu borçluya ihtar eder.” düzenlemesi ile taşınır malların haczinin, borçlu bakımından sonuçları ve haciz sonucunda borçlunun tasarruf yetkisinin ne tür bir değişikliğe uğrayacağı düzenlenmiştir.

“İcra ve İflas Kanunu’nun söz konusu hükmünün birinci fıkrasında, borçlunun, haczedilen taşınır malları üzerindeki tasarruf yetkisi, ancak alacaklının ve icra müdürünün iznini alması şartına bağlanmıştır. Hükümde esasen borçlunun tasarruf yetkisinin ortadan kaldırılması söz konusu değildir; sadece alacaklıları lehine kısıtlanmıştır. Borçlu, alacaklı ve icra müdürünün iznini almak şartıyla her zaman tasarrufta bulunabilir. Bu izinleri almaksızın tasarrufta bulunduğu takdirde, borçlunun, hangi yaptırımla karşılaşacağı meselesi ise, birinci fıkranın ikinci cümlesinde ele alınmıştır. Buna göre, borçlu, hacze konu bir taşınırını, alacaklının muvafakatini ve icra müdürünün iznini almadan bir üçüncü kişiye devrettiğinde, cezaî sorumlulukla karşı karşıya kalır15 (İİK m. 86/I, c. 2). Bunun dışında, iyiniyetle kazanım imkânı saklı olmak üzere, hacizli malı devralan kimsenin iktisap ettiği haklar, alacaklının o mallar üzerinde kazandığı haklara zarar verdiği ölçüde hükümsüz sayılır (İİK m. 86/III). Daha açık bir ifadeyle, borçlu, hacze konu malını üçüncü kişiye devretmesine rağmen, haciz koyduran alacaklının o maldan alacağına kavuşma imkânı hâlâ saklı kalmaktadır.”[10]

Ancak borçlunun, hacizli taşınırları üzerinde tasarrufta bulunabilmesi için, o malın kendisine bırakılmış olması gerekir. Hacizli mal bir yed-i emine teslim edilmişse veya icra müdürlüğü tarafından muhafaza altında ise borçlunun hacizli taşınır mal üzerinde esasen tasarrufta bulunması da mümkün değildir[11].

Pay senetleri TTK m. 133/2’de de düzenlendiği üzere İİK madde 88/1 ve 86ncı maddeleri uyarınca taşınırların haczi hükümlerine göre haczedilebildiği göz önünde bulundurulduğunda, hacizli pay senetlerinin devri İİK’nin 86’ncı maddesine uygun olarak, “alacaklının muvafakati ve icra müdürünün müsaadesini” ile devir edilebilir.

Sonuç

“Borçlarını ödeyemeyen bir kimseye, alacaklıları tarafından haciz yoluyla takip yapılabilir. Ancak mallarının haczedilmesi sonucunda, haczedilen malvarlığı borçlunun mülkiyetinden çıkmaz; sadece borçlunun bu mallar üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlanır. Bu tasarruf yetkisi kısıtlamasının sonucu olarak, borçlunun bir taşınır malı üzerine haciz konulmuş ise, borçlu, alacaklı ve icra müdürünün iznini almaksızın bu mallar üzerinde tasarrufta bulunamaz, borçlunun aksine davranışı onun cezaî sorumluluğuna yol açar (İİK m. 86/I). Bu cezaî sorumluluk dışında, haczedilmiş taşınır mallar üzerinde tasarrufta bulunan borçlunun yapmış olduğu işlemin akıbetinin ne olacağı hususu da önem arz eder. Bu tür bir işleme kanun koyucunun bağladığı sonuç, nispî hükümsüzlüktür. Daha açık ifadeyle, hacizli taşınır üzerinde borçlu ile işlem yapan kimsenin iktisap etmiş olduğu haklar, haciz koyduran alacaklılara zarar verdiği ölçüde, sadece onlara karşı hüküm ifade etmez. Dolayısıyla, hacizden sonra hak kazanan üçüncü kişilerin hakkı, haciz koyduran alacaklıların alacaklarına kavuşmalarından sonra gelir. Ancak haczi bilmeyen ve bilmesi de gerekmeyenlerin yani iyiniyetli üçüncü kişilerin, zilyetlik hükümlerine dayanarak o mal üzerinde iyiniyetle hak iktisabı mümkündür (İİK m. 86/II).”[12]

Bu açıklamalar ışığında, gerek İİK’nin 94’ncü maddesi uyarınca hacizli çıplak payların gerekse İİK’nin 86’ncı maddesi uyarınca senede bağlanmış payların ilgili maddelerde yer alan koşullara uygun olarak devredilebileceği sonucu ortaya çıkmaktadır.

[1] Tekinalp, Ünal:Sermaye Ortaklıklarının Yeni Hukuku, Vedat Kitapçılık, 4. Bası, İstanbul, 2015, s. 98 – 99.

[2] Kuru, Baki: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflas Hukuku, Legal Yayınevi, 2016, s. 220.

[3] Kuru, s. 220.

[4] Kuru, s. 221.

[5] Kuru, Baki: İcra ve İflas Hukuku, Tamamen Yeniden Yazılmış ve Genişletilmiş 2. Baskı, Adalet Yayınevi, 2013, s. 449.

[6] Kuru, İcra ve İflas Hukuku, s.448.

[7] Kuru, İcra ve İflas Hukuku, s. 448.

[8] Muşul, Timuçin: İcra ve İflas Hukuku Esasları, Gözden Geçirilmiş ve Genişletilmiş 5. Baskı, Adalet Yayınevi, 2015, s. 333.

[9] Yüksel Orhun, Mercan: Prof. Dr. Cevdet Yavuz’a Armağan, 2. Cilt, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, 2016, s. 2080.

[10] Yüksel Orhun, s. 2080.

[11] Yüksel Orhun, s. 2081.

[12] Yüksel Orhun, s. 2081.

Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın bu makale kullanılamaz, çoğaltılamaz, kopyalanamaz, yayımlanamaz, dağıtılamaz veya başka bir suretle yayılamaz. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın oluşturulan içerikler takip edilmekte olup, hak ihlalinin tespiti halinde yasal yollara başvurulacaktır.

Diğer İçerikler

Hukuk Postası
Hisse Devir Vaadi Sözleşmesi’nin Tarafları ve Sözleşmelerin Nispiliği

Kural olarak sözleşmeden doğan hak ve borçlar sadece sözleşmenin tarafı olan alacaklı ve borçlu arasında hukukî sonuç doğurur. Bu prensip hukukumuzda “sözleşmelerin nispiliği” olarak adlandırılır. Genel olarak, sözleşmenin tarafları dışındaki üçüncü kişiye bir edimin yerine getirilmesinin üstlenildiği...

Ticaret Hukuku 31.07.2022
Hukuk Postası
Değişen E-ticaret Kanunu Neler Getiriyor?

Dijitalleşen dünyada büyüyen ve gelişen e-ticaretin kuralları değişiyor. Önceleri dijital pazarın odak noktası olarak gösterilen e-ticaret, çok geçmeden dijital ekonominin itici gücü olarak ifade edilmeye başladı. Ancak e-ticaretin büyüme hızı ve kısa süre içinde geçirdiği dönüşüm dikkate alındığında...

Ticaret Hukuku 31.07.2022
Hukuk Postası
Sermaye Şirketlerinde Haklı Nedenle Fesih Davası

Bir şirketin feshi, tescil ile kazanılan tüzel kişiliğin ortadan kalkmasına yol açarak, şirketin sona erme sebeplerinden biri olarak karşımıza çıkan infisahın, özellikli bir görünümüdür. Hâkimin inşai hükmüyle bir şirketin feshine ve bunun doğal sonucu olarak sona ermesine yol açan bu özel dava türü...


Ticaret Hukuku 30.06.2022
Hukuk Postası
Aile Şirketlerinde Yol Ayrımı

Kontrol veya yönetimin bir ailenin üyelerine ait olduğu şirketler, aile şirketi olarak kabul edilir. Aile üyeleri, şirket kontrolünü sağlayan payları elinde tutabildiği gibi yönetim yetkisini de elinde bulundurur. Aile şirketleri, aile üyeleri için fırsat, güvence ve gelir demektir...

Ticaret Hukuku 30.06.2022
Hukuk Postası
Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Karayolu ile Eşya Taşıması

Türkiye 7 Aralık 1993 tarihli 3939 sayılı Kanun ile Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı için Mukavele Sözleşmesi’ne (“CMR”) katılmayı uygun buldu ve CMR Türkiye’de 31 Ekim 1995 tarihinde yürürlüğe girdi. CMR’nin 1/1 maddesi uyarınca, tarafların tabiiyeti ve ikamet yerinden bağımsız olarak...

Ticaret Hukuku Ağustos 2017
Hukuk Postası
Adi Ortaklıklar

Türk hukukunda adi ortaklıklar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) 620 ve devamı maddelerinde düzenlenir. Adi ortaklık sözleşmesi, iki veya daha fazla kişinin emeklerini veya mallarını ortak bir amaca (nihai olarak kazanç elde etme amacına) ulaşmak üzere...

Ticaret Hukuku Nisan 2014
Hukuk Postası
Tüzel Kişilerin Tabiyeti
Ticaret Hukuku Ekim 2012
Hukuk Postası
Genel Kurul Kararlarının İptal Nedeni Olarak Örtülü Kazanç Aktarımı

Anonim şirketlerde örtülü kazanç aktarımı, geniş anlamda şirket malvarlığının ilişkili taraflara aktarılmasını konu alan ve birçok farklı görünümü barındıran bir kavram olarak karşımıza çıkar. Sermaye piyasaları hukukunda kanun seviyesinde ve...

Ticaret Hukuku Şubat 2022
Hukuk Postası
Türk ve Alman Hukukunda Elektronik İmza
Ticaret Hukuku Aralık 2021
Hukuk Postası
Bilgi Sistemleri Yönetimi
Ticaret Hukuku Mart 2018
Hukuk Postası
Genel Kurul Çağrı Davaları
Ticaret Hukuku Ağustos 2021
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Taşıyanın Hapis Hakkı
Ticaret Hukuku Haziran 2021
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Oy Hakkının Donması
Ticaret Hukuku Temmuz 2020
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Veto Hakkı
Ticaret Hukuku Ağustos 2020
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Gemi Rehni
Ticaret Hukuku Mayıs 2020
Hukuk Postası
Rehinli Anonim Şirket Payının Devri
Ticaret Hukuku Mart 2020
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Yönetim Kurulunda Temsil Edilme İmtiyazı
Ticaret Hukuku Mayıs 2019
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Organların Eksikliği
Ticaret Hukuku Nisan 2019
Hukuk Postası
Futbol Kulüplerinin Şirketleşmesi
Ticaret Hukuku Nisan 2019
Hukuk Postası
Hukuk Postası
2016 York Anvers Kuralları
Ticaret Hukuku Mart 2019
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Teknik İflasta Yenilikler
Ticaret Hukuku Eylül 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Primli Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Ağustos 2018
Hukuk Postası
Taksitle Satış Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Temmuz 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Limited Şirketlerde Pay Rehni
Ticaret Hukuku Haziran 2018
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Gemilerin İhtiyati Haczi
Ticaret Hukuku Mayıs 2018
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Pay Rehni
Ticaret Hukuku Mayıs 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Güncellenmiş FIDIC Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Nisan 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Türkiye’deki Hisse Opsiyon Planları
Ticaret Hukuku Haziran 2017
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Oy Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Mayıs 2017
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Rüçhan Hakkı
Ticaret Hukuku Nisan 2017
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Sermayenin Kaybı
Ticaret Hukuku Eylül 2015
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Kefil Olma Ehliyeti
Ticaret Hukuku Şubat 2015
Hukuk Postası
Acentenin Rekabet Etmeme Yükümlülüğü
Ticaret Hukuku Aralık 2014
Hukuk Postası
Özel Denetim İsteme Hakkı
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
Pay Devri mi, Malvarlığı Devri mi?
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
İmtiyazlı Pay Sahipleri Özel Kurulu
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
Limited Şirketlerde Haklı Sebeple Fesih
Ticaret Hukuku Eylül 2014
Hukuk Postası
Sermaye Taahhüdü Yoluyla Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Ağustos 2014
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Şarta Bağlı Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Mart 2014
Hukuk Postası
Anonim Şirketin Haklı Sebeple Feshi
Ticaret Hukuku Şubat 2014
Hukuk Postası
Hâkimiyet Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Ocak 2014
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisi
Ticaret Hukuku Aralık 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Paysahipleri Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Kasım 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Şubeler Ve İrtibat Büroları
Ticaret Hukuku Ağustos 2013
Hukuk Postası
TTK Hükümleri Uyarınca Ön Şirket
Ticaret Hukuku Temmuz 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Limited Şirkette Çıkma Ve Çıkarılma
Ticaret Hukuku Temmuz 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticari İşletmenin Tür Değiştirmesi
Ticaret Hukuku Nisan 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticaret Sicili Yönetmeliği
Ticaret Hukuku Ocak 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Finansal Kiralama Sözleşmesi
Ticaret Hukuku Aralık 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Kar Payı Avansı
Ticaret Hukuku Eylül 2012
Hukuk Postası
Ticaret Şirketlerinin Bakanlıkça Denetimi
Ticaret Hukuku Ağustos 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Sona Erme Ve Tasfiye
Ticaret Hukuku Haziran 2012
Hukuk Postası
Yeni TTK’da Finansal Yardım Yasağı
Ticaret Hukuku Nisan 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Kurumsal Yönetim İlkeleri
Ticaret Hukuku Mart 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerin Kuruluşunda Yenilikler
Ticaret Hukuku Şubat 2011
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Temsil ve İlzam
Ticaret Hukuku Ocak 2011
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticari İşletme Rehninde Güncel Sorunlar
Ticaret Hukuku Kasım 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Faturaya Konan Vade Farkı Kaydı
Ticaret Hukuku Haziran 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlere Kayyum Atanması
Ticaret Hukuku Şubat 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Çeklerde Sil Baştan
Ticaret Hukuku Aralık 2009
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde İmtiyazlı Paylar
Ticaret Hukuku Haziran 2009
Hukuk Postası
Türk Hukuku ve FIDIC Kapsamında Ek Ücret
Ticaret Hukuku Mayıs 2009
Hukuk Postası
Türk Hukuku ve FIDIC Kapsamında Ek Süre
Ticaret Hukuku Nisan 2009
Hukuk Postası
Çek Hukukunda İki Yenilik
Ticaret Hukuku Şubat 2009
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerin Denetiminde Yeni Düzen
Ticaret Hukuku Şubat 2009

Yaratıcı hukuk çözümleri için iletişime geçin.