Anonim Şirket Genel Kurullarında Kurumsal Temsilci Atanması Zorunluluk mudur?

Ağustos 2013 Tuna Çolgar
% 0

Bir anonim şirket pay sahibinin genel kurulda azami olarak temsil edilmesinin sağlanması amacıyla öngörülmüş olan Türk Ticaret Kanunu[1] (TTK) m. 428, pay sahibinin temsiline ilişkin önceki Türk Ticaret Kanunu olan 6762 sayılı kanunda yer almayan yeni kurumlar öngörmektedir.

TTK’nın 428/1. maddesinde organın temsilcisi ve bağımsız temsilci düzenlenmektedir. Hüküm uyarınca, “Şirket, kendisiyle herhangi bir şekilde ilişkisi bulunan bir kişiyi, genel kurul toplantısında kendileri adına oy kullanıp ilgili diğer işlemleri yapması için yetkili temsilcileri olarak atamaları amacıyla pay sahiplerine tavsiye edecekse, bununla birlikte şirketten tamamen bağımsız ve tarafsız bir diğer kişiyi de aynı görev için önermeye ve bu iki kişiyi esas sözleşme hükmüne göre ilan edip şirketin internet sitesine koymaya mecburdur.” Madde metninden anlaşılacağı üzere şirketin, kendisi ile ilişkili bir kişiyi -organ temsilci- pay sahiplerine temsilci olarak önermesi halinde, bu kişiden başka, bağımsız ve tarafsız bir kişiyi – bağımsız temsilci- pay sahiplerine önermek durumundadır. Bir diğer ifadeyle, bağımsız temsilcinin atanması, organ temsilcisi atanmasına bağlıdır ve ancak bu halde mümkündür.

Kurumsal temsilci ise hükmün ikinci ve devamı fıkralarında düzenlenmektedir. Türk hukukuna özgü olan bu hüküm ile büyük sayılara varabilecek pay sahiplerine ilişkin temsil belgesi toplama örgütlenmesini yapabilecek kişilerin önerilmesi, özellikle bu göreve talip olabilecek kişilerin cesaretlendirilmeleri, bunların şirket yönetiminden tamamen bağımsız hareket edebilmeleri ve özellikle güç boşluğunun doldurulması amaçlanmıştır[2]. TTK’nın 428nci maddesinin 2. fıkrasında, “Bundan başka, yönetim kurulu, genel kurul toplantısına çağrı ilanının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanacağı ve şirket internet sitesinde yer alacağı tarihten en az kırkbeş gün önce, yapacağı bir ilan ve internet sitesine koyacağı yönlendirilmiş bir mesajla, pay sahiplerini, önerdikleri kurumsal temsilcilerin kimliklerini ve bunlara ulaşılabilecek adres ve elektronik posta adresi ile telefon ve telefaks numaralarını en çok yedi gün içinde şirkete bildirmeye çağırır. Aynı çağrıda kurumsal temsilciliğe istekli olanların da şirkete başvurmaları istenir. Yönetim kurulu, bildirilen kişileri, birinci fıkradaki kişilerle birlikte, genel kurul toplantısına ilişkin çağrısında, adreslerini ve onlara ulaşma numaralarını da belirterek, ilan eder ve internet sitesinde yayımlar. Bu fıkranın gerekleri yerine getirilmeden, kurumsal temsilci olarak vekâlet toplanamaz.” İfadesi yer almaktadır.

Özetlemek gerekirse, kurumsal temsilci ilanının, genel kurul toplantısına çağrı ilanının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanacağı tarihten en az kırkbeş gün önce yapılması gereklidir. Bilindiği üzere, TTK m. 414 uyarınca, genel kurulun toplantıya, ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılacak ilanla çağrılması gerekir. Bu durumda, basit bir hesap ile, kurumsal temsilci ilanının, genel kurul toplantısından altmış gün önce yapılması gerekecektir ki varılan bu sonuç, genel kurulun ivedilikle toplanması gereken haller için sorun teşkil edici niteliktedir[3]. Bunun yanında genel uygulamada da bir çok zaman genel kurul planlamaları, genel kurulun gerçekleştirilmesi planlanan günden altmış gün önce yapılmamaktadır. Bu nedenle kanunun bu ifadesi uygulama açısından da sorun teşkil etmektedir.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, İç Ticaret Genel Müdürlüğü, uygulamayı rahatlatmak amacıyla, 8 Şubat 2013 tarihli görüşünde (“Görüş”), kurumsal temsilci çağırma zorunluluğunun, 428. maddesinin ilk fıkrasında düzenlenen bağımsız temsilci gibi, organ temsilcisinin atanması halinde söz konusu olduğunu belirtmiştir. Ancak kanunun gerekçesi ve metni dikkatlice incelendiğinde, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, İç Ticaret Genel Müdürlüğü’nün bu Görüşünün Kanun’un ruhuna ve lafzına aykırı olduğu anlaşılmaktadır.

Gerçekten de, kurumsal temsile ilişkin hükmün lafzı incelendiğinde, bu temsilin, organ temsilcinin atanmasına bağlı olarak gündeme geleceği sonucuna varılması mümkün görünmemektedir. Kurumun ayrı bir fıkrada düzenlenmiş olması bu görüşü destekler niteliktedir. Ayrıca, fıkraya “Bundan başka” ifadesi ile başlanmış olması, ilk fıkrada anılan temsilcilere ek olarak ve onlardan bağımsız yeni bir temsilcinin hükme bağlandığı tezini güçlendirmektedir. Yine maddenin lafzı incelendiğinde, yönetim kurulununun görevlerini açıklayan “çağırır”“istenir”yayımlar” gibi ifadeler nedeniyle, bu konuda yönetim kurulunun bir takdir hakkı bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Bu zorunluluk, doktrinde de “… herhangi bir ayrım gözetilmeksizin tüm anonim ortaklıklar, genel kurul toplantılarından belirli bir süre önce kurumsal temsilciye yönelik hükmü uygulamak zorunda kalacaklardır.” şeklinde ifade edilmiştir[4].

Ayrıca, TTK’nın 428nci maddesinin gerekçesindeki “Şirketin (yönetimin) bağımsız temsilci önerisi zorunluluğundan kurtulmak amacı ile organın temsilcisini göstermemesi mümkündür. Ancak, yönetim bu yola başvursa bile maddenin üçüncü fıkrasındaki kurumsal temsilciler ortaya çıkabilir ve bildirge zorunluluğu gene söz konusu olabilir” şeklindeki açıklamalar da, kurumsal temsilciliğe ilişkin düzenlemenin, ilk fıkradan bağımsız nitelikte olduğunu ortaya koymaktadır.

TTK 428. maddenin gerekçesinde kurumsal temsilci atanması usulü açıklandıktan sonra, “Bu merasime uyulmaması genel kurul kararlarının iptali sebebidir. Bu sonuç 445 inci maddeden çıkar

.” şeklindeki açıklama ile hükme aykırılığın müeyyidesi gösterilmiştir. Gerekçede iptal sebebinin dayanağı olarak işaret edilen TTK 445. madde iptal sebepleri açısından 6762 sayılı eski TTK m. 381′e paraleldir. Ancak 6102 sayılı TTK’nın iptal davası açabilecek kişileri düzenleyen 446. maddesinde, önceki düzenlemeden farklı koşullar aranmaktadır. Özetle TTK 446. maddede genel kurulun iptal nedeni olarak dört ayrı usulsüzlük sayılmıştır. Bunlar, (i) Çağrının usulüne göre yapılmaması, (ii) gündemin gereği gibi ilân edilmemesi, (iii) genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullanması, (iv) genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmemesidir. Bu usulsüzlerin ileri sürülmesinde, pay sahibinin toplantıda hazır bulunup bulunmamasının ya da olumsuz oy kullanıp kullanmamasının bir önemi bulunmamaktadır. Ancak maddede sayılan dört usulsüzlükten birinin, genel kurul kararında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri iptal davası açabilecekleridir. Bu bağlamda kurumsal temsilci ilanı yapılmaması, çağrıyı usulsüz hale getirecektir. Bu durumda, TTK’nın 446/2. maddesine göre ise çağrının usulüne göre yapılmadığını ileri süren pay sahipleri, bu durumun genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ispat edebilmeleri halinde, iptal davası açabilecektir. Burada aranan etki şartı, ağırlıklı olarak nisap yönünden etkileme olarak yorumlanmaktadır[5]. Ayrıca belirtmek gerekir ki, yukarıda bahsedilen Bakanlık Görüşü uygulamada kolaylık sağlasa da mahkemeler açısından bağlayıcı bir nitelik taşımamatadır.

Son olarak belirtmek gerekir ki, TTK m. 428 uyarınca öngörülen temsilcilik kurumları, doktrinde özellikle borsaya kote olmuş anonim ortaklıkları ile payları çok sayıda ortağa dağılmış halka açık ortaklıklar için gerekli bulunmuş ve bu kurumun özellikle küçük anonim şirketlere ek maliyet getirmesi sebebiyle hüküm eleştiri konusu olmuştur[6]. Buna karşın, Sermaye Piyasası Kanununun halka açık anonim ortaklık genel kurullarına katılım ve oy haklarınını kullanımına ilişkin 30. maddesinde açıkça, çağrı yoluyla vekâlet toplanmasına ve vekâleten oy kullanmaya ilişkin usul ve esasların Kurulca belirleneceği ifade ettikten sonra, TTK’nın 428. maddesinin bu Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında uygulanmayacağı açıkça hükme bağlamıştır. Sermaye Piyasası Kanununun[7] (SerPK) gerekçesi ise yapılan müdahalenin sebebini açıklamamaktadır[8].

Fakat yukarıda da belirtildiği üzere, kurumsal temsilci kurumunun halka açık olamayan şirketler bakımından çeşitli sıkıntılar doğurması ve halka açık şirketler bakımından da yeni SPK ile birlikte uygulanamayacak olması, uygulamanın ihtiyaçlarına cevap vermeye yönelik ancak kanunun lafzına ve ruhuna aykırı yorum yapılmasına ve bu şekilde olması gereken hukuk düzenine kanun hükmünün adeta dolanılması yoluyla ulaşılmaya çalışılmasına neden olabilmektedir.[9]

Yukarıda yapılan tespit ve açıklamalar ışığında, TTK’nın 428. maddesi ile getirilen kurumsal temsilcilik kurumunun uygulamada önemli sıkıntılar yaratamakta olduğu ve şirketlerin gerçekleştirmiş oldukları genel kurulların TTK 428. Maddesinde belirtilen usullere uymaması halinde iptal edilme riski ile karşı karşıya oldukları açıkça ortadadır. Yapılacak yasal düzenlemeler ile bu belirsizlikler içeren, önemli uyuşmazlıklara yol açabilecek durumun ivedilikle giderilmesi gerektiği kanaatindeyiz.

[1] Bkz. 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmış 6102 sayılı Kanun.

[2] Bkz. TTK Madde Gerekçesi, 428.

[3] Aynı yönde, Abuzer Kendigelen, Yeni Türk Ticaret Kanunu Değişiklikler, Yenilikler ve İlk Tespitler, İkinci Bası, İstanbul 2012, s. 329.

[4] Kendigelen, s. 329.

[5] Örnek için bkz. Ünal Tekinalp, Sermaye Ortaklıklarının Yeni Hukuku, 3. Bası, İstanbul 2013, s. 340, N. 15.05.

[6] Kendigelen, s. 329.

[7] 30.12.2012 tarih ve 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış 6362 sayılı Kanun.

[8] Bkz. SerPK Madde Gerekçesi, 30.

[9] Dünya Gazetesi 14.03.2013 İstanbul Üni. Hukuk Fak. Yard. Doc. Dr. Ali Paslı

Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın bu makale kullanılamaz, çoğaltılamaz, kopyalanamaz, yayımlanamaz, dağıtılamaz veya başka bir suretle yayılamaz. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın oluşturulan içerikler takip edilmekte olup, hak ihlalinin tespiti halinde yasal yollara başvurulacaktır.

Diğer İçerikler

Hukuk Postası
Hisse Devir Vaadi Sözleşmesi’nin Tarafları ve Sözleşmelerin Nispiliği

Kural olarak sözleşmeden doğan hak ve borçlar sadece sözleşmenin tarafı olan alacaklı ve borçlu arasında hukukî sonuç doğurur. Bu prensip hukukumuzda “sözleşmelerin nispiliği” olarak adlandırılır. Genel olarak, sözleşmenin tarafları dışındaki üçüncü kişiye bir edimin yerine getirilmesinin üstlenildiği...

Ticaret Hukuku 31.07.2022
Hukuk Postası
Değişen E-ticaret Kanunu Neler Getiriyor?

Dijitalleşen dünyada büyüyen ve gelişen e-ticaretin kuralları değişiyor. Önceleri dijital pazarın odak noktası olarak gösterilen e-ticaret, çok geçmeden dijital ekonominin itici gücü olarak ifade edilmeye başladı. Ancak e-ticaretin büyüme hızı ve kısa süre içinde geçirdiği dönüşüm dikkate alındığında...

Ticaret Hukuku 31.07.2022
Hukuk Postası
Sermaye Şirketlerinde Haklı Nedenle Fesih Davası

Bir şirketin feshi, tescil ile kazanılan tüzel kişiliğin ortadan kalkmasına yol açarak, şirketin sona erme sebeplerinden biri olarak karşımıza çıkan infisahın, özellikli bir görünümüdür. Hâkimin inşai hükmüyle bir şirketin feshine ve bunun doğal sonucu olarak sona ermesine yol açan bu özel dava türü...


Ticaret Hukuku 30.06.2022
Hukuk Postası
Aile Şirketlerinde Yol Ayrımı

Kontrol veya yönetimin bir ailenin üyelerine ait olduğu şirketler, aile şirketi olarak kabul edilir. Aile üyeleri, şirket kontrolünü sağlayan payları elinde tutabildiği gibi yönetim yetkisini de elinde bulundurur. Aile şirketleri, aile üyeleri için fırsat, güvence ve gelir demektir...

Ticaret Hukuku 30.06.2022
Hukuk Postası
Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Karayolu ile Eşya Taşıması

Türkiye 7 Aralık 1993 tarihli 3939 sayılı Kanun ile Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı için Mukavele Sözleşmesi’ne (“CMR”) katılmayı uygun buldu ve CMR Türkiye’de 31 Ekim 1995 tarihinde yürürlüğe girdi. CMR’nin 1/1 maddesi uyarınca, tarafların tabiiyeti ve ikamet yerinden bağımsız olarak...

Ticaret Hukuku Ağustos 2017
Hukuk Postası
Adi Ortaklıklar

Türk hukukunda adi ortaklıklar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) 620 ve devamı maddelerinde düzenlenir. Adi ortaklık sözleşmesi, iki veya daha fazla kişinin emeklerini veya mallarını ortak bir amaca (nihai olarak kazanç elde etme amacına) ulaşmak üzere...

Ticaret Hukuku Nisan 2014
Hukuk Postası
Tüzel Kişilerin Tabiyeti
Ticaret Hukuku Ekim 2012
Hukuk Postası
Genel Kurul Kararlarının İptal Nedeni Olarak Örtülü Kazanç Aktarımı

Anonim şirketlerde örtülü kazanç aktarımı, geniş anlamda şirket malvarlığının ilişkili taraflara aktarılmasını konu alan ve birçok farklı görünümü barındıran bir kavram olarak karşımıza çıkar. Sermaye piyasaları hukukunda kanun seviyesinde ve...

Ticaret Hukuku Şubat 2022
Hukuk Postası
Türk ve Alman Hukukunda Elektronik İmza
Ticaret Hukuku Aralık 2021
Hukuk Postası
Bilgi Sistemleri Yönetimi
Ticaret Hukuku Mart 2018
Hukuk Postası
Genel Kurul Çağrı Davaları
Ticaret Hukuku Ağustos 2021
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Taşıyanın Hapis Hakkı
Ticaret Hukuku Haziran 2021
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Oy Hakkının Donması
Ticaret Hukuku Temmuz 2020
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Veto Hakkı
Ticaret Hukuku Ağustos 2020
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Gemi Rehni
Ticaret Hukuku Mayıs 2020
Hukuk Postası
Rehinli Anonim Şirket Payının Devri
Ticaret Hukuku Mart 2020
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hacizli Payların Devri
Ticaret Hukuku Temmuz 2019
Hukuk Postası
Yönetim Kurulunda Temsil Edilme İmtiyazı
Ticaret Hukuku Mayıs 2019
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Organların Eksikliği
Ticaret Hukuku Nisan 2019
Hukuk Postası
Futbol Kulüplerinin Şirketleşmesi
Ticaret Hukuku Nisan 2019
Hukuk Postası
Hukuk Postası
2016 York Anvers Kuralları
Ticaret Hukuku Mart 2019
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Teknik İflasta Yenilikler
Ticaret Hukuku Eylül 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Primli Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Ağustos 2018
Hukuk Postası
Taksitle Satış Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Temmuz 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Limited Şirketlerde Pay Rehni
Ticaret Hukuku Haziran 2018
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Gemilerin İhtiyati Haczi
Ticaret Hukuku Mayıs 2018
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Pay Rehni
Ticaret Hukuku Mayıs 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Güncellenmiş FIDIC Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Nisan 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Türkiye’deki Hisse Opsiyon Planları
Ticaret Hukuku Haziran 2017
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Oy Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Mayıs 2017
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Rüçhan Hakkı
Ticaret Hukuku Nisan 2017
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Sermayenin Kaybı
Ticaret Hukuku Eylül 2015
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Kefil Olma Ehliyeti
Ticaret Hukuku Şubat 2015
Hukuk Postası
Acentenin Rekabet Etmeme Yükümlülüğü
Ticaret Hukuku Aralık 2014
Hukuk Postası
Özel Denetim İsteme Hakkı
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
Pay Devri mi, Malvarlığı Devri mi?
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
İmtiyazlı Pay Sahipleri Özel Kurulu
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
Limited Şirketlerde Haklı Sebeple Fesih
Ticaret Hukuku Eylül 2014
Hukuk Postası
Sermaye Taahhüdü Yoluyla Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Ağustos 2014
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Şarta Bağlı Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Mart 2014
Hukuk Postası
Anonim Şirketin Haklı Sebeple Feshi
Ticaret Hukuku Şubat 2014
Hukuk Postası
Hâkimiyet Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Ocak 2014
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisi
Ticaret Hukuku Aralık 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Paysahipleri Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Kasım 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Şubeler Ve İrtibat Büroları
Ticaret Hukuku Ağustos 2013
Hukuk Postası
TTK Hükümleri Uyarınca Ön Şirket
Ticaret Hukuku Temmuz 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Limited Şirkette Çıkma Ve Çıkarılma
Ticaret Hukuku Temmuz 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticari İşletmenin Tür Değiştirmesi
Ticaret Hukuku Nisan 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticaret Sicili Yönetmeliği
Ticaret Hukuku Ocak 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Finansal Kiralama Sözleşmesi
Ticaret Hukuku Aralık 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Kar Payı Avansı
Ticaret Hukuku Eylül 2012
Hukuk Postası
Ticaret Şirketlerinin Bakanlıkça Denetimi
Ticaret Hukuku Ağustos 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Sona Erme Ve Tasfiye
Ticaret Hukuku Haziran 2012
Hukuk Postası
Yeni TTK’da Finansal Yardım Yasağı
Ticaret Hukuku Nisan 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Kurumsal Yönetim İlkeleri
Ticaret Hukuku Mart 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerin Kuruluşunda Yenilikler
Ticaret Hukuku Şubat 2011
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Temsil ve İlzam
Ticaret Hukuku Ocak 2011
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticari İşletme Rehninde Güncel Sorunlar
Ticaret Hukuku Kasım 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Faturaya Konan Vade Farkı Kaydı
Ticaret Hukuku Haziran 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlere Kayyum Atanması
Ticaret Hukuku Şubat 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Çeklerde Sil Baştan
Ticaret Hukuku Aralık 2009
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde İmtiyazlı Paylar
Ticaret Hukuku Haziran 2009
Hukuk Postası
Türk Hukuku ve FIDIC Kapsamında Ek Ücret
Ticaret Hukuku Mayıs 2009
Hukuk Postası
Türk Hukuku ve FIDIC Kapsamında Ek Süre
Ticaret Hukuku Nisan 2009
Hukuk Postası
Çek Hukukunda İki Yenilik
Ticaret Hukuku Şubat 2009
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerin Denetiminde Yeni Düzen
Ticaret Hukuku Şubat 2009

Yaratıcı hukuk çözümleri için iletişime geçin.