Anonim Şirketlerde Sona Erme Ve Tasfiye

Haziran 2012
% 0

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“Yeni TTK”), 6335 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yapılan değişikliklerle birlikte, herhangi bir erteleme olmaksızın 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girdi.

Yeni TTK’nın sona erme ve tasfiyeye ilişkin hükümleri, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) döneminde ortaya çıkan ihtiyaçlara göre yeniden düzenlendi. Yeni TTK ile haklı sebeplerle fesih, ek tasfiye ve tasfiyeden dönme kurumları getirildi.

Sona Erme

Yeni TTK m. 529, anonim şirketlerin sona erme sebeplerini sayar. Bu maddenin (a) bendi uyarınca anonim şirketler, sürenin sona ermesine rağmen işlerine fiilen devam etmek suretiyle belirsiz süreli hâle gelmemişse, esas sözleşmede öngörülen sürenin sona ermesiyle sona erer. Bu düzenleme ile, TTK döneminde tartışmalı olan bir konu açıklığa kavuşturuldu. Gerçekten de, esas sözleşmede öngörülen sürenin sona ermesine rağmen faaliyetlerine fiilen devam eden şirketlerin durumu, TTK’da düzenlenmemekteydi. Yargıtay ise, sürenin sona ermesine rağmen faaliyetlerine devam eden anonim şirketlerin belirsiz süreli hale geldiğini belirterek esas sözleşmelerinin bu duruma uyarlanması gerektiği yönünde karar vermekteydi. Yeni TTK ile bu tartışmalar sona erdirildi.

Yeni TTK m. 529’un (b) bendi uyarınca, işletme konusunun gerçekleşmesi veya gerçekleşmesinin imkânsız hale gelmesi de sona erme sebepleri arasında yer alır. TTK’daki “şirket maksadı” ifadesi yerine, Yeni TTK ile “işletme konusu” ifadesi tercih edildi.

Yeni TTK m. 530 ve m. 531, özel sona erme hallerini düzenler. Yeni TTK m. 530 uyarınca, uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından birinin mevcut olmaması veya genel kurulun (“GK”) toplanamaması durumunda, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, bu durumun kanuna uygun hale getirilmesi için bir süre belirler. Bu süre içinde durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verilir. Tek kişilik anonim şirket kurulmasının mümkün olması ile birlikte, TTK m. 435’teki pay sahiplerinin sayısının beşten aşağı düşmesi durumu Yeni TTK ile sona erme sebebi olarak kabul edilmez.

Yeni TTK m. 531 ise, TTK’da yer almayan haklı sebeplerle fesih kurumunu düzenler. Bu madde uyarınca, haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilir.Burada, bir azlık hakkı öngörülür. Haklı sebep kavramına hangi hallerin dâhil olduğu maddede belirtilmez. Ancak mahkeme fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir.

Yeni TTK m. 532 uyarınca, sona erme iflastan ve mahkeme kararından başka bir sebepten ileri gelmişse, yönetim kurulu (“YK”) tarafından ticaret siciline tescil ve ilan ettirilir. Sona eren şirket, kanundaki istisnalar saklı kalmak üzere, tasfiye sürecine girer. Yeni TTK m. 533/2, şirketin tasfiyeye girmesiyle birlikte organların yetkilerinin tasfiye amacıyla sınırlı olarak devam edeceğini açıklığa kavuşturur. Yeni TTK ile iflas halinde tasfiye ve şirket organlarının durumu, TTK’ya paralel olarak düzenlenir.

Tasfiye

Yeni TTK m. 536 ve devamı maddeleri, tasfiyeye ilişkin düzenlemeler içerir. Tasfiye memurlarını düzenleyen m. 536 uyarınca, esas sözleşme veya GK kararıyla ayrıca tasfiye memuru atanmadığı takdirde, tasfiye YK tarafından yapılır. YK, tasfiye memurlarını ticaret siciline tescil ve ilan ettirir. Maddenin 3. fıkrası uyarınca, şirketin feshine mahkemenin karar verdiği hallerde tasfiye memuru mahkemece atanır. Yeni TTK’dan önceki dönemde, bu durumda dahi tasfiye işleri YK tarafından yürütülmekteydi. Temsile yetkili tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin Türkiye’de bulunması şarttır.

Yeni TTK m. 537/1, atanmış tasfiye memurları veya bu görevi yerine getiren YK üyelerinin, GK tarafından her zaman görevden alınabileceğini düzenler. Maddenin ikinci fıkrası uyarınca, mahkeme tarafından atanan tasfiye memurlarının tescil ve ilan edilmesi için mahkeme kararı yeterli görülür. Tasfiye memurlarının hiçbirinin Türk vatandaşı olmaması veya Türkiye’de yerleşim yerinin bulunmaması halinde mahkeme, pay sahiplerinin, alacaklıların veya Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın istemiyle bu şarta uygun birini tasfiye memuru olarak atar.

Yeni TTK m. 539, tasfiye memurlarının yetkilerinin sınırlandırılması ve genişletilmesini ele alır. Tasfiye memurların yetkileri devredilmez yetkiler olup, ancak belirli işlemlerin yapılabilmesi için bir diğer tasfiye memuruna veya üçüncü bir kişiye temsil yetkisi verilebilir. Tasfiye memurunun üçüncü kişilerle yaptığı tasfiye dışı işlemler de, üçüncü kişinin işlemin tasfiye amacı dışında olduğunu bilmesi veya bilmemesinin mümkün olmaması durumu hariç olmak üzere, şirketi bağlar. Tasfiyenin tescil ve ilan edilmiş olması, bu durumun ispatı için yeterli değildir.

Tasfiye işleri dahilindeki ilk envanter ve bilanço, Yeni TTK m. 540 uyarınca, tasfiye memurları görevlerine başlar başlamaz düzenlenir. Yeni TTK, TTK’dan farklı olarak, gerekirse şirket mallarına değer biçmek için uzmanlara başvurulabileceğini öngörür.

Yeni TTK m. 541, alacaklıların çağrılması ve korunmasına ilişkin düzenlemeler getirir. Alacaklı oldukları anlaşılan ve yerleşim yerleri bilinen kişiler taahhütlü mektupla, diğer alacaklılar ise Ticaret Sicili Gazetesi’nde ve şirketin internet sitesinde ve esas sözleşmede öngörüldüğü şekilde, birer hafta arayla yapılacak üç ilanla şirketin sona erdiği konusunda bilgilendirilerek alacaklarını bildirmeye çağrılır. Maddenin ikinci fıkrası, alacaklı oldukları bilinenlerin bildirimde bulunmamaları durumunda alacaklarının Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın belirlediği bir bankaya depo edileceğini düzenler.

Tasfiye sonucu dağıtımın nasıl yapılacağı, Yeni TTK m. 543’te düzenlenir. Bu madde uyarınca, tasfiye hâlinde bulunan şirketin borçları ödendikten ve pay bedelleri geri verildikten sonra kalan varlığı, esas sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa pay sahipleri arasında, ödedikleri sermayeler ve imtiyaz hakları oranında dağıtılır. Tasfiye payında imtiyazın varlığı hâlinde esas sözleşmedeki düzenleme uygulanır. Böylece Yeni TTK ile, önce ödenmiş pay bedellerinin iade edileceği, daha sonra da kalan mevcudun, esas sözleşmede aksi öngörülmemişse pay sahipleri arasında ödedikleri sermayeler ve imtiyaz hakları nispetinde dağıtılacağı hükme bağlanır.

Tasfiyenin sonunda defterler ve tasfiyeye ilişkin olanlar da dâhil olmak üzere belgeler, belgelerin saklanması ve saklama süresini düzenleyen Yeni TTK m. 82 uyarınca saklanır. Tasfiyenin sona ermesi üzerine şirketin ticaret unvanı, tasfiye memurlarının talebi uyarınca ticaret sicilinden silinir ve yine talep üzerine silinme, tescil ve ilan edilir.

Yeni TTK m. 546 uyarınca pay sahipleri ile tasfiye memurları arasındaki uyuşmazlıklar, basit yargılama usulüne tabi olarak çözülür. Mahkeme, kararını otuz gün içinde verir. Böylece, uyuşmazlıkların hızlı bir şekilde çözülmesi ve kararın da belli bir sürede verilmesi sağlanır.

Ek Tasfiye

Yeni TTK, tasfiyeye ilişkin olarak iki yeni kurum öngörür. Bunlardan ilki olan ek tasfiye, Yeni TTK m. 547’de düzenlenir. Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, YK üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Böylece, tasfiyenin kapanmış olmasına rağmen ek tedbirlerin alınmasının gerekli olması durumunda, şirketin yeniden tescilinin istenmesi mümkün olur. Yeni TTK’nın madde gerekçelerinde şirkete ait bazı aktiflerin tasfiyede dikkate alınmamış olması, malvarlığının dağıtımı sırasında kanuni hükümlere uyulmaması ve organlara karşı sorumluluk davası açılacak olması gibi sebepler, ek tasfiye yapılmasını zorunlu kılabilecek durumlar olarak sayılır. Yine madde gerekçelerinde, ek tasfiyenin talep edilebilmesi üç şartın varlığına bağlanır. Bunlar; yeniden tescil isteğinin korunmaya değer bir menfaate dayanması, yeniden tescilin amaca ulaşmada tek yol olması ve alacağın veya aktifin varlığının kanaat doğurucu şekilde belgelendirilerek silme kararının iptalinin dava olunmasıdır.

Yeni TTK m. 547/2 uyarınca, mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.

Tasfiyeden Dönülmesi

Tasfiyeye ilişkin yeni kurumlardan bir diğeri olan tasfiyeden dönülmesi, Yeni TTK m. 548’te düzenlenir. Tasfiyeden dönme imkanı ile şirket, GK’nın alacağı bir karar ile, tasfiye amacı taşıyan bir şirket olmaktan çıkar ve tekrar kâr el­de etme amacı taşıyan bir şirket haline gelir. Şirket sürenin dolmasıyla veya GK kararıyla sona ermiş ise, pay sahipleri arasında şirket malvarlığının dağıtımına başlanılmış olmadıkça, GK şirketin devam etmesini kararlaştırabilir. Bu kararın sermayenin en az yüzde altmışının oyu ile alınması gerekse de, esas sözleşme ile bu nisabın ağırlaştırılması ve başkaca önlemler öngörülmesi mümkündür. Tasfiyeden dönülmesine ilişkin GK kararı, tasfiye memuru tarafından tescil ve ilan ettirilir.

Sonuç

Yeni TTK’nın anonim şirketlerde sona erme ve tasfiyeye ilişkin hükümleri, TTK dönemindeki eksiklikler ve gereksinimler de göz önünde bulundurularak yeniden düzenlendi. Şirket süresinin sona ermesine rağmen faaliyetlerinin fiilen devam ettirilmesi durumunda şirketin sona ermeyeceği açıklığa kavuşturuldu. TTK’da yer almayan haklı sebeplerle fesih, Yeni TTK ile kanun kapsamına alındı. Ek tasfiye ve tasfiyeden dönülmesi imkanları ile, tasfiye sürecine giren şirketler bakımından yeni seçenekler öngörüldü. 1 Temmuz 2012 itibariyle yürürlüğe giren Yeni TTK’nın sona erme ve tasfiye işlemlerinin daha rahat işlemesini sağlayacağını umuyoruz.

Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın bu makale kullanılamaz, çoğaltılamaz, kopyalanamaz, yayımlanamaz, dağıtılamaz veya başka bir suretle yayılamaz. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın oluşturulan içerikler takip edilmekte olup, hak ihlalinin tespiti halinde yasal yollara başvurulacaktır.

Diğer İçerikler

Hukuk Postası
Adi Ortaklıklar

Türk hukukunda adi ortaklıklar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) 620 ve devamı maddelerinde düzenlenir. Adi ortaklık sözleşmesi, iki veya daha fazla kişinin emeklerini veya mallarını ortak bir amaca (nihai olarak kazanç elde etme amacına) ulaşmak üzere...

Ticaret Hukuku Nisan 2014
Hukuk Postası
Tüzel Kişilerin Tabiyeti
Ticaret Hukuku Ekim 2012
Hukuk Postası
Genel Kurul Kararlarının İptal Nedeni Olarak Örtülü Kazanç Aktarımı

Anonim şirketlerde örtülü kazanç aktarımı, geniş anlamda şirket malvarlığının ilişkili taraflara aktarılmasını konu alan ve birçok farklı görünümü barındıran bir kavram olarak karşımıza çıkar. Sermaye piyasaları hukukunda kanun seviyesinde ve...

Ticaret Hukuku Şubat 2022
Hukuk Postası
Türk ve Alman Hukukunda Elektronik İmza
Ticaret Hukuku Aralık 2021
Hukuk Postası
Bilgi Sistemleri Yönetimi
Ticaret Hukuku Mart 2018
Hukuk Postası
Genel Kurul Çağrı Davaları
Ticaret Hukuku Ağustos 2021
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Taşıyanın Hapis Hakkı
Ticaret Hukuku Haziran 2021
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Oy Hakkının Donması
Ticaret Hukuku Temmuz 2020
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Veto Hakkı
Ticaret Hukuku Ağustos 2020
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Gemi Rehni
Ticaret Hukuku Mayıs 2020
Hukuk Postası
Rehinli Anonim Şirket Payının Devri
Ticaret Hukuku Mart 2020
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hacizli Payların Devri
Ticaret Hukuku Temmuz 2019
Hukuk Postası
Yönetim Kurulunda Temsil Edilme İmtiyazı
Ticaret Hukuku Mayıs 2019
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Organların Eksikliği
Ticaret Hukuku Nisan 2019
Hukuk Postası
Futbol Kulüplerinin Şirketleşmesi
Ticaret Hukuku Nisan 2019
Hukuk Postası
Hukuk Postası
2016 York Anvers Kuralları
Ticaret Hukuku Mart 2019
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Teknik İflasta Yenilikler
Ticaret Hukuku Eylül 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Primli Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Ağustos 2018
Hukuk Postası
Taksitle Satış Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Temmuz 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Limited Şirketlerde Pay Rehni
Ticaret Hukuku Haziran 2018
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Gemilerin İhtiyati Haczi
Ticaret Hukuku Mayıs 2018
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Pay Rehni
Ticaret Hukuku Mayıs 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Güncellenmiş FIDIC Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Nisan 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Türkiye’deki Hisse Opsiyon Planları
Ticaret Hukuku Haziran 2017
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Oy Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Mayıs 2017
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Rüçhan Hakkı
Ticaret Hukuku Nisan 2017
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Sermayenin Kaybı
Ticaret Hukuku Eylül 2015
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Kefil Olma Ehliyeti
Ticaret Hukuku Şubat 2015
Hukuk Postası
Acentenin Rekabet Etmeme Yükümlülüğü
Ticaret Hukuku Aralık 2014
Hukuk Postası
Özel Denetim İsteme Hakkı
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
Pay Devri mi, Malvarlığı Devri mi?
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
İmtiyazlı Pay Sahipleri Özel Kurulu
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
Limited Şirketlerde Haklı Sebeple Fesih
Ticaret Hukuku Eylül 2014
Hukuk Postası
Sermaye Taahhüdü Yoluyla Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Ağustos 2014
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Şarta Bağlı Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Mart 2014
Hukuk Postası
Anonim Şirketin Haklı Sebeple Feshi
Ticaret Hukuku Şubat 2014
Hukuk Postası
Hâkimiyet Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Ocak 2014
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisi
Ticaret Hukuku Aralık 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Paysahipleri Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Kasım 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Şubeler Ve İrtibat Büroları
Ticaret Hukuku Ağustos 2013
Hukuk Postası
TTK Hükümleri Uyarınca Ön Şirket
Ticaret Hukuku Temmuz 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Limited Şirkette Çıkma Ve Çıkarılma
Ticaret Hukuku Temmuz 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticari İşletmenin Tür Değiştirmesi
Ticaret Hukuku Nisan 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticaret Sicili Yönetmeliği
Ticaret Hukuku Ocak 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Finansal Kiralama Sözleşmesi
Ticaret Hukuku Aralık 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Kar Payı Avansı
Ticaret Hukuku Eylül 2012
Hukuk Postası
Ticaret Şirketlerinin Bakanlıkça Denetimi
Ticaret Hukuku Ağustos 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Yeni TTK’da Finansal Yardım Yasağı
Ticaret Hukuku Nisan 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Kurumsal Yönetim İlkeleri
Ticaret Hukuku Mart 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerin Kuruluşunda Yenilikler
Ticaret Hukuku Şubat 2011
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Temsil ve İlzam
Ticaret Hukuku Ocak 2011
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticari İşletme Rehninde Güncel Sorunlar
Ticaret Hukuku Kasım 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Faturaya Konan Vade Farkı Kaydı
Ticaret Hukuku Haziran 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlere Kayyum Atanması
Ticaret Hukuku Şubat 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Çeklerde Sil Baştan
Ticaret Hukuku Aralık 2009
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde İmtiyazlı Paylar
Ticaret Hukuku Haziran 2009
Hukuk Postası
Türk Hukuku ve FIDIC Kapsamında Ek Ücret
Ticaret Hukuku Mayıs 2009
Hukuk Postası
Türk Hukuku ve FIDIC Kapsamında Ek Süre
Ticaret Hukuku Nisan 2009
Hukuk Postası
Çek Hukukunda İki Yenilik
Ticaret Hukuku Şubat 2009
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerin Denetiminde Yeni Düzen
Ticaret Hukuku Şubat 2009

Yaratıcı hukuk çözümleri için iletişime geçin.