Temsil Yetkisinin Devri ve Sınırlı Yetkili Temsilci Tayini

Kasım 2019 İdil Gencosmanoğlu
% 0

Giriş

Yönetim Kurulu’nun organizasyonu açısından dünyada iki tip sistem bulunur: Tekli Sistem (One-Tier Board System) ve İkili Sistem (Two-Tier Board System). İkili sistemde yönetim kurulu, gözetim kurulu ve yönetici kurulu olmak üzere ikili bir organizasyon yapısına sahip olup, bu sistem Almanya, Avusturya, Polonya gibi sosyal piyasa ekonomisine sahip Doğu Avrupa ülkeleri tarafından tercih edilir. Tekli Sistem ise Türkiye’nin de benimsediği organizasyon sistemi olup serbest piyasa ekonomisine sahip ülkeler tarafından tercih edilir. Bu sistemde yönetim kurulu gözetim ve yönetim fonksiyonlarının ikisini de gerçekleştirir. Fakat büyük ortaklıklarda iş yükünden dolayı iki fonksiyonu da yerine getirmek zorlaştığı için YK, yönetim ve temsil yetkilerini devredip gözetim organı olarak hareket eder.[1] 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunundaki (“TTK”) temsil yetkisine ilişkin hükümler de bu prensipler etrafında şekillenmiştir.

Bu makalede öncelikle temsil yetkisinin devrine ilişkin genel açıklamalarda bulunulacak, ardından 10.09.2014 tarihinde kabul edilen 6552 Sayılı “İş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun” ile gelen sınırlı yetkili temsilci kavramı üzerinde durulacaktır. Belirtmekte yarar vardır ki, anonim şirketler altında düzenlenen bu hükümler, TTK m. 629 hükmü uyarınca limited şirketlere de kıyasen uygulanır.

Temsil Yetkisinin Devri

TTK m. 370/2 uyarınca şirket yönetim kurulu, temsil yetkisini bir veya daha fazla murahhas üyeye veya müdür olarak üçüncü kişilere devredebilir. İkinci durumda en az bir yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisini haiz olması şartı öngörülmüştür.

Şartları

Eski ticaret kanununun aksine mevcut kanunda temsil ve yönetim yetkilerinin devri ayrı maddelerde düzenlenmiştir. Bu nedenle doktrinde yönetimin devrini düzenleyen madde 367’deki şartların temsil yetkisinin devrine uygulanıp uygulanmaması konusunda tartışma bulunmaktadır. Baskın görüş bu şartların her iki durum için de geçerli olacağını savunur[2].

Buna göre temsil yetkisinin hukuka uygun devri için:

  • Esas sözleşmede temsil yetkisinin devrine izin veren bir hüküm bulunması,
  • Yönetim kurulu tarafından iç yönerge düzenlenmesi ve
  • Yönetim kurulunun bir devir kararı vermiş olması gerekmektedir.

Bu şartların sağlanması açısından dikkat edilmesi gereken birtakım hususlar bulunur. Örneğin, esas sözleşmede temsil yetkisinin devredileceği kişiler belirlenemez veya kişilerin nitelikleri konusunda sınırlama yapılamaz, yetkinin devredileceği kişilerin atanması genel kurul onayına tabi tutulamaz. Aksi takdirde, yönetim kurulunun TTK m. 375 uyarınca devredilemez ve vazgeçilemez görevlerinden olan yönetim teşkilatının belirleme yetkisinin genel kurula devri anlamına gelir ve batıldır. Bu tarz hükümlerin bulunduğu bir esas sözleşme ticaret siciline tescil edilemez, edilse bile sicilin olumlu etkisi doğmaz[3].

Temsil yetkisinin devrindeki ikinci adım olan iç yönerge ise şirketin yönetim ve temsilini düzenler; bunun için gerekli olan görevleri tanımlar, yerlerini gösterir, özellikle kimin kime bağlı ve bilgi sunmakla yükümlü olduğunu belirler. Hükümde, iç yönerge için herhangi bir şekil şartı öngörülmemiştir, fakat yönetim kurulu kararları TTK m. 390 gereği yazılılık koşuluna tabi olduğundan yazılı olarak yapılır. İç yönerge düzenleme yetkisi, yönetim kurulunun yönetim teşkilatını belirleme yetkisine dâhil olduğundan devredilemez. İç yönergede temsil yetkisinin devredileceği kişiler belirlenmemelidir. Zira bu durum temsile yetkili kişilerin değişmesi durumunda yeni bir iç yönerge hazırlanması anlamına geleceğinden iş yükü artışına yol açacaktır.

İç yönergenin tescil ve ilanı gerekmez; yönetim kurulu, istem üzerine pay sahiplerini ve korunmaya değer menfaatlerini ikna edici bir biçimde ortaya koyan alacaklıları, bu iç yönerge hakkında yazılı olarak bilgilendirir. Kanun pay sahiplerinin korunmaya değer menfaati olduğu karinesini benimsemiştir. Pay sahiplerinin bu hakkı kullanmasının tek sınırı hakkın kötüye kullanılması yasağıdır[4].

Sınırlı Yetkili Temsilci Tayini

Yukarıda da belirtildiği üzere, 6552 Sayılı Kanun, TTK’nın 371. Maddesinin sonuna yeni bir fıkra eklemiştir:

“MADDE 371

(7) Yönetim kurulu, yukarıda belirtilen temsilciler dışında, temsile yetkili olmayan yönetim kurulu üyelerini veya şirkete hizmet akdi ile bağlı olanları sınırlı yetkiye sahip ticari vekil veya diğer tacir yardımcıları olarak atayabilir. Bu şekilde atanacak olanların görev ve yetkileri, 367 nci maddeye göre hazırlanacak iç yönergede açıkça belirlenir. Bu durumda iç yönergenin tescil ve ilanı zorunludur. İç yönerge ile ticari vekil ve diğer tacir yardımcıları atanamaz. Bu fıkra uyarınca yetkilendirilen ticari vekil veya diğer tacir yardımcıları da ticaret siciline tescil ve ilan edilir. Bu kişilerin, şirkete ve üçüncü kişilere verecekleri her tür zarardan dolayı yönetim kurulu müteselsilen sorumludur.

Bu düzenlemeyle, ticari vekil ve diğer tacir yardımcısı sıfatıyla atanacak temsilcilerin gerek eski gerek yeni TTK döneminde kanunen tesciline izin verilmeyen bazı yetki sınırlamalarının tescil ve ilanı mümkün hale gelmiştir. Anılan düzenlemeden önce temsil yetkisi ancak şube veya çift imza ile sınırlanabilirken[5], maddenin yeni hali ile işlemin konusu veya tutarı ile ilgili sınırlar içeren temsil yetkileri artık mümkündür.

Bu düzenlemede kısıtlama, sınırlı yetkili temsilci olarak atanabilecek kişiler bakımından getirilmiştir. Ancak TTK m. 371/1 ve 370/2 hükümlerinde öngörülen temsilcilerin (kanun gereği temsil yetkisi bulunan ve bu yetkilerinde herhangi bir değişiklik yapılmayan yönetim kurulu üyeleri ve murahhas üye/müdürler) dışında kalan, temsile yetkili olmayan yönetim kurulu üyeleri veya şirkete hizmet akdi ile bağlı olanlar sınırlı yetkiye sahip ticari vekil veya diğer tacir yardımcıları olarak atanabilir. Dikkat edilmesi gereken nokta, sınırlı yetkili temsilcilerin ancak söz edilen iki sıfatla atanabileceğidir; Türk Borçlar Kanununda (“TBK”) düzenlenen diğer bir temsilci türü olan ticari temsilci madde kapsamında değildir. Belirtmek gerekir ki, “hizmet akdi ile bağlı olmak” ile kastedilen teknik anlamda bir hizmet sözleşmesi değildir. Şirkete sürekli ve bağlı olarak iş gören bir kişi de teknik anlamda bir hizmet sözleşmesi var olmasa dahi bu hüküm kapsamındadır[6].

Usul

Sınırlı yetkili olarak atanacak temsilcilerin görev ve yetkileri, 367’nci maddeye göre hazırlanan, tescil ve ilanı zorunlu iç yönergede açıkça belirlenir. Yine belirtilmelidir ki, bu yönergede atanacak kişilerin isimleri belirlenmez, bunlar ayrıca alınacak bir yönetim kurulu kararı ile belirlenir. Bu yönetim kurulu kararının da tescil ve ilanı gerekmektedir. Doktrine göre[7], iç yönergenin ilanı açıklayıcı niteliktedir.

TTK m. 371/7 Hükmüne İlişkin Eleştiriler

Yeni TTK’nın genel prensibi işlem güvenliğini ve şirketle hukuki ilişkide olan üçüncü kişileri korumaktır, bu nedenle, şirket temsilcilerinin yetkilerinin sınırlandırılması olabildiğince dar tutulmuş, sınırlandırma yalnızca temsil yetkisinin sadece merkezin veya bir şubenin işlerin özgülenmesi veya birlikte imza olmak üzere iki durumla sınırlı bırakılmıştır. Hâlbuki TTK m. 371/7 hükmü ile işlemin konusu veya tutarı gibi hususlarda sınırlandırma yapılması mümkün hale getirilmiştir[8]. Bu nedenle, anılan hüküm doktrinde kanunun genel prensibine aykırı bir rejim benimsediği gerekçesiyle oldukça eleştirilmektedir.

Şunu da belirtmekte fayda var ki, miktar veya konu gibi sınırlandırmalar içeren yetkiler daha önce de bazı ticaret sicilleri tarafından uygulamada tescil ediliyordu. Fakat doktrin ve yargı kararlarında kabul edildiği üzere, birlikte imza ve şube işlemleri dışında kalan temsil yetkisi sınırlandırmaları tescil edilmiş olsa bile iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemiyordu. TTK m. 371/7 hükmü, uygulamadaki bu tescilleri hukuka uygun hale getirmiştir.

Sonuç

Temsil yetkisinin devri, iş hacmi büyük anonim şirketlerdeki işleyişi kolaylaştırmak için bir gereklilik haline geldi. TTK da bu gerekliliğe uyumlu bir şekilde temsil yetkisinin devrini düzenlemektedir. Hatta 6552 Sayılı Kanun ile gelen 371/7 hükmü ile bu uyumluluğu bir adım ileriye götürmüş, adeta pratikte işleyişi kanunlaştırma yoluna gitmiştir. Bu durum doktrinde oldukça eleştirilmekte olup, TTK’nın şirketle hukuki ilişki içerisinde olan üçüncü kişileri korumaya yönelik genel prensibinden sıyrıldığı ileri sürülmektedir.

[1] Cenkci, Esra: Anonim Ortaklıkta Yönetim Kurulunun Temsil Yetkisinin Devri, Ankara, 2018, s. 21-23.

[2] Cenkci, s. 51.

[3] Cenkci, s. 56-57.

[4] Kırca, İsmail / Şehirali Çelik, Feyzan Hayal /Manavgat, Çağlar: Anonim Şirketler Hukuku, C. 1, Ankara, 2013, s. 608.

[5] Kırca / Şehirali Çelik / Manavgat, s. 645.

[6] Yanlı, Veliye / Okutan Nilsson, Gül“Anonim ve Limited Şirketlerde Sınırlı Yetkili Temsilci Tayini”, Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, Aralık 2014, C. 30, S. 4, s. 13.

[7] Yanlı / Okutan Nilsson, s. 24.

[8] Yanlı / Okutan Nilsson, s. 8.

Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın bu makale kullanılamaz, çoğaltılamaz, kopyalanamaz, yayımlanamaz, dağıtılamaz veya başka bir suretle yayılamaz. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın oluşturulan içerikler takip edilmekte olup, hak ihlalinin tespiti halinde yasal yollara başvurulacaktır.

Diğer İçerikler

Hukuk Postası
Hisse Devir Vaadi Sözleşmesi’nin Tarafları ve Sözleşmelerin Nispiliği

Kural olarak sözleşmeden doğan hak ve borçlar sadece sözleşmenin tarafı olan alacaklı ve borçlu arasında hukukî sonuç doğurur. Bu prensip hukukumuzda “sözleşmelerin nispiliği” olarak adlandırılır. Genel olarak, sözleşmenin tarafları dışındaki üçüncü kişiye bir edimin yerine getirilmesinin üstlenildiği...

Ticaret Hukuku 31.07.2022
Hukuk Postası
Değişen E-ticaret Kanunu Neler Getiriyor?

Dijitalleşen dünyada büyüyen ve gelişen e-ticaretin kuralları değişiyor. Önceleri dijital pazarın odak noktası olarak gösterilen e-ticaret, çok geçmeden dijital ekonominin itici gücü olarak ifade edilmeye başladı. Ancak e-ticaretin büyüme hızı ve kısa süre içinde geçirdiği dönüşüm dikkate alındığında...

Ticaret Hukuku 31.07.2022
Hukuk Postası
Sermaye Şirketlerinde Haklı Nedenle Fesih Davası

Bir şirketin feshi, tescil ile kazanılan tüzel kişiliğin ortadan kalkmasına yol açarak, şirketin sona erme sebeplerinden biri olarak karşımıza çıkan infisahın, özellikli bir görünümüdür. Hâkimin inşai hükmüyle bir şirketin feshine ve bunun doğal sonucu olarak sona ermesine yol açan bu özel dava türü...


Ticaret Hukuku 30.06.2022
Hukuk Postası
Aile Şirketlerinde Yol Ayrımı

Kontrol veya yönetimin bir ailenin üyelerine ait olduğu şirketler, aile şirketi olarak kabul edilir. Aile üyeleri, şirket kontrolünü sağlayan payları elinde tutabildiği gibi yönetim yetkisini de elinde bulundurur. Aile şirketleri, aile üyeleri için fırsat, güvence ve gelir demektir...

Ticaret Hukuku 30.06.2022
Hukuk Postası
Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Karayolu ile Eşya Taşıması

Türkiye 7 Aralık 1993 tarihli 3939 sayılı Kanun ile Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı için Mukavele Sözleşmesi’ne (“CMR”) katılmayı uygun buldu ve CMR Türkiye’de 31 Ekim 1995 tarihinde yürürlüğe girdi. CMR’nin 1/1 maddesi uyarınca, tarafların tabiiyeti ve ikamet yerinden bağımsız olarak...

Ticaret Hukuku Ağustos 2017
Hukuk Postası
Adi Ortaklıklar

Türk hukukunda adi ortaklıklar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) 620 ve devamı maddelerinde düzenlenir. Adi ortaklık sözleşmesi, iki veya daha fazla kişinin emeklerini veya mallarını ortak bir amaca (nihai olarak kazanç elde etme amacına) ulaşmak üzere...

Ticaret Hukuku Nisan 2014
Hukuk Postası
Tüzel Kişilerin Tabiyeti
Ticaret Hukuku Ekim 2012
Hukuk Postası
Genel Kurul Kararlarının İptal Nedeni Olarak Örtülü Kazanç Aktarımı

Anonim şirketlerde örtülü kazanç aktarımı, geniş anlamda şirket malvarlığının ilişkili taraflara aktarılmasını konu alan ve birçok farklı görünümü barındıran bir kavram olarak karşımıza çıkar. Sermaye piyasaları hukukunda kanun seviyesinde ve...

Ticaret Hukuku Şubat 2022
Hukuk Postası
Türk ve Alman Hukukunda Elektronik İmza
Ticaret Hukuku Aralık 2021
Hukuk Postası
Bilgi Sistemleri Yönetimi
Ticaret Hukuku Mart 2018
Hukuk Postası
Genel Kurul Çağrı Davaları
Ticaret Hukuku Ağustos 2021
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Taşıyanın Hapis Hakkı
Ticaret Hukuku Haziran 2021
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Oy Hakkının Donması
Ticaret Hukuku Temmuz 2020
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Veto Hakkı
Ticaret Hukuku Ağustos 2020
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Gemi Rehni
Ticaret Hukuku Mayıs 2020
Hukuk Postası
Rehinli Anonim Şirket Payının Devri
Ticaret Hukuku Mart 2020
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hacizli Payların Devri
Ticaret Hukuku Temmuz 2019
Hukuk Postası
Yönetim Kurulunda Temsil Edilme İmtiyazı
Ticaret Hukuku Mayıs 2019
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Organların Eksikliği
Ticaret Hukuku Nisan 2019
Hukuk Postası
Futbol Kulüplerinin Şirketleşmesi
Ticaret Hukuku Nisan 2019
Hukuk Postası
Hukuk Postası
2016 York Anvers Kuralları
Ticaret Hukuku Mart 2019
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Teknik İflasta Yenilikler
Ticaret Hukuku Eylül 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Primli Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Ağustos 2018
Hukuk Postası
Taksitle Satış Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Temmuz 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Limited Şirketlerde Pay Rehni
Ticaret Hukuku Haziran 2018
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Gemilerin İhtiyati Haczi
Ticaret Hukuku Mayıs 2018
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Pay Rehni
Ticaret Hukuku Mayıs 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Güncellenmiş FIDIC Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Nisan 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Türkiye’deki Hisse Opsiyon Planları
Ticaret Hukuku Haziran 2017
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Oy Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Mayıs 2017
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Rüçhan Hakkı
Ticaret Hukuku Nisan 2017
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Sermayenin Kaybı
Ticaret Hukuku Eylül 2015
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Kefil Olma Ehliyeti
Ticaret Hukuku Şubat 2015
Hukuk Postası
Acentenin Rekabet Etmeme Yükümlülüğü
Ticaret Hukuku Aralık 2014
Hukuk Postası
Özel Denetim İsteme Hakkı
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
Pay Devri mi, Malvarlığı Devri mi?
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
İmtiyazlı Pay Sahipleri Özel Kurulu
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
Limited Şirketlerde Haklı Sebeple Fesih
Ticaret Hukuku Eylül 2014
Hukuk Postası
Sermaye Taahhüdü Yoluyla Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Ağustos 2014
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Şarta Bağlı Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Mart 2014
Hukuk Postası
Anonim Şirketin Haklı Sebeple Feshi
Ticaret Hukuku Şubat 2014
Hukuk Postası
Hâkimiyet Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Ocak 2014
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisi
Ticaret Hukuku Aralık 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Paysahipleri Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Kasım 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Şubeler Ve İrtibat Büroları
Ticaret Hukuku Ağustos 2013
Hukuk Postası
TTK Hükümleri Uyarınca Ön Şirket
Ticaret Hukuku Temmuz 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Limited Şirkette Çıkma Ve Çıkarılma
Ticaret Hukuku Temmuz 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticari İşletmenin Tür Değiştirmesi
Ticaret Hukuku Nisan 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticaret Sicili Yönetmeliği
Ticaret Hukuku Ocak 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Finansal Kiralama Sözleşmesi
Ticaret Hukuku Aralık 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Kar Payı Avansı
Ticaret Hukuku Eylül 2012
Hukuk Postası
Ticaret Şirketlerinin Bakanlıkça Denetimi
Ticaret Hukuku Ağustos 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Sona Erme Ve Tasfiye
Ticaret Hukuku Haziran 2012
Hukuk Postası
Yeni TTK’da Finansal Yardım Yasağı
Ticaret Hukuku Nisan 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Kurumsal Yönetim İlkeleri
Ticaret Hukuku Mart 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerin Kuruluşunda Yenilikler
Ticaret Hukuku Şubat 2011
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Temsil ve İlzam
Ticaret Hukuku Ocak 2011
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticari İşletme Rehninde Güncel Sorunlar
Ticaret Hukuku Kasım 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Faturaya Konan Vade Farkı Kaydı
Ticaret Hukuku Haziran 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlere Kayyum Atanması
Ticaret Hukuku Şubat 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Çeklerde Sil Baştan
Ticaret Hukuku Aralık 2009
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde İmtiyazlı Paylar
Ticaret Hukuku Haziran 2009
Hukuk Postası
Türk Hukuku ve FIDIC Kapsamında Ek Ücret
Ticaret Hukuku Mayıs 2009
Hukuk Postası
Türk Hukuku ve FIDIC Kapsamında Ek Süre
Ticaret Hukuku Nisan 2009
Hukuk Postası
Çek Hukukunda İki Yenilik
Ticaret Hukuku Şubat 2009
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerin Denetiminde Yeni Düzen
Ticaret Hukuku Şubat 2009

Yaratıcı hukuk çözümleri için iletişime geçin.