Bölünmeye Katılan Şirketlerin İkinci Derecede Sorumluluğu

Mart 2019 Melisa Sevinç Atılganer
% 0

Giriş

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”), bölünme işlemine katılan şirketin alacaklılarına ilişkin çeşitli korumalar içerir. Zira bölünmede, devreden ortaklığın alacaklılarının teminatı olan şirket malvarlığının bir parçası onların rızası olmaksızın devredilebilir[1]. Böylelikle alacaklıları için sorumluluk temeli küçüldüğünde, bölünen ortaklıkta bir sermaye azaltımı yapılması gerekebilir[2]. Buna ek olarak, bölünme halinde alacaklılar açısından tehlike, inter alia borçlunun değişmesinden, malvarlığının bölünmesinden veya teminatın parçalanmasından, kefalet veya garanti verenin tüzel kişiliğinin ortadan kalkmış olmasından da kaynaklanabilir. Alacaklıların potansiyel zarar tehlikesi, tam veya kısmı olarak bölünen (devreden) şirkette gündeme gelebileceği gibi bölünmeye konu malvarlığı unsurlarının aktif-pasif dağılımına bağlı olarak devralan şirkette de gündeme gelebilir. Bu kapsamda TTK hem m. 174 ile bölünme işlemi sırasında çeşitli aşamalarda ilan yapılması, m. 175 ile teminat sağlanması yükümlülükleri öngörür hem de bölünmeye katılan şirketler bakımından genel hükümlerden ayrılan sorumluluk düzenlemeleri içerir.

Bunlara ek olarak TTK borçlar bakımından m. 168/3’de bölünmede herhangi bir şirkete tahsis edilmeyen borçlardan müteselsil sorumluluğu ve m. 176’da bölünmeye katılan şirketlerin ikinci derecede müteselsil sorumluluğunu düzenler. Bu çalışma kapsamında bölünmeye katılan şirketlerin ikinci derecede sorumlulukları incelenecektir.

İkinci Derece Sorumluluk

Yukarıda açıklandığı gibi, TTK kapsamında bir bölünme gerçekleştirilmesi halinde, bölünmeye katılan şirketlerin alacaklılarının alacakları ve teminatları çeşitli nedenlerle tehlikeye düşebilir. Söz konusu sakıncanın önüne geçilmesi için iki dereceli bir sorumluluk yapısı öngörülür. Bu kapsamda TTK m. 176/1; “Bölünme sözleşmesi veya bölünme planıyla kendisine borç tahsis edilen şirket, bu suretle birinci derecede sorumlu bulunan şirket, alacaklıların alacaklarını ifa etmezse, bölünmeye katılan diğer şirketler, ikinci derecede sorumlu şirketler, müteselsilen sorumlu olurlar” ifadesini taşır.

Kanun koyucu bu hükümle, bölünmeye katılan şirketlerden birine tahsis edilen borçların ifa edilmemesi halinde, söz konusu bölünmeye konu malvarlığı grubunu paylaşmış olan diğer bir deyişle bölünmeye katılan şirketler için bir müteselsil sorumluluk öngörür. Burada amaç söz konusu borcun birinci derecede sorumlu olan, yani söz konusu borç kendisine tahsis edilen şirketin bu alacağı ifa edememesi halinde alacaklılara ek bir imkân sağlamaktır. Bu minvalde, birinci derecede sorumlu şirkete başvurmadan diğer (ikinci derecede) sorumlu şirkete başvurulamaz.

Ayrıca alacaklılar tarafından ikinci derecede sorumlu şirkete başvurulabilmesi için söz konusu alacağın teminat altına alınmamış olması gerekir. Alacağın teminat altına alınmasına ilişkin şart bakımından her ne kadar TTK m. 175’e atıf yapılmasa da doktrinde bu şart bölünme prosedürü kapsamında teminat altına alınmamış olma olarak değerlendirilir.

Bu iki şarta ek olarak TTK m. 176 ayrıca birinci derecede sorumlu şirketin;

  • İflas etmiş,
  • Konkordato süresi almış,
  • Aleyhinde yapılan bir icra takibinde kesin aciz vesikası alınmasının şartları doğmuş,
  • Merkezi yurt dışına taşınmış ve artık Türkiye’de takip edilemez duruma gelmiş veya
  • Yurt dışındaki merkezinin yeri değiştirilmiş ve bu sebeple hukuken takibinin önemli derecede güçleşmiş olmasını arar.

Tüm bu şartların gerçekleşmesi halinde, bölünme sözleşmesi veya bölünme planıyla kendisine borç tahsis edilen şirket, alacaklıların alacaklarını ifa etmezse, bölünmeye katılan diğer şirketler (ikinci derecede sorumlu şirketler) müteselsilen sorumlu olur.

Söz konusu sorumluluk kapsamında dikkate değer bir konu, söz konusu sorumluluğun kapsamının maddede belirlenmemiş olmasıdır.

Şu kadar ki, madde metni ifa edilmeyen alacaklar bakımından bir sınırlama içermediği gibi ikinci derecede sorumlu şirketlerin sorumluluklarının kapsamı bakımından da bir sınırlama içermez. Madde lafzi yorumlandığında, bölünmeye katılan şirketin herhangi bir alacağını ifa etmemesi (söz konusu alacağın kendisine bölünme ile tahsis edilmiş olup olmadığına bakılmaksızın) ikinci derecede sorumlu şirketlerin sorumluluğuna neden olabilecektir. Bununla birlikte maddenin amacı dikkate alındığında ikinci derecede sorumluluğun yalnızca bölünmeden önce doğan alacaklar bakımından gündeme gelmesi gerekliliği değerlendirilebilir. Madde gerekçesi de buna paralel olarak, sorumluluğu açıklarken devredilen, intikal eden borca atıf yapar[3].

Öte yandan, ikinci derece sorumluluğun kapsamının kısıtlanmamış olması nedeniyle, ikinci derecede sorumlu şirketler de birinci derecede sorumlu şirketin alacaklılarının alacaklarını ifa etmemesi halinde, kendilerine bölünme ile tahsis edilen malvarlığı ile sınırlı olarak değil tüm malvarlığı ile sorumlu olacaktır.

Yine madde metninde söz konusu birinci derecede sorumlu şirketin bölünmeye konu (devreden) şirket olup olamayacağına ilişkin açıklık bulunmamaktadır. Bununla birlikte madde gerekçesinde birinci derece sorumlu şirketler açıklanırken devralan denmekle, birinci derecede sorumlu şirketin devreden şirket olmadığı anlaşılmaktadır[4].

Son olarak, maddede ikinci derecede sorumluluğa ilişkin bir zamansal sınırlama getirilmediğinden söz konusu ikinci derece sorumluluk ilgili alacağın tabi olduğu zamanaşımına tabi olacaktır[5].

Sonuç

Bölünmede, devreden ortaklığın alacaklılarının teminatı olan şirket malvarlığının bir parçası onların rızası olmaksızın devredilmektedir[6]. Buna ek olarak bölünmeye konu malvarlığı unsurlarının aktif-pasif dağılımına bağlı olarak devralan şirkette de alacaklıların alacaklarının durumlarında kötüleşme meydana gelebilir. Bu kapsamda TTK bölünme işlemi sırasında ilan yapılması, alacaklılara teminat sağlanması ve müteselsil sorumluluk düzenlemeleri içerir.

Bölünmeye katılan şirketlerin müteselsil sorumluluklarına ilişkin TTK m. 176, yukarıda açıklanan konular bakımından açıklık içerir. Bu nedenle de maddenin mahkemelerce orijinal amacının aşılarak uygulanması riski bulunur.

[1] Pulaşlı, Hasan: Şirketler Hukuku Genel Esaslar, Ankara 2017, s. 130.

[2] Pulaşlı, s.131.

[3] Türk Ticaret Kanunu Gerekçesi. https://www.tbmm.gov.tr/sirasayi/donem23/yil01/ss96.pdf. (Erişim tarihi: 01.04.2019).

[4] Coştan, Hülya: Bölünmeye Katılan Şirketlerin Müteselsil Sorumluluklarının Sınırlandırılması, s. 234. http://dspace.marmara.edu.tr/bitstream/handle/11424/2102/5000001563-5000000614-PB.pdf?sequence=1 (Erişim tarihi: 01.04.2019).

[5] Çebi, Hakan: Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’na Göre Anonim Ortaklıkların Bölünmesi, İstanbul 2011, s. 264.

[6] Pulaşlı, s. 130.

Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın bu makale kullanılamaz, çoğaltılamaz, kopyalanamaz, yayımlanamaz, dağıtılamaz veya başka bir suretle yayılamaz. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın oluşturulan içerikler takip edilmekte olup, hak ihlalinin tespiti halinde yasal yollara başvurulacaktır.

Diğer İçerikler

Hukuk Postası
Sermaye Şirketlerinde Haklı Nedenle Fesih Davası

Bir şirketin feshi, tescil ile kazanılan tüzel kişiliğin ortadan kalkmasına yol açarak, şirketin sona erme sebeplerinden biri olarak karşımıza çıkan infisahın, özellikli bir görünümüdür. Hâkimin inşai hükmüyle bir şirketin feshine ve bunun doğal sonucu olarak sona ermesine yol açan bu özel dava türü...


Ticaret Hukuku 30.06.2022
Hukuk Postası
Aile Şirketlerinde Yol Ayrımı

Kontrol veya yönetimin bir ailenin üyelerine ait olduğu şirketler, aile şirketi olarak kabul edilir. Aile üyeleri, şirket kontrolünü sağlayan payları elinde tutabildiği gibi yönetim yetkisini de elinde bulundurur. Aile şirketleri, aile üyeleri için fırsat, güvence ve gelir demektir...

Ticaret Hukuku 30.06.2022
Hukuk Postası
Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Karayolu ile Eşya Taşıması

Türkiye 7 Aralık 1993 tarihli 3939 sayılı Kanun ile Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı için Mukavele Sözleşmesi’ne (“CMR”) katılmayı uygun buldu ve CMR Türkiye’de 31 Ekim 1995 tarihinde yürürlüğe girdi. CMR’nin 1/1 maddesi uyarınca, tarafların tabiiyeti ve ikamet yerinden bağımsız olarak...

Ticaret Hukuku Ağustos 2017
Hukuk Postası
Adi Ortaklıklar

Türk hukukunda adi ortaklıklar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) 620 ve devamı maddelerinde düzenlenir. Adi ortaklık sözleşmesi, iki veya daha fazla kişinin emeklerini veya mallarını ortak bir amaca (nihai olarak kazanç elde etme amacına) ulaşmak üzere...

Ticaret Hukuku Nisan 2014
Hukuk Postası
Tüzel Kişilerin Tabiyeti
Ticaret Hukuku Ekim 2012
Hukuk Postası
Genel Kurul Kararlarının İptal Nedeni Olarak Örtülü Kazanç Aktarımı

Anonim şirketlerde örtülü kazanç aktarımı, geniş anlamda şirket malvarlığının ilişkili taraflara aktarılmasını konu alan ve birçok farklı görünümü barındıran bir kavram olarak karşımıza çıkar. Sermaye piyasaları hukukunda kanun seviyesinde ve...

Ticaret Hukuku Şubat 2022
Hukuk Postası
Türk ve Alman Hukukunda Elektronik İmza
Ticaret Hukuku Aralık 2021
Hukuk Postası
Bilgi Sistemleri Yönetimi
Ticaret Hukuku Mart 2018
Hukuk Postası
Genel Kurul Çağrı Davaları
Ticaret Hukuku Ağustos 2021
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Taşıyanın Hapis Hakkı
Ticaret Hukuku Haziran 2021
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Oy Hakkının Donması
Ticaret Hukuku Temmuz 2020
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Veto Hakkı
Ticaret Hukuku Ağustos 2020
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Gemi Rehni
Ticaret Hukuku Mayıs 2020
Hukuk Postası
Rehinli Anonim Şirket Payının Devri
Ticaret Hukuku Mart 2020
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hacizli Payların Devri
Ticaret Hukuku Temmuz 2019
Hukuk Postası
Yönetim Kurulunda Temsil Edilme İmtiyazı
Ticaret Hukuku Mayıs 2019
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Organların Eksikliği
Ticaret Hukuku Nisan 2019
Hukuk Postası
Futbol Kulüplerinin Şirketleşmesi
Ticaret Hukuku Nisan 2019
Hukuk Postası
2016 York Anvers Kuralları
Ticaret Hukuku Mart 2019
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Teknik İflasta Yenilikler
Ticaret Hukuku Eylül 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Primli Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Ağustos 2018
Hukuk Postası
Taksitle Satış Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Temmuz 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Limited Şirketlerde Pay Rehni
Ticaret Hukuku Haziran 2018
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Gemilerin İhtiyati Haczi
Ticaret Hukuku Mayıs 2018
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Pay Rehni
Ticaret Hukuku Mayıs 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Güncellenmiş FIDIC Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Nisan 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Türkiye’deki Hisse Opsiyon Planları
Ticaret Hukuku Haziran 2017
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Oy Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Mayıs 2017
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Rüçhan Hakkı
Ticaret Hukuku Nisan 2017
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Sermayenin Kaybı
Ticaret Hukuku Eylül 2015
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Kefil Olma Ehliyeti
Ticaret Hukuku Şubat 2015
Hukuk Postası
Acentenin Rekabet Etmeme Yükümlülüğü
Ticaret Hukuku Aralık 2014
Hukuk Postası
Özel Denetim İsteme Hakkı
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
Pay Devri mi, Malvarlığı Devri mi?
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
İmtiyazlı Pay Sahipleri Özel Kurulu
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
Limited Şirketlerde Haklı Sebeple Fesih
Ticaret Hukuku Eylül 2014
Hukuk Postası
Sermaye Taahhüdü Yoluyla Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Ağustos 2014
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Şarta Bağlı Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Mart 2014
Hukuk Postası
Anonim Şirketin Haklı Sebeple Feshi
Ticaret Hukuku Şubat 2014
Hukuk Postası
Hâkimiyet Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Ocak 2014
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisi
Ticaret Hukuku Aralık 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Paysahipleri Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Kasım 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Şubeler Ve İrtibat Büroları
Ticaret Hukuku Ağustos 2013
Hukuk Postası
TTK Hükümleri Uyarınca Ön Şirket
Ticaret Hukuku Temmuz 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Limited Şirkette Çıkma Ve Çıkarılma
Ticaret Hukuku Temmuz 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticari İşletmenin Tür Değiştirmesi
Ticaret Hukuku Nisan 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticaret Sicili Yönetmeliği
Ticaret Hukuku Ocak 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Finansal Kiralama Sözleşmesi
Ticaret Hukuku Aralık 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Kar Payı Avansı
Ticaret Hukuku Eylül 2012
Hukuk Postası
Ticaret Şirketlerinin Bakanlıkça Denetimi
Ticaret Hukuku Ağustos 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Sona Erme Ve Tasfiye
Ticaret Hukuku Haziran 2012
Hukuk Postası
Yeni TTK’da Finansal Yardım Yasağı
Ticaret Hukuku Nisan 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Kurumsal Yönetim İlkeleri
Ticaret Hukuku Mart 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerin Kuruluşunda Yenilikler
Ticaret Hukuku Şubat 2011
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Temsil ve İlzam
Ticaret Hukuku Ocak 2011
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticari İşletme Rehninde Güncel Sorunlar
Ticaret Hukuku Kasım 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Faturaya Konan Vade Farkı Kaydı
Ticaret Hukuku Haziran 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlere Kayyum Atanması
Ticaret Hukuku Şubat 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Çeklerde Sil Baştan
Ticaret Hukuku Aralık 2009
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde İmtiyazlı Paylar
Ticaret Hukuku Haziran 2009
Hukuk Postası
Türk Hukuku ve FIDIC Kapsamında Ek Ücret
Ticaret Hukuku Mayıs 2009
Hukuk Postası
Türk Hukuku ve FIDIC Kapsamında Ek Süre
Ticaret Hukuku Nisan 2009
Hukuk Postası
Çek Hukukunda İki Yenilik
Ticaret Hukuku Şubat 2009
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerin Denetiminde Yeni Düzen
Ticaret Hukuku Şubat 2009

Yaratıcı hukuk çözümleri için iletişime geçin.