TTK M. 363 Uyarınca Yönetim Kurulu’na Üye Ataması

Ocak 2013 Fatih Işık
% 0

Giriş

1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) m. 408 uyarınca, yönetim kurulu üyeleri genel kurul tarafından seçilir. Bu seçim, genel kurulun vazgeçilemez yetki ve görevlerindendir. Bununla beraber TTK m. 363, bu hükme bir istisna getirir ve yönetim kurulunun toplanarak kurula üye seçmesini mümkün kılar. Bu maddeye göre, yönetim kurulunun üyeliklerinden biri herhangi bir sebeple boşalırsa, yönetim kurulu, kanuni şartları haiz birini, geçici olarak yönetim kurulu üyeliğine seçip ilk genel kurulun onayına sunar. Bu yolla seçilen üye, onaya sunulduğu genel kurul toplantısına kadar görev yapar ve onaylanması hâlinde selefinin süresini tamamlar.

Ancak, TTK m. 363’ün uygulanması sırasında TTK m. 408’ün göz önünde bulundurulması gerekir. Şöyle ki, birden fazla yönetim kurulu üyeliğinin sırayla boşalması ve bu nedenle birden fazla yeni üyenin yönetim kurulu tarafından atanması yoluyla tüm yönetim kurulunun değiştirilmesi, genel kurulun yönetim kuruluna üye atamak yetkisinin devri olarak yorumlanabilir.

İki hükmün birlikte uygulanması, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü’nün 22.10.2012 tarih ve 6799 sayılı yazısında (“Bakanlık Görüşü”)[i] incelenmiştir. Bu görüşten de hareketle, TTK m. 363 uyarınca yönetim kuruluna üye atama konusu incelenecek ve Bakanlık Görüşü değerlendirilecektir.

Bakanlık Görüşü

Bakanlık Görüşü’nde, TTK m. 363 ve TTK m. 408 ile ilgili olarak şu değerlendirmelere yer verilmektedir:

“…aynı gün içinde farklı zamanlarda istifa etmek suretiyle ayrılan yönetim kurulu üyelerinin yerine yenisinin atanmasına ilişkin kararlar alındığı ve söz konusu kararlar tescil edilmeksizin atanan yönetim kurulu üyelerinin diğer yönetim kurulu üyelerinin atanmalarına ilişkin kararlara katıldıkları anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, yönetim kurulu üyelerinin seçilmeleri genel kurulun devir ve terk edemeyeceği görev ve yetkileri arasında yer aldığından Kanunun 363 üncü maddesi doğrultusunda hareket etmek suretiyle yönetim kurulu üyelerinin tamamının değiştirilmesinin uygun olmayacağı, bu madde ile karar nisabının altında olmayacak sayıda üyeliğin boşalması halinde yeni üye ataması yapılabileceği ve atanan üyelerin ise tescil edilmelerini müteakip yeni kararlara iştirak edebilecekleri değerlendirilmektedir.”

Bakanlık Görüşü’nden anlaşıldığı kadarıyla, bir anonim şirkette aynı gün içinde birbirini takip eden farklı yönetim kurulu kararları alınmıştır. Bu kararların birinde TTK m. 363 uyarınca seçilen yönetim kurulu üyesi, genel kurul onayına sunulmadan ve üyeliği tescil edilmeden, bir diğer üye atama kararına katılmıştır.

Bu olayı değerlendiren Bakanlık Görüşü’nde iki sonuca ulaşılmıştır: (i) yönetim kurulu üyelerinin tamamının TTK m. 363 uyarınca değiştirilmesi TTK m. 408’in varlığı nedeniyle mümkün değildir; (ii) TTK m. 363 uyarınca atanan üyeler, ancak tescil edilmelerini takiben yeni kararlara katılabilirler. Ancak bu noktada, Bakanlık Görüşü’nün “yeni kararlar” tabiriyle üye atamaya ilişkin yeni kararları mı, yoksa yönetim kurulu tarafından alınacak tüm kararları mı kastettiği açık değildir.

TTK m. 408’in TTK m. 363 uyarınca etkisiz bırakılmasını engelleyen görüşün yerinde olduğu savunulabilir. Bununla birlikte, yönetim kurulu üyelerinin faaliyete başlayabilmek ve TTK m. 363 uygulamasına katılmak için tescil edilmesini arayan görüşün kabul edilebilirliği tartışmaya açıktır.

Yönetim Kurulu Üyelerinin Faaliyete Başlaması ve Tescilin Hukuki Niteliği

TTK m. 408 uyarınca genel kurul tarafından seçilen yönetim kurulu üyesi, üyeliği kabul etmekle birlikte yönetim kurulu üyeliğini kazanır. Dolayısıyla, üye olarak atanan kişinin göreve başlayabilmesi için tescil ve ilan edilmesi şart değildir. Bununla birlikte yönetim kurulu üyeleri TTK m. 354/1(g) uyarınca sicile tescil ve ilan edilir. Ancak bu tescil kurucu değil (tescil, yönetim kurulu üye atamasının geçerliğini etkilemez), açıklayıcıdır[ii]. Tescil ve ilanın buradaki işlevi üçüncü kişilerin bilgilenmesini sağlamaktır[iii].

Her ne kadar tescilin kurucu olmadığı kabul edilse dahi, ticaret sicilinde tescil ve ilan edilen hususlarda, örneğin şirketi temsil ve ilzam edecek kişiler, meydana gelen değişikliklerin de tescil ve ilan edilmesi gerekir. Ancak bu durum dahi, üçüncü kişilerle yapılacak işlemlere yöneliktir. Zira, yönetim kurulu üyeliğinde meydana gelen değişikliği tescil ve ilan ettirmeyen şirket adına eski yönetim kurulu üyelerinin yapacağı işlemlerden şirket sorumlu olacaktır; meğer ki üçüncü kişinin müspet vukfu ispatlansın.

Buna rağmen, yukarıda anılan Bakanlık Görüşü, TTK m. 363 uyarınca atanan yönetim kurulu üyelerinin, yapılacak yeni üye atamalarına katılabilmek için tescil edilmesi gerektiğini belirtir ve tescile kurucu bir işlev yükler. Bu tutumun kanun ve doktrin ile uyumlu olmadığı söylenebilir.

Bu durumda ortaya çıkan bir diğer sorun, TTK m. 363 uyarınca atanan ve genel kurul tarafından onaylanan, ancak ilgili genel kurul kararı henüz tescil edilmeyen bir yönetim kurulu üyesinin, TTK m. 363 uyarınca yapılacak yeni üye atamalarına ilişkin kararlara katılıp katılamayacağıdır. Genel kurul tarafından onaylanan bir üyenin, tıpkı genel kurul tarafından atanan üye gibi değerlendirilmesi gerekir. Bakanlık Görüşü bu konuda açık değil ise de, bu durumda dahi tescilin varlığını araması, kendi görüşü açısından tutarlı olacaktır.

Sonuç

Görüldüğü üzere, yönetim kurulunun TTK m. 363 uyarınca yapılacak üye atamalarına katılabilmesi için tescilin zorunlu tutulması kanun ve doktrin görüşleri ile uyumlu değildir. Bununla birlikte, TTK m. 363 hükmünün, genel kurulun yönetim kurulu üyelerini seçme yetkisini bertaraf edecek şekilde kullanılmaması gerekir.

[i] Anılan görüşe http://www.ito.org.tr/wps/portal/tescil-ilan-kurulus?WCM_GLOBAL_CONTEXT=genelgeler linkinden ulaşılabilir. (Erişim tarihi: 25.01.2013)

[ii] Poroy, Reha/Tekinalp, Ünal/Çamoğlu, Ersin; Ortaklıklar ve Kooperatif Hukuku, İstanbul 2005, no. 557; Pulaşlı, Hasan, Şirketler Hukuku Şerhi, Ankara 2011, s. 898; Akdağ Güney, Necla; Anonim Şirket Yönetim Kurulu, İstanbul 2012, s. 15.

[iii] Bununla birlikte, TTK m. 359, tüzel kişi yönetim kurulu üyesi ile birlikte temsilcisinin sicile tescilini zorunlu kılar. Bu madde uyarınca gerçekleşecek tescilin niteliği doktrinde tartışmalıdır. Madde metninde bu konuda bir açıklık bulunmasa dahi maddenin gerekçesi buradaki tescilin kurucu olduğunu ifade eder. Gerekçeden hareket eden bir görüşe göre, TTK m. 359 uyarınca gerçekleşecek tescil kurucudur. Bkz. Pulaşlı, s. 898; Kırca, İsmail; Anonim Şirketlerde Tüzel Kişilerin Yönetim Kurulu Üyeliği, Batider 2012/2, s. 53. Diğer bir görüşe göre ise, tescilin kurucu olabilmesi için maddenin bu kurucu niteliği açıkça öngörmesi gerekir ve maddede açıkça öngörülmemesi nedeniyle tüzel kişi temsilcisinin sicile tescilinin kurucu olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Bkz. Akdağ Güney, s. 17.

Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın bu makale kullanılamaz, çoğaltılamaz, kopyalanamaz, yayımlanamaz, dağıtılamaz veya başka bir suretle yayılamaz. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın oluşturulan içerikler takip edilmekte olup, hak ihlalinin tespiti halinde yasal yollara başvurulacaktır.

Diğer İçerikler

Hukuk Postası
Hisse Devir Vaadi Sözleşmesi’nin Tarafları ve Sözleşmelerin Nispiliği

Kural olarak sözleşmeden doğan hak ve borçlar sadece sözleşmenin tarafı olan alacaklı ve borçlu arasında hukukî sonuç doğurur. Bu prensip hukukumuzda “sözleşmelerin nispiliği” olarak adlandırılır. Genel olarak, sözleşmenin tarafları dışındaki üçüncü kişiye bir edimin yerine getirilmesinin üstlenildiği...

Ticaret Hukuku 31.07.2022
Hukuk Postası
Değişen E-ticaret Kanunu Neler Getiriyor?

Dijitalleşen dünyada büyüyen ve gelişen e-ticaretin kuralları değişiyor. Önceleri dijital pazarın odak noktası olarak gösterilen e-ticaret, çok geçmeden dijital ekonominin itici gücü olarak ifade edilmeye başladı. Ancak e-ticaretin büyüme hızı ve kısa süre içinde geçirdiği dönüşüm dikkate alındığında...

Ticaret Hukuku 31.07.2022
Hukuk Postası
Sermaye Şirketlerinde Haklı Nedenle Fesih Davası

Bir şirketin feshi, tescil ile kazanılan tüzel kişiliğin ortadan kalkmasına yol açarak, şirketin sona erme sebeplerinden biri olarak karşımıza çıkan infisahın, özellikli bir görünümüdür. Hâkimin inşai hükmüyle bir şirketin feshine ve bunun doğal sonucu olarak sona ermesine yol açan bu özel dava türü...


Ticaret Hukuku 30.06.2022
Hukuk Postası
Aile Şirketlerinde Yol Ayrımı

Kontrol veya yönetimin bir ailenin üyelerine ait olduğu şirketler, aile şirketi olarak kabul edilir. Aile üyeleri, şirket kontrolünü sağlayan payları elinde tutabildiği gibi yönetim yetkisini de elinde bulundurur. Aile şirketleri, aile üyeleri için fırsat, güvence ve gelir demektir...

Ticaret Hukuku 30.06.2022
Hukuk Postası
Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Karayolu ile Eşya Taşıması

Türkiye 7 Aralık 1993 tarihli 3939 sayılı Kanun ile Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı için Mukavele Sözleşmesi’ne (“CMR”) katılmayı uygun buldu ve CMR Türkiye’de 31 Ekim 1995 tarihinde yürürlüğe girdi. CMR’nin 1/1 maddesi uyarınca, tarafların tabiiyeti ve ikamet yerinden bağımsız olarak...

Ticaret Hukuku Ağustos 2017
Hukuk Postası
Adi Ortaklıklar

Türk hukukunda adi ortaklıklar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) 620 ve devamı maddelerinde düzenlenir. Adi ortaklık sözleşmesi, iki veya daha fazla kişinin emeklerini veya mallarını ortak bir amaca (nihai olarak kazanç elde etme amacına) ulaşmak üzere...

Ticaret Hukuku Nisan 2014
Hukuk Postası
Tüzel Kişilerin Tabiyeti
Ticaret Hukuku Ekim 2012
Hukuk Postası
Genel Kurul Kararlarının İptal Nedeni Olarak Örtülü Kazanç Aktarımı

Anonim şirketlerde örtülü kazanç aktarımı, geniş anlamda şirket malvarlığının ilişkili taraflara aktarılmasını konu alan ve birçok farklı görünümü barındıran bir kavram olarak karşımıza çıkar. Sermaye piyasaları hukukunda kanun seviyesinde ve...

Ticaret Hukuku Şubat 2022
Hukuk Postası
Türk ve Alman Hukukunda Elektronik İmza
Ticaret Hukuku Aralık 2021
Hukuk Postası
Bilgi Sistemleri Yönetimi
Ticaret Hukuku Mart 2018
Hukuk Postası
Genel Kurul Çağrı Davaları
Ticaret Hukuku Ağustos 2021
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Taşıyanın Hapis Hakkı
Ticaret Hukuku Haziran 2021
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Oy Hakkının Donması
Ticaret Hukuku Temmuz 2020
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Veto Hakkı
Ticaret Hukuku Ağustos 2020
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Gemi Rehni
Ticaret Hukuku Mayıs 2020
Hukuk Postası
Rehinli Anonim Şirket Payının Devri
Ticaret Hukuku Mart 2020
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hacizli Payların Devri
Ticaret Hukuku Temmuz 2019
Hukuk Postası
Yönetim Kurulunda Temsil Edilme İmtiyazı
Ticaret Hukuku Mayıs 2019
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Organların Eksikliği
Ticaret Hukuku Nisan 2019
Hukuk Postası
Futbol Kulüplerinin Şirketleşmesi
Ticaret Hukuku Nisan 2019
Hukuk Postası
Hukuk Postası
2016 York Anvers Kuralları
Ticaret Hukuku Mart 2019
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Teknik İflasta Yenilikler
Ticaret Hukuku Eylül 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Primli Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Ağustos 2018
Hukuk Postası
Taksitle Satış Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Temmuz 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Limited Şirketlerde Pay Rehni
Ticaret Hukuku Haziran 2018
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Gemilerin İhtiyati Haczi
Ticaret Hukuku Mayıs 2018
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Pay Rehni
Ticaret Hukuku Mayıs 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Güncellenmiş FIDIC Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Nisan 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Türkiye’deki Hisse Opsiyon Planları
Ticaret Hukuku Haziran 2017
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Oy Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Mayıs 2017
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Rüçhan Hakkı
Ticaret Hukuku Nisan 2017
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Sermayenin Kaybı
Ticaret Hukuku Eylül 2015
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Kefil Olma Ehliyeti
Ticaret Hukuku Şubat 2015
Hukuk Postası
Acentenin Rekabet Etmeme Yükümlülüğü
Ticaret Hukuku Aralık 2014
Hukuk Postası
Özel Denetim İsteme Hakkı
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
Pay Devri mi, Malvarlığı Devri mi?
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
İmtiyazlı Pay Sahipleri Özel Kurulu
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
Limited Şirketlerde Haklı Sebeple Fesih
Ticaret Hukuku Eylül 2014
Hukuk Postası
Sermaye Taahhüdü Yoluyla Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Ağustos 2014
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Şarta Bağlı Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Mart 2014
Hukuk Postası
Anonim Şirketin Haklı Sebeple Feshi
Ticaret Hukuku Şubat 2014
Hukuk Postası
Hâkimiyet Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Ocak 2014
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisi
Ticaret Hukuku Aralık 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Paysahipleri Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Kasım 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Şubeler Ve İrtibat Büroları
Ticaret Hukuku Ağustos 2013
Hukuk Postası
TTK Hükümleri Uyarınca Ön Şirket
Ticaret Hukuku Temmuz 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Limited Şirkette Çıkma Ve Çıkarılma
Ticaret Hukuku Temmuz 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticari İşletmenin Tür Değiştirmesi
Ticaret Hukuku Nisan 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticaret Sicili Yönetmeliği
Ticaret Hukuku Ocak 2013
Hukuk Postası
Finansal Kiralama Sözleşmesi
Ticaret Hukuku Aralık 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Kar Payı Avansı
Ticaret Hukuku Eylül 2012
Hukuk Postası
Ticaret Şirketlerinin Bakanlıkça Denetimi
Ticaret Hukuku Ağustos 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Sona Erme Ve Tasfiye
Ticaret Hukuku Haziran 2012
Hukuk Postası
Yeni TTK’da Finansal Yardım Yasağı
Ticaret Hukuku Nisan 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Kurumsal Yönetim İlkeleri
Ticaret Hukuku Mart 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerin Kuruluşunda Yenilikler
Ticaret Hukuku Şubat 2011
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Temsil ve İlzam
Ticaret Hukuku Ocak 2011
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticari İşletme Rehninde Güncel Sorunlar
Ticaret Hukuku Kasım 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Faturaya Konan Vade Farkı Kaydı
Ticaret Hukuku Haziran 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlere Kayyum Atanması
Ticaret Hukuku Şubat 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Çeklerde Sil Baştan
Ticaret Hukuku Aralık 2009
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde İmtiyazlı Paylar
Ticaret Hukuku Haziran 2009
Hukuk Postası
Türk Hukuku ve FIDIC Kapsamında Ek Ücret
Ticaret Hukuku Mayıs 2009
Hukuk Postası
Türk Hukuku ve FIDIC Kapsamında Ek Süre
Ticaret Hukuku Nisan 2009
Hukuk Postası
Çek Hukukunda İki Yenilik
Ticaret Hukuku Şubat 2009
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerin Denetiminde Yeni Düzen
Ticaret Hukuku Şubat 2009

Yaratıcı hukuk çözümleri için iletişime geçin.