Hisse Devir Sözleşmeleri Kapsamında Tazminat Maddeleri

Haziran 2016 Ecem Çetinyılmaz
% 0

Giriş

Hisse devir sözleşmelerinde, satıcı tarafından alıcıya, devredilen şirketin özellikleri hakkında çeşitli sözleşmesel beyan ve tekeffüller verilir. Sözleşme kapsamındaki tazminat maddeleri, alıcıyı, satıcı tarafından verilen beyan ve tekeffüllerin ihlaline karşı korur ve risk ve sorumluluğu taraflar arasında paylaştırır. Bu Hukuk Postası makalesi, satıcının alıcıyı tazmin etme yükümlülüğü, satıcının sorumluluğunu sınırlandırma yöntemleri, söz konusu sınırlandırmaların uygulanmayacağı haller, üçüncü şahıs talepleri, alıcının zararları hafifletme yükümlülüğü ve çifte tazminat yasağı dahil olmak üzere tazminat maddelerini çeşitli açılardan inceler.

Tazmin Yükümlülüğü

Hisse devir sözleşmelerinde tazminat taleplerine yol açabilecek ihlaller tek tek belirlenebileceği gibi, genel bir ihlal ve tazminat maddesi yazılması da mümkündür. Tazminat maddeleri satıcının alıcıyı beyan ve tekeffüllerin ihlalinden doğan tüm zarar ve kayıplara karşı tazmin etmesini ve bunlardan ari tutmasını düzenler. Bu zararların dolaylı zararları ve kar kaybını kapsayıp kapsamayacağı tarafların anlaşmasına bağlıdır.

Sözleşme kapsamında tazminle yükümlü olan taraf, satıcı veya birden fazla satıcı olması halinde, satıcılar veya satıcılardan yalnızca biri olarak belirlenebilir. Tüm satıcılar müşterek ve müteselsil sorumlu tutulabileceği gibi, her bir satıcı, satışa konu şirketteki ortaklık payıyla orantılı olarak da sorumlu tutulabilir. Tazmin edilen taraf, alıcı ve/veya bahse konu şirket olabilir.

Sorumluluğun Sınırlandırılması

Satıcıların hisse devir sözleşmeleri kapsamındaki sorumlulukları sınırsız değildir. Taraflar satıcıların sorumluluğunu özellikle zamansal ve parasal açıdan sınırlayan hükümlere yer verirler. Sorumluluğun ne derecede sınırlandırılacağı tarafların müzakerelerine bağlıdır.

Bununla birlikte, hemen hemen tüm hisse devir sözleşmelerinde, taraflar satıcının sorumluluğun sınırlandırılmasının belirli durumlarda uygulanmayacağını kararlaştırırlar. Bu durumlara örnek olarak şunlar verilebilir: (i) eğer talep satıcı tarafından yapılan herhangi bir hileli eylem veya kasıtlı yanlış ifadeden kaynaklanıyorsa; (ii) aşağıdaki bölümlerde açıklandığı üzere, talebin, satıcının hisselerinin mülkiyetiyle ilgili olduğu oranda; veya (iii) bir cezai ya da yasal para cezası veya yaptırımının tazmini için yapılan bir talebin, kapanış öncesi gerçekleşen bir olay veya durumla ilgili olduğu oranda.

Zamansal Sınırlamalar

Zamansal anlamda ilk sınırlama çeşidi, alıcının talebe sebebiyet veren olay, olgu veya durumdan haberdar olmasından itibaren satıcıya bildirimde bulunması gereken zaman dilimidir. Pratikte bu süre genellikle on beş ila otuz gün arasında düzenlenir. Sürenin alıcının söz konusu olay, olgu ya da durumdan haberdar olduğu veya makul olarak haberdar olması gereken zamanda başlayacağı da düzenlenebilir. Haberdar olma yükümlülüğü satışa konu şirketi, alıcının bağlı şirketlerini ve bunların yöneticilerini, çalışanlarını veya danışmanlarını da kapsayabilir.

İkinci sınırlama çeşidi ise genel sınırlamadır; satıcı bu sürenin bitmesini takiben sorumluluktan tamamıyla kurtulur. Bu süre genellikle farklı konulardan doğan talepler için ayrı ayrı düzenlenir. Örneğin, vergisel tekeffüllere ilişkin talepler genellikle kapanış tarihinden itibaren altı yıl ile sınırlanır (uygulanacak hukukta vergi talepleri için geçerli olan yasal zamanaşımı süresine bağlı olarak); diğer talepler on sekiz ila otuz altı ay arasında değişen süre sınırlamalarına tabi olur; ve satıcının yetkisine, hisselerin mülkiyetine ve geçerliliğine ilişkin talepler ise hisse devir işlemlerinde taşıdıkları önem ve işlemin temelini oluşturmaları sebebiyle hiçbir zamansal sınırlamaya tabi tutulmazlar.

Satıcının sözleşme kapsamındaki tazmin yükümlülüğü, herhangi bir yanıt vermesine ya da ihbarda bulunmasına gerek olmaksızın, belirtilen sürelerin sonunda bildirilen ihlallere ilişkin olarak ortadan kalkar. Sözleşmede ayrıca, ilgili talep bildiriminin, satışa konu şirketin alıcının iştiraki olması durumunun sona ermesinden sonra yapılması halinde, satıcının söz konusu talepten sorumlu olmayacağı da düzenlenebilir.

Parasal Sınırlamalar

Tazminat maddelerinde parasal sınırlamalar da iki kategori altında düzenlenir: üst limitler ve alt limitler.

Satıcının sorumluluğu genellikle satışa konu şirketin satış bedelinin belirli bir yüzdesiyle sınırlandırılır. Satıcının hisse devir sözleşmesi tahtındaki bir talepten doğan toplam sorumluluğunun, diğer tüm taleplerle toplandığında, söz konusu belirlenmiş yüzdeyi geçmeyeceği kararlaştırılabilir. Bununla birlikte, yukarıda zamansal sınırlamalar altında açıklanan duruma benzer olarak, farklı konulardan doğan talepler ayrı ayrı düzenlenebilir ve daha önemli beyan ve tekeffüller için daha yüksek yüzdeler belirlenebilir. Satıcının yetkisi ve hisselerin mülkiyeti ile geçerliliğine ilişkin talepler genellikle hisse devir bedelinin %100’ü ile sınırlanır veya hiç sınırlanmaz. Tazminat maddelerinde söz konusu parasal üst limitlerin kümülatif olmadığının düzenlenmesi de önemlidir; başka bir deyişle, bir beyan ve tekeffül kapsamındaki talepler, diğer bir beyan ve tekeffül kapsamındaki taleplere ilişkin limitleri de düşürür.

Üst limitlere ilaveten, hisse devir sözleşmelerinde asgari bir tutar belirlenerek, herhangi bir talepten doğan sorumluluk miktarı söz konusu tutarı geçmedikçe satıcının sorumlu olmayacağı düzenlenir. Bu tutar belirli bir rakam olarak belirlenebileceği gibi, satış bedelinin bir yüzdesi olarak de belirlenebilir (genellikle %0,1 ila %1,5 arası).

Ayrıca, bir talep asgari tutarın üzerinde bile olsa, alıcının satıcıya karşı talepte bulunabilmesi için sözleşmede ulaşılması gereken bir toplam tutar (diğer bir deyişle biriken tutar) belirlenebilir. Böylece, bir talebin ve sözleşme tahtında yapılan diğer tüm taleplerin toplamı (her biri asgari tutardan yüksek olmak üzere) hisse devir bedelinin belirli bir yüzdesini aşmadıkça, satıcının bu talepten sorumlu olmayacağı kararlaştırılır. Satıcının sorumluluğunun toplam talep tutarının yalnızca biriken tutarı aşan kısmıyla mı sınırlı olacağı yoksa satıcının sadece aşan kısımdan değil de tüm tutardan mı sorumlu olacağı taraflar arasındaki anlaşmaya bağlıdır.

Sorumsuzluk Halleri

Son olarak, tazminat maddeleri, alıcı tarafından yapılan taleplere ilişkin olarak satıcının hiçbir şekilde sorumlu tutulamayacağı halleri de düzenler. Bu hallere örnek olarak şunlar verilebilir: Bir talebin (i) alıcı tarafından kapanış tarihinden sonra yapılan bir fiil, ihmal ya da işlemden; (ii) yeni çıkarılan vergiler de dahil olmak üzere, kapanış tarihinden sonra kanunlardaki veya kanunların genel kabul gören yorumlarındaki değişikliklerden; (iii) alıcının hisse devir sözleşmesi tahtındaki yükümlülüklerinin ihlalinden; (iv) satıcı tarafından alıcının talebi üzerine yapılan iş veya ihmallerden; (v) alıcıya veri odasında, hesaplarda veya başka bir yerde ifşa edilen veya hisse devir sözleşmesinin imzalanmasından önce kamuya açık olan olay, olgu ya da durumlardan; (vi) şirketin alıcıya sağlanan hesaplarında karşılık ayrılmış olan konulardan kaynaklandığı veya bunlar sebebiyle arttığı haller.

Diğer Hükümler

Üçüncü Şahıs Talepleri

Satıcının tazminat sorumluluğunun doğmasına yol açabilecek olay, olgu veya durumun resmi kurumlar da dahil olmak üzere üçüncü kişilerin talep, iddia ve davalarından kaynaklanması halinde – ki bunlar hisse devir sözleşmeleri kapsamında üçüncü şahıs talepleri olarak adlandırılırlar – alıcı ve/veya satışa konu şirket genellikle söz konusu olay, olgu ya da durumdan haberdar olmasından itibaren belirli bir süre içinde satıcıyı yazılı olarak bilgilendirmekle yükümlü tutulur.

Sözleşmede alıcının, satıcının talebi üzerine, satıcının kendi yasal temsilcileri aracılığıyla ve masrafları kendisine ait olmak üzere dava veya takibi üstlenmesine ve alıcı ve/veya satışa konu şirket adına üçüncü şahıs talebine karşı savunma yapmasına izin vereceği düzenlenebilir. Alıcı da söz konusu dava veya takibe katılmayı seçebilir. Davanın satıcı tarafından yürütülmesi halinde, satıcının gerekli savunmayı yapabilmesini teminen, alıcının satıcıya gerekli tüm bilgi, belge ve desteği vermesi, satıcının şirketin tesislerine, hesap ve kayıtlarına erişimini sağlaması ve bunların şirket tarafından da yapılmasını temin etmesi gerekir. Savunmanın satıcı tarafından üstlenilmemesi ve dolayısıyla alıcı tarafından yürütülmesi halinde, gerekli bilgileri sağlama yükümlülüğü satıcıda olur. Hisse devir sözleşmeleri ayrıca, alıcının, satıcının yazılı ön inini almaksızın herhangi bir uzlaşma yapmayacağını ve sorumluluk kabul etmeyeceğini ve satışa konu şirketin de uzlaşma yapmamasını ve sorumluk kabul etmemesini sağlayacağını düzenler.

Zararların Hafifletilmesi

Tazminat maddeleri alıcıyı, satıcıya herhangi bir talep yöneltmeden önce, maruz kaldığı her türlü kayıp ve zararın önlenmesi veya azaltılması için makul olan tüm önlemleri alma ve satışa konu şirketin de almasını sağlama yükümlülüğü altına sokabilir.

İhlallerin Düzeltilmesi

Tazminat maddeleri ihlallerin düzeltilmesine olanak sağlayabilir. Bu amaçla, herhangi bir talebe neden olan olay, olgu veya durum düzeltilebilir olduğu ve satıcı tarafından veya masrafı satıcıya ait olacak şekilde belirlenen süre içerisinde düzeltildiği ölçüde satıcının söz konusu talepten sorumlu olmayacağı düzenlenir ve alıcı için söz konusu düzeltme sürecinde satıcıyla işbirliği yapma yükümlülüğü öngörülebilir. İhlalin düzeltilebilir olduğu bu gibi hallerde alıcı, ancak ihlal düzeltilmemiş ise satıcıya talebini yöneltebilir.

Çifte Tazminat Olmaması

Tazminat maddeleri genellikle herhangi bir talebin aynı olay, olgu veya durumdan kaynaklanması halinde alıcının birden fazla kez tazmin edilmesinin önüne geçer. Ayrıca, satıcı alıcıya talebi doğrultusunda herhangi bir tazminat ödemesi yapmışsa ve alıcı ve/veya satışa konu şirket söz konusu talebe ilişkin olarak başka bir kişiden veya herhangi bir sigorta kapsamında tazminata hak kazanmışsa, alıcı söz konucu alacağını satıcıya devretmekle veya, söz konusu ödeme yapılmışsa, bu ödemeyi satıcıya iade etmekle yükümlü olur.

Başka Çare Olmaması

Taraflarca genellikle, satıcının hisse devir sözleşmesi tahtındaki sorumluluğunun münhasıran sözleşme hükümlerine tabi olacağı, alıcının satıcıdan yalnızca sözleşme hükümleri kapsamında tazminat talep edebileceği ve uygulanacak hukuk kapsamında öngörülmüş olan diğer çarelerin uygulanmayacağı kararlaştırılır. Bununla birlikte, böyle bir düzenlemenin uygulanacak hukuk bakımından mümkün olmayabileceği ve uygulanacak hukukun emredici kurallarının tarafların aksi yöndeki anlaşmasına rağmen geçerli olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

Sonuç

Hisse devir sözleşmeleri alıcıyı satıcı tarafından verilen beyan ve tekeffüllerin ihlaline karşı korumak ve risk ve sorumluluğu taraflar arasında paylaştırmak amacıyla tazminat maddeleri içerir. Ancak satıcının söz konusu tazmin yükümlülüğü, satıcının hileli eylem veya kasıtlı yanlış ifadesinden kaynaklanan talepler hariç olmak üzere, özellikle zaman ve miktar açısından sınırlandırılır. Sınırlamanın kapsamı talebin konusuna göre değişiklik gösterebilir. Tazminat maddeleri ayrıca alıcının üçüncü şahıs taleplerine ilişkin bildirim yükümlülüğünü, alıcının satıcıya karşı bir talep yöneltmeden önce maruz kaldığı kayıp ve zararın önlenmesi veya azaltılması için makul olan tüm önlemleri alma yükümlülüğünü, herhangi bir talebin konusunu oluşturan olaya ilişkin birden fazla kez tazmin edilme yasağını ve uygulanacak hukuk tahtında öngörülmüş olan diğer çarelerin uygulanamayacağını düzenler.

Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın bu makale kullanılamaz, çoğaltılamaz, kopyalanamaz, yayımlanamaz, dağıtılamaz veya başka bir suretle yayılamaz. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın oluşturulan içerikler takip edilmekte olup, hak ihlalinin tespiti halinde yasal yollara başvurulacaktır.

Diğer İçerikler

Hukuk Postası
Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Karayolu ile Eşya Taşıması

Türkiye 7 Aralık 1993 tarihli 3939 sayılı Kanun ile Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı için Mukavele Sözleşmesi’ne (“CMR”) katılmayı uygun buldu ve CMR Türkiye’de 31 Ekim 1995 tarihinde yürürlüğe girdi. CMR’nin 1/1 maddesi uyarınca, tarafların tabiiyeti ve ikamet yerinden bağımsız olarak...

Ticaret Hukuku Ağustos 2017
Hukuk Postası
Adi Ortaklıklar

Türk hukukunda adi ortaklıklar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) 620 ve devamı maddelerinde düzenlenir. Adi ortaklık sözleşmesi, iki veya daha fazla kişinin emeklerini veya mallarını ortak bir amaca (nihai olarak kazanç elde etme amacına) ulaşmak üzere...

Ticaret Hukuku Nisan 2014
Hukuk Postası
Tüzel Kişilerin Tabiyeti
Ticaret Hukuku Ekim 2012
Hukuk Postası
Genel Kurul Kararlarının İptal Nedeni Olarak Örtülü Kazanç Aktarımı

Anonim şirketlerde örtülü kazanç aktarımı, geniş anlamda şirket malvarlığının ilişkili taraflara aktarılmasını konu alan ve birçok farklı görünümü barındıran bir kavram olarak karşımıza çıkar. Sermaye piyasaları hukukunda kanun seviyesinde ve...

Ticaret Hukuku Şubat 2022
Hukuk Postası
Türk ve Alman Hukukunda Elektronik İmza
Ticaret Hukuku Aralık 2021
Hukuk Postası
Bilgi Sistemleri Yönetimi
Ticaret Hukuku Mart 2018
Hukuk Postası
Genel Kurul Çağrı Davaları
Ticaret Hukuku Ağustos 2021
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Taşıyanın Hapis Hakkı
Ticaret Hukuku Haziran 2021
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Oy Hakkının Donması
Ticaret Hukuku Temmuz 2020
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Veto Hakkı
Ticaret Hukuku Ağustos 2020
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Gemi Rehni
Ticaret Hukuku Mayıs 2020
Hukuk Postası
Rehinli Anonim Şirket Payının Devri
Ticaret Hukuku Mart 2020
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hacizli Payların Devri
Ticaret Hukuku Temmuz 2019
Hukuk Postası
Yönetim Kurulunda Temsil Edilme İmtiyazı
Ticaret Hukuku Mayıs 2019
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Organların Eksikliği
Ticaret Hukuku Nisan 2019
Hukuk Postası
Futbol Kulüplerinin Şirketleşmesi
Ticaret Hukuku Nisan 2019
Hukuk Postası
Hukuk Postası
2016 York Anvers Kuralları
Ticaret Hukuku Mart 2019
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Teknik İflasta Yenilikler
Ticaret Hukuku Eylül 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Primli Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Ağustos 2018
Hukuk Postası
Taksitle Satış Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Temmuz 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Limited Şirketlerde Pay Rehni
Ticaret Hukuku Haziran 2018
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Gemilerin İhtiyati Haczi
Ticaret Hukuku Mayıs 2018
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Pay Rehni
Ticaret Hukuku Mayıs 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Güncellenmiş FIDIC Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Nisan 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Türkiye’deki Hisse Opsiyon Planları
Ticaret Hukuku Haziran 2017
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Oy Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Mayıs 2017
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Rüçhan Hakkı
Ticaret Hukuku Nisan 2017
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Sermayenin Kaybı
Ticaret Hukuku Eylül 2015
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Kefil Olma Ehliyeti
Ticaret Hukuku Şubat 2015
Hukuk Postası
Acentenin Rekabet Etmeme Yükümlülüğü
Ticaret Hukuku Aralık 2014
Hukuk Postası
Özel Denetim İsteme Hakkı
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
Pay Devri mi, Malvarlığı Devri mi?
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
İmtiyazlı Pay Sahipleri Özel Kurulu
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
Limited Şirketlerde Haklı Sebeple Fesih
Ticaret Hukuku Eylül 2014
Hukuk Postası
Sermaye Taahhüdü Yoluyla Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Ağustos 2014
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Şarta Bağlı Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Mart 2014
Hukuk Postası
Anonim Şirketin Haklı Sebeple Feshi
Ticaret Hukuku Şubat 2014
Hukuk Postası
Hâkimiyet Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Ocak 2014
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisi
Ticaret Hukuku Aralık 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Paysahipleri Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Kasım 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Şubeler Ve İrtibat Büroları
Ticaret Hukuku Ağustos 2013
Hukuk Postası
TTK Hükümleri Uyarınca Ön Şirket
Ticaret Hukuku Temmuz 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Limited Şirkette Çıkma Ve Çıkarılma
Ticaret Hukuku Temmuz 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticari İşletmenin Tür Değiştirmesi
Ticaret Hukuku Nisan 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticaret Sicili Yönetmeliği
Ticaret Hukuku Ocak 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Finansal Kiralama Sözleşmesi
Ticaret Hukuku Aralık 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Kar Payı Avansı
Ticaret Hukuku Eylül 2012
Hukuk Postası
Ticaret Şirketlerinin Bakanlıkça Denetimi
Ticaret Hukuku Ağustos 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Sona Erme Ve Tasfiye
Ticaret Hukuku Haziran 2012
Hukuk Postası
Yeni TTK’da Finansal Yardım Yasağı
Ticaret Hukuku Nisan 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Kurumsal Yönetim İlkeleri
Ticaret Hukuku Mart 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerin Kuruluşunda Yenilikler
Ticaret Hukuku Şubat 2011
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Temsil ve İlzam
Ticaret Hukuku Ocak 2011
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticari İşletme Rehninde Güncel Sorunlar
Ticaret Hukuku Kasım 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Faturaya Konan Vade Farkı Kaydı
Ticaret Hukuku Haziran 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlere Kayyum Atanması
Ticaret Hukuku Şubat 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Çeklerde Sil Baştan
Ticaret Hukuku Aralık 2009
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde İmtiyazlı Paylar
Ticaret Hukuku Haziran 2009
Hukuk Postası
Türk Hukuku ve FIDIC Kapsamında Ek Ücret
Ticaret Hukuku Mayıs 2009
Hukuk Postası
Türk Hukuku ve FIDIC Kapsamında Ek Süre
Ticaret Hukuku Nisan 2009
Hukuk Postası
Çek Hukukunda İki Yenilik
Ticaret Hukuku Şubat 2009
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerin Denetiminde Yeni Düzen
Ticaret Hukuku Şubat 2009

Yaratıcı hukuk çözümleri için iletişime geçin.