Anonim Şirketlerde Veto Hakkı

Ağustos 2020 Tuna Çolgar
% 0

Giriş

Anonim şirketler bakımından, pay sahipliği oranları aynı olmayan ortakların, ortak kontrol sağlayabilmesinin çeşitli yöntemleri vardır. Bunlardan ilki oyda imtiyaz yaratılması suretiyle payları azınlıkta olan ortak veya ortaklara çoğunluk pay sahipleri ile eşit oy hakkı tanınarak ortak kontrol sağlanmasıdır. Bir diğer ortak kontrol sağlama metodu da ilgili organda (Genel Kurul veya Yönetim Kurulu) yeter sayıların artırılmasıdır. Gerek toplantı yeter sayıları gerekse karar yeter sayıları arttırılarak hakim pay sahibi dışındaki pay sahiplerinin de şirketin kontrolünde söz sahibi olmaları sağlanabilir. Bu çalışmada detaylandırılarak incelenecek, ortak kontrolü sağlama yöntemlerinden biri de belirli konularda, belirli paylara veya pay sahiplerine veto hakkı verilmesidir. Bu veto hakkı; belirli stratejik konularda genel kurula ilişkin toplantı ve karar nisaplarının artırılması veya bu konularda belirli pay gruplarının olumlu oyu olmaksızın karar alınamaması şeklinde düzenlenebilir. Bunların yanında korporatif nitelikte olmayan şekilde paya bağlı olmayan pay sahibine bağlı olan veto hakkı da yaratılabilir.

Veto Hakkının Hukuki Niteliği

Veto hakkı, belirli bir kararın alınmasında iradesi etkili olan kişilerden herhangi birine, birkaçına veya her birine tanınan ve sahibine söz konusu kararın alınmasını önleme yetkisini bahşeden haktır[1]. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere veto hakkı sahibi, karar alınmasına ilişkin tüm koşulların oluştuğu hallerde, aksi yöndeki iradesini açıklayarak söz konusu kararın alınmasını engelleyebilmektedir[2].

Veto hakları için yapılabilecek ilk ayrım veto hakkının kaynağı üzerinden yapılabilir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (“TTK”) 421’inci maddesinin 2’nci fıkrasında yer alan pay sahiplerinin taahhütlerini arttırma ve şirket merkezinin yurt dışına taşınmasına ilişkin kararlarda oybirliği aranmasına ilişkin düzenleme, her bir pay sahibine bu konularda veto hakkı tanır. Bu kararlara TTK m. 462/3’te düzenlenen şirket fonları kullanmaksızın nakdi sermaye artırımı yapılmasına ilişkin kararlarda oybirliği aranacağına ilişkin düzenleme de eklenebilir. Bu konularda her bir pay sahibine tanınan veto hakkı, kanuni veto hakkıdır.

Karar yetersayılarının yükseltilmesinin yanında, uygulamada görülen bir diğer yöntem ise, genel kurulda belirli bir gruba ait payların temsil edilmemesi veya yönetim kurulunda belirli bir pay grubunu temsil eden yönetim kurulu üyesinin katılmaması halinde, toplantı yeter sayısının oluşmayacağına ilişkin düzenlemenin esas sözleşmeye eklenmesidir.

Bunun yanında sözleşmesel veto hakkı ise, pay sahiplerinin iradesi ile esas sözleşme veya pay sahipleri sözleşmesine yansıtılan veto hakkıdır. Bu bağlamda, pay sahipleri belirli kararların alınmasında iradesini etkili kılmak istedikleri kimselere o kararlara özgü olarak esas sözleşmede veya ortaklar sözleşmesinde veto hakkı tanır[3].

Sözleşmesel veto hakkı, belirli konulara belirli pay grubuna tanınabileceği gibi, belirli pay sahiplerine de tanınabilir. Bu ayrım veto hakkının hukuki niteliği açısından önem taşır. Belirli pay grubuna bağlanan, esas sözleşmede yer alan ve genel kurulda kullanılması söz konusu olan veto hakları hukuki nitelik bakımından imtiyaz veya yetersayı düzenlemesi olarak nitelendirilir. Yetersayının ağırlaştırılmasından farklı olarak, belirli bir pay grubunun alınacak kararda olumlu oyunun aranması şeklinde oluşan paya bağlanmış veto hakkının esas sözleşmede düzenlenmesi halinde, kanun veya esas sözleşmede o konuda öngörmüş olduğu yeter sayılara ulaşılsa dahi, söz konusu veto hakkı sahibi pay grubunun olumlu oyu olmaksızın ilgili karar alınamayacaktır.

Bu bağlamda, genel kurulda alınacak kararlar kapsamında, veto hakkına sahip pay grubu belirli kararların alınmasını önleme gücüne sahip olduğundan, diğer paylara nazaran üstün bir hakka sahiptir. Bu sebeple belirli bir pay grubuna tanınan bu çeşit veto hakkı imtiyaz olarak nitelendirilir.

TTK sisteminde imtiyazın paya tanınacağı öngörülmüştür. Paya değil de kişiye, sıfata, makama bağlanan haklar, yetkiler ve üstünlükler TTK’ya göre imtiyaz değildir. Bu şekilde kişiye tanınan veto hakkı – geçerli olduğu kabul edilse dahi – imtiyaz olarak değerlendirilmez; “akdi (sözleşmesel) hak” olarak adlandırılır ve sözleşmesel bir hakkın esas sözleşmeye yazılması ona anonim ortaklık hukukuna ait bir hak niteliği vermez[4].

Esas sözleşmenin gerçek içeriğine dâhil olmayan şahsa tanınan veto hakkı korporatif nitelikte değildir ve ilgili pay sahibi ile anonim ortaklık arasında sözleşmesel bir ilişki konusudur. Buna karşılık genel kurula ilişkin toplantı ve karar yeter sayılarının yükseltilmesi veya stratejik kararların alınmasında belirli pay grubunun olumlu oyunu öngören esas sözleşme düzenlemeleri yoluyla bir veto hakkı yaratılması halinde bu veto hakkı korporatif niteliktedir[5].

Pay sahipleri sözleşmesi ile tanınan hakların ve esas sözleşmede yer alan fakat gerçek esas sözleşme hükmü niteliğinde olmayan, diğer bir deyişle korporatif olmayan hakların, korporatif nitelikteki esas sözleşme hükümlerinden hukuki nitelik ve etki açısından farkı, ortaklıklar hukuku çerçevesinde değil borçlar hukuku çerçevesinde değerlendirilmesi ve esas sözleşmenin korporatif hükümlerinin sağladığı yaptırım gücüne sahip olmamalarıdır[6]. Diğer bir deyişle korporatif nitelikte olmayan veto hakkının ihlali halinde, aynen ifanın elde edilmesindeki güçlük nedeniyle, tanınan veto hakkının yerine getirilmesi çoğu kez sağlanamaz.

Korporatif nitelikteki esas sözleşme hükümleri yalnızca o sırada paya sahip olan, esas sözleşmeyi imzalayan veya esas sözleşme değişikliğine olumlu oy veren pay sahiplerini değil, mevcut ve gelecek tüm pay sahiplerini bağlayan, ortaklıksal nitelikte bir hükümdür[7]. Bu nedenle veto hakkının bireysel olarak pay sahibine tanınması yerine, paya bağlanarak imtiyaz niteliğinde belirli bir pay grubuna tanınması, hakkın hem etkisini hem de yaptırım gücünü arttıracak ve ortaklıklar hukukunun kapsamına dâhil edecektir.

Paya bağlanarak imtiyaz niteliği kazanan veto hakkı, TTK m. 454 hükümleri uyarınca emredici hükümle koruma altında olup, veto hakkı tanınmış olan payların sahibinin olumlu oyu olmaksızın kaldırılamaz niteliktedir.

Genel kurulda belirli kararların alınması için belirli pay gruplarının olumlu oyunun aranması şeklinde düzenlenen veto hakkı ile yönetim kurulunda belirli bir pay grubunun menfaatini temsil eden yönetim kurulu üyelerine tanınan veto hakkı hukuki nitelik ve etki bakımından birbirlerinden farklı değerlendirilmelidir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, yönetim kurulunda belirli bir pay grubunun menfaatini temsil eden yönetim kurulu üyelerinin olumlu oyu olmaksızın belirli kararların alınamayacağı şeklinde tanınan veto hakkı, pay ile bağlantılı olan hatta daha doğru bir ifade ile “paydan kaynaklanan” bir hak olması itibariyle geçerlidir[8]. Bu veto hakkı düzenlemesi belirli konularda yetersayıların arttırılması ile aynı etkiyi yaratsa da, yetersayıların ağırlaştırılmasında olumlu oyu hangi pay grubunun verdiğine bakılmaksızın karar alınabilmekteyken, bu durumda olumlu oy sayısı ne olursa olsun belirli pay grubunu temsil eden yönetim kurulu üyesinin olumlu oyu olmaksızın o konularda alınamayacağı için ilgili pay grubuna daha yüksek bir koruma sağlayan bir veto hakkı çeşididir.

Yetersayıların ağırlaştırılmasını da kapsayan veto hakkı düzenlemelerinin tüm kararlar için değil, belirli stratejik kararlar için düzenlenmesi şirketin işleyişinin akıcılığı, kilitlenme hallerinin ortaya çıkmaması açısından önemlidir. Hatta pay sahipleri için önemli stratejik kararların alınması konusunda, hem karar yeter sayıların ağırlaştırılması, hem de belirli bir pay grubunun olumlu oyu aranması bir arada kullanılarak o konularda karar alınması konusunda belirli pay grubunun iradesinin gerekliliği kuvvetlendirilebilir.

Sonuç

Sonuç olarak, yukarıda da bahsedildiği gibi veto hakkının çeşitli yöntemlerle düzenlenmesi mümkündür. Önemli olan amaca hizmet eden doğru yöntemle düzenlenecek veto hakkı ile belirli stratejik konularda ilgili belirli grup pay sahiplerinin iradeleri dışında o stratejik konularda karar alınmasının engellenmesidir.

Hem genel kurulda hem de yönetim kurulunda şirketin yapısına ve işleyişine ilişkin stratejik kararlar alınabilmektedir. Bu nedenle belirli stratejik kararların alınmasında belirli grup paylara sahip ortakların iradelerinin o kararlara yansıtılması için hem yönetim kurulunda hem de genel kurulda veto haklarının birlikte düzenlenmesi gerekebilmektedir.

Veto hakkı ister esas sözleşmede isterse pay sahipleri sözleşmesinde düzenlensin, geçerli olacak şekilde ve uygulanabilir biçimde kaleme alınmalıdır. Aksi durumlarda belirli pay sahiplerinin iradesinin arzu edildiği ölçüde korunması mümkün olmayacaktır.

[1] Altay, Sıtkı Anlam: Anonim Ortaklıklar Hukuku’nda Sermayeye Katılmalı Ortak Girişimler, Vedat Kiktapçılık, 2009, s. 491.

[2] Altay, s. 492.

[3] Altay, s. 492.

[4] Poroy/Tekinalp/Çamoğlu, Ortaklıklar Hukuku, Cilt-I, Yeniden Yazolmış 13. Bası, Vedat Kiktapçılık, 2014, s. 566.

[5] Altay s. 473.

[6] Okutan Nilsson, Gül: Anonim Ortaklıklarda Paysahipleri Sözleşmeleri, İstanbul 2003, s. 112.

[7] Okutan Nilsson, s. 113.

[8] Altay, s. 498.

Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın bu makale kullanılamaz, çoğaltılamaz, kopyalanamaz, yayımlanamaz, dağıtılamaz veya başka bir suretle yayılamaz. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın oluşturulan içerikler takip edilmekte olup, hak ihlalinin tespiti halinde yasal yollara başvurulacaktır.

Diğer İçerikler

Hukuk Postası
Hisse Devir Vaadi Sözleşmesi’nin Tarafları ve Sözleşmelerin Nispiliği

Kural olarak sözleşmeden doğan hak ve borçlar sadece sözleşmenin tarafı olan alacaklı ve borçlu arasında hukukî sonuç doğurur. Bu prensip hukukumuzda “sözleşmelerin nispiliği” olarak adlandırılır. Genel olarak, sözleşmenin tarafları dışındaki üçüncü kişiye bir edimin yerine getirilmesinin üstlenildiği...

Ticaret Hukuku 31.07.2022
Hukuk Postası
Değişen E-ticaret Kanunu Neler Getiriyor?

Dijitalleşen dünyada büyüyen ve gelişen e-ticaretin kuralları değişiyor. Önceleri dijital pazarın odak noktası olarak gösterilen e-ticaret, çok geçmeden dijital ekonominin itici gücü olarak ifade edilmeye başladı. Ancak e-ticaretin büyüme hızı ve kısa süre içinde geçirdiği dönüşüm dikkate alındığında...

Ticaret Hukuku 31.07.2022
Hukuk Postası
Sermaye Şirketlerinde Haklı Nedenle Fesih Davası

Bir şirketin feshi, tescil ile kazanılan tüzel kişiliğin ortadan kalkmasına yol açarak, şirketin sona erme sebeplerinden biri olarak karşımıza çıkan infisahın, özellikli bir görünümüdür. Hâkimin inşai hükmüyle bir şirketin feshine ve bunun doğal sonucu olarak sona ermesine yol açan bu özel dava türü...


Ticaret Hukuku 30.06.2022
Hukuk Postası
Aile Şirketlerinde Yol Ayrımı

Kontrol veya yönetimin bir ailenin üyelerine ait olduğu şirketler, aile şirketi olarak kabul edilir. Aile üyeleri, şirket kontrolünü sağlayan payları elinde tutabildiği gibi yönetim yetkisini de elinde bulundurur. Aile şirketleri, aile üyeleri için fırsat, güvence ve gelir demektir...

Ticaret Hukuku 30.06.2022
Hukuk Postası
Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Karayolu ile Eşya Taşıması

Türkiye 7 Aralık 1993 tarihli 3939 sayılı Kanun ile Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı için Mukavele Sözleşmesi’ne (“CMR”) katılmayı uygun buldu ve CMR Türkiye’de 31 Ekim 1995 tarihinde yürürlüğe girdi. CMR’nin 1/1 maddesi uyarınca, tarafların tabiiyeti ve ikamet yerinden bağımsız olarak...

Ticaret Hukuku Ağustos 2017
Hukuk Postası
Adi Ortaklıklar

Türk hukukunda adi ortaklıklar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) 620 ve devamı maddelerinde düzenlenir. Adi ortaklık sözleşmesi, iki veya daha fazla kişinin emeklerini veya mallarını ortak bir amaca (nihai olarak kazanç elde etme amacına) ulaşmak üzere...

Ticaret Hukuku Nisan 2014
Hukuk Postası
Tüzel Kişilerin Tabiyeti
Ticaret Hukuku Ekim 2012
Hukuk Postası
Genel Kurul Kararlarının İptal Nedeni Olarak Örtülü Kazanç Aktarımı

Anonim şirketlerde örtülü kazanç aktarımı, geniş anlamda şirket malvarlığının ilişkili taraflara aktarılmasını konu alan ve birçok farklı görünümü barındıran bir kavram olarak karşımıza çıkar. Sermaye piyasaları hukukunda kanun seviyesinde ve...

Ticaret Hukuku Şubat 2022
Hukuk Postası
Türk ve Alman Hukukunda Elektronik İmza
Ticaret Hukuku Aralık 2021
Hukuk Postası
Bilgi Sistemleri Yönetimi
Ticaret Hukuku Mart 2018
Hukuk Postası
Genel Kurul Çağrı Davaları
Ticaret Hukuku Ağustos 2021
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Taşıyanın Hapis Hakkı
Ticaret Hukuku Haziran 2021
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Oy Hakkının Donması
Ticaret Hukuku Temmuz 2020
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Gemi Rehni
Ticaret Hukuku Mayıs 2020
Hukuk Postası
Rehinli Anonim Şirket Payının Devri
Ticaret Hukuku Mart 2020
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hacizli Payların Devri
Ticaret Hukuku Temmuz 2019
Hukuk Postası
Yönetim Kurulunda Temsil Edilme İmtiyazı
Ticaret Hukuku Mayıs 2019
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Organların Eksikliği
Ticaret Hukuku Nisan 2019
Hukuk Postası
Futbol Kulüplerinin Şirketleşmesi
Ticaret Hukuku Nisan 2019
Hukuk Postası
Hukuk Postası
2016 York Anvers Kuralları
Ticaret Hukuku Mart 2019
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Teknik İflasta Yenilikler
Ticaret Hukuku Eylül 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Primli Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Ağustos 2018
Hukuk Postası
Taksitle Satış Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Temmuz 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Limited Şirketlerde Pay Rehni
Ticaret Hukuku Haziran 2018
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Gemilerin İhtiyati Haczi
Ticaret Hukuku Mayıs 2018
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Pay Rehni
Ticaret Hukuku Mayıs 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Güncellenmiş FIDIC Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Nisan 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Türkiye’deki Hisse Opsiyon Planları
Ticaret Hukuku Haziran 2017
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Oy Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Mayıs 2017
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Rüçhan Hakkı
Ticaret Hukuku Nisan 2017
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Sermayenin Kaybı
Ticaret Hukuku Eylül 2015
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Kefil Olma Ehliyeti
Ticaret Hukuku Şubat 2015
Hukuk Postası
Acentenin Rekabet Etmeme Yükümlülüğü
Ticaret Hukuku Aralık 2014
Hukuk Postası
Özel Denetim İsteme Hakkı
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
Pay Devri mi, Malvarlığı Devri mi?
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
İmtiyazlı Pay Sahipleri Özel Kurulu
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
Limited Şirketlerde Haklı Sebeple Fesih
Ticaret Hukuku Eylül 2014
Hukuk Postası
Sermaye Taahhüdü Yoluyla Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Ağustos 2014
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Şarta Bağlı Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Mart 2014
Hukuk Postası
Anonim Şirketin Haklı Sebeple Feshi
Ticaret Hukuku Şubat 2014
Hukuk Postası
Hâkimiyet Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Ocak 2014
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisi
Ticaret Hukuku Aralık 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Paysahipleri Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Kasım 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Şubeler Ve İrtibat Büroları
Ticaret Hukuku Ağustos 2013
Hukuk Postası
TTK Hükümleri Uyarınca Ön Şirket
Ticaret Hukuku Temmuz 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Limited Şirkette Çıkma Ve Çıkarılma
Ticaret Hukuku Temmuz 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticari İşletmenin Tür Değiştirmesi
Ticaret Hukuku Nisan 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticaret Sicili Yönetmeliği
Ticaret Hukuku Ocak 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Finansal Kiralama Sözleşmesi
Ticaret Hukuku Aralık 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Kar Payı Avansı
Ticaret Hukuku Eylül 2012
Hukuk Postası
Ticaret Şirketlerinin Bakanlıkça Denetimi
Ticaret Hukuku Ağustos 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Sona Erme Ve Tasfiye
Ticaret Hukuku Haziran 2012
Hukuk Postası
Yeni TTK’da Finansal Yardım Yasağı
Ticaret Hukuku Nisan 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Kurumsal Yönetim İlkeleri
Ticaret Hukuku Mart 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerin Kuruluşunda Yenilikler
Ticaret Hukuku Şubat 2011
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Temsil ve İlzam
Ticaret Hukuku Ocak 2011
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticari İşletme Rehninde Güncel Sorunlar
Ticaret Hukuku Kasım 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Faturaya Konan Vade Farkı Kaydı
Ticaret Hukuku Haziran 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlere Kayyum Atanması
Ticaret Hukuku Şubat 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Çeklerde Sil Baştan
Ticaret Hukuku Aralık 2009
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde İmtiyazlı Paylar
Ticaret Hukuku Haziran 2009
Hukuk Postası
Türk Hukuku ve FIDIC Kapsamında Ek Ücret
Ticaret Hukuku Mayıs 2009
Hukuk Postası
Türk Hukuku ve FIDIC Kapsamında Ek Süre
Ticaret Hukuku Nisan 2009
Hukuk Postası
Çek Hukukunda İki Yenilik
Ticaret Hukuku Şubat 2009
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerin Denetiminde Yeni Düzen
Ticaret Hukuku Şubat 2009

Yaratıcı hukuk çözümleri için iletişime geçin.