Anonim Şirketlerde Kendi Paylarını Taahhüt Yasağı

Aralık 2018 Ecem Çetinyılmaz
% 0

Giriş

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun[1] (“TTK”) anonim şirketlere ilişkin hükümleri arasında yer alan 388. maddesine göre şirket kendi paylarını taahhüt edemez. Üçüncü kişinin veya bir yavru şirketin kendi adına fakat şirket hesabına şirketin payını taahhüt etmesi de, şirketin kendi payını taahhüt etmesi sayılır. Bu kural, 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu’nda (“ETTK”) açıkça ve doğrudan doğruya öngörülmese de kabul edilen bir ilkeydi. TTK ile birlikte bu kurala açıklık getirildi; yasağın kapsamı ve uymamanın yaptırımları düzenlendi. Bu Hukuk Postası makalesi, şirketin kendi paylarını taahhüt yasağının gerekçesini, uygulama alanlarını ve sonuçlarını inceler.

Yasağın Gerekçesi ve Mehaz Mevzuat

TTK m. 388 düzenlemesi kaynağını temel olarak Avrupa Birliği’nin 13 Aralık 1976 tarihli ve 77/91/EEC sayılı İkinci Ortaklıklar Yönergesi ile Alman Paylı Ortaklıklar Kanunu m. 56’da bulur. Kendi paylarını taahhüt yasağı ifadesi hukukumuza TTK ile girmiş olsa da, TTK m. 388’in gerekçesinde ETTK m. 285/1’de ifadesini bulan “muvazaadan ari” ibaresinin bu kuralı da içerdiğinin söylenebileceği belirtilir[2]. Dolayısıyla, TTK m. 388 yeni bir hüküm olsa da, temel kural ETTK döneminden beri süregelir.

Şirketin kendi paylarını taahhüt yasağı, sermayenin gerçekten konulması ilkesinin gereğidir ve mutlak bir yasaktır[3]. Aksi bir durum, şirkete ait olan malvarlığının tekrar şirketin kendi malvarlığına sermaye olarak konulması, yani aynı sermayenin iki defa kullanılması anlamına gelir[4] ve şirketin sermayesiz olarak kurulmasına veya arttırılan sermaye miktarı kadar rizikonun tüm veya bazı pay sahiplerinden alınarak şirkete yüklenmesi sonucunu doğurarak eşit işlem ilkesine de aykırılık oluşturur[5].

Yasağın Kapsamı ve Uygulama Alanı

Madde gerekçesine göre, hüküm, kuruluşta ve sermaye artırımında ihraç edilecek payları taahhüt, esas ve kayıtlı sermaye sisteminde rüçhan hakkının devralınması yoluyla taahhüt, şartlı sermaye artırımında değiştirme ve alım hakkının kullanılması gibi, payın her türlü aslen iktisabı halini kapsamayı amaçlar[6]. İç kaynaklardan sermaye artırımı (yedeklerin, yeniden değerleme fonunun, taşınmaz ya da iştirak satış kazançlarının ve dağıtılması kararlaştırılan kâ rın sermayeye dönüştürülmesi yoluyla) halinde ise kendi paylarını taahhüt yasağının geçerli olmadığı; zira bu sermaye artırım türünde dışarıdan şirketin malvarlığını arttırıcı yeni bir katkı yapılmadığından, sermayenin gerçek olarak ödenmesi ve korunması ilkelerinin ihlalinin mümkün olmadığı savunulur[7].

TTK m. 388/1 genel ilke olarak şirketin kendi paylarını taahhüt edemeyeceğini belirtirken, maddenin ikinci fıkrası üçüncü kişinin veya bir yavru şirketin kendi adına fakat şirket hesabına şirketin payını taahhüt etmesinin de şirketin kendi payını taahhüt etmesi sayılacağını hüküm altına alarak yasağın kapsamını genişletir. Kuruluşta, anonim şirket henüz var olmadığı için kendi paylarını taahhüt edemeyeceği düşünülebilirse de, bir yavru şirketin kendi adına fakat şirket hesabına şirketin payını taahhüt etmesi de aslında şirketin kuruluşta bile kendi paylarını taahhüt ettiği anlamına gelir. Maddenin son fıkrasına göre, birinci fıkra hükmü, ana şirketin paylarını taahhüt eden yavru şirketlere kıyas yoluyla uygulanır.

Üçüncü kişinin veya bir yavru şirketin kendi adına fakat şirket hesabına şirketin payını taahhüt etmesinin de yasak kapsamında olduğunun maddede açıkça belirtilmesinin nedeni madde gerekçesinde şu şekilde açıklanır: “Hükmün öngörülme amacı birinci fıkradaki yasağın danışıklı işlemlerle etkisiz bırakılmasına engel olmaktır. Tasarıda bu hüküm bulunmasaydı, belki kanuna karşı dolanma hükümleri aracılığı ile (ve kısmen de) üçüncü fıkraya dayanılarak aynı sonuca varılabilirdi. Ancak zihinlerde uyanabilecek tereddütler, farklı yaklaşımlar ve yorumlar birinci fıkrada öngörülen yasaktan beklenen yararı ortadan kaldırabilirdi. Yavru şirketin açıkça zikredilmesinin sebebi, onun bazı varsayımlarda üçüncü kişi sayılmayabileceği endişesidir. Kuruluşta ve sermaye artırımında, bir üçüncü kişinin veya bir yavru şirketin, bir anonim şirketin paylarını kendi adına fakat kurulmakta bulunan ya da mevcut olan anonim şirket hesabına taahhüt etmesi halinde, mezkûr paylar anılan anonim şirket adına taahhüt edilmiş sayılır ve birinci fıkradaki yasağın kapsamına girer. Üçüncü kişi, gerçek veya tüzel bir kişi veya bir tek kişi işletmesi olabilir. Yavru şirket, 195 inci maddeye göre tanımlanır. Hüküm, yavru şirketin tek kişi işletmesi olması halinde de hüküm uygulanır. Hesaba taahhüt, komisyon, vekâlet veya iş görme sözleşmesinin herhangi bir türü olabilir veya karma sözleşme niteliği taşıyabilir. İkinci fıkranın uygulanması için şirketin rizikoyu taşıması yeterlidir. Esas sermaye ve kayıtlı sermaye sistemleriyle şarta bağlı sermaye artırımları hükmün kapsamındadır.[8]

Şirketin kendi paylarını iktisap veya rehin olarak kabul etmesi, diğer bir ifadeyle devren iktisaplar TTK m. 379 ve devamı hükümlerine tabi olduğu için, bu tür iktisaplar TTK m. 388’in kapsamına dahil değildir[9] [10].

Yasağa Aykırılık ve Sonuçları

TTK m. 388/3 uyarınca, kendi paylarını taahhüt yasağına aykırılık halinde, söz konusu payları, kuruluşta kurucular, sermaye artırımlarında yönetim kurulu üyeleri taahhüt etmiş sayılır ve bunlar pay bedellerinden sorumlu olurlar. Şirket yönünden ise, kanuna aykırılık nedeniyle taahhüt geçersiz olur ve hukuki bir sonuç doğurmaz; bu payların kurucular ve yönetim kurulu üyeleri tarafından taahhüt edilmiş sayılması şirket yönünden geçersizliği etkilemez[11].

Aynı fıkranın devamında, kanuna aykırı taahhütte herhangi bir kusurları bulunmadığını ispat eden kurucuların ve sermaye artırımlarında yönetim kurulu üyelerinin sorumluluktan kurtulacağı düzenlenir. Dolayısıyla TTK, bir kusur karinesi kabul eder ve söz konusu kişilere kusursuzluğun ispatı yolu ile sorumluluktan kurtulma olanağı tanır. Kusursuzluğunu ispatlayanların dışındaki kurucular ve yönetim kurulu üyelerinin ise sorumluluğu ortadan kalkmaz. Ödenmeyen bedellerden doğan sorumluluk müteselsildir[12].

Hükmün gerekçesi, maddenin, taahhüdün, kuruluşta kurucular ve sermaye artırımlarında yönetim kurulu tarafından yapılmış olduğu varsayımı üzerine kurulu olduğunu belirterek, maddenin düzenini kusur karinesine de dayalı olarak şu şekilde açıklar: “Kurucular veya yönetim kurulu üyeleri kusurlu değillerse taahhüt (geçersiz olduğundan) hem sonuç doğurmaz, hem de geçersiz taahhüdün yerine bir varsayımla başka taahhüt geçmez. Kurucular veya yönetim kurulu üyeleri kusurlu ise, geçersiz taahhüt yerine bunların taahhüdü bir kanunî varsayımla geçer. Tereddütleri ortadan kaldırmak amacıyla kusura vurgu yapılmıştır.[13]

TTK m. 388/4 uyarınca, yasağa aykırılığın sonuçlarını düzenleyen üçüncü fıkra hükmü, ana şirketin paylarını taahhüt eden yavru şirketlere de kıyas yoluyla uygulanır ve söz konusu paylar yavru şirketin yönetim kurulu üyeleri tarafından taahhüt edilmiş kabul olunur. Üyeler pay bedellerinden sorumludur. Fıkrada sorumlu olanın yavru şirketin yönetim kurulu üyeleri olduğuna vurgu yapılır ve çok istisnai bir durum olduğu için yavru şirketin kurucularının sorumluluğu açıkça düzenlenmez; ancak maddede tercih edilen bu söylem, gereğinde yavru şirketin kurucularının da sorumluluğuna gidilmesini engellemez[14].

Sonuç

Sermayenin gerçekten konulması ilkesinin bir gereği olarak, TTK’da şirketin kendi paylarını taahhüt etmesi yasaklanır. Kendi paylarını taahhüt yasağı ifadesi hukukumuza TTK ile girmiş olsa da, ETTK m. 285/1’de ifadesini bulan “muvazaadan ari” ibaresinin bu kuralı da içerdiği söylenebilir. Üçüncü kişinin veya bir yavru şirketin kendi adına fakat şirket hesabına şirketin payını taahhüt etmesi de, şirketin kendi payını taahhüt etmesi sayılır. Bu yasağa aykırılık halinde, taahhüt şirket açısından bir sonuç doğurmaz. Kuruluşta kurucular, sermaye artırımlarında ise yönetim kurulu üyeleri kusursuzluklarını ispat etmedikleri sürece söz konusu payları taahhüt etmiş sayılırlar ve bunlar pay bedellerinden sorumlu olurlar.

[1] TTK (RG, 14.02.2011, S. 27846) 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girdi.

[2] TTK m. 388 Gerekçesi.

[3] TTK m. 388 Gerekçesi.

[4] Nilsson, Gül Okutan: Türk Ticaret Kanunu Tasarısı’na Göre Şirketler Topluluğu Hukuku, İstanbul 2009, s. 209; Çapa, Mehmet Sadık: Anonim ve Limited Şirketlerin Kendi Paylarını İktisap Etmesi, İstanbul 2013, s. 138.

[5] Pulaşlı, Hasan: 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanuna Göre Şirketler Hukuku Şerhi, Cilt II, Ankara 2011, s. 1243; Çapa, s. 139

[6] TTK m. 388 Gerekçesi.

[7] Pulaşlı, s. 1243 ve orada anılan yazarlar.

[8] TTK m. 388 Gerekçesi.

[9] TTK m. 388 Gerekçesi.

[10] Şirketin kendi, paylarını iktisabı hakkında ayrıca bkz. Leyla Orak Çelikboya, Yeni TTK Uyarınca Şirketin Kendi Paylarını İktisabı

[12] TTK m. 388 Gerekçesi.

[13] TTK m. 388 Gerekçesi.

[14] TTK m. 388 Gerekçesi.

Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın bu makale kullanılamaz, çoğaltılamaz, kopyalanamaz, yayımlanamaz, dağıtılamaz veya başka bir suretle yayılamaz. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın oluşturulan içerikler takip edilmekte olup, hak ihlalinin tespiti halinde yasal yollara başvurulacaktır.

Diğer İçerikler

Hukuk Postası
Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Karayolu ile Eşya Taşıması

Türkiye 7 Aralık 1993 tarihli 3939 sayılı Kanun ile Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı için Mukavele Sözleşmesi’ne (“CMR”) katılmayı uygun buldu ve CMR Türkiye’de 31 Ekim 1995 tarihinde yürürlüğe girdi. CMR’nin 1/1 maddesi uyarınca, tarafların tabiiyeti ve ikamet yerinden bağımsız olarak...

Ticaret Hukuku Ağustos 2017
Hukuk Postası
Adi Ortaklıklar

Türk hukukunda adi ortaklıklar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) 620 ve devamı maddelerinde düzenlenir. Adi ortaklık sözleşmesi, iki veya daha fazla kişinin emeklerini veya mallarını ortak bir amaca (nihai olarak kazanç elde etme amacına) ulaşmak üzere...

Ticaret Hukuku Nisan 2014
Hukuk Postası
Tüzel Kişilerin Tabiyeti
Ticaret Hukuku Ekim 2012
Hukuk Postası
Genel Kurul Kararlarının İptal Nedeni Olarak Örtülü Kazanç Aktarımı

Anonim şirketlerde örtülü kazanç aktarımı, geniş anlamda şirket malvarlığının ilişkili taraflara aktarılmasını konu alan ve birçok farklı görünümü barındıran bir kavram olarak karşımıza çıkar. Sermaye piyasaları hukukunda kanun seviyesinde ve...

Ticaret Hukuku Şubat 2022
Hukuk Postası
Türk ve Alman Hukukunda Elektronik İmza
Ticaret Hukuku Aralık 2021
Hukuk Postası
Bilgi Sistemleri Yönetimi
Ticaret Hukuku Mart 2018
Hukuk Postası
Genel Kurul Çağrı Davaları
Ticaret Hukuku Ağustos 2021
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Taşıyanın Hapis Hakkı
Ticaret Hukuku Haziran 2021
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Oy Hakkının Donması
Ticaret Hukuku Temmuz 2020
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Veto Hakkı
Ticaret Hukuku Ağustos 2020
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Gemi Rehni
Ticaret Hukuku Mayıs 2020
Hukuk Postası
Rehinli Anonim Şirket Payının Devri
Ticaret Hukuku Mart 2020
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hacizli Payların Devri
Ticaret Hukuku Temmuz 2019
Hukuk Postası
Yönetim Kurulunda Temsil Edilme İmtiyazı
Ticaret Hukuku Mayıs 2019
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Organların Eksikliği
Ticaret Hukuku Nisan 2019
Hukuk Postası
Futbol Kulüplerinin Şirketleşmesi
Ticaret Hukuku Nisan 2019
Hukuk Postası
Hukuk Postası
2016 York Anvers Kuralları
Ticaret Hukuku Mart 2019
Hukuk Postası
Teknik İflasta Yenilikler
Ticaret Hukuku Eylül 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Primli Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Ağustos 2018
Hukuk Postası
Taksitle Satış Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Temmuz 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Limited Şirketlerde Pay Rehni
Ticaret Hukuku Haziran 2018
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Gemilerin İhtiyati Haczi
Ticaret Hukuku Mayıs 2018
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Pay Rehni
Ticaret Hukuku Mayıs 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Güncellenmiş FIDIC Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Nisan 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Türkiye’deki Hisse Opsiyon Planları
Ticaret Hukuku Haziran 2017
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Oy Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Mayıs 2017
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Rüçhan Hakkı
Ticaret Hukuku Nisan 2017
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Sermayenin Kaybı
Ticaret Hukuku Eylül 2015
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Kefil Olma Ehliyeti
Ticaret Hukuku Şubat 2015
Hukuk Postası
Acentenin Rekabet Etmeme Yükümlülüğü
Ticaret Hukuku Aralık 2014
Hukuk Postası
Özel Denetim İsteme Hakkı
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
Pay Devri mi, Malvarlığı Devri mi?
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
İmtiyazlı Pay Sahipleri Özel Kurulu
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
Limited Şirketlerde Haklı Sebeple Fesih
Ticaret Hukuku Eylül 2014
Hukuk Postası
Sermaye Taahhüdü Yoluyla Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Ağustos 2014
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Şarta Bağlı Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Mart 2014
Hukuk Postası
Anonim Şirketin Haklı Sebeple Feshi
Ticaret Hukuku Şubat 2014
Hukuk Postası
Hâkimiyet Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Ocak 2014
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisi
Ticaret Hukuku Aralık 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Paysahipleri Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Kasım 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Şubeler Ve İrtibat Büroları
Ticaret Hukuku Ağustos 2013
Hukuk Postası
TTK Hükümleri Uyarınca Ön Şirket
Ticaret Hukuku Temmuz 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Limited Şirkette Çıkma Ve Çıkarılma
Ticaret Hukuku Temmuz 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticari İşletmenin Tür Değiştirmesi
Ticaret Hukuku Nisan 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticaret Sicili Yönetmeliği
Ticaret Hukuku Ocak 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Finansal Kiralama Sözleşmesi
Ticaret Hukuku Aralık 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Kar Payı Avansı
Ticaret Hukuku Eylül 2012
Hukuk Postası
Ticaret Şirketlerinin Bakanlıkça Denetimi
Ticaret Hukuku Ağustos 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Sona Erme Ve Tasfiye
Ticaret Hukuku Haziran 2012
Hukuk Postası
Yeni TTK’da Finansal Yardım Yasağı
Ticaret Hukuku Nisan 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Kurumsal Yönetim İlkeleri
Ticaret Hukuku Mart 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerin Kuruluşunda Yenilikler
Ticaret Hukuku Şubat 2011
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Temsil ve İlzam
Ticaret Hukuku Ocak 2011
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticari İşletme Rehninde Güncel Sorunlar
Ticaret Hukuku Kasım 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Faturaya Konan Vade Farkı Kaydı
Ticaret Hukuku Haziran 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlere Kayyum Atanması
Ticaret Hukuku Şubat 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Çeklerde Sil Baştan
Ticaret Hukuku Aralık 2009
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde İmtiyazlı Paylar
Ticaret Hukuku Haziran 2009
Hukuk Postası
Türk Hukuku ve FIDIC Kapsamında Ek Ücret
Ticaret Hukuku Mayıs 2009
Hukuk Postası
Türk Hukuku ve FIDIC Kapsamında Ek Süre
Ticaret Hukuku Nisan 2009
Hukuk Postası
Çek Hukukunda İki Yenilik
Ticaret Hukuku Şubat 2009
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerin Denetiminde Yeni Düzen
Ticaret Hukuku Şubat 2009

Yaratıcı hukuk çözümleri için iletişime geçin.