Genel Kurul Kararlarının İptal Nedeni Olarak Örtülü Kazanç Aktarımı

Şubat 2022 Helin Akbulut
% 0

Giriş

Anonim şirketlerde örtülü kazanç aktarımı, geniş anlamda şirket malvarlığının ilişkili taraflara aktarılmasını konu alan ve birçok farklı görünümü barındıran bir kavram olarak karşımıza çıkar. Sermaye piyasaları hukukunda kanun seviyesinde ve ikincil mevzuatta detaylı düzenlenen bu kavram, kapalı anonim şirketler bakımından hem sermayenin korunması ilkesi kapsamında hem de dürüstlük kuralı şemsiyesi altında, yargı kararlarına konu olabilmektedir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2021 yılı Kasım ayında verdiği bir onama kararında aynı zamanda pay sahibi de olan yönetim kurulu üyelerine genel kurul kararıyla tanınan mali haklar, dürüstlük kuralına aykırı bulunmuş, ilgili genel kurul kararı iptal edilmiştir. Anılan Yargıtay kararı ve bu karara konu Bölge Adliye Mahkemesi kararı ekseninde, kapalı anonim şirketlerde örtülü kazanç aktarımının teşkil edebilecek yönetim kurulu üyelerinin mali hakları, bu Hukuk Postası makalesinin konusunu oluşturur.

Belirtmek gerekir ki, yukarıda açıklandığı kapsamda ele alınan konu, şirketler hukuku perspektifinden incelenecek olup, vergi hukukuna ilişkin bir inceleme veya değerlendirme yapılmayacaktır.

Şirketler Hukukunda Yönetim Kurulu Üyelerinin Mali Hakları

Yönetim kurulu üyelerinin mali haklarına ilişkin başlıca hükümlerden olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) m. 394 uyarınca “Yönetim kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim[1] ve yıllık kârdan pay ödenebilir”. Sayılan mali haklardan birkaçının bir arada tanınmasına engel yoktur[2]

TTK m. 394’ün lafzı, 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu (“eTK”) m. 333’e kıyasla önemli iki değişiklik barındırır. Bunlardan ilki, eTK’da mali hak olarak yalnızca toplantı başına ücret (huzur hakkı) sayılırken, TTK m. 394’ün farklı kalemlerde mali haklara yer vermiş olmasıdır. Bir diğer önemli farklılık ise, eTK’da esas sözleşmeyle aksi kararlaştırılmadıkça huzur hakkı ödenecekken TTK m. 394 uyarınca herhangi bir mali hak tanınması için bu yönde esas sözleşme hükmü veya genel kurul kararı gerekmektedir.

Söz konusu mali hakların belirlenmesinin ise genel kurulun münhasır yetkisinde olduğu, TTK m. 408/2(b) uyarınca açıkça hüküm altına alınmıştır. Devredilmez yetki olmasının bir sonucu olarak mali haklar, yönetim kurulunun kendisi tarafından belirlenemeyecektir[3], genel kurul kararıyla belirlenmesi[4] gerekir.

Örtülü Kazanç Aktarımına İlişkin TTK Düzenlemeleri

Örtülü kazanç aktarımının şirketler hukukundaki temel düzenlemesi, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu (“SPKn”) m. 21 hükmünde yer alır. Anılan hükme göre:

“Halka açık ortaklıklar ve kolektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıklarının; yönetim, denetim veya sermaye bakımından doğrudan veya dolaylı olarak ilişkide bulundukları gerçek veya tüzel kişiler ile emsallerine uygunluk, piyasa teamülleri, ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı olarak farklı fiyat, ücret, bedel veya şartlar içeren anlaşmalar veya ticari uygulamalar yapmak veya işlem hacmi üretmek gibi işlemlerde bulunmak suretiyle kârlarını veya malvarlıklarını azaltarak veya kârlarının veya malvarlıklarının artmasını engelleyerek kazanç aktarımında bulunmaları yasaktır.”

SPKn m. 21’in uygulama alanındaki anonim şirketlerin halka açık ortaklıklar ve bunların iştirak ve bağlı ortaklıklarıdır. Kapalı anonim şirketlere ilişkin düzenlemelerin yer aldığı TTK ise örtülü kazanç aktarımına ilişkin açık bir düzenleme içermez. Bununla birlikte, örtülü kazanç aktarımının TTK’da örtülü kazanç aktarımının yasaklanması sonucu doğuracak ilkelerin, mekanizmaların mümkün olup olmadığını anlamak için SPKn m. 21 düzenlemesi ratio legis yönünden incelenebilir. Doktrinde, örtülü kazanç aktarımının yasaklanmasıyla hedeflenenin, şirket malvarlığının ilişkili tarafa aktarılmasının engellenmesi olduğu[5] kabul edilir.

Belirtmek gerekir ki, örtülü kazanç aktarımı, pay sahipleri, yöneticiler veya diğer ilişkili üçüncü kişilere yönelik uygulama alanı bulan bir kurumdur.[6] Yönetim kuruluna tanınan mali haklardaki görünümün ötesinde, peçelenmiş ödemeler ve asimetrik hukuki işlemler başta olmak üzere geniş bir yelpazeyi kapsar. Bu nedenle TTK’daki çok sayıda hüküm ve ilkeyle ilişkili olduğu belirtilebilir, fakat bu çalışmanın ana konusu aşağıda aktarılacak Yargıtay kararı çerçevesinde yönetim kurulu üyelerinin mali haklarının örtülü kazanç aktarımı olarak değerlendirmesi olması sebebiyle, açıklanan görünüm çerçevesinde sermayenin korunması ilkesi ve eşit işlem ilkesinin kısaca açıklanmasında fayda vardır.

TTK’nın şirketler hukukundaki temel ilkeleri arasında yer alan sermayenin korunması ilkesi[7] örtülü kazanç aktarımının yasaklanmasıyla amaçlanan hukuki faydayı da kapsayan bir koruma alanı sunar. Doğal olarak sermayenin korunması ilkesi, TTK m. 480/3’te somutlaşan sermayenin iadesi yasağını da kapsar ve peçelenmiş ödemeler yoluyla yapılan kazanç dağıtımını engellemeyi amaçlar. Bu tür ödemelere ilişkin karşılaştırmalı hukuktan referans bir karar, Michigan İstinaf Mahkemesi’nin 1975 yılında verdiği Erdman v. Yolles kararıdır. Mahkeme, şirket aktiflerinin satılarak elde edilen nakdin, maaş artışı adıyla şirkette çalışan pay sahiplerine dağıtılmasının, farklı ad altında yapılmış da olsa, peçelenmiş bir kar payı olduğuna karar vermiştir.[8]

Aynı zamanda şirket paylarının önemli bir kısmını elinde bulunduran yönetim kurulu üyelerine tanınan mali haklar konusunda tartışılabilecek bir diğer ilke, TTK m. 357’de somutlaşan eşit işlem ilkesidir.[9] Anılan ilke, eşit şartlardaki pay sahiplerinin eşit şartlara tabi tutulmasını gerektirir. Her ne kadar ilkenin, kural olarak, kapsamı pay sahibinin bu sıfatlarıyla hukuki ilişkinin tarafı olduğu işlemler olduğu kabul edilse de, (örtülü veya doğrudan) kar payı dağıtımlarının sermayeye katılım (veya imtiyazlar) oranında yapılmadığı durumlarda, eşit işlem ilkesine aykırılık gündeme gelebilecektir.[10]

Son olarak, temel ilke niteliği haiz ve asıl olarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 2’de düzenlenen dürüstlük kuralı, TTK m. 445 uyarınca genel kurul kararlarının iptal nedenleri arasında sayılır. Buna göre, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılığın haricinde, dürüstlük kuralına aykırı genel kurul kararları iptal müeyyidesine tabi olabilecektir.

Yargıtay’ın 16.11.2021 Tarihli Kararı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin E. 2020/5842, K. 2021/6256 sayılı ve 16.11.2021 tarihli kararı ile onanan İstanbul 14. Bölge Adliye Mahkemesi’nin (“Mahkeme”) E. 2020/567, K. 2020/593 sayılı ve 17.06.2020 tarihli kararında[11] (“Karar”) yönetim kurulu üyelerine belirlenen mali hakların örtülü kazanç aktarımı teşkil etmesi nedeniyle dürüstlük kuralına aykırı olduğu karara bağlanmış ve ilgili genel kurul kararının iptali talebiyle açılan dava kabul edilmiştir.

Karar’a konu maddi vakıa, aile şirketi olduğu anlaşılan bir anonim şirkette, Karar’ın davacısı olan pay sahibinin yeni yönetim kuruluna seçilmemesi sonrasında yapılan 16.01.2015 tarihli genel kurul toplantısında alınan karara ilişkindir. Olayda, yeni yönetim kurulu üyelerinden, aynı zamanda çoğunluk pay sahibi olan iki üye için (huzur hakkı ve ücret toplamı) aylık net 75.000 TL mali hak belirlenmiştir. Davacı, özetle, belirlenen miktarın fahiş olduğunu, aynı zamanda pay sahibi olan üyelere yapılacak ödemenin kişisel menfaate yönelik olduğunu, azlık pay sahibi zararına ve dürüstlük kuralına aykırı bir karar olduğunu iddia etmiştir.

Mahkeme, davacının iddialarını kabul ederek, örtülü kazanç aktarımı sonucu yaratacak genel kurul kararını dürüstlük kuralına aykırı bulmuştur. Mahkeme, incelemesinde, huzur hakkı ve ücretin belirlenmesi bakımından (i) mali hakların yönetim kurulu üyesinin harcayacağı emek ve mesai ile orantılı olması, (ii) emsal şirketlerdeki ücretler ile paralel olması, (iii) şirketin mali durumu ve geçmiş uygulamaları ile uyumlu olması ve (iv) kar payı hakkını ihlal etmeyecek nitelikte olması, kriterlerini ortaya koyan Yargıtay içtihadına[12] atıf yapmıştır.

Karar’da öncelikle şirketin mali yapısı incelenmiştir. Şirketin, uyuşmazlığa konu genel kurul tarihine kadar neredeyse on beş yıldır faaliyet gösterdiği fakat bu süre içinde yalnızca iki yıldan kısa bir zaman diliminde huzur hakkının ödenmesinin kararlaştırıldığı, 2009-2015 yılları arasında ise huzur hakkı ödenmemesinin kararlaştırıldığına atıf yapılarak, huzur hakkı ödenmesine ilişkin verilen kararın şirketin geçmiş uygulamaları ile paralel olmadığı tespit edilmiştir.

İkinci bir tespit, şirketin ana faaliyeti bulunmadığı ve gelirlerinin faaliyet dışı gelirlerden oluştuğu, ilgili genel kurul kararından önceki faaliyet yılını zararla kapattığıdır. Bu tespitler ışığında Mahkeme, ilgili genel kurul kararının şirketin mali durumuna uygun olmadığı sonucuna varmıştır.

Son olarak, belirlenen miktarın emsallerinden yüksek tespit edilmesi ve şirket yöneticilerinin olağanüstü bir çalışma yapmalarını gerektiren bir faaliyet bulunmaması gerekçeleriyle Mahkeme belirlenen miktarı dürüstlük kuralına aykırı, örtülü kazanç aktarımı niteliğinde olduğuna karar vermiştir.

Sonuç

Anonim şirketlerde örtülü kazanç aktarımı, TTK’da açıkça düzenlenmiş bir konu olmamakla birlikte çoğunlukla sermayenin korunması ilkesine veya dürüstlük kuralı aykırılık iddiasıyla, uyuşmazlıklara konu olabilmektedir. Örtülü kazanç aktarımının bir görünümü olan, yönetim kurulu üyelerinin mali hakları yoluyla ortaklık malvarlığının ilişkili kişilere aktarım teşkil edip etmediğine ilişkin değerlendirmede sermayenin korunması ilkesinin ve eşit işlem ilkesinin ışık tutabileceği değerlendirilir. Yargıtay içtihadında, belirlenen mali haklara ilişkin kriterler temelde, harcanacak emek ve mesaiyle orantılılık ile emsallere, şirketin mali yapısı ve geçmiş uygulamalarına uygunluk olarak öne çıkar.

Kaynakça
  • Esasında prim ve ikramiyenin aynı anlama gelen kelimeler olduğu ve bu nedenle ayrı ayrı belirtilmesine gerek olmadığı yönünde eleştiri için bkz. Kendigelen, Abuzer: Yeni Türk Ticaret Kanunu: Değişiklikler, Yenilikler ve İlk Tespitler, On İki Levha Yayıncılık, 2016, s. 282.
  • Madde gerekçesi; Özer, Işık: Türk ve Yabancı Hukuk Sistemlerinde Anonim Şirket Yöneticilerinin Mali Hakları, Adalet Yayınevi, 2013, s. 219.
  • Bununla birlikte Moroğlu, genel kurul kararında ikramiye, prim veya kazanç payının tüm kurul için toplu olarak belirlendiği hallerde, yönetim kurulunun, üyeler arasında dağıtıma ilişkin karar verebileceğinin açıkça belirtilmesini, olması gereken hukuk bakımından önermiştir. Moroğlu, Erdoğan: Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ile Yürürlük ve Uygulama Kanunu Tasarısı Taslağı, Değerlendirme ve Öneriler, TBB Yayınları, 2006, s. 187.
  • Diğer mali hakların aksine, kazanç payı kararlaştırılması için yalnızca genel kurul kararının yeterli olmayacağı, TTK m. 339/2(f) uyarınca yöneticilere kar payı ödemesi yapılacaksa bunun esas sözleşmede de açıkça kararlaştırılmış olması gerektiği belirtilmektedir. Kendigelen, s. 282.
  • Manavgat, Çağlar:Örtülü Kazanç Aktarımının Ortaklıklar Topluluğu Düzenlemelerindeki Sınırları” BATİDER, 31. Cilt, 2015, s. 99.
  • İlişkili taraf işlemlerine ilişkin detaylı açıklamalar için bkz. Cankat, Rifat: Anonim Ortaklıklar Hukukunda İlişkili Taraf İşlemleri, On İki Levha Yayıncılık, 2022.
  • Anılan ilke Türk hukukunda “sermayenin korunması” ya da “malvarlığının korunması” şeklinde anılmaktadır. Bu terminolojik seçime dair detaylı tartışma ve açıklamalar için bkz. Toraman Çolgar, Emek: Şirkete Borçlanma Yasağı, On İki Levha Yayıncılık, 2019, s. 10 vd.
  • Kararın Türkçe özeti için bkz. Toraman Çolgar, s. 54. Kararın orijinal dilindeki metnine erişim için https://www.leagle.com/decision/197565662michapp5941584 (Erişim tarihi: 28.02.2022).
  • Eşit işlem ilkesine ilişkin detaylı açıklamalar için bkz. Erdem, H. Ercüment: “Türk ve İsviçre Hukuklarında Eşit İşlem İlkesi”, İsviçre Borçlar Kanunu’nun İktibasının 80. Yılında İsviçre Borçlar Hukuku’nun Türk Ticaret Hukuku’na Etkileri, İstanbul, Vedat, 2009.
  • Günay, Ece Deniz: Sermaye Piyasası Hukuku'nda Örtülü Kazanç Aktarımı ve Türk Ticaret Kanunu Açısından Değerlendirilmesi, On İki Levha Yayıncılık, 2018, s. 143.
  • Karar’ın metni için bkz.https://www.lexpera.com.tr/ictihat/bolge-adliye-mahkemesi/istanbul-bam14-hd-e-2020-567-k-2020-593-t-17-6-2020 (Erişim tarihi: 28.02.2022).
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin E. 2014/18093, K. 2015/12978 sayılı ve 03.12.2015 tarihli kararı, https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/11-hukuk-dairesi-e-2014-18093-k-2015-12978-t-3-12-2015 (Erişim tarihi: 28.02.2022).


Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın bu makale kullanılamaz, çoğaltılamaz, kopyalanamaz, yayımlanamaz, dağıtılamaz veya başka bir suretle yayılamaz. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın oluşturulan içerikler takip edilmekte olup, hak ihlalinin tespiti halinde yasal yollara başvurulacaktır.

Diğer İçerikler

Hukuk Postası
Adi Ortaklıklar

Türk hukukunda adi ortaklıklar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) 620 ve devamı maddelerinde düzenlenir. Adi ortaklık sözleşmesi, iki veya daha fazla kişinin emeklerini veya mallarını ortak bir amaca (nihai olarak kazanç elde etme amacına) ulaşmak üzere...

Ticaret Hukuku Nisan 2014
Hukuk Postası
Tüzel Kişilerin Tabiyeti
Ticaret Hukuku Ekim 2012
Hukuk Postası
Türk ve Alman Hukukunda Elektronik İmza
Ticaret Hukuku Aralık 2021
Hukuk Postası
Bilgi Sistemleri Yönetimi
Ticaret Hukuku Mart 2018
Hukuk Postası
Genel Kurul Çağrı Davaları
Ticaret Hukuku Ağustos 2021
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Taşıyanın Hapis Hakkı
Ticaret Hukuku Haziran 2021
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Oy Hakkının Donması
Ticaret Hukuku Temmuz 2020
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Veto Hakkı
Ticaret Hukuku Ağustos 2020
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Gemi Rehni
Ticaret Hukuku Mayıs 2020
Hukuk Postası
Rehinli Anonim Şirket Payının Devri
Ticaret Hukuku Mart 2020
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hacizli Payların Devri
Ticaret Hukuku Temmuz 2019
Hukuk Postası
Yönetim Kurulunda Temsil Edilme İmtiyazı
Ticaret Hukuku Mayıs 2019
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Organların Eksikliği
Ticaret Hukuku Nisan 2019
Hukuk Postası
Futbol Kulüplerinin Şirketleşmesi
Ticaret Hukuku Nisan 2019
Hukuk Postası
Hukuk Postası
2016 York Anvers Kuralları
Ticaret Hukuku Mart 2019
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Teknik İflasta Yenilikler
Ticaret Hukuku Eylül 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Primli Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Ağustos 2018
Hukuk Postası
Taksitle Satış Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Temmuz 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Limited Şirketlerde Pay Rehni
Ticaret Hukuku Haziran 2018
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Gemilerin İhtiyati Haczi
Ticaret Hukuku Mayıs 2018
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Pay Rehni
Ticaret Hukuku Mayıs 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Güncellenmiş FIDIC Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Nisan 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Türkiye’deki Hisse Opsiyon Planları
Ticaret Hukuku Haziran 2017
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Oy Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Mayıs 2017
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Rüçhan Hakkı
Ticaret Hukuku Nisan 2017
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Sermayenin Kaybı
Ticaret Hukuku Eylül 2015
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Kefil Olma Ehliyeti
Ticaret Hukuku Şubat 2015
Hukuk Postası
Acentenin Rekabet Etmeme Yükümlülüğü
Ticaret Hukuku Aralık 2014
Hukuk Postası
Özel Denetim İsteme Hakkı
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
Pay Devri mi, Malvarlığı Devri mi?
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
İmtiyazlı Pay Sahipleri Özel Kurulu
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
Limited Şirketlerde Haklı Sebeple Fesih
Ticaret Hukuku Eylül 2014
Hukuk Postası
Sermaye Taahhüdü Yoluyla Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Ağustos 2014
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Şarta Bağlı Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Mart 2014
Hukuk Postası
Anonim Şirketin Haklı Sebeple Feshi
Ticaret Hukuku Şubat 2014
Hukuk Postası
Hâkimiyet Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Ocak 2014
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisi
Ticaret Hukuku Aralık 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Paysahipleri Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Kasım 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Şubeler Ve İrtibat Büroları
Ticaret Hukuku Ağustos 2013
Hukuk Postası
TTK Hükümleri Uyarınca Ön Şirket
Ticaret Hukuku Temmuz 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Limited Şirkette Çıkma Ve Çıkarılma
Ticaret Hukuku Temmuz 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticari İşletmenin Tür Değiştirmesi
Ticaret Hukuku Nisan 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticaret Sicili Yönetmeliği
Ticaret Hukuku Ocak 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Finansal Kiralama Sözleşmesi
Ticaret Hukuku Aralık 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Kar Payı Avansı
Ticaret Hukuku Eylül 2012
Hukuk Postası
Ticaret Şirketlerinin Bakanlıkça Denetimi
Ticaret Hukuku Ağustos 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Sona Erme Ve Tasfiye
Ticaret Hukuku Haziran 2012
Hukuk Postası
Yeni TTK’da Finansal Yardım Yasağı
Ticaret Hukuku Nisan 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Kurumsal Yönetim İlkeleri
Ticaret Hukuku Mart 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerin Kuruluşunda Yenilikler
Ticaret Hukuku Şubat 2011
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Temsil ve İlzam
Ticaret Hukuku Ocak 2011
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticari İşletme Rehninde Güncel Sorunlar
Ticaret Hukuku Kasım 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Faturaya Konan Vade Farkı Kaydı
Ticaret Hukuku Haziran 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlere Kayyum Atanması
Ticaret Hukuku Şubat 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Çeklerde Sil Baştan
Ticaret Hukuku Aralık 2009
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde İmtiyazlı Paylar
Ticaret Hukuku Haziran 2009
Hukuk Postası
Türk Hukuku ve FIDIC Kapsamında Ek Ücret
Ticaret Hukuku Mayıs 2009
Hukuk Postası
Türk Hukuku ve FIDIC Kapsamında Ek Süre
Ticaret Hukuku Nisan 2009
Hukuk Postası
Çek Hukukunda İki Yenilik
Ticaret Hukuku Şubat 2009
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerin Denetiminde Yeni Düzen
Ticaret Hukuku Şubat 2009

Yaratıcı hukuk çözümleri için iletişime geçin.