Türk Ticaret Kanunu’nda Kurucu İntifa Senetleri

Ekim 2012 Prof. Dr. H. Ercüment Erdem
% 0

Giriş

İntifa senetleri, sahibine sadece malvarlıksal haklar sağlayan ve hisse senetlerinden farklı olarak herhangi bir payı temsil etmeyen kıymetli evrak niteliğindeki senetlerdir. Bu durum, intifa senetlerinin hükümlerini düzenleyen, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) m. 503’ten anlaşılır. Maddede, intifa senetleri sahiplerine pay sahipliği haklarının verilemeyeceği açıkça ifade edilir.

İntifa senetleri genel olarak, TTK m. 502 ile düzenlenir. Bu maddeye göre şirket genel kurulu, esas sözleşme uyarınca veya esas sözleşmeyi değiştirerek, bedeli kanuna uygun olarak yok edilen payların sahipleri, alacaklılar veya bunlara benzer bir sebeple şirketle ilgili olanlar lehine intifa senetleri çıkarılmasına karar verebilir. Bu intifa senetleri emre veya hamiline yazılı olabilir.

TTK m. 502, intifa senetlerine TTK m. 348’in uygulanacağını belirtir. TTK m. 348, kurucu menfaatlerine ve intifa senedi sahiplerine yapılacak ödemelere ilişkin sınırlamalar içerir. Bu maddeye göre dağıtılabilir kârdan kanunda öngörülen yedek akçe ile pay sahipleri için yüzde beş kâr payı ayrıldıktan sonra kalanın en çok onda biri intifa senetleri bağlamında kuruculara ödenir.

Kurucu İntifa Senetlerinin Çıkarılması

TTK m. 502’de, intifa senetlerinin esas sözleşme uyarınca veya esas sözleşme değişikliği ile çıkarılabileceği düzenlenir. 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlükten kalkan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“eTTK”) döneminde intifa senetlerini düzenleyen m. 402’de de benzer bir hüküm bulunmaktaydı. Ancak eTTK m. 402/2, ilk esas sözleşmede yer verilmedikçe kurucular lehine intifa senetlerinin düzenlenemeyeceğini öngörmekteydi. Bu nedenle, eTTK döneminde, ilk ana sözleşmede öngörülmedikçe kurucular lehine intifa senedi çıkarılması mümkün değildi.

Bununla birlikte, ilk esas sözleşmede öngörülmemiş olsa dahi, sermaye artırımı hallerinde kurucu intifa senedinin çıkarılması kabul edilmekteydi. Bu kabul, dayanağını sermaye artırımını düzenleyen eTTK m. 392’de bulurdu. Zira bu madde, yeni hisse senetleri çıkarmak suretiyle sermaye artırımının şirket kuruluşuna ait hükümlere tabi olduğunu belirtir. Bu nedenle, şirket kuruluşu sırasında öngörülebilen kurucu intifa senetlerinin, sermaye artırımı sırasında da çıkarılabileceği gerek doktrin, gerek Yargıtay tarafından kabul edilmekteydi.

Görüldüğü üzere TTK, eTTK düzenlemesine göre bazı farklılıklar içerir. Bu nedenle, kurucu intifa senetlerinin hangi hallerde çıkarılıp çıkarılamayacağı 1 Temmuz 2012’de yürürlüğe giren TTK bakımından tartışılmalıdır.

Yukarıda değinildiği üzere TTK, intifa senetlerinin esas sözleşme uyarınca veya esas sözleşme değişikliği uyarınca çıkarılmasını kabul ederken, kurucu intifa senetlerinin ilk esas sözleşmede öngörülmüş olması zorunluluğunu da ortadan kaldırır. Buna rağmen, herhangi bir esas sözleşme değişikliği ile kurucu intifa senetlerinin çıkarılması mümkün görünmez. Kurucu intifa senetlerinin varlık nedeni incelendiğinde, böyle bir kabulün mümkün olmadığı anlaşılır. Zira, kurucu intifa senedinin amacı, kuruluşta emeği geçenlerin ödüllendirilmesi ve şirket kuruluşu girişimlerinin özendirilmesidir. Kurucu intifa senetlerini düzenleyen TTK m. 348’in gerekçesi de bu amacı ortaya koyar.

TTK kapsamında gerçekleşecek sermaye artırımı işlemleri sırasında da kurucu intifa senedi çıkarılamaz. Zira sermaye artırımının kuruluş işlemlerine tabi olacağını öngören eTTK m. 392 hükmü TTK’ya alınmadı. TTK’da, eTTK’nın aksine, kuruluş işlemlerine genel atıf yapılması yerine, kuruluşa ilişkin bazı maddelere özel olarak atıf yapılır. Bu kapsamda sermaye artırımı işlemlerine, kuruluşa ilişkin m. 353 (Fesih Davası), m. 354 (Şirketin Tescili ve İlanı), m. 355 (Tüzel Kişiliğin Kazanılması), m. 342 ve m. 343 (Ayni Sermaye Taahhüdü), m. 344 ve m. 345 (Bedellerin Ödenmesi), m. 346 (Halka Arz Edilecek Paylar), m. 347’nin (Primli Paylar) kıyasen uygulanacağı ayrıca belirtilir. Ancak bu maddeler içinde, kurucu intifa senetlerinin sermaye artırımı sırasında da çıkarılabileceğine ilişkin herhangi bir hüküm yoktur.

Kurucu İntifa Senedi Sahiplerine Tanınan Haklar

TTK m. 503, intifa senetleri sahiplerine pay sahipliği haklarının verilemeyeceğini, ancak bu kişilere net kara, tasfiye sonucunda kalan tutara katılma veya yeni çıkarılacak payları alma hakkı tanınabileceğini düzenler. Madde, eTTK m. 403’ün tekrarıdır. Gerekçe de maddenin aynen tekrar edildiğini belirtir. Bu nedenle, eTTK döneminde, “net kar”dan veya “tasfiye sonucu kalan tutar”dan ne anlaşılması gerektiğine ilişkin tartışmalar TTK döneminde de geçerliliğini korur.

TTK m. 348/3 ile kurucu intifa senetleri sahibine bir ayrıcalık tanınır ve şirkette dağıtabilecek kârın mevcut olduğu durumlarda şirket kârın dağıtılmamasını kararlaştırmış olsa dahi kurucu intifa sahiplerinin esas sözleşmede öngörülen kâr paylarını alacağı öngörülür.

Birleşme Halinde İntifa Senedi Sahiplerinin Durumu

İntifa senedi sahiplerinin, şirket genel kurulu kararlarına, genel olarak, engel olmak haklarının bulunmadığı kabul edilir. Bu durum şirket menfaatlerinin şirkette pay sahibi olmayan kişilerce engellenmesinin arzu edilmemesi olarak açıklanır. Bununla birlikte, şirkette mali hakları bulunan intifa senedi sahiplerinin de şirket genel kurulu tarafından alınan kararlardan zarar görmemesi sağlanmalıdır. TTK m. 140/5 bu amaçla, birleşme halinde intifa senedi sahiplerinin durumunu düzenler.

Anılan maddeye göre devralan şirket, devrolunan şirketin intifa senedi sahiplerine eş değerli haklar tanımak veya intifa senetlerini, birleşme sözleşmesinin yapıldığı tarihteki gerçek değeriyle satın almak zorundadır. Dolayısıyla, devrolunan şirkette mevcut kurucu intifa senedi sahiplerinin haklarının devralan şirkette aynen korunması gerekir. Bu durumda devrolunan şirkette mevcut intifa senedi sahiplerine devralan şirkette intifa senedi vermek hukuki bir zorunluluktur.

Birleşme sırasında intifa senedi sahiplerinin korunması açısından TTK m. 142 de göz önünde bulundurulmalıdır. Anılan madde, ortakların haklarının korunması için sermaye artırımı yapılmasının zorunlu olduğunu belirtir. Madde her ne kadar ortakların haklarının korunmasını düzenliyor olsa da, intifa senedi sahiplerinin haklarının korunması açısından bu maddenin kıyasen uygulanması ve sermaye artırımının intifa senetleri sahipleri de göz önünde bulundurularak yapılması gerekir.

Halka Arz Halinde İntifa Senetleri Sahiplerinin Durumu

Birleşme işleminde, devrolunan veya devralan şirketin halka açık anonim şirket olması durumunda, şirketlerin alacağı genel kurul kararları, intifa senedi sahiplerinin özel olarak toplanıp alacakları kararla onaylanmadıkça uygulanamaz. Ancak, bu kararın nasıl alınacağı konusu tartışılmalıdır. Zira bilindiği gibi, eTTK’da intifa senedi sahipleri genel kurulu tahvil sahipleri genel kuruluna yapılan atıfla düzenlenmişti. Ancak TTK tahvil sahipleri genel kuruluna yer vermez ve TTK’da intifa senedi sahipleri genel kuruluna ilişkin farklı bir düzenleme de yoktur. Bu nedenle, Sermaye Piyasası mevzuatından kaynaklanan intifa senedi sahipleri genel kurulunun onayının yasal temelini yitirdiği savunulabilir.

Bununla birlikte, halka arz konusunda TTK m. 348/2’ye de değinmek gerekir. Anılan madde, TTK’nın yürürlüğe girmesinden sonra kurulan anonim şirketlerin, pay senetlerini halka arz etmeden önce kurucu intifa senetlerini, herhangi bir bedel ödemeden iptal edeceklerini; aksi hâlde intifa senetleri kendiliğinden geçersiz sayılacağı hükmünü içerir. Bu fıkranın, şirket kurucularını caydıracağı gerekçesiyle doktrinde eleştirilmesine rağmen madde olduğu gibi kabul edilmiş ve yürürlüğe girmiştir. Bu durumda, 1 Temmuz 2012’den sonra kurulan ve kurucularına kurucu intifa senedi sağlayan anonim şirket halka arza karar verdiği anda, kurucu intifa senetlerini iptal etmesi gerekir. Aksi halde bu senetler kendiliğinden geçersiz sayılır.

Senetlerin Sona Ermesi

Yukarıda değinildiği üzere, intifa senetleri, sahiplerine şirkette paysahipliği hakkı vermez. İntifa senedi sahipleri ile şirket arasında sözleşmesel bir ilişkinin var olduğu kabul edilir. Bu nedenle, intifa senetleri, sözleşmeye taraf olan senet sahiplerinin onayları ile sona erdirilebilir. Bununla birlikte, süreli düzenlenen bir intifa senedi, öngörülen sürenin sonunda sona erer. Ancak birleşme veya tür değiştirme durumlarında intifa senetleri sona ermez; meğer ki şirket intifa senetlerini birleşme tarihindeki gerçek değeri üzerinden satın alsın (TTK m. 140/5). Bununla birlikte intifa senetleri, yukarıda değinilen TTK m. 348/2 uyarınca halka arz sırasında da sona erebilir.

Sonuç

TTK ile eTTK’nın intifa senetlerini etkileyen hükümlerinde yapılan değişiklikler, kurucu intifa senetlerinin çıkarılabileceği hallerin sınırlandırılması, özellikle sermaye artırımı sırasında kurucu intifa senetlerinin çıkarılmaması sonucunu doğurur. Bu sonuçların, kanun koyucu tarafından özellikle istenip istenmediği belirsizdir. Ancak yürürlükteki hukuki düzenlemeler bu sonucun kabul edilmesini gerektirir.

Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın bu makale kullanılamaz, çoğaltılamaz, kopyalanamaz, yayımlanamaz, dağıtılamaz veya başka bir suretle yayılamaz. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın oluşturulan içerikler takip edilmekte olup, hak ihlalinin tespiti halinde yasal yollara başvurulacaktır.

Diğer İçerikler

Hukuk Postası
Hisse Devir Vaadi Sözleşmesi’nin Tarafları ve Sözleşmelerin Nispiliği

Kural olarak sözleşmeden doğan hak ve borçlar sadece sözleşmenin tarafı olan alacaklı ve borçlu arasında hukukî sonuç doğurur. Bu prensip hukukumuzda “sözleşmelerin nispiliği” olarak adlandırılır. Genel olarak, sözleşmenin tarafları dışındaki üçüncü kişiye bir edimin yerine getirilmesinin üstlenildiği...

Ticaret Hukuku 31.07.2022
Hukuk Postası
Değişen E-ticaret Kanunu Neler Getiriyor?

Dijitalleşen dünyada büyüyen ve gelişen e-ticaretin kuralları değişiyor. Önceleri dijital pazarın odak noktası olarak gösterilen e-ticaret, çok geçmeden dijital ekonominin itici gücü olarak ifade edilmeye başladı. Ancak e-ticaretin büyüme hızı ve kısa süre içinde geçirdiği dönüşüm dikkate alındığında...

Ticaret Hukuku 31.07.2022
Hukuk Postası
Sermaye Şirketlerinde Haklı Nedenle Fesih Davası

Bir şirketin feshi, tescil ile kazanılan tüzel kişiliğin ortadan kalkmasına yol açarak, şirketin sona erme sebeplerinden biri olarak karşımıza çıkan infisahın, özellikli bir görünümüdür. Hâkimin inşai hükmüyle bir şirketin feshine ve bunun doğal sonucu olarak sona ermesine yol açan bu özel dava türü...


Ticaret Hukuku 30.06.2022
Hukuk Postası
Aile Şirketlerinde Yol Ayrımı

Kontrol veya yönetimin bir ailenin üyelerine ait olduğu şirketler, aile şirketi olarak kabul edilir. Aile üyeleri, şirket kontrolünü sağlayan payları elinde tutabildiği gibi yönetim yetkisini de elinde bulundurur. Aile şirketleri, aile üyeleri için fırsat, güvence ve gelir demektir...

Ticaret Hukuku 30.06.2022
Hukuk Postası
Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Karayolu ile Eşya Taşıması

Türkiye 7 Aralık 1993 tarihli 3939 sayılı Kanun ile Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı için Mukavele Sözleşmesi’ne (“CMR”) katılmayı uygun buldu ve CMR Türkiye’de 31 Ekim 1995 tarihinde yürürlüğe girdi. CMR’nin 1/1 maddesi uyarınca, tarafların tabiiyeti ve ikamet yerinden bağımsız olarak...

Ticaret Hukuku Ağustos 2017
Hukuk Postası
Adi Ortaklıklar

Türk hukukunda adi ortaklıklar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) 620 ve devamı maddelerinde düzenlenir. Adi ortaklık sözleşmesi, iki veya daha fazla kişinin emeklerini veya mallarını ortak bir amaca (nihai olarak kazanç elde etme amacına) ulaşmak üzere...

Ticaret Hukuku Nisan 2014
Hukuk Postası
Tüzel Kişilerin Tabiyeti
Ticaret Hukuku Ekim 2012
Hukuk Postası
Genel Kurul Kararlarının İptal Nedeni Olarak Örtülü Kazanç Aktarımı

Anonim şirketlerde örtülü kazanç aktarımı, geniş anlamda şirket malvarlığının ilişkili taraflara aktarılmasını konu alan ve birçok farklı görünümü barındıran bir kavram olarak karşımıza çıkar. Sermaye piyasaları hukukunda kanun seviyesinde ve...

Ticaret Hukuku Şubat 2022
Hukuk Postası
Türk ve Alman Hukukunda Elektronik İmza
Ticaret Hukuku Aralık 2021
Hukuk Postası
Bilgi Sistemleri Yönetimi
Ticaret Hukuku Mart 2018
Hukuk Postası
Genel Kurul Çağrı Davaları
Ticaret Hukuku Ağustos 2021
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Taşıyanın Hapis Hakkı
Ticaret Hukuku Haziran 2021
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Oy Hakkının Donması
Ticaret Hukuku Temmuz 2020
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Veto Hakkı
Ticaret Hukuku Ağustos 2020
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Gemi Rehni
Ticaret Hukuku Mayıs 2020
Hukuk Postası
Rehinli Anonim Şirket Payının Devri
Ticaret Hukuku Mart 2020
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hacizli Payların Devri
Ticaret Hukuku Temmuz 2019
Hukuk Postası
Yönetim Kurulunda Temsil Edilme İmtiyazı
Ticaret Hukuku Mayıs 2019
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Organların Eksikliği
Ticaret Hukuku Nisan 2019
Hukuk Postası
Futbol Kulüplerinin Şirketleşmesi
Ticaret Hukuku Nisan 2019
Hukuk Postası
Hukuk Postası
2016 York Anvers Kuralları
Ticaret Hukuku Mart 2019
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Teknik İflasta Yenilikler
Ticaret Hukuku Eylül 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Primli Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Ağustos 2018
Hukuk Postası
Taksitle Satış Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Temmuz 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Limited Şirketlerde Pay Rehni
Ticaret Hukuku Haziran 2018
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Gemilerin İhtiyati Haczi
Ticaret Hukuku Mayıs 2018
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Pay Rehni
Ticaret Hukuku Mayıs 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Güncellenmiş FIDIC Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Nisan 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Türkiye’deki Hisse Opsiyon Planları
Ticaret Hukuku Haziran 2017
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Oy Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Mayıs 2017
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Rüçhan Hakkı
Ticaret Hukuku Nisan 2017
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Sermayenin Kaybı
Ticaret Hukuku Eylül 2015
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Kefil Olma Ehliyeti
Ticaret Hukuku Şubat 2015
Hukuk Postası
Acentenin Rekabet Etmeme Yükümlülüğü
Ticaret Hukuku Aralık 2014
Hukuk Postası
Özel Denetim İsteme Hakkı
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
Pay Devri mi, Malvarlığı Devri mi?
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
İmtiyazlı Pay Sahipleri Özel Kurulu
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
Limited Şirketlerde Haklı Sebeple Fesih
Ticaret Hukuku Eylül 2014
Hukuk Postası
Sermaye Taahhüdü Yoluyla Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Ağustos 2014
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Şarta Bağlı Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Mart 2014
Hukuk Postası
Anonim Şirketin Haklı Sebeple Feshi
Ticaret Hukuku Şubat 2014
Hukuk Postası
Hâkimiyet Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Ocak 2014
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisi
Ticaret Hukuku Aralık 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Paysahipleri Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Kasım 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Şubeler Ve İrtibat Büroları
Ticaret Hukuku Ağustos 2013
Hukuk Postası
TTK Hükümleri Uyarınca Ön Şirket
Ticaret Hukuku Temmuz 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Limited Şirkette Çıkma Ve Çıkarılma
Ticaret Hukuku Temmuz 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticari İşletmenin Tür Değiştirmesi
Ticaret Hukuku Nisan 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticaret Sicili Yönetmeliği
Ticaret Hukuku Ocak 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Finansal Kiralama Sözleşmesi
Ticaret Hukuku Aralık 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Kar Payı Avansı
Ticaret Hukuku Eylül 2012
Hukuk Postası
Ticaret Şirketlerinin Bakanlıkça Denetimi
Ticaret Hukuku Ağustos 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Sona Erme Ve Tasfiye
Ticaret Hukuku Haziran 2012
Hukuk Postası
Yeni TTK’da Finansal Yardım Yasağı
Ticaret Hukuku Nisan 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Kurumsal Yönetim İlkeleri
Ticaret Hukuku Mart 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerin Kuruluşunda Yenilikler
Ticaret Hukuku Şubat 2011
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Temsil ve İlzam
Ticaret Hukuku Ocak 2011
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticari İşletme Rehninde Güncel Sorunlar
Ticaret Hukuku Kasım 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Faturaya Konan Vade Farkı Kaydı
Ticaret Hukuku Haziran 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlere Kayyum Atanması
Ticaret Hukuku Şubat 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Çeklerde Sil Baştan
Ticaret Hukuku Aralık 2009
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde İmtiyazlı Paylar
Ticaret Hukuku Haziran 2009
Hukuk Postası
Türk Hukuku ve FIDIC Kapsamında Ek Ücret
Ticaret Hukuku Mayıs 2009
Hukuk Postası
Türk Hukuku ve FIDIC Kapsamında Ek Süre
Ticaret Hukuku Nisan 2009
Hukuk Postası
Çek Hukukunda İki Yenilik
Ticaret Hukuku Şubat 2009
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerin Denetiminde Yeni Düzen
Ticaret Hukuku Şubat 2009

Yaratıcı hukuk çözümleri için iletişime geçin.